Lavinia kitap kapağı

58. bölüm / 101

Lavinia

55.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 55.Bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime · Okuduğun bölüm
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

DAMLA’NIN AĞZINDAN
(50 bölümden devam)
Ev ev değil, resmen saraydı! Bu evde yaşamak ayrı bir olaydı. Acaba ne kadardı? Herhalde bir beş milyon vardır…
Yok be, ne beş milyonu? Fakirlik işte. Bu ev hiç beş milyon olur mu? En az yüz milyon vardır!
“Ya Allah’ım, Lavi hangi taraftan bahsetmişti?” diye düşündüm. Sol mu, sağ mı, yoksa üst kat mıydı?
Bir süre düşündükten sonra başımı salladım.
“Evet evet, sağ demişti.”
Hem değilse ne olacaktı ki? Çıkar giderdim. Sanki üçünde de ölüm vardı.
Sonunda kapının önüne gelmiştim. Önce bir kere tıklattım. Ne olur ne olmaz diye…
Ses yoktu.
Tekrar çaldım.
Yine ses yoktu.
“Herhalde içeride kimse yok.”
Kapıyı açıp içeri girdim ve arkamdan kapattım. Tam önümdeki manzarayı görünce olduğum yerde donup kaldım.
Fikret.
Bana sırtı dönüktü ve üstü çıplaktı. Elindeki havluyla saçlarını kuruluyordu. Korkumdan aşağısına bile bakamadım.
Ama sırtındaki izler…
Bu kadar acıyı bir insan nasıl yaşamış olabilirdi?
Nasıl dayanmıştı?
Tam bunları düşünürken döndü ve göz göze geldik.
“Çeyrek mafya…”
O da beni görünce şaşırmıştı. Elini belindeki kuşağa götürdü, sonra bir hışımla kulaklığını çıkarıp yatağa fırlattı.
Fikret: “Senin burada ne işin var?”
“Şey… Ben yanlışlıkla…”
Fikret: “Kes sesini! Kim dedi sana buraya gel diye? Sen kimsin de öyle elini kolunu sallayarak odalarda dolaşıyorsun?”
Tamam, adam haklıydı ama bu kadar kızacak ne vardı?
“Tamam be, yemedik evini. Abartma.”
Nedense bana çok kötü bakıyordu.
Bir anda hızlı adımlarla yanıma geldi. Kollarımdan tuttuğu gibi beni duvara yasladı.
Ellerimi kurtarmaya çalıştım ama nafileydi.
“Ama bu kadarı da olmaz!”
Fikret: “Sırtımda gördüğün şeyleri kimseye anlatmayacaksın.”
Ne anlatacaktım ki?
Sanki herkes adamın sırtını merak ediyordu.
Tamam, belki Lavi’ye söylerdim ama yaralarını değil…
Kaslarını.
“Senin sırtına kimse meraklı değil, tamam mı? Ne anlatacağım ki?”
Fikret ellerimi biraz daha sıktı.
Canım gerçekten yanıyordu artık.
“Ellerimi bırak!”
Fikret: “Ben dediğimi kulak arkası yapma. Birisinden duyarsam ya da öğrenirsem, son nefesini almış olursun.”
“Sen beni tehdit mi ediyorsun?”
Fikret: “Tehdit değil…”
Gözlerimiz birbirini buldu.
Normalde korkmam gereken bir durumdaydım.
Ama ben ne düşünüyordum?
Kokusunu.
Evet, bildiğin kokusunu.
Çok güzel kokuyordu.
“Ya ben ne saçmalıyorum?” diye geçirdim içimden. Adam beni öldürmekle tehdit ediyor, ben kokusunu düşünüyorum.
“Ellerim acıyor… Bırak artık.”
Bir anda ellerindeki baskı hafifledi.
Yüzündeki sert ifade kaybolmuştu.
Yerine pişmanlığa benzeyen bir şey gelmişti.
Ya da bana acımıştı.
Bilmiyorum.
Sonra ellerimi tamamen bıraktı.
Tam o sırada Lavi’nin bana seslendiğini duydum.
Fikret’le duvarın arasından sıyrılıp çıktım.
Kapıya yönelirken arkamı dönüp ona baktım.
“Pislik!”
demeyi de ihmal etmeden odadan bir hışımla çıktım.
Şerefsiz!
Ellerimi nasıl sıkmıştı öyle…
Bu olanları Lavi’ye anlatacaktım.
Fikret’in nasıl biri olduğunu onun da bilmesi gerekiyordu.
Lavi’yle merdivenlerde karşılaştık. Sanırım beni merak ettiği için yukarı çıkacaktı. Onu geçirmek için saçma sapan şeyler sorup durdum. Sonra birlikte masaya geçip oturduk.
Acaba Lavi’ye anlatsam mıydım? Ya bana da onun bana davrandığı gibi davranırsa? Sonuçta burada mutlu olduğunu söylemişti. İlk kez onu bu kadar içten gülerken görüyordum.
Fikret: “Bana hani makarna?”
Lavi: “Gel otur.”
Masaya gelir gelmez ona bakmamaya çalıştım. Az önce yaşadıklarımı hâlâ atlatamamıştım. Kendimi ilk kez bu kadar gergin hissediyordum. Normalde deli dolu bir kızdım. Kimsenin yanında sus pus oturanlardan hiç olmamıştım.
Ama üzerimde garip bir his vardı. Sanki biri sürekli bana bakıyordu.
İstemeden gözlerim onun oturduğu sandalyeye kaydı. Aynı anda onun da bana baktığını fark ettim.
Neye bakıyorsa artık… Psikopat.
Hemen bakışlarımı tabağıma çevirdim. Sonra bir anda ayağa kalktım.
“Ben artık gitsem iyi olacak.”
Lavi ve Fikret aynı anda ayağa kalktılar.
Fikret: “Bekle iki dakika.”
“Arabanın anahtarını alıp geliyorum.”
Ne? O mu beni bırakacaktı? Psikopat. Odada öldürmedi de beni yolda mı öldürecekti?
“Ne alaka ya? Ben kendim giderim.”
Fikret: “Bunu sana sormadım.”
“Ben de sana gerek yok dedim.”
Yemin ederim, ben bu adamı bir gün öldürürüm. Bu ne havalar böyle? İkimiz de birbirimize öldürecekmiş gibi bakıyorduk.
Tam o sırada araya Lavi girince daha fazla bir şey söylemedim. Sonra Lavi,
“Ben Savaş Bey’le konuştum.”
deyince tamamen sustum. Çünkü konu böyle şeyler olunca Lavi çok inatçı oluyordu.
Birbirimize sımsıkı sarıldık.
Keşke onun için daha güzel bir hayat kurabilseydim. En azından o kumar borcunu ben ödeyebilseydim de kızı rahat bıraksalardı. Ama onun kaderi de benimki gibiydi. İkimiz de bu hayatta bir aileye muhtaç kalmıştık.
Fikret: “Hadi, gidelim artık.”
Ona bakmadan sadece kafamı salladım.
Biz arabaya binmiştik, tam evin girişinden çıkarken o öküzle karşılaştık. Nedense bu adamdan kötü şeyler hissediyorum. Yanımdaki kişi de ona selam vermek için camını açmıştı; sadece bakışlarıyla anlaştılar, yemin ederim. Çünkü ne o kafasıyla selam verdi ne de öküz olacak patron. Ama sanki selamlarını vermişler gibiydi.
Adamın arabası gözden kaybolunca çeyrek mafyada camı kapatıp yola devam etti. Ona yan gözlerle bakmaya çalıştım ama nedense elini direksiyona o kadar sert tutuyordu ki elindeki damarlar net bir şekilde görünüyordu. Garip bir kişiliği var bence. Arabayı da nedense çok hızlı kullanıyordu. Hız göstergesine baktım ki 200’dü. Allah’tan buralarda kimseler yoktu; ıssız bir yer olduğu için ne araba ne insanlar vardı. Konuşma gereği bile duymadım ama birazdan ana caddeye çıkacaktık.
Neyse deyip kendimi yola vermiştim ki bir anda arabadan tak diye bir ses gelmişti. Aynı anda birbirimize baktık.
Fikret: “Korktun mu?”
Anlamayan gözlerle ona baktım. Ne kadar saçma bir soru böyle.
“Bir şeye mi çarptık?”
Fikret: “Hı hı.”
Manyak mı nedir ya, neden bu kadar rahattı ki?
“Neye?”
Fikret: “Kuş.”
“Kuş mu?”
Fikret: “Evet.”
Diyip önüne dönmüştü ama artık yeterdi.
“Artık biraz yavaşlasan mı?”
Fikret: “Korktun mu?”
“Bana bak, beni senin o bildiğin kızlara benzetme. Ben… yavaşla hemen, yoksa…”
Fikret: “Yoksa?”
Bu sefer ben kaşınmıştım.
“Yoksa yavaşlarsın ya da beni şu an indirirsin.”
Fikret hafif bir sırıtışla:
“Güzelim, sen de beni bildiğin diğer erkeklerle karıştırma. Ben kadınımı ıssız, tekinsiz yollarda bırakmam.”
Ne güzelimi be, ıyy. Ben öyle canım cicim kızlardan değilim.
“Güzelim ne be?”
Fikret biraz daha yavaşlayıp gülümseyerek bana baktı:
“Sen benim kadınıma değil de güzelime mi takıldın?”
“Ne ? Ben onu duymadım yoksa ona derim… kadınım ne ya?”
Fikret gülümseyerek kafasını sallayıp önüne döndü.
Galiba inanmamıştı bu dediğime Ama onun gülümsemesi… böyle nasıl tarif etsem… hani karda yürürsün ve parmakların donar, ellerin buz keser ya, sonra kömür sobasına gidip hemen ellerini ısıtırsın… işte öyle bir şeydi.
Ben ne saçmalıyorum ya… daha iki saat önce bu adam beni tehdit etmişti.
Aslında ölmekten korkmuyordum. Hatta benim için ölüm her zaman bir kurtuluştu. Ama işte babannem Lavi vardı. Onların benden başka kimsesi yoktu. Bundan 3 sene önce benim de kıskanılacak bir hayatım vardı. Babam, annem, babaannem… küçük bir çekirdek aileydik.
Sonra bundan 3 yıl önce babam her şeyi mahvetmişti. Annemi aldatmıştı. Bunu gören annem de hem kendine hem de bana bu hayatı zindan etmişti. Annem kendini aldatıldığı için yedirememişti. Her gün içerdi. Annem babaannemle kavga ederdi çünkü babam o günden sonra hiç eve gelmemişti. Annem babamın bütün eşyalarını toplayıp çöpe atmıştı. Acısını da babaannemden çıkarıyordu.
Allahtan babaannemin emekli maaşı vardı da annem bizi sokağa atmıyordu. Dayanacak gücüm de kalmamıştı artık. Şeytan diyordu ki çık binalardan birine ya da trenin önüne atla… öleyim de herkesten kurtulayım.
Ama bunu hak etmeyen iki insan vardı hayatımda ve bunu onlara yaşatmayacaktım. Bunu en azından hak etmiyorlardı.
Fikret: “Geldik.”
Ben daha derin düşüncelere o kadar dalmışım ki arabanın durduğunu bile anlamamışım. Emniyet kemerimi çözüp çantamı da elime alıp inecektim ki…Fikret: “Özür dilerim.”
Bunu beklemiyordum. İşte bu egolu adam benden mi özür diledi?
“Özür mü? Ne için?”
Fikret’in elleri hâlâ direksiyondaydı ve sıkıyordu, damarları tekrar çıkmıştı. Gerildiğini anlayabiliyordun ama ne için?
Fikret: “Odada… yani şey, ben sana aslında öyle davranmak istemedim.”
“Ama davrandın.”
Fikret biraz daha gerildi.
Fikret: “Bak, görmemen gereken şeyi gördün ve bu benim kontrolüm dışında gördüğün için kendimi kontrol edemedim.”
“Bu bir açıklama değil, biliyorsun değil mi?”
O da sustu, hiçbir şey demedi. Ben ise devam ettim:
“Yaralarını insanlardan saklamana gerek yok ya da utanmana da gerek yok. Bunu yapanlar utanmalı. Ve o kadar sert davranmasaydın bana sırtının güzel göründüğünü bile söyleyebilirdim.”
Ben her zaman açık sözlü bir kızım. Dediğim gibi diğer kızlar gibi utanacak değilim.Fikret bir anlığına bana bakarak hafifçe gülümsedi.
Fikret: “Böyle düşünmene sevindim.”
“Ama bu seni affettiğim anlamına gelmez. Çeyrek mafya sonuçta. Hem beni tehdit ettin, hem de bileklerimi acıttın. Hâlâ acıyor.”
Yüzümü ekşiterek söyledim. Fikret’in yüzü bir anda düştü. Bunu hak etmişti ama sonuçta benim canımı yakmıştı. Tamam, annem ve babam kadar acıtmamıştı ama abartmamın bir sorunu olduğunu düşünmüyorum.
Fikret: “Özür dilerim. İstediğin bir şey varsa söyle, yapayım. Ödenmiş oluruz hem.”
“Hımm… bu fikri sevdim aslında ama elimden öyle kolay kolay kurtulamazsın, çeyrek mafya.”
Fikret: “Kurtulmak isteyen mi var arıza ?”
Bir anda ikimiz de gülümsedik. Ortamı benim lanet telefonum bozmuştu. Gözlerimi istemesem de Fikret’ten çekip telefonuma baktım. Arayan tabii ki Mert’ti, yanında da mavi kalp vardı. Onu meşgule verdim. O sırada Fikret’in de telefonuma baktığını gördüm. Bir anlığına yüzü düştü.
“İyi geceler.”Fikret yüzüme bile bakmadan:
“Sanada.”
Çok fazla bir şey demeden arabadan indim. O da sonuna kadar arabayı kökleyip hızlı bir şekilde gitti. Ne yani bu kadar mıydı? Başka ne bekliyordun ki kızım… sen eve girene kadar beklemesini? Bu hayatdan çök şey istiyorsun be kızım….

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.971okunma 73beğeni 45yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18