32. bölüm / 101
Lavinia30.Bölüm
Bölümler 101Şu an: 30.Bölüm
- 1 🦋🦋34 kelime
- 2 1 bölüm327 kelime
- 3 2 bölüm743 kelime
- 4 3 bölüm142 kelime
- 5 4 bölüm194 kelime
- 6 5 bölüm228 kelime
- 7 6 . Bölüm376 kelime
- 8 7 . Bölüm453 kelime
- 9 8 . Bölüm448 kelime
- 10 9.bölüm215 kelime
- 11 10.bölüm431 kelime
- 12 11.Bölüm436 kelime
- 13 12. Bölüm441 kelime
- 14 13.Bölüm358 kelime
- 15 14.bölüm465 kelime
- 16 15.bölüm210 kelime
- 17 16. Bölüm234 kelime
- 18 17.bölüm248 kelime
- 19 18.bölüm171 kelime
- 20 19.Bölüm239 kelime
- 21 20.Bölüm247 kelime
- 22 21.Bölüm304 kelime
- 23 22.bölüm525 kelime
- 24 23.Bölüm169 kelime
- 25 24.Bölüm400 kelime
- 26 25.Bölüm352 kelime
- 27 🦋🦋🦋22 kelime
- 28 26.Bölüm190 kelime
- 29 27.Bölüm304 kelime
- 30 28.Bölüm223 kelime
- 31 29.bölüm214 kelime
- 32 30.Bölüm465 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 31.Bölüm279 kelime
- 34 Kitap hakında26 kelime
- 35 32.Bölüm339 kelime
- 36 33.bölüm235 kelime
- 37 34.Bölüm348 kelime
- 38 35.Bölümm365 kelime
- 39 36.Bölüm640 kelime
- 40 37.Bölüm517 kelime
- 41 38.Bölüm267 kelime
- 42 39.Bölüm618 kelime
- 43 40.Bölüm702 kelime
- 44 41.Bölüm714 kelime
- 45 42.Bölüm814 kelime
- 46 43.Bölüm962 kelime
- 47 44.Bölüm777 kelime
- 48 45.Bölüm937 kelime
- 49 46.Bölüm1.101 kelime
- 50 47.bölüm867 kelime
- 51 48.Bölüm1.333 kelime
- 52 49.Bölüm1.039 kelime
- 53 50.Bölüm1.716 kelime
- 54 51.Bölüm1.268 kelime
- 55 52.Bölüm1.339 kelime
- 56 53.Bölüm918 kelime
- 57 54.Bölüm1.284 kelime
- 58 55.Bölüm1.451 kelime
- 59 56.Bölüm1.667 kelime
- 60 57.bölüm842 kelime
- 61 58.bölüm1.492 kelime
- 62 59.Bölüm1.124 kelime
- 63 60.Bölüm1.331 kelime
- 64 61.Bölüm1.746 kelime
- 65 62.Bölüm2.260 kelime
- 66 63.Bölüm1.830 kelime
- 67 64.Bölüm775 kelime
- 68 65.Bölüm2.335 kelime
- 69 66.Bölüm1.901 kelime
- 70 67.bölüm1.962 kelime
- 71 68.bölüm2.398 kelime
- 72 69.bölüm1.070 kelime
- 73 70.bölüm999 kelime
- 74 71.bölüm870 kelime
- 75 72.bölüm1.110 kelime
- 76 73.bölüm1.494 kelime
- 77 74.bölüm1.129 kelime
- 78 75.bölüm1.754 kelime
- 79 76.bölüm1.683 kelime
- 80 77.bölüm2.366 kelime
- 81 78.Bölüm2.161 kelime
- 82 79.Bölüm1.439 kelime
- 83 80.bölüm2.683 kelime
- 84 81.bölüm2.156 kelime
- 85 82.bölüm2.701 kelime
- 86 83.bölüm1.718 kelime
- 87 84.bölüm2.915 kelime
- 88 85.bölüm1.297 kelime
- 89 86.Bölüm2.202 kelime
- 90 87.Bölüm2.450 kelime
- 91 88.bölüm1.271 kelime
- 92 89.bölüm907 kelime
- 93 90.Bölüm991 kelime
- 94 91.bölüm2.097 kelime
- 95 92.bölüm1.824 kelime
- 96 93.bölüm1.468 kelime
- 97 94.bölüm2.273 kelime
- 98 95.bölüm2.884 kelime
- 99 96.Bölüm1.625 kelime
- 100 96.Bölüm1.377 kelime
- 101 97.bölüm2.893 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Akşamın sessizliği eve çökmüştü. Koridorun loş ışıkları duvarlara vuruyor, her şey olduğundan daha ağır, daha yavaş görünüyordu.
“Bana bir kahve yap.”
Sesi arkamdan geldi. Dönmedim. Zaten dönmemi de istemiyordu; bunu artık öğrenmiştim.
Akşam akşam kahve mi içilir… diye geçirdim içimden.
“Bana cevap ver.”
Omuzlarım gerildi. Yine dalmıştım.
“Nasıl içersiniz?” dedim, sesim beklediğimden daha kısık çıktı.
Bana baktı. O bıkmış, sabrı incecik bir ipliğe bağlı bakışıyla.
“Sen hâlâ bu evin kurallarını öğrenmedin mi?”
Kurallar… Ayşe teyze bir şeyler anlatmıştı ama ben yarısını bile dinlememiştim.
İç sesim hemen atladı: “Bir gün gerçekten seni öldürecek.”
“Kesinlikle sade olsun,” dedi. “Ve bu evin kurallarını öğren. Bir daha bana soru sorma.”
Arkasını dönüp çıktı.
Bir an öylece kaldım. Soru sormak bu kadar büyük bir suç muydu?
İç sesim bu sefer daha alaycıydı: “Sen bu kral bozuntusuna neden hâlâ itaat etmiyorsun?”
Ediyorum aslında… Etmeye çalışıyorum. Ama onu görünce içimde bir şey değişiyor. Sanki içimde bir volkan kabarıyor ama patlamıyor. Sadece yakıyor.
Derin bir nefes alıp mutfağa yöneldim.
Kahveyi hazırlarken ellerim istemsizce yavaşladı. Nedenini bilmiyordum. Ya da biliyordum ama kabul etmek istemiyordum.
Kupayı tepsiye koyup odasının kapısına geldim. Tıklattım. Ses yok.
Bir daha.
“Gel.”
İçimden “çok şükür” diye mırıldanarak kapıyı açtım—
Ve olduğum yerde kaldım.
“S-Savaş Bey…”
Cümlemin devamı gelmedi.
Gömleğini çıkarıyordu. Omuzları geniş, sırtındaki kaslar loş ışıkta daha belirgin görünüyordu. Sanki gözlerim emir almıyordu; istemesem de ona kayıyordu.
“Ne yapıyorsun böyle?” diyebildim sonunda.
“Ne yapıyorum, Lavinia?” dedi, sakin. Fazla sakin.
Gözlerimi kaçırmaya çalıştım ama başaramadım.
“Yani… üstünüz yok.”
Saçmalıyordum.
“Üstümü değiştiriyorum. Normal değil mi?”
Normal. Tabii ki normal.
Ama neden kalbim bu kadar hızlı atıyordu?
“Şey… ama soyunma odanız var,” dedim, hâlâ bakmamaya çalışarak.
“Sana soracak değilim,” dedi. “İstersem salonun ortasında da değiştiririm.”
İç sesim fısıldadı: “Buna alışamayacaksın.”
Yutkundum.
“Hâlâ orada dikilecek misin?” dedi bu sefer daha sert. “Kahveyi getir, yoksa buz gibi olacak.”
Sanki büyü bozulmuş gibi hareket ettim. Yanına yaklaştım, kupayı uzattım.
Tam o an göz göze geldik.
Zaman bir anlığına durdu.
Gözleri… sanki içine çekiyordu insanı. Kaçmak istedim ama kaçamadım. İçimdeki o garip sıcaklık yayılmaya başladı.
Hemen bakışlarımı kaçırdım.
Ama geç kalmıştım.
Elimi tuttu.
Nefesim kesildi.
“Sen neden bu kadar kızardın?” dedi.
Sesi bu sefer daha yakındı. Daha derindi.
“Ben mi? Hayır—”
Sesim bile beni ele veriyordu.
Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. Bu küçük hareket bile içimdeki gerilimi artırmaya yetti.
“Ne hayırı?” dedi, bilerek uzatarak.
Elimi çekmek istedim ama bir an tereddüt ettim. O kısa an bile çok uzun geldi.
Sonra kendime gelip elimi geri çektim.
O da bırakmıştı zaten.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi koltuğuna yaslandı.
“Ben çıkabilir miyim?” dedim.
Gözlerini benden ayırmadan eliyle kapıyı işaret etti.
“Çık.”
Yürümeye başladım. Sakin. Kontrollü. En azından öyle görünmeye çalışarak.
Ama kapıya giden yol uzadıkça uzuyordu. Sanki her adımda biraz daha ağırlaşıyordum.
İç sesim bu sefer daha sakindi: “Bu sadece başlangıç.”
Kapıdan çıktım. Kapıyı kapattım.
Sırtımı duvara yasladım ve gözlerimi kapattım.
Bölüm etkileşimi
