16. bölüm · Lavinia

15.bölüm

Yağmur Çimen

Lüks bir evin önüne gelmiştik. Arabanın içinde oturuyorum…
İç ses: “Şimdi ne olacak, Lavinia?”
“Bilmiyorum…”
İç ses: “Bilmiyorsan niye kabul ettin? Niye buraya kadar geldin?”
“Bilmiyorum… bilmiyorum…”
Gözümden bir damla yaş süzüldü. Ben bu kadar güçsüz, bu kadar savunmasız olamazdım… olmamalıydım. Ama babam… babam beni bitirmişti. O sözleri, o cümleleri… Keşke dövseydi, keşke öldürseydi ama beni bırakmasaydı… satmasaydı.
“Fikret: Hadi be, insene aşağı! Seni mi bekleyeceğiz?”
Sesiyle kendime geldim. Kapıyı açmış, bir şeyler söylüyordu ama ne dediğini umursamadım. Zaten içimde hiçbir şeye karşı bir istek kalmamıştı. Ayağımı arabadan dışarı attım… ama içimdeki korku bir türlü geçmiyordu.
“Mehmet: Kızım, korkma… gel.”
Babacan sesi olan adama baktım. İlk kez biri bana “kızım” demişti. Babamdan duymadığım o sözü, yabancı bir adamdan duymak… hem acı hem de tuhaf bir şekilde iyi hissettirmişti. Sanki bu kelimeye ne kadar muhtaç olduğumu o an fark ettim.
Arabadan indim. Emin değildim ama içimde küçük de olsa bir cesaret kıpırdadı. Gözlerim dolu dolu ona baktım. Adam anlamış gibi kolumu sıvazladı.
“Mehmet: Hadi, eve geçelim. Patron bizi bekler.”
Sadece başımı salladım.
Patron…Acaba benimle ne yapacak? Çok mu sert biri? Ne demem gerek? Nasıl davranmalıyım? Bana konuşma fırsatı verir mi?
Allah’ım… sen bana yardım et…
Belki… derdimi anlatırsam beni bırakır. Belki borcumu öderim…Belki o kadar gaddar biri değildir…Belki beni anlar…
Belki…