Lavinia kitap kapağı

77. bölüm / 101

Lavinia

73.bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 73.bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm654 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm190 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime · Okuduğun bölüm
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

Lavinia’dan devam
Odamda uzanmış, tavana bakıyordum.
“Niye ben arabada adamı öptüm ki? Sonuçta onu kabul etmemiştim.”
İç ses: “Senin bu dengesizliğin beni bitiriyor zaten.”
“Bir kere… İçimden nasıl geldiyse öyle yaptım.”
İç ses: “Hiç olmayacak bir zamanlama.”
“Yani evet, sanırım… Ufff.”
Kafamı yastığa gömdüm. Tam gözlerimi kapatmıştım ki bir anda aklıma Savaş’la Fikret’in konuşması geldi.
Bizim öpüşmemizi bozan sizce kim olabilirdi ki?
İç ses: “Tabii ki Fikret.”
“Yani…”
İç ses: “Başka kim olacak?”
İç ses: “Kızım, adamı resmen bara çağırdı.”
“Evet, çağırdı.”
İç ses: “Savaş da kabul etti.”
“Evet…”
İç ses: “Hem de senin gözlerinin içine baka baka.”
Bir an sustum.
“Tamam, onu hatırlatmasan olmaz mı?”
İç ses: “Neden? Canın mı sıkıldı?”
“Hayır.”
İç ses: “Kıskandın.”
“Hayır!”
İç ses: “Kıskandın.”
“Belki biraz…”
İç ses: “Hah! Sonunda itiraf ettin.”
“Abartma. Hem ne olacak ki? Sonuçta ben onu kabul etmedim.
“Ama hemen de beni unutur mu?”
İç ses: “Unutmaz mı be? Anında unutur. Hem onun çevresinde bir sürü güzel kız vardır şimdi.”
“Değil mi?”
İç ses: “Sen bugün Zeus’u bile bekleme.”
“Neden?”
İç ses: “Nedeni mi var? Başka kızların kollarındadır o.”
“Yok be… Öyle hemen benden gidip başka kızların kollarına gide…”
Bir an durdum.
“Gider.”
İç ses: “İşte.”
“Ne işte?”
İç ses: “Az önce ‘gitmez’ diye kendini avutuyordun. Şimdi kendin ‘gider’ diyorsun.”
“Çünkü… Mantıklı düşünürsek gider.”
İç ses: “Sen şu an mantıklı düşünmüyorsun.”
“Düşünüyorum.”
İç ses: “Hayır. Kıskanıyorsun.”
“Ben kıskanmıyorum!”
İç ses: “O zaman neden suratın düştü?”
“Çünkü uykum geldi.”
İç ses: “Saat daha iki.”
“Eee?”
İç ses: “Uyuyamıyorsun.”
“Sen de bir sus artık!”
İyice uykum kaçmıştı. Telefonumu alıp saate baktım.
Saat ikiye geliyordu.
Telefonu yatağın üzerine bıraktım ve tekrar tavana bakmaya başladım.
“Galiba eve de gelmez bugün…”
İç ses: “Bence de.”
“Of…”
İç ses: “Aferin sana, Lavi kızım. Aferin. Kendi kendine ettin, şimdi de otur düşün.”
“Sağ ol. Çok yardımcı oldun.”
İç ses: “Her zaman.”
Sağa sola dönüp durmama rağmen hâlâ uykum gelmemişti. Yastığımın altında duran telefonu alıp tekrar saate baktım.
Saat dört olmuştu.
Savaş Beyimizden hâlâ ses yoktu.
“Bu saate kadar dışarıda ne yapıyordu ki?”
Bir süre tavana baktım. Sonra dayanamayarak yüzümü yastığa gömdüm.
“Uffff yaaa! Kafayı yiyeceğim. Çık aklımdan ya, çık!”
Savaş: “Çıkmamı istiyorsan önce benim kafamdaki sorulardan kurturaçaksın.”
Bir anda gelen sesle yerimden sıçradım.
Başımı hızla yastıktan kaldırıp sese doğru baktım.
Kapının hemen önünde, elinde ceketiyle kapıya yaslanmış Savaş duruyordu.
Gözlerim bir anda kocaman açıldı.
“Savaş Bey…”
Savaş bir adım atmaya çalıştı ama sendeleyip düşecek gibi oldu. Son anda kendini toparladı.
Savaş: “Tı tı tı…”
Diğer elini de bana doğru uzatıp bir sağa bir sola salladı.
Ben ise istemsizce yatağın içine iyice sindim.
Korkmuyordum…
Ama nedense içimde tuhaf bir şey olacakmış gibi bir his vardı.
“Şey… Savaş Bey…”
Savaş olduğu yerde durdu ve kaşlarını çatıp bana baktı.
Savaş: “Lan, ben sana demedim mi bana ‘bey’ deme diye? Dersen ne oluyordu, hatırlıyor musun güzelim?”
Bu hâli bir anda çok komiğime gitmişti.
Hem sendeliyordu hem doğru düzgün konuşamıyordu. Daha yürümeyi bile beceremiyordu.
İç ses: “Sen alay et et Zeus’la…”
İçimden istemsizce bir kahkaha kaçacak gibi oldu ama daha gülememiştim ki Savaş bir anda üzerime atladı.
“Allah!”
Yatak büyük bir gıcırtıyla sallandı.
Neyse ki kırılmadı.
“Savaş, ne yapıyorsun? Yatağı kıracaksın!”
Savaş hafifçe gülümseyerek bana baktı.
Savaş: “Kırılan bir yatak olsun be, güzelim.”
“Siz sarhoşsunuz.”
Savaş, ağırlığının yarısını yatağıma verip beni de belimden tutarak kendisine doğru çekti.
Savaş: “Ben kimin yüzünden sarhoşum peki?”
“Benim yüzümden mi? Ben sana git, iç mi dedim?”
Elimi kendimi göstererek:
O da evet der gibi kafasını salladı.
Artık sinirlenmeye başlamıştım.
“Ben sana git, iç demedim. Git, kızlarla dans et de demedim, tamam mı?”
Savaş bir anda kaşlarını çattı.
Savaş: “Kız mı?”
“Evet, kız! Sen bara gitmedin mi?”
Savaş yine kaşlarını çatarak cevap verdi.
Savaş: “Evet.”
“Orada kız yok muydu?”
Savaş bir süre düşünür gibi oldu. Sonra yüzünde yavaş yavaş bir gülümseme oluştu.
Savaş: “Evet… Bir sürü vardı hem de.”
“Yaaaa…”
O da bana bakıp kafa salladı ama yüzündeki gülümseme bir türlü gitmedi.
“Çok eğlenmiş gibisin.”
Savaş: “Baya.”
İyice sinir olmuştum.
“Baya ne ya? Evet ya da hayır desene!”
Savaş cevap vermek yerine gülmeye başladı bana bakmaya devam etti.
“Niye geldin odama? Git o kızların odalarına. Daha çok eğlenirsin hem.”
Savaş beni biraz daha kendisine çekti.
Savaş: “Ben burada zaten eğleniyorum. Başka bir odaya da gerek yok. Bu oda bana yetiyor.”
“Ne?”
Savaş konuşmamı bile beklemeden dudaklarıma yapıştı.
Ve o dudakları özlemişim galiba…
Çünkü bir an bile düşünmeden ben de karşılık vermeye başladım.
Öptüm…
Öptüm…
İç ses: “Ya kızları da böyle öptüyse?”
Bir anda aklıma o ihtimal geldi.
“Evet ya… Onları da böyle öptüyse?”
Düşünmeden Savaş’ın dudağını ısırdım.
Evet, evet… Gerçekten ısırdım.
Savaş: “Ah lan!”
“Ne lan? Sana lan!”
Savaş elini dudağına götürdü. Isırdığım yere dokunup parmaklarına baktı.
Parmağında kan vardı.
Ama nedense bu durum onun hoşuna gitmiş olacak ki bana gülümseyerek baktı.
Savaş: “Vahşi kızım benim.”
“Manyak ya…”
Sonra tekrar ona döndüm.
“Sen git partideki kızları öp! Niye gelip beni öpüyorsun?”
Savaş, ısırdığım dudağını bana bakarak yaladı.
Savaş: “Ben partide kimseyi öpmedim.”
Bir anda içime büyük bir rahatlama yayıldı.
Sanki içimdeki öküz kalkıp gitmişti.
Ama daha rahatlamamın tadını çıkaramadan Savaş konuşmaya devam etti.
Savaş: “Ama bu, öpmeyeceğim anlamına gelmez.”
İç ses: “O öküzü zaten oturttun. Hiç kaldırma.”
Savaş bana bakarak hafifçe gülümsedi.
Savaş: “Bu seni ilgilendirmez. Sonuçta beni reddettin sen. O kızlardan biri olsaydım, elli kere kabul etmişlerdi.”
“Ama o kızlar ben değilim, tamam mı?”
Savaş’ın yüzünde hafif bir tebessüm oluştu.
Bir süre hiçbir şey söylemeden bana baktı.
Sonra yavaşça konuştu.
Savaş: “O yüzden o yüzük sana geldi.”
İstemsizce yüzümde bir gülümseme oluştu. Savaş da elini dudaklarımın kenarına doğru sürttü.
Savaş: “Bu gülüşü seviyorum.”
Biraz daha devam etseydi, bu sefer onu yine ben öpecektim.
“Benim uykum geldi.”
Savaş: “Benim de.”
“Uyuyalım.”
Savaş: “Uyuyalım.”
Ona doğru sokulup kollarımı beline sardım. O da aynısını yaparak beni kendisine çekti. Sonra saçlarımı kokladı.
Savaş: “Bu kokuyu da seviyorum.”
Ben de başımı ona doğru yaklaştırıp kokusunu içime çektim.
“Ben de…”
Tam o anda dışarıdan gelen seslerle yerimden sıçradım.
Ne?
Az önce ben bir rüya mı görmüştüm?
Gerçekten çok gerçekçiydi.
Daha ne olduğunu anlamaya çalışırken aşağıdan bir gürültü daha geldi.
“Ne oluyor böyle ya?”
Hemen kendimi toparlayıp yataktan çıktım. Elimi saçlarıma atıp hızlıca bir topuz yaptım. Odamdan çıkar çıkmaz hızlı adımlarla merdivenlere doğru yürüdüm.
Tam merdivenlere geldiğimde olduğum yerde kaldım.
Merdivenlerin hemen önünde Savaş ve Eda birbirlerine sarılmış, gülüşüyorlardı.
Eda beni fark edince:
Eda: “Çok mu ses yaptık canım ya?”
Savaş: “Boş ver sen onu. Biz eğlenmemize bakalım.”
Eda: “Tamamdır canım. Hadi odana gidelim.”
Savaş hiçbir şey söylemedi ama bu, sanırım “evet” anlamına geliyordu.
İç ses: “Ben sana demiştim.”
“Sus be sen.”
İkisi bir sağa bir sola yalpalayarak merdivenleri çıkmaya başladı.
Savaş bana bakıp:
Savaş: “Sen odana git.”
Ona bakarak:
“Tamam. İyi akşamlar.”
Eda yapmacık bir ses tonuyla:
Eda: “İyi akşamlar olacak zaten, canım.”
“Gıcık şey… Ne olacak? İyi olmuş. Bak, birbirlerini bulmuşlar.”
Tam arkamı dönüp gitmek üzereydim ki Eda’nın sesini duydum.
Hemen ona doğru döndüm.

Bir de ne göreyim?
İkisi yere düşmüş, Savaş da Eda’nın üstündeydi.
“Iyyy! Ne iğrenç bir manzara böyle!”
Eda: “Salak mısın sen? Gelip yardım etsene! Savaş’ı üstümden kaldıııır! Nefes alamıyorum!”
İçimden sinsi bir gülümseme geçti.
“Oh, iyi olmuş. Alma zaten.”
Ben hemen onların yanına gidip Savaş’ı kaldırmaya çalıştım ama nafileydi. Hiçbir şekilde Eda’nın üstünden kalkmıyordu.
“Ya Eda Hanım, siz de bana yardım etseniz?”
Eda: “Yapıyorum zaten! Adam öküz gibi, kalkmıyor.”
İç ses: “Oh, canıma gelsin. Ez öküzüm, ez.”
“Savaş Bey, biraz kalkmayı dener misiniz?”
Savaş hafif aralık gözleriyle bana baktı. Sonra sanki sırıtacakmış gibi oldu ama hemen o sert suratını yeniden takındı.
Savaş: “Ben sana demedim mi odana git diye?”
“Ne?”
Eda: “Yok yok, gitme! Adın neyse senin, gitme. Kaldırın bunu üstümden artık!”
Eda hey nereye gidiyorsun beni böyle bırakamazsın!”
Ben daha fazla dayanamayınca kapıya doğru gidip korumalardan birini çağırdım.
“Birisi gelsin de şu adamı kaldırsın!”
Bir süre sonra Hakan adında bir koruma geldi ve Savaş’ı Eda Hanım’ın üstünden kaldırdı.
Eda daha fazla beklemeden:
“Ben hastaneye gidiyorum! Belim kırıldı, kolum kırıldı!”
deyip söylene söylene oradan çıktı.
Ben Savaş’ın sağ tarafında, Hakan da sol tarafında olacak şekilde merdivenlerden yukarı çıkmaya başladık.
Hakan: “Abiyi ben ilk kez bu kadar alkollü görüyorum.”
“Ne?”
Hakan: “Yani abi hiç kendini kaybedecek kadar içmez ki. Her zaman dozunda içerdi.”
Bir an sustum.
“Benim yüzümden olabilir mi ki?”
İç ses: “Ah benim garip Zeus’um… Sana neler olmuş böyle?”
Anne modundan çık artık.
Sonunda Savaş’ı odasına götürüp yatağına yatırdık.
Hakan: “Lavi, sen git artık. Gerisini ben hallederim.”
“Tamam o zaman.”
Tam odadan çıkıyordum ki Hakan’ın telsizinden gelen sesle durdum.
Telsiz: “Hakan, beni duyuyor musun?”
Hakan: “Efendim abi?”
Telsiz: “Hemen buraya gel. Acil bir şey çıktı.”
Hakan: “Ama abi, şu an Savaş Bey’in yanındayım.”
Telsiz: “Beş dakikada gel. Git, çok acil.”
Konuşmaları duyunca galiba gerçekten acil bir iş olduğunu düşündüm.
“Ben hallederim Hakan. Sen git.”
Hakan bana “Ciddi misin?” der gibi baktı.
Hakan: “Emin misin? Halledebilir misin?”
Tam olarak emin değildim…
Ama yapabilirdim sanırım.
“Ne olacak ki?”
Hakan birkaç saniye bana baktıktan sonra telsizine cevap vermek için dışarı çıktı.
Ben ise Savaş’a baktım.
Şu an sadece uyumasını sağlamam gerekiyordu.
Ne olabilirdi ki?
Yazarın notu: Ama hiçbir şey düşünüldüğü gibi gitmeyecekti.
Gitmezzz…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.382okunma 77beğeni 31yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18