43. bölüm / 101
Lavinia40.Bölüm
Bölümler 101Şu an: 40.Bölüm
- 1 🦋🦋34 kelime
- 2 1 bölüm327 kelime
- 3 2 bölüm743 kelime
- 4 3 bölüm142 kelime
- 5 4 bölüm194 kelime
- 6 5 bölüm228 kelime
- 7 6 . Bölüm376 kelime
- 8 7 . Bölüm453 kelime
- 9 8 . Bölüm448 kelime
- 10 9.bölüm215 kelime
- 11 10.bölüm431 kelime
- 12 11.Bölüm436 kelime
- 13 12. Bölüm441 kelime
- 14 13.Bölüm358 kelime
- 15 14.bölüm465 kelime
- 16 15.bölüm210 kelime
- 17 16. Bölüm234 kelime
- 18 17.bölüm248 kelime
- 19 18.bölüm171 kelime
- 20 19.Bölüm239 kelime
- 21 20.Bölüm247 kelime
- 22 21.Bölüm304 kelime
- 23 22.bölüm525 kelime
- 24 23.Bölüm169 kelime
- 25 24.Bölüm400 kelime
- 26 25.Bölüm352 kelime
- 27 🦋🦋🦋22 kelime
- 28 26.Bölüm190 kelime
- 29 27.Bölüm304 kelime
- 30 28.Bölüm223 kelime
- 31 29.bölüm214 kelime
- 32 30.Bölüm465 kelime
- 33 31.Bölüm279 kelime
- 34 Kitap hakında26 kelime
- 35 32.Bölüm339 kelime
- 36 33.bölüm235 kelime
- 37 34.Bölüm348 kelime
- 38 35.Bölümm365 kelime
- 39 36.Bölüm640 kelime
- 40 37.Bölüm517 kelime
- 41 38.Bölüm267 kelime
- 42 39.Bölüm618 kelime
- 43 40.Bölüm702 kelime · Okuduğun bölüm
- 44 41.Bölüm714 kelime
- 45 42.Bölüm814 kelime
- 46 43.Bölüm962 kelime
- 47 44.Bölüm777 kelime
- 48 45.Bölüm937 kelime
- 49 46.Bölüm1.101 kelime
- 50 47.bölüm867 kelime
- 51 48.Bölüm1.333 kelime
- 52 49.Bölüm1.039 kelime
- 53 50.Bölüm1.716 kelime
- 54 51.Bölüm1.268 kelime
- 55 52.Bölüm1.339 kelime
- 56 53.Bölüm918 kelime
- 57 54.Bölüm1.284 kelime
- 58 55.Bölüm1.451 kelime
- 59 56.Bölüm1.667 kelime
- 60 57.bölüm842 kelime
- 61 58.bölüm1.492 kelime
- 62 59.Bölüm1.124 kelime
- 63 60.Bölüm1.331 kelime
- 64 61.Bölüm1.746 kelime
- 65 62.Bölüm2.260 kelime
- 66 63.Bölüm1.830 kelime
- 67 64.Bölüm775 kelime
- 68 65.Bölüm2.335 kelime
- 69 66.Bölüm1.901 kelime
- 70 67.bölüm1.962 kelime
- 71 68.bölüm2.398 kelime
- 72 69.bölüm1.070 kelime
- 73 70.bölüm999 kelime
- 74 71.bölüm870 kelime
- 75 72.bölüm1.110 kelime
- 76 73.bölüm1.494 kelime
- 77 74.bölüm1.129 kelime
- 78 75.bölüm1.754 kelime
- 79 76.bölüm1.683 kelime
- 80 77.bölüm2.366 kelime
- 81 78.Bölüm2.161 kelime
- 82 79.Bölüm1.439 kelime
- 83 80.bölüm2.683 kelime
- 84 81.bölüm2.156 kelime
- 85 82.bölüm2.701 kelime
- 86 83.bölüm1.718 kelime
- 87 84.bölüm2.915 kelime
- 88 85.bölüm1.297 kelime
- 89 86.Bölüm2.202 kelime
- 90 87.Bölüm2.450 kelime
- 91 88.bölüm1.271 kelime
- 92 89.bölüm907 kelime
- 93 90.Bölüm991 kelime
- 94 91.bölüm2.097 kelime
- 95 92.bölüm1.824 kelime
- 96 93.bölüm1.468 kelime
- 97 94.bölüm2.273 kelime
- 98 95.bölüm2.884 kelime
- 99 96.Bölüm1.625 kelime
- 100 96.Bölüm1.377 kelime
- 101 97.bölüm2.893 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Ama dikiş diyor bu.”
Fikret kaşlarını çattı.
“Bu değil kızım… Doktor Eda Soydan.”
İç sesim hemen atladı.
“Bu adamda hakkaten kafa yok Lavii.”
Fikret’e bakıp dudak büktüm.
“Bence de boş kafa.”
Fikret gözlerini kıstı.
“Ne dedim ben şimdi?”
“Ben sana Doktor Eda Soydan’ın adını mı sordum?”
Bu halde bile hafifçe sırıtması beni şaşırttı. Sanki ortada kan yokmuş gibi rahattı.
“Senin patronun yaralanmış, sen gelip bana boş boş şey anlatıyorsun. Ayıp sana.”
Fikret omuz silkerek konuştu.
“Kızım bu abimin ilk kurşunu değil ki.”
’Nasıl yani?”
İç ses hemen araya girdi.
“Sende de beyin yok ha. Adamın yeraltı işlerinde çalıştığı belli. İlk değildir tabii. Şu vücuda baksana… bildiğin Bruce Lee gibi adam.”
“Yani… ne bileyim. İlk kez birini böyle görünce…”
Fikret bana korkmuş gibi bakıyordu.
“Kızım ben sana daha cevap vermedim ki. Sen nasıl cevap vermeden kendi kendine kabul ediyorsun? Vallahi korkuyorum senden. Yanında üç harfliler falan mı var? Bak ben öyle şeylerden korkarım, varsa uzak dur benden.”
İlk kez Fikret’in bu kadar konuştuğunu görüyordum.
İç ses hemen mırıldandı.
“Harbiden korktu galiba. Baksana adamın rengi değişti.”
Böyle bir durumda olmasaydık kesin dalga geçerdim ama içimden gelmiyordu. Yine de yüzümde istemsiz küçük bir gülümseme vardı.
İç ses tekrar konuştu.
“Şu adama bak ya… gerçekten acıyı hissetmiyor galiba.”
Savaş başını geriye yasladı.
“Sus be oğlum ya… kız iç sesiyle konuşuyor.”
Fikret’in kaşları havaya kalktı.
“Nasıl yani?”
Ona bakıp gayet normalmiş gibi omzumu oynattım. Ne vardı sanki? Herkes iç sesiyle konuşmuyor muydu?
İç ses hemen söze girdi.
“Ben sıradan iç ses değilim canım. Akıl veriyorum, yönlendiriyorum. Bu işin profesyoneliyim.”
Tam o sırada Doktor Eda Soydan ayağa kalktı.
“Canım seni odana taşıyalım artık. Burası çok gürültülü.”
İç ses hemen homurdandı.
“Bak bak… az önce laf sokan kadın şimdi canım diyor.”
“Abartıyorsun.”
“Yok canım, direkt laf çarptı.”
Ben bu kadını gerçekten bir gün kapının önüne koyacağım.
İç ses hemen uyardı.
“Sakin. Doktorlara saygı sevgi… şiddet yok.”
Tam cevap verecektim ki Savaş konuştu.
“Gerek yok Eda. Burası iyi… hem kafam dağılıyor.”
Bunu söylerken gözleri direkt bendeydi.
Ve nedense… o bakış içimde garip bir şey bırakmıştı.
“Ohh içimin yağları eridi.”
İç ses hemen söylendi.
“Sana ne oluyor kızım? Bu ne sinir?”
“Ne bileyim… bana sanki laf çarpıtıyor gibi. Hem baksana Savaş Bey’e ne kadar yakın. Bu kadar yakın olmak zorunda değil.”
İç ses alaycı bir şekilde konuştu.
“Kızım kadın adamı dikiyor, farkında mısın? Tabii yakın olacak, doktor o. Hem ben olsam onun yaptığıyla da kalmam…”
“Sus.”
“Direkt göğüslerini ellerdim fırsat bu fırsat diye.”
“Benim iç sesim de sapık çıktı.”
Fikret anında kafasını bana çevirdi.
“Kim?”
“Ne?”
Anlamamış gibi yüzüne baktım.
“Az önce ‘sapık çıktı’ dedin ya. Kim o?”
“Haa… iç sesim.”
Fikret dudak kenarını bastırarak gülmemeye çalıştı.
“Niye sapıkmış?”
“Savaş Bey’i çok kaslı buluyor da…”
Bir anda sustum.
Bir dakika…
Ben bunları neden Fikret’e anlatıyordum ki?
Fikret yüzümdeki paniği görmüş olacak ki sırıtışı büyüdü.
Yer yarılsa da içine girsem.
Mehmet Abi derin bir nefes verdi.
“Lavinia, Savaş’ın odasını hazır et. Onu yukarı çıkarıp dinlendirelim.”
Fikret’i tamamen görmezden gelip başımı salladım.
“Tamam Mehmet Abi.”
Hemen Savaş Bey’in odasına çıktım. Yatağı düzelttim, yastıkları yerleştirdim ve onları beklemeye başladım.
Bir süre sonra kapı açıldı.
Savaş Bey’in sağ kolunda Mehmet Abi, sol tarafında Fikret vardı. Hemen arkalarından da Doktor Eda Soydan giriyordu.
Tam Mehmet Abi’ye yardım edip Savaş Bey’in koluna girecektim ki Eda önümden geçip beni hafifçe itti ve kendi kolunu Savaş Bey’in beline doladı.
Bir an donup kaldım.
“Herhalde hasta hassasiyeti vardır Lavinia… sakin ol.”
İç ses hemen homurdandı.
“Ben bundan farklı elektrik alıyorum Lavi haberin olsun.”
“Bir sus artık.”
Savaş yavaş yatağa otururken gözlerini Eda’ya çevirdi.
“Tamam Eda, sağ ol geldiğin için. Gördüğün gibi iyiyim. Bir şeyim yok artık, gidebilirsin.”
Eda dudağını büzüp şımarık bir sesle konuştu.
“Ayy canım ne olacak? Hem ben bugün burada kalacağım. Yarın hafta sonu zaten… seninle vakit geçiririm. Hem yaranla da daha yakından ilgilenmiş olurum.”
Gözlerim büyüdü.
“Ee yuh artık… resmen adama yürüyor bu kadın.”
Savaş omuz silkerek cevap verdi.
“İyi… sen bilirsin.”
Eda bir anda bana döndü.
“Hişt sen… git benim odamı ayarla.”
Şaşkınca elimle kendimi gösterdim.
“Ben mi?”
Eda gözlerini devirerek konuştu.
“Bu kız yeni herhalde. Fikret, git de buna odamı göster. Hazırlasın.”
Fikret kaşını kaldırdı.
“Tabii Eda. Başka arzun var mı? Kölen miyim lan ben senin?”
Dudaklarımı zor tutuyordum.
“Ohh… bu sefer sevdim seni Filo.”
Bölüm etkileşimi
