Lavinia kitap kapağı

78. bölüm / 101

Lavinia

74.bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 74.bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime · Okuduğun bölüm
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

Ayakkabılarımı çıkardım. Şimdi sadece pikeyi onun üzerine örtecektim. Yavaş ama bir o kadar da sessiz hareket ediyordum. Sonuçta uyanırsa çok kötü şeyler olabilirdi.
İç ses: Keşke uyansa…
Ben tam pikeyi üzerine örtecektim ki—
Savaş:
“Gömleğimi çıkar.”
“Tamam…”
Savaş’a doğru yaklaştım ama nedense ellerim titremeye başlamıştı.
“Allah’ım, ben neyin içine düştüm?”
İç ses: Ne kadar uzaklaşmaya çalışsan da boşuna. Kader sizi her zaman birleştiriyor.
“Sanırım…”
İç ses: Bu durum hoşuna gitti sanırım.
“Hayır!”
Bir anda yüksek sesle söyleyince Savaş’ın uyandığını sandım. Hemen ona baktım.
Hiçbir kıpırtı yoktu.
İç ses: Kıpırtı mı?
“Evet…”
Daha fazla beklemeden ilk düğmeyi açmaya başladım. Bir, iki, üç…
Derken gömleğin bütün düğmeleri açılmıştı. Şimdi sadece kolları kalmıştı.

“Tamam… Şimdi aynı şekilde sessiz olursam uyanmaz. Ben de sorunsuzca işimi bitiririm.”
Önce sağ kolunu çıkarmaya karar verdim. Bana daha yakındı. Yavaşça kolunu kaldırdım ve gömleği tek hamlede üzerinden sıyırdım.
“Evet… İşte bu kadar.”
Bunu neredeyse fısıldayarak söyledim.
Diğer kolunu çıkarmak için yatağın ucuna doğru ilerleyip Savaş’a biraz daha yaklaştım.
“Tamam Lavi… Sorun yok. Şimdi sadece gömleği çıkarıp gideceksin.”
Tam gömleği kolundan sıyıracaktım ki…
Bir el aniden bileğimi tuttu.
Olduğum yerde donup kaldım.
Savaş’ın gözleri yavaşça açıldı.
Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme vardı.
Savaş:
“O iş o kadar kolay değil, güzelim.”
Ben ise sadece ona bakabildim.
“Sen… uyanık mıydın?”
Savaş’ın gülümsemesi biraz daha belirginleşti.
Savaş:
“Sen ne zamandır benim gömleğimle uğraşıyorsun, Lavi?”
“Şey… yanlış anladınız. Ben aslında siz istediniz diye…”
“Ben istediğim diye mi?”
Hemen başımı evet anlamında salladım. Daha ne olduğunu anlayamadan beni nazikçe ters çevirdi. Bu kez üzerimde o vardı. Bir elini belimin hemen yanına, yatağa dayamıştı; diğer eli hâlâ elimi tutuyordu.
Yüzüme biraz daha yaklaştı. Aramızdaki mesafe gittikçe azalırken sesi alçaldı.
Savaş, “O zaman, canım… başka bir şey de istiyor,” dedi.
“Ne?”
Gözlerimi kocaman açarak ona baktım.
Elimi tuttuğu elini yavaşça bıraktı. Eli boynuma doğru götürüp, ardından ağır ağır aşağıya indi ve göğsümün arasında durdu.
Bir an nefesimi tuttum.
Savaş gözlerimin içine bakarak sessizce gülümsedi.
“Bunu söylememi gerçekten istiyor musun?”
Ne diyeceğimi bilemedim. Kalbim öyle hızlı atıyordu ki sanki o da duyacakmış gibi hissediyordum.
Savaş sırıtarak yüzüme baktı.
“Ne oldu? Kalbin mi hızlandı? Bu küçücük dokunuşuma bile?”
Ne yani, bu adam benimle resmen dalga mı geçiyordu?
Elini biraz daha aşağıya doğru hareket ettirdiği anda bileğini tuttum.
“Dur.”
Artık dayanamıyordum.
Savaş biraz daha yaklaşıp gözlerimin içine baktı.
“Durmamı istemiyorsun.”
“İstiyorum… lütfen dur.”
Bir an sessizlik oldu.
Savaş dudaklarını birbirine bastırıp yüzümdeki ifadeyi inceledi. Sonra elini geri çekip çeneme doğru uzattı ve yüzümü kendisine çevirdi.
İstemsizce gözlerimi kapattım.
Tam o sırada Savaş’ın alaycı sesi duyuldu.
“Dil başka söylüyor, dudakların başka… vücudun başka…Sanki bütün bu hâlin beni istiyor gibi.”
Gözlerimi bir anda açtım.
“Sen benimle alay mı geçiyorsun?”
Savaş hiçbir şey söylemeden üzerimden kalktı.
“Çık odadan.”
Şaşkınlıkla yataktan kalktım.
Ne oluyordu bu adama? Az önce bana yaşattıklarının farkında değil miydi?
“Sen var ya…”
Tam kapıya yönelmiştim ki Savaş bir anda arkamdan konuştu.
“Ne istiyorsun sen, Lavinia?”
Döndüm.
Savaş’ın yüzündeki o alaycı ifade gitmişti.
“Yasak bir ilişki mi istiyorsun? Yoksa seks mi?”
Söyledikleri karşısında olduğum yerde kaldım.
Bana gerçekten ne teklif ediyordu?
“Sen var ya… Tam bir pisliksin, Savaş Karahan. Tam bir pislik!”
Savaş birkaç saniye sustu.
Sonra gözlerini benden ayırmadan konuştu.
“Senin sayende, Lavinia Kaya…”
Bir adım bana doğru attı.
“Ben de ne istediğimi artık bilmiyorum.”
Bir an ikimiz de sustuk.
O cümle, söylediklerinden çok daha fazla canımı yakmıştı.
Maviden devam
“Şey… yok Demir Bey. Kurt gibi açım ya.”
Demir Bey kaşlarını kaldırarak bana baktı.
“Kurt gibi?”
Ben de aynı ifadeyle kaşlarımı kaldırdım.
“Kurt gibi.”
Demir Bey hiçbir şey söylemeden yürümeye başladı.
“Burada başka bir yer var mı?”
“Ne için, Demir Bey?”
Bir anda dönüp bana baktı.
“Kızım, beni deli etme. Yemek yiyebilecek bir yer var mı diye soruyorum!”
“Oha… Demir Bey, normalde hiç bu kadar konuşmazdınız.”
“Bak kızım, yeminle seni buraya gömerim.”
İşte!
Gerçekten dediğime geldi.
Ben biliyordum zaten böyle olacağını!
Demir Bey arabayı işaret etti.
“Hadi, bin arabaya.”
Aha!
Kesin beni öldürecek. Onun için “bin arabaya” diyor.
Ben bu arabaya binsem, bu sefer kesin başıma bir şey gelecek.
Bir bahane bulmam lazım.
Hem de hemen.
En azından şansımı bir kere daha göreyim.
Allah’ım, ne olur aklıma bir şey gelsin!
Demir Bey arabaya binmişti bile.
“Mavi… Hadi kızım. O mükemmel olan aklını bir kere olsun çalıştır.”
Düşün…
Düşün…
Düşün…
AHA!
BULDUM!
Evim!
Benim güzel evim!
Ah evimmmm…
Hemen arabaya binmek yerine Demir Bey’in oturduğu ön koltuğun camına doğru yöneldim.
Demir Bey de bana öyle bir bakıyordu ki…
Sanki deliymişim de camına gelip para istiyormuşum gibi.
Camı biraz indirdi.
“Ne yapıyorsun böyle? Delirdin mi?”
İşte bakın!
Ben ne dedim size?
Okurlar, ben artık insan sarrafı oldum yaaa!
Demir Bey’in yüzüne bakıp içimden gururla gülümsedim.
Şimdi sıra planımdaydı!!
“Demir Bey, isterseniz benim evime gidelim. Ben size çok güzel yemek yaparım, onu yeriz. Olur mu? Hem zaten buralarda artık lokanta da yoktur.”
Bir anda Demir Bey şaşırmış gibi yüzüme baktı.
Ne var canım, şaşıracak ne var?
Gecenin bir vakti, saf, masum ve bir o kadar da güzel bir kadın evine bir mafyayı çağırıyor.
Ne olacak canım?
Abartmayın siz de!
“Ha Demir Bey, merak etmeyin. Ben tek yaşıyorum. Bir de zaten biliyorsunuz, Şanslı var. O da şimdiye kadar çoktan kaçıncı rüyasını görüyordur.”
Daha lafımı bile bitiremeden Demir Bey elini kaldırdı.
“Tamam! Sus be, sus! Tamam, gidelim. Hadi bin arabaya.”
Ben:
…
Araba mı?
ARABA MI?!
Ama ben arabaya binmemek için eve gidelim demiştim!
Ben burada neyi yanlış yaptım?
Demir Bey çoktan motoru çalıştırmıştı bile.
Ben hâlâ arabanın yanında dikiliyordum.
İç ses: “Mavi, sakin ol. Belki bir planın vardır.”
Var mıydı?
Yoktu.
“Belki yürürüz?”
Demir Bey camdan bana baktı.
“Gece yarısı eve yürümek mi istiyorsun?”
“Şey… aslında yürümeyi çok severim.”
“Bin.”
“Peki.”
İç ses: “Plan başarısız.”
Hem de daha başlamadan.
Kapıyı açıp arabaya bindim.
Kendi kendime söylenirken Demir Bey bana kısa bir bakış attı.
“Ne mırıldanıyorsun?”
“Hiç.”
“Emin misin?”
“Eminim.”
İç ses: “Emin değilim.”
Demir Bey kaşlarını çatıp arabayı çalıştırdı.
Ben de camdan dışarı bakarken tek bir şeyi düşünüyordum:
Ben bu adamı neden kendi evime davet ettim?
Allah’ım…
İnsan bazen kendi kendisinin düşmanı olabiliyormuş.
“Şey… Aslında Demir Bey, benim evim buraya çok yakın. İsterseniz arabayla değil de yürüyerek gidelim.”
Demir kaşlarını hafifçe kaldırıp bana baktı.
“Ne gerek var? Hem bu saatte dolaşmayalım. Tekinsiz olabilir buralar.”
Oha.
Bir saniye…
Nereden biliyordu bu mahalleyi?
Adam resmen mahallenin güvenlik görevlisi gibi konuşuyordu.
“Buraları biliyor musunuz?”
Demir, elini ensesine atıp sanki çok normal bir şey söylüyormuş gibi cevap verdi.
“Evet. Hadi bin.”
İşte bu kadar.
Tek kelimeyle bütün merakımı da cesaretimi de yerle bir etmişti.
Daha fazla ısrar etmedim. Sonuçta karşımdaki adamın beni bu gece öldürüp öldürmeyeceğinden bile emin değildim.
Neyse…
Ben yavaş yavaş arabaya doğru yürümeye başladım.
Bari ölümüme gidiyorsam çok da hızlı gitmeyeyim, değil mi?
İnsan biraz ağırdan alır.
Belki kader benim bu kadar yavaş yürüdüğümü görüp:
“Mavi ,tamam tamam, bugünlük vazgeçtim,” derdi.
Gerçi Demir’in yüzüne bakınca kaderin bile fikrini değiştireceğine pek ihtimal vermiyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.473okunma 77beğeni 29yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18