50. bölüm · Lavinia

47.bölüm

Yağmur Çimen

Savaş beye hiçbir şey demeden odadan çıktım.Nasıl cevap verecektim ki?Bu adam neden bana bu kadar sıcak geliyordu?Her bakışı içimi yakıyor,her yakınlığı nefesimi kesiyordu.İç sesim hemen konuştu.“Belki de ondan hoşlandığındandır.”Bir anda duraksadım.“Hoşlanmak mı?”Hayır… olmazdı.Kimseyi sevemezdim.Daha doğrusu kimsenin beni sevmesini istemezdim.“Benim gibi birini kim sever ki…” diye fısıldadım kendi kendime.İç ses bu kez daha sessiz konuştu.“Neden sevilmeyesin?”Gözlerim doldu.Çünkü ben… sevilmeye değer biri değildim.Annemle babamın hayatını mahveden kızdım ben.Yanımda herkes zarar görüyordu.Ben bir hiçtim… ve hiçler sevilmezdi.Daha fazla dayanamadım.Kimse duymasın diye banyoya girdim,kapıyı kilitledim ve suyu açtım.Sonra da kendimi bıraktım.Hıçkırıklar boğazımdan bir bir çıkarken yere çöktüm.Ama ağlarken bile aklım yine ona gidiyordu.Savaş Karahan…Adını düşünmek bile içimde garip bir heyecan oluşturuyordu.O sert bakışları…zifiri karanlık gözleri…yakından belli olan gamzesi…Bir anlığına başka bir hayat hayal ettim.Sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi…Annem yanımda,babam bana düşman değil…Ben karanlığın içine sürüklenmemişim.Savaş ise mafya değil de normal bir işte çalışan sıradan bir adam.Akşam yemeklerinde aynı masada oturduğumuz,kahkahaların eksik olmadığı sıcak bir aile…Onun bana sarılışı…Benim ilk kez gerçekten huzurlu hissetmem…Bir inilti daha döküldü dudaklarımdan istemsizce.Çünkü bazı hayaller vardı…Gerçek olamayacak kadar güzeldi.
“Lavi kızım müsait misin?”“Lavi!”“Birisi sanki benim adımı sayıklıyor gibi… yoksa bana mı öyle geliyor?”“Sayıklamıyorum bağırıyorum!”Bu sesi duyar duymaz yataktan fırlayıp Ayşe sultanıma sarıldım.Nedense onu çok özlemiştim.
Ayşe sultan “Dur be deli kız dur,boğacaksın beni.”Kollarımı biraz gevşetip şirin bir sesle konuştum.“Ama Ayşe sultanım seni çok özledim.Pardon çok acıttım mı?”Ayşe sultan “Deli kız gel buraya,bende seni çok özledim.”Hiç vakit kaybetmeden ona tekrar sarıldım sonra geri çekildim.“Sen neden erken geldin sultanım?”Ayşe sultan “İşim erken bitti,bende geldim.”“Ayyy çok iyi yapmışsın sultanım sensiz bu ev hiç çekilmiyor yaaa anlatamam sana çok yoruldum düştüm.”O da koluma vurup güldü.“Abartma deli.”Aynı anda gülmeye başladık ve o koku… Allahım!“Ayşe sultan bu… bu böreeeek mi?”Hemen burnumla etrafı kokluyormuş gibi yaptım.Ayşe sultan “Evet börek yaptım hadi üstünü değiştir de gel.”Ben tam cevap verecekken hiçbir şey demeden çıkıp gitmişti.Ne zaman gelmişti ki?Ve ben nasıl yatağımdaydım?Çünkü en son duşta ağlıyordum.Herhalde fark etmeden gelip uyumuşumdur.İç ses “Bir de başımıza uyurgezerlik çıktı.”Bende tam bu iç ses nerede kaldı diyordum.Onu daha fazla dinlemeden tuvalete gittim ve odamdaki aynayla bakıştım.Dün gerçekten çok kötü ağlamışım.Gözlerim şişmiş,altı mosmordu.Keşke makyaj eşyalarım yanımda olsaydı deyip geçtim aynanın karşısından.Fazla vakit kaybetmeden ne giysem diye düşündüm çünkü bugün Damla beni görmeye gelecekti.Şortla bol bir tişört tercih edip hemen üstümü değiştirdim ve aşağıya indim.Telefonu alıp Damla’yı aradım.Tek çalışta açtı ve bağırmaya başladı.“Laviii!”“Damooomm!”Damla “Bu hödükte kim Lavi?Bu adamı niye beni aldırmak için gönderdin ki?”Telefondan bazı sesler geliyordu ama pek anlayamıyordum.Damla “Sen sus be,sana mı diyorum burada?”“Damla sen iyi misin?sana bir şey mi yaptı?”Damla “Hayır canım bana ne yapabilir ki bu öküz.”Hemen ardından yine bazı sesler geldi ama anlayamıyordum.“Onu ben göndermedim patronum gönderdi seni buraya getirmek için.”Damla “Tamam da biraz daha kibar bir insan gönderememiş mi?”Ve yine bir ses geldi.“Kuzum kim ki o yanındaki senin?”Gerçekten merak etmiştim.Damla “Ne bileyim Lavi,sormadım ki.”“Sorsana.”Çünkü gerçekten endişeleniyordum.Damla “Hişt bana baksana senin adın ne?”Bir ses daha geldi ama yine duyamıyordum.Damla “Öküz ne olacak.”Damla “Lavi bu adam olacak kazma konuşmuyor.”“Neden?”Damla bir şeyler geveleyip duruyordu ama ben hiçbir şey anlamıyordum.Kesin bir şeyler olmuştu ama ne?Damla “Gelince anlatırım sana kuzum.”“Tamam dikkat et kendine.”Damla’yı daha fazla beklemeden telefonu kapattım ve direkt Savaş beyin odasına daldım.Evet bildiğin daldım.
Savaş bey yatağında yüz üstü uzanmıştı.Üstünde hiçbir şey yoktu,battaniyeyi de bacaklarına sarmıştı.Nedense görüntüsü bana seksi yerine çok tatlı gelmişti.Bir erkeğe güzel denilir miydi bilmiyorum ama bu kelime Savaş beye çok yakışıyordu.İçimden onu uyandırmak gelmedi ama Damla’yı da merak ediyordum.Yavaş adımlarla Savaş beye yaklaştım.Nedense ses yapmak istemiyordum.İç ses “Kızım buraya zaten ne için geldin?”“Ama çok güzel uyuyor.”İç ses “O zaman uyandırma öyle izle Zeus’u.”Bir anda ciddileştim.“Hayır,sormam lazım kimi gönderdi.”Hemen gidip Savaş beye seslendim.“Savaş bey…”Ses yok.“Savaş bey…”Yine ses yok.Bu sefer gidip kolunu sarstım ama yine uyanmadı.Tekrar denedim yok.Tam dönüp gidecektim ki bir anda kolumdan tutup beni yatağa çekti.“Aaa!”Canım yanmıştı ama ne olduğunu anlayamadan kendimi yatağın üstünde buldum.Savaş “Senin burada ne işin var?”Uykulu sesi bile ayrı güzeldi yaa…Savaş “Sana diyorum duyuyor musun?”“Ha…ha evet.Şey diyecektim,Damla’yı kim almaya gitti?”Savaş beyin kaşları çatıldı.Savaş “Bunun için mi beni uyandırdın yani?”Bu sefer sesi sertti.“Şey…evet bunun içindi.”Savaş bey ters ters bana bakmaya devam etti.Bende durmuş ona bakıyordum.Ve hâlâ elleri kollarımdaydı.Savaş “Fikret’i gönderdim.”“Neee?” diye bağırdım.Savaş bey ellerimden birini bırakıp hemen eliyle ağzımı kapattı.Savaş “Sus bağırma artık.Çok yorgunum,dün hiç uyuyamadım.Ve daha fazla konuşma uyuyacağız.”Dudağımdaki elini çekip kollarımı bıraktı ve yanıma kayıp tekrar uyumaya çalıştı.“Ama şey…biz beraber uyuyoruz.”Savaş “Olabilir.”“Ama…”Lafımı kesip tekrar konuştu.Savaş “Sus artık lütfen.Uyu biraz daha.”İç ses “Anın tadını çıkart.Zeus’la uyuyorsun resmen kızım.”Yanıma bakıp Savaş beyi izledim.Bir insanın kokusu bile bu kadar güzel olabilir miydi ya?Kirpikleri bu kadar uzun muydu?Maşallah…İstemsizce elim tam onun çıplak bedenine değecekken aşağıdan sesler gelmeye başladı.Yok ses değil resmen bağırıştı.“Laviiii!”Birisi benim adıma mı sesleniyordu?Damla “Laviniaaa!”Olamaz bu Damla’ydı.Hemen Savaş beyi itip yataktan çıktım.Ama o da boşluğuna gelip yere düştü.O düştüğü anda bir gülmeye başladım ki resmen yarıldım.Savaş beye bakınca onun da bana tuhaf bir şekilde baktığını gördüm.İstemsizce gülmeyi kesip konuştum.“Özür dilerim Savaş bey ben…”Lafımı kesip konuştu.Savaş “Gülmeye devam et.”Bir anda donup kaldım.Ben ona gülmüştüm.O ise kızmak yerine tekrar gülmemi mi istiyordu?“Şey…ben çıksam iyi olacak.”Arkama bile bakmadan odadan çıktım.Kapıya yaslanıp kalbimin atışını sakinleştirmeye çalıştım.Bu nasıl olabilir ya?Az önce ben onunla aynı yatakta mıydım?İç ses “Yok artık abart.Beş dakika bile durmadın adamın yanında bir de Zeus’umu düşürdün.”“Onu yanlışlıkla yaptım ama…”Asıl aklımı kurcalayan onun “Gülmeye devam et” demesiydi.
Damla “Laviii!”Onun sesini tekrar duyunca hemen kendime gelip aşağıya indim.
Nasıl bulsunuz devamı nasıl gelsin yorumlarda bulaşalım lütfen 🙏