Lavinia kitap kapağı

55. bölüm / 101

Lavinia

52.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 52.Bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime · Okuduğun bölüm
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

Aynada kendimi baştan aşağı süzdüm. Üzerimde siyah, uzun kollu pijama takımım vardı. Altına da takımın şortunu giymiştim. Aslında fena görünmüyordum.
Belki biraz kilo almış gibiydim.
İç ses: “Her gün börek, makarna, sarma yersen tabii kilo alırsın.”
Ama Ayşe Sultan çok güzel yapıyordu. Yemeyince de üzülüyordu.
İç ses: “Her gün hepsinden üçer tabak yemek de biraz fazla değil mi?”
Var ki yiyoruz, sana ne!
Onu duymazdan gelip elimdeki dudak parlatıcısını sürdüm.
İç ses: “Bari kırmızı ruj sür de Zeus’un ilgisini çek.”
Kırmızı mı?
İç ses: “Ben ilgisini çek dedim, sen kırmızıya mı takıldın? Yoksa gerçekten abayı mı yaktın?”
“Hayır!” diye mırıldandım. Hemen dudaklarımdaki parlatıcıyı siliverdim. “Öyle bir şey yok.”
İç ses: “He he, tamam.”
“Bana bak!”
İç ses: “Hadi çık artık. Adamı çok bekletme.”
“Uffff…”
Odamdan çıktım. Nedense adımlarım yavaştı. Kalbim yine deli gibi çarpmaya başlamıştı.
İç ses: “Buna aşk denir kızım.”
“Ben ona aşık falan değilim.”
Koridoru geçip Savaş Bey’in çalışma odasının kapısına geldim. Kapının önünde birkaç saniye dikildim.
Nefes al…
Ver…
Al…
Ver…
İç ses: “Yeter bu kadar nefes egzersizi. Çal şu kapıyı.”
“Tamam ya, dur biraz. Gerginim.”
İç ses: “Bu sefer geç kaldığın için kızacak.”
“Bak, bunda haklısın.”
İç ses: “Ben zaten her zaman haklıyım.”
“He he…”
Elimi kaldırıp kapıya vurdum.
Tak tak…
Ses yok.
Bir daha.
Tak tak…
Yine ses yok.
“Savaş Bey? Ben… Lavinia. Gelebilir miyim?”
İç ses: “Gerçekten mi? Bir de soyadını söyleseydin.”
“Ne var bunda?”
Birkaç saniye sessizlik oldu.
İç ses: “Buna gerçekten cevap verecek kapasiten kalmadı.”
“Uf… Bu adam niye ses vermiyor ki?”
İç ses: “Gir bak.”
“Dan diye mi?”
İç ses: “Evet, dan diye.”
Derin bir nefes aldım ve kapıyı açıp başımı içeri uzattım.
Kimse yoktu.
“Allah Allah…”
Odanın içinde göz gezdirdim ama Savaş Bey ortalarda görünmüyordu.
“Bu adam beni odasına çağırmadı mı?”
İç ses: “Salak mısın gerçekten? Sana çalışma odasına gel demedi ki.”
“Ne?”
İç ses: “Kendi odasına çağırdı.”
“Neee?!”
Bir anda olduğum yerde kaldım.
“Ben gitmem onun odasına! Hem de bu saatte…”
İç ses: “Gitmeme gibi bir lüksün yok canım.”
“Ama…”
İç ses: “Ama, fakat yok. Hadi yürümeye başla.”
İstemeye istemeye koridorda ilerlemeye başladım. Kalbim her adımda biraz daha hızlanıyordu.
Acaba beni neden odasına çağırmıştı?
İç ses: “Bu sefer gerçekten ben de bilmiyorum.”
Acaba bana bir şey yapar mıydı?
“Yok yok ya… Etrafında o kadar kız vardır.”
İç ses: “Yani…”
“Ne yani?”
İç ses: “Bir şey demek istemiyorum ama benim aklıma çok tuhaf şeyler geliyor.”
“Hayır! Hayır! Ben onu mu kastettim sanki?”
Tam o sırada arkamdan bir ses geldi.
“Lavi, ne kastettin?”
Yerimde sıçrayarak döndüm.
“Mehmet Abi!”
Mehmet Abi bana hafifçe gülümsedi.
“Lavi…”
“Şey… Mehmet Abi… Ben şey için şey yaptım ama sonra şey olunca ben de şey dedim…”
Mehmet Abi elini kaldırıp beni susturdu.
“Tamam, tamam. Sakin ol.”
Utançtan yüzümün alev aldığını hissediyordum. Gerçekten rezil olmuştum. Yer yarılsa da içine girsem diye düşünüyordum.
Mehmet Abi gülümseyerek başıyla kapıyı işaret etti.
“İstersen gir artık.”
“Neden?”
Sorumu duyunca şaşırmış gibi yüzüme baktı.
“Onun kapısının önündesin ya Lavi. Herhalde Savaş’a geldin diye düşündüm.”
Bir an duraksadım.
Haklıydı aslında.
Mehmet Abi zaten onun odasından çıkmıştı ve beni kapının önünde görünce doğal olarak yanlış anlamış olabilirdi.
İç ses: “Bu saatte bekar bir adamın odasının önündesin. Biraz anlamıştır yani.”
“Ne?”
Bir açıklama yapmam gerekiyordu.
“Mehmet Abi, yanlış anladın. Savaş Bey beni çağırdı. Ben çalışma odasına çağırdığını sandım ama orada yoktu. O yüzden buraya geldim. Yoksa başka bir şey için değil.”
Mehmet Abi önce şaşırdı, sonra yüzündeki ifade yumuşadı.
Koluma hafifçe vurdu.
“İyi geceler Lavi.”
Sonra kendi kendine mırıldanır gibi ekledi:
“Allah Savaş’a yardım etsin diyeceğim ama… Ona da senin gibi biri lazımdı.”
“Efendim?”
Fakat Mehmet Abi cevap vermedi. Koridorda uzaklaşıp gözden kayboldu.
Ne demek istemişti ki?
Tam bunu düşünürken içeriden derin ve tok bir ses geldi.
“Artık girsen mi içeri?”
Bir an irkildim.
Savaş Bey.
Ama içeride başka biri yoktu ki…
“Lavi, artık girsen mi şu odaya?”
Gözlerim büyüdü.
Bana sesleniyordu.
İç ses: “Sen gerçekten umutsuz vakasın.”
Hemen kapıyı açıp içeri girdim.
Fakat içeri adımımı atar atmaz nefesim kesildi.
Savaş Bey yatağın başlığına yaslanmış oturuyordu. Üzerinde yine tişört yoktu. Bir bacağı yatağın üzerindeydi, diğeri yere uzanıyordu.
Karnındaki sargılar hâlâ duruyordu.
Ama…
Bir dakika.
Sargılar neden kan içindeydi?
Panikle yanına koştum.
“Savaş Bey! Karnınız kanıyor!”
Savaş Bey sakin bir ifadeyle aşağı baktı.
“Sakin ol Lavi. Çoktan kanamış. Ben bile fark etmedim.”
“Ya yaranız açıldıysa? Hastaneye gitmeniz lazım.”
“Hafifçe baktım. Yarada bir şey yok. Sadece sargının değişmesi gerekiyor.”
“Tamam, ben hemen Eda Hanım’ı arayayım.”
Telefonumu almak için dönmüştüm ki bileğimden tutulduğumu hissettim.
Bir anda durdum.
Savaş Bey kolumu bırakmadan bana baktı.
“Gerek yok.”
Şaşkınlıkla gözlerini izledim.
“Ne için?”
“Seni bunun için çağırdım.”
“Nasıl yani?”
Savaş Bey kaşlarını kaldırdı.
“Sargımı sen değiştireceksin.”
Bir an donup kaldım.
“Ben mi?”
Kalbim yine hızlanmaya başlamıştı.
Çünkü o an anladım ki gecenin geri kalanı sandığımdan çok daha zor geçecekti.
“Ben… ben yapamam Savaş Bey.”
Savaş Bey hiç tereddüt etmeden cevap verdi.
“Ben yapar mısın diye sormadım.”
“Ama bakın, ben gerçekten anlamam. Canınızı yakarım.”
Bir anda yüzündeki sert ifade yumuşamıştı.
“Sen mi canımı yakacaksın?”
Bu beni küçümsemek miydi şimdi?
“Evet!”
Nedense sinirlenmiştim. Onu düşündüğüm için endişeleniyordum ama o benimle dalga geçiyormuş gibi davranıyordu.
Savaş Bey gözlerini bana dikti.
“Emin ol, kimse senin o bakışların kadar yakamaz.”
Bir an afalladım.
Bu şimdi iltifat mıydı?
Yoksa başka bir anlamı mı vardı?
“Neyse,” dedi sonunda. “Kan tamamen kurumadan temizleyelim.”
İstemsizce başımı salladım.
Savaş Bey ayaklarını toparlayıp yatakta bana yer açtı.
“Şey… İlk yardım çantasını getireyim.”
Sessizce başını salladı.
Hemen banyoya gidip çantayı aldım ve geri döndüm. Yanına gelince ayakta dikilmeye başladım.
Savaş Bey gözlerini üzerimden çekmeden,
“Otur.”
dedi.
Bu adam emir vermeye ne kadar meraklıydı.
İç sesim hemen atıldı.
“Adam kral sonuçta.”
“Hemen savun sen de.”
“Laviiii…”
Bu sefer sesi daha sert çıkmıştı.
İrkilip hemen yatağa oturdum.
“Bana bak,” dedi. “Benim yanımdayken o iç sesinle konuşmayacaksın.”
“Ne?”
Şaşkınlıkla ona baktım.
Nereden biliyordu?
İç sesimle konuştuğumu nasıl anlamıştı?
İç ses hemen söylenmeye başladı.
“Bu adama sinir oldum. Benimle senin arana nasıl girer?”
Savaş Bey gözlerini kıstı.
“Bak, yine onunla konuşuyorsun.”
Bir an donup kaldım.
“Ve bu hiç hoşuma gitmiyor.”
“Ne alaka?”
“Benimleyken sadece benimle ilgilen.”
Kaşlarım havaya kalktı.
“Savaş Bey, siz iyi misiniz? Ateşiniz falan mı var?”
Ters ters bakmaya devam etti.
Gerçekten manyaktı.
Daha fazla konuşmadan işime odaklandım.
Yatağın üzerinde biraz daha ona yaklaşıp sargıyı çözmeye başladım.
İlk katlar kolay açıldı.
Ama son kısımlar iyice kurumuştu.
Canını yakmaktan korkuyordum.
Bu yüzden olabildiğince dikkatli davrandım.
Sonunda son katı da açmayı başardım.
“Sonunda bitti.”
Rahatlamıştım.
Gülümseyerek başımı kaldırdım.
Tam o sırada göz göze geldik.
Savaş Bey bütün bu süre boyunca bana bakıyormuş.
Yüzünde hafif bir gülümseme vardı.
Yakından baktığım için yanağındaki gamzeyi bile görebiliyordum.
Bir an aklımdan istemsiz bir düşünce geçti.
“Keşke dokunsam…”
Savaş Bey’in kaşları çatıldı.
“Neye?”
Gözlerim büyüdü.
“Yok artık…”
Söylediğim şeyi sesli mi söylemiştim?
Savaş Bey başını hafifçe salladı.
Yüzündeki gülümseme büyüdü.
O an koca adam değil de yaramaz bir çocuk gibi görünmüştü.
Bir an içimden geçen düşünceyle nefesim tutuldu.
Onu öpesim gelmişti.
İç sesim resmen çığlık attı.
“Oha! Kendine gel Lavinia!”
Bir anda paniğe kapıldım.
“Ben… ben yarayı temizleyeyim.”
“Sar.”
Yine emir.
Derin bir nefes alıp yarayı dikkatlice temizledim.
Sonra yeni sargıyı hazırlamaya başladım.
Ama saçlarım sürekli yüzüme düşüyordu.
Kaç kere geriye attım bilmiyordum.
Tam yine düzeltmeye çalışırken Savaş Bey konuştu.
“Bekle.”
Başımı kaldırdım.
Hiçbir şey demeden elini uzattı.
Yüzüme düşen saç tutamını kulağımın arkasına yerleştirdi.
Parmakları saçlarımdan çekildiğinde içimde garip bir boşluk oluştu.
Sanki o dokunuşun bitmesini istememiştim.
“Teşekkür ederim.”
Gözlerimi hemen kaçırıp işime döndüm.
Kalbim yine hızlı hızlı atıyordu.
Birkaç dakika sonra sargıyı bitirdim.
“Bitti.”
Savaş Bey aşağı baktı.
Sonra bana döndü.
“Bak, yapabiliyormuşsun.”
İstemsizce gülümsedim.
“Evet, yapabiliyormuşum.”
Bir an duraksadım.
“Ama bir daha yaralanmayın.”
Bu kez onun yüzündeki gülümseme biraz daha yumuşadı.
“Bu benim elimde olan bir şey değil.”
“Yine de dikkat edin.”
Savaş Bey birkaç saniye bana baktı.
Öyle uzun baktı ki gözlerimi kaçırmak zorunda kaldım.
“Neden?”
“Neden ne?”
“Neden bu kadar önemsiyorsun beni, Lavinia?”
Kalbim bir anda duracak gibi oldu.
Odayı derin bir sessizlik kapladı.
Ne diyeceğimi bilmiyordum.
Çünkü cevabı ben de bilmiyordum.
Ya da biliyordum da söylemeye cesaret edemiyordum.
İç sesim bile ilk defa susmuştu.
Savaş Bey gözlerini gözlerimden ayırmadan bekliyordu.
Ben ise nefes almakta bile zorlanıyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.992okunma 63beğeni 14yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18