Lavinia kitap kapağı

92. bölüm / 101

Lavinia

88.bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 88.bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime · Okuduğun bölüm
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

Damladan devam
Şu an Fikret’le beraber eve gidiyorduk. Şu an o kadar mutlu hissediyorum ki anlatamam.
Fikret, “Gelinlik bakmak nasıldı?”
“Bilmem, iyiydi galiba.”
Fikret bir bana, bir de yola bakarak konuşuyordu.
Fikret, “Neden, beğenmedin mi gelinlikleri?”
Ben de gerçekten düşündüğümü ona söyledim.
“Hayır, aslında sevdim, beğendim ama…”
Fikret, “Ama?”
“Bana çok gereksiz geliyor.”
Fikret kaşlarını çatarak,
“Nasıl gereksiz, gülüm?”
“Yani ben o gelinliğe bu kadar para vermezdim. Ne gerek var? Sade, beyaz bir elbise alıp giyinebilir.”
Fikret, “Ama her genç kızın hayalidir beyaz bir gelinlik.”
“Hayır, benim değil. Ben olsam o parayı ona vermezdim. Onun yerine gider Gazze’ye bağışlardım.”
Fikret gülümseyerek elimi öptü.“Benim güzeller güzeli sevgilim… Hem merhametli, hem akıllı, hem güzel. İyi ki de seni bulmuşum.”
“İyi ki de ben de seni bulmuşum, balım.”
Fikret birden kaşlarını çatarak konuştu.
“Balım nedir ya?”
İstemsizce ben de güldüm.
“Çok iyi bir lakap buldum. Balım.”
Fikret, “Hayır, hiç güzel değil.”
“Güzel, balım.”
“Kimsenin yanında sakın bunu söyleme, bak vallahi rezil olurum, gülüm.”
“Tamam, balım demem.”
Fikret, “Ya sabır.”
Laviniadan devam
İç ses: “Bebek gibi olduk.”
Aynadan kendime bakarak,
“Evet, çok iyi olmuşum.”
Gerçekten uzun, kırmızı bir elbise tam vücuduma yapışıyordu.
Hafif göğüslerim belli oluyordu ama beni o kadar da rahatsız etmiyordu.
Son bir şeyim kalmıştı. Rujumu da sürdükten sonra tamamen hazırdım.
Onu da sürmüştüm ki içeriye Savaş girmişti bile. Islık çala çala yanıma yaklaşmıştı.
Savaş, “Ateş gibisin güzelim. Beni zaten yakıyorsun, bu sefer kül etmeye mi çalışıyorsun?”
İstemsizce gülümsedim.
“Beğenmene sevindim.”
Yanıma geldiği gibi iki elini de masanın yanlarına koyarak beni masaya oturtmuştu ve kendini de bana yaklaştırmıştı.
Tam dudaklarımı öpecekti ki geri çekildim.
“Bekle.”
Savaş kaşlarını çatarak konuştu.
“Neden bekle?”
“Yeni sürdüm ruju.”
Savaş, “Tekrardan sür.”
Tekrar yaklaştı. Bu sefer ellerimi kullanıp onu geriye ittim.
Savaş, “Kızım, dur iki dakika bir öpeyim ya.”
“Hayır Savaş. Çok uğraştım sürmek için. Kırmızı ruj öyle kolay kolay sürülmez.”
Savaş bu sefer beni oturduğum yerden bir anda kaldırıp kucağına aldı ve yatağa yavaşça bıraktı.
Sonra odanın ceketini çıkarıp üzerime doğru gelmişti.
“Hani dışarıya çıkacaktık?”
Savaş, “Şu an olmaz güzelim.”
“Ama…”
Savaş elini dudaklarıma doğru götürdü.
Savaş, “Hişt… Bozulmasını istemeyiz, değil mi?”
Ben de istemsizce gülümsedim.
“Sanki bozulacak gibi.”
Savaş, “Bu da benim suçum değil güzelim. Bu kadar güzel olmasaydın çıkabilirdim ama şu an kendimi tutamıyorum. Bana engel olmanı da sevmedim.”
“Bu kadar açık sözlü olman gerekmiyor.”
Savaş da kaşlarını çatarak,
“Hiç olmadığım kadar kendimi tutuyorum ama dayanamıyorum. Ve bunu unutma ki ben de bir erkeğim ve bu erkek de kadınını istiyor.”
Deyip dudaklarıma yeniden yaklaştı. Öpmeye başladı Bir süre sonra geri çekilip bana baktı.
“Karşılık ver, güzelim.”
Sanki onu bekliyormuşum gibi ona yaklaştım.
Aramızdaki öpüşme giderek daha tutkulu bir hâl alırken, ikimiz de kendimizi o ana bırakmıştık.
Savaşın eleri aşağıya göüslerime doğru gitti ve sıkmaya başladı ağzımdan bir inilti çıktı
Savaş kulağıma doğru eğilerek,
“Bana inlemeni seviyorum.”
Ben de gülümseyerek,
“Ben de.”
Maviden devam Elimdeki kan da kimin kanıydı böyle? Yoksa ben mi yaralandım? Sesler bir anda kesilmişti.
Demir, “İyi misin? Bir yerine bir şey oldu mu?”
“İyiyim.”
Demir, “Mavi.”
deyip bana sarıldı. Ne oldu, ne bitti hiçbir şey anlamadım.
“Ne oluyor ya?”
“Demir bey…”
Ama Demir Bey hâlâ bana sarılıyordu.
“Demir beyyyy!”
Bu sefer bağırmıştım. Demir Bey yavaş yavaş geri çekilmişti.
“Birimiz yaralandık.”
Demir, “Ne?”
Elimdeki kanı ona gösterdim.
Demir, “Sorun yok, sen yaralanmadın.”
“Ne?”
Demir, “Korkma, sen yaralanmadın, tamam mı? Git ellerini yıka ama dur.”
Deyip beni tekrardan süzdü. Arkamı, önümü bile kontrol etmişti. Sanki emin olmak ister gibiydi.
Ben de ona baktım ve karnında kan olduğunu gördüm.
“DEMİR BEY!”
Demir, “Bağırma be.”
“Ama siz… Siz yaralanmışsınız!”
Demir, “Evet, sorun yok.”
“Nasıl sorun yok? Hemen hastaneye gitmemiz gerek.”
Demir, “Hastaneye gerek yok.”
“Nasıl gerek yok Demir Bey? Şu an siz ölebilirdiniz.”
Demir Bey bana sırıtarak konuştu.
“Bu yarayla mı öleceğim ben?”
Ben de ona kafa salladım. O sırada karnına dokunmaya çalıştım ama dokunamadım bile.
“Demir Bey, şu an her şeyi bırakın. Hemen tedavi olmanız gerekiyor.”
Demir, “Hastane olmaz dedim sana, Mavi.”
“O zaman böyle olun, gidin. Arkanızdan da kimse dua etmesin. Tamam, siz bilirsiniz. Kimse sizi…”
Birden Demir Bey beni kendisine yapıştırdı.
Demir, “Bir kelime daha konuşursan seni öperim.”
Ne? Öperim mi? Gerçekten mi yapardı? Yapardı. Deli çünkü.
Demir geri çekilerek,
“Güzel,” dedi.
Sonra telefondan birisini arayarak konuştu.
Demir, “Bana Ece’yi bul, eve gelsin. Geleceğim ben de şimdi eve.”
Karşı taraf bir şey diyordu.
Demir, “İyiyim, sorun yok. Sadece kurşun sıyırığı.”
Karşı taraf bir şeyler diyordu.
Demir, “Olduğum yere bir camcı ayarla, gelin. Bir de duvarlar için birisini bul. Evin içinde ne kırılmışsa yenisini al.”
Karşı taraf bir şeyler söylüyordu ama ben duyamıyordum. Demir Bey koltuğa oturmuş, yarasını tutuyordu. Konuşurken de yüzü değişiyordu. Galiba canı acıyordu.
Demir, “Tamam, şu an onun sırası değil. Eve gelince konuşuruz.”
Karşı tarafı bile beklemeden kapattı.
Ben de hemen kendi odama gidip temiz tişörtlerimden alarak Demir Bey’in yanına gittim. Yanına oturup gömleğini çıkartmak için uzandım. O sırada Demir Bey elimi tutup benimle yüz yüze geldi.
Demir, “Ne yapıyorsun?”
Ben de kaşım ve gözlerimle yarasını gösterdim. Yaraya bastırmak istediğimi anlatmaya çalışıyordum.
Ama Demir Bey sabır çeke çeke ellerimi bırakıp başını koltuğun ucuna yaslayarak tavana baktı.
Ben de önümdeki gömleğinin düğmelerini çözerek çıkarttım. Demir Bey birden inledi.
Ben de özür dileyen bakışlarımı gönderdim ama görmemişti bile.
Elimdeki tişörtü alarak yarasına bastırdım. Kanın durması gerekiyordu.
Demir, “Gitmemiz gerekiyor. Gitmişlerdir ama belki geri gelebilirler.”
Deyip elimden tişörtü aldı ve yarasına kendisi bastırdı. Sonra yürümeye başladı, çıkışa doğru ilerledi.
Hayır, insan bir teşekkür eder. Görgüsüz ayı!
O tam çıkmıştı ki ben de onun kalktığı yere oturdum. Evime bakıp ne hâle geldiğine baktım.
“Hayır, ben bunu nasıl açıklayacağım ki ev sahibine?”
Demir, “Ne yapıyorsun orada? Gelsene.”
Ben de hemen kalkıp Demir Bey’in tarafına baktım. Kendimi göstererek “Ben mi?” der gibi yaptım.
Demir, “Konuş artık, konuş.”
“Ben niye sizinle geliyorum ki?”
Demir, “Evin tekrardan kurşunlanabilir diye. Olmasın.”
“Hayır, olmaz.”
Demir, “Şu an çok zor duruyorum, Mavi. Hadi.”
“Hayır dedim Demir Bey, siz gidin.”
Demir bıkmış bir şekilde konuştu.
“Lanet olsun senin gibi kıza! Ne bok yiyorsan ye, umurumda değilsin.”
Ben şanslı mı bırakıp gidemezdim. Onu kendi hâline bırakamazdım. Onun da benim de kimsemiz yoktu. Bak, herkes hemen bırakıp gidebiliyordu beni ama ben onu hiç bırakmayacaktım.
Demir Bey hiçbir şey demeden çıkıp gitmişti bile kapıdan.
Ece, “Tatlım, ne yapmışsın kendine öyle? Yaran bayağı açılmış ve içinde de kurşun var.”
“Çıkar işte Ece. Doktor değil misin? Hadi, çıkart.”
Ece, “Canlı canlı yapamam, Demir.”
“Sana soru sormadım. Yap dediysem yap, sonra çık git.”
Ece, “Siz var…”
Yine bastırdı. Ben de dişlerimi sıktım.
Ece, “Hazırsan başlıyorum.”
Ona tamam der gibi kafamı sallamıştım ve kurşunu çıkarmaya başladı.
Ben de bugün Mavi’ye niye o kadar sert çıkıştığımı anlamadım. Canımın yanmasından mıydı ki öyle çıkıştım?
“Ahhh!”
Ece, “Tamam, az kaldı. Dayan.”
Ama niye benimle beraber gelmemişti ki? Hiç de neden diye sormamıştım gelmediği için. Bir de ona hiç istemediğim şeyler söylemiştim. Evi tekrardan silahlı adamlar gelebilirdi.
Hayır, ben neden onun evine gitmiştim ki? Lanet olsun!
“Ahh!”
Ece, “Tamam, bitti.”
Ece elindekini bana göstererek,
Ece, “Al, saklarsın. Kaçıncı kurşun bu?”
Ona bile bakmadan Ömer’e baktım. O da anlamış gibi konuştu.
Ömer, “Ece Hanım, bu taraftan alacağım sizi. Paranızı da çıkışta korumalar verecek.”
Ece, “Hepiniz de aynısınız.”
Onu daha fazla dinlemedim, uzandım.
Ömer, “Abi, kurşun sıkanlar dünkü öldürdüğün adamın kardeşi Ateş’miş.”
“Şerefsiz.”
Ömer, “Ne yapalım?”
“Şu an değil, Ömer. Onu ben halledeceğim. Ama ilk önce evi yaptınız mı?”
Ömer, “Abi, camlar takıldı ama duvarlar daha bitmedi. Kapılar da kırılmış.”
“Ee?”
Ömer, “Kapı açık yani, abi.”
“Kız?”
Ömer, “Abi, kız da köpekle evde kalıyorlar. Ben onlara bir otel ayarladım ama kız inat edip gitmedi evden.”
İnat olmaz mı? İnat!
“Tamam, çık.”
Ömer kafasını sallayarak çıkmıştı. Ben de gözlerimi kapattım.
Gözlerimi kapatmışım gibi yine onun suratını gördüm.
“Çık aklımdan artık.”
Ama yok… Her gözümü kapattığımda o karşımdaydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.775okunma 74beğeni 36yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18