Lavinia kitap kapağı

51. bölüm / 101

Lavinia

48.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 48.Bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime · Okuduğun bölüm
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

DAMLA’NIN AĞZINDAN
Yatağımda uzanmış, Lavinya’yı düşünüyordum.
“Acaba dün gece ona çok mu sert konuştum?” diye mırıldandım kendi kendime.
Bir anda yatakta doğruldum.
“Ama bunu hak etmişti. Ne benimle buluşmaya geliyordu ne de telefonlarımıza cevap veriyordu. Hem ben hem de Mert onu merak ediyorduk.”
Tam o sırada annemin sesi evin içinde yankılandı.
“Damlaaa!”
Of, yine annem…
Bu sefer ne isteyecekti benden? Gerçekten yeterdi artık. Bazen bu evden kaçıp gitmek istiyordum ama babaannem yüzünden hiçbir yere gidemiyordum. Ona kaç kere bu evden taşınmamız gerektiğini söylemiştim ama nafileydi.
Telefonumun çalmasıyla düşüncelerim bölündü.
Arayan Mert’ti.
Aslında ona Lavinya’yla konuştuğumu söyleyecektim ama babanem çağırınca telefonu kapatmak zorunda kalmıştım.
“Alo, Mert.”
“Nasıl bir daha beni aramazsın sen? Dün akşam ne kadar merak ettim seni, farkında mısın?”
“Tamam Mert, sakin ol. Babaannem çağırmıştı, o yüzden gitmek zorunda kaldım.”
“Neyse, uzatma. Lavinya nasıl? Konuştun mu onunla? İyi mi? O şerefsiz adam kıza bir şey yapıyor mu?”
“Hop hop şampiyon, biraz yavaş. Bir tane soru sor da ona göre cevap vereyim.”
“Ben burada dalga mı geçiyorum Damla?”
Bu kadarı da fazlaydı artık. Herkes neden bana yükleniyordu?
“Ben senin uşağın mıyım Mert? Hayırdır? Sen kim oluyorsun da bana bağırıyorsun?”
“Damla, ben özü—”
Devamını dinlemeden telefonu kapattım.
Belki de Mert’in benimle gelmesi Lavinya için daha tehlikeli olabilirdi.
“Damlaaa!”
“Geliyorum anne!”
Hızla banyoya gidip günlük işlerimi hallettim. Üzerime bol bir eşofman ve siyah bir crop giydikten sonra aşağı indim.
Annem beni görür görmez konuşmaya başladı.
“Kız, bu saate kadar ne uyuyorsun? Babaannen kaç saattir seni çağırıyor. Git de bir bak.”
“Tamam anne, hemen bakacağım.”
“Ben çıkıyorum. Cüzdandaki parayı da aldım.”
Bir anda duraksadım.
“Ama anne, o para kira içindi.”
“Yeter artık! Hep aynı şeyler, aynı cümleler. Git o çok sevdiğin babaannenden iste. Zaten baban olacak adam ölüp gitti, sizi de başıma bela etti.”
“Anne…”
“Yeter, uzatma.”
Tam bir şey söyleyecekken babaannemin sesini duydum.
Hemen odasına doğru yürüdüm. Kapıyı çalmak için elimi kaldırmıştım ki içeriden gelen bir gürültüyle irkildim.
Kapıyı açtığımda babaannemin yerde olduğunu gördüm.
“Babaanne!”
Koşarak yanına gittim ve onu kaldırmaya çalıştım.
“Babaanne! Babaanne! İyi misin?
Tüm gücümle babaannemi kaldırmaya çalıştım ama nafile, olmuyordu. İstemsizce gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı.
“Babaanne…”
“Kızım dur, belini ağrıtacaksın. Ben kalkmaya çalışacağım.”
“Babaanne, iyi misin? Bir yerin acıyor mu? Ben şimdi ambulansı arayacağım, sen merak etme.”
“Ne ambulansı kızım?” dedi hafifçe gülümseyerek. “Hastaneye gitsek bir de ilaç masrafı çıkar başımıza. İyiyim ben. Sadece bir an gözüm karardı, düştüm o kadar.”
İyi falan değildi. Sadece bana yük olmamak için böyle söylüyordu.
“Tamam babaanne ama şimdi bana dayan. Üçe kadar sayacağım, sonra kalkmaya çalışacağız. Tamam mı?”
“Kızım dur, bak bir…”
Onu dinlemeden sözünü kestim.
“İyiyim ben. Sonuçta ben Süpermen’im, bilmiyor musun babaanne?”
İkimiz de aynı anda gülmeye başladık.
“Şimdi hazır mısın? Üçe kadar sayacağım ve sen kalkacaksın.”
Babaannem cevap vermedi, sadece başını salladı.

“Bir…”

“İki…”

“Üç!”
Tam o anda bir çift güçlü el bana yardım etti. Birlikte babaannemi kaldırıp yatağa oturttuk.
Bir saniye…
Bu adam da kimdi?
Ve eve nasıl girmişti?
“Siz de kimsiniz evladım?” diye sordu babaannem.
Ben de adama baktım.
O da ne düşündüğümü anlamış olacak ki hemen babaanneme dönüp elini öptü, sonra elini başına koydu.
“Merhaba efendim. Ben Fikret. Fikret Kartal.”
“Merhaba oğlum da burada ne işin var senin?”
Bence de.
Bu adamın burada ne işi vardı?
Hırsız olsa ben olsam bu evi soymazdım. Hatta acıyıp para bırakırdım.
“Haklısınız efendim. Böyle izinsiz girdiğim için kusura bakmayın ama sesinizi duyunca merak ettim ve içeri daldım.”
“Daldın mı?”
Adam bana dönüp omuz silkti.
“Bazen öyle oluyor.”
“Allah razı olsun evladım, sağ ol.”
Adam sadece başını eğdi.
Ama çok garip bir adamdı.
Takım elbiseliydi. Oldukça yapılıydı. Mavi gözleri ve kumral saçları vardı. Sanki pahalı bir derginin kapağından çıkıp gelmiş gibiydi
Maşallah…
Sahibi güle güle kullansın.
Ama bütün bunlara rağmen başını eğip babaannemi dinliyordu.
Gerçekten garipti.
“Siz de Damla Hanım olmalısınız.”
Kaşlarımı çattım.
“Pardon ama çıkaramadım.”
“Çıkaramazsınız zaten.”
Bu adam neden bilmece gibi konuşuyordu?
“Anlamadım.”
“Ben Lavinya Hanım’ın çalıştığı yerden geliyorum. Sizi onun yanına götürmek için geldim. Eğer müsaitseniz çıkabiliriz.”
Ne?
Lavinya bundan hiç bahsetmemişti.
Ama ben de ona fırsat vermemiştim ki.
Dün konuşurken sözünü kesmiş, sabah aradığında da telefonu açmamıştım.
Belki de bana bir şey anlatmaya çalışıyordu.
“Oy benim yavrum, benim kınalı kuzum…” dedi babaannem iç çekerek. “Sen de onunla mı çalışıyorsun?”
Adam sanki gülecek gibi oldu ama kendini tuttu.
“Benimle değil teyzeciğim. O ev temizliği yapıyor, biz de dışarı temizliyoruz .”
Bir dakika…
Ne demekti bu şimdi?
“O evi temizliyor, biz dışarıyı temizliyoruz .”
Bu resmen suç örgütü açıklaması gibiydi.
İçimden alarm zilleri çalmaya başladı.
Hemen babaannemin yanına biraz daha sokuldum.
Ne olursa olsun onu koruyacaktım.
“Si-sizin çıkmanızı bekliyorum. Ben hemen geliyorum.”
Sesim neden titremişti ki?
“Dur kızım,” dedi babaannem. “O kadar yardım etti bize. Gel oğlum, börek yapmıştım. Sıcak sıcak yersin.”
“Yok babaanne…”
“Olur efendim,” dedi Fikret hiç düşünmeden. “Çok güzel koktu. Peynirli mi?”
Ne?
Bir insan börek teklifine bu kadar hızlı nasıl evet derdi?
“Tabii peynirli. Kaynanan seviyormuş bak seni.”
Fikret hafifçe gülümsedi.
“Daha kaynanam yok ama annemin sevmesini isterdim.”
Bu cümleyi çok sessiz söylemişti.
Babaannem duymamıştı ama ben duymuştum.
Ve nedense sesindeki o kırgınlık dikkatimi çekmişti.
Acaba aynı kaderi mi paylaşıyorduk?
“Hadi Damlam,” dedi babaannem. “Gel de yardım et bana. Kahvaltıyı hazırlayalım, sonra sen de Lavinya’ya gidersin.”
Hemen itiraz ettim.
“Sen dur orada tontiş.”
“Ama kızım…”
“Aması maması yok. Daha yeni düştün sen. Ben hazırlarım. Sen uzanıp dinleneceksin. Kahvaltını da odana getiririm.”
“Ayıp olur ama kızım.”
“Ayıp olmaz teyzeciğim,” dedi Fikret. “Siz biraz dinlenin. Biz de börekleri yedikten sonra çıkarız.”
Ne börekmiş arkadaş…
Babaannem gülümseyerek başını salladı.
“İyi tamam yavrum. Allah razı olsun senden.”
Fikret tekrar yanına gidip elini öptü.
“Allah sizden de razı olsun. Börekler için de teşekkür ederim.”
“Afiyet olsun evladım. Bal olsun, şifa olsun.”
Fikret sadece gülümsedi ve odadan çıktı.
Ben de babaannemin üzerini örterken saçlarını okşadım.
“Hadi şimdi biraz dinlen bakalım.”
Kapıyı yavaşça kapatıp doğruca o adama doğru yürümeye başladım.
Ama maşallah, ben daha iki adım atmadan gidip koltuğa kurulmuştu bile.
"Sen kimsin be? Ne hakla evime böyle giriyorsun?"
Fikret sakin bir şekilde ayağa kalkıp bana doğru yürümeye başladı.
Korkmadım desem yalan olurdu.
Sonuçta adam benden neredeyse iki kat büyüktü.
Ama herhalde beni burada öldürmezdi değil mi?
Sonuçta babaannem vardı.
"Birincisi," dedi sakin bir sesle, "adımı söylediğimi düşünüyorum. O yüzden 'Sen kimsin?' muhabbetini geçelim."
Parmağıyla ikinciyi gösterdi.
"İkincisi, kapı açıktı. Teyzenin sesini duyunca içeri girdim. Yoksa kapı çalmayı da seslenmeyi de bilirim."
Sonra hiç utanmadan ekledi:
"Üçüncüsü de böreğimi getir bana. Yiyip gidelim."
Deyip gidip tekrar koltuğa oturdu.
Ne diyordu bu manyak böyle?
Seni bir güzel döverdim de sen Lavinya'ya dua et.
Hemen mutfağa gidip fırından börek tepsisini çıkardım.
Tam tepsiyi tutarken elim sıcak yere değdi.
"Ah!"
İstemsizce ağzımdan bir inilti çıktı.
"İyi misin? Bir şey mi oldu?"
Bir anda yanımda bitmişti.
Bu kadar hızlı yanıma gelmesini nedense tuhaf buldum.
Noluyordu ya?
"Sorun değil. Elim tepsiye değdi."
Fikret sanki yeni fark etmiş gibi hemen kendini topladı.
"Dikkat et kendine. En azından ben seni sağ salim o delinin yanına götürene kadar."
Kaşlarımı çattım.
"Yoksa sana bir şey olursa benden bilir."
Deli dediği kişinin Lavinya olduğuna yüzde yüz emindim.
Ama onu böyle aşağılamasına izin veremezdim.
"Sen benim arkadaşım hakkında nasıl deli dersin?"
Fikret hafifçe güldü.
Allah'ım...
Bu adama gülmek de yakışıyordu.
"nereden çıkardın Lavinia dediğimden başkasına dedim ben o kelimeyi?"
Bir anda afalladım.
"Ne?"
"Sen nereden anladın ona dediğimi? Ben isim söylemedim."
Eyvah.
Aferin Damla.
Kendi ayağınla tuzağa düştün.
Fikret kahkaha atmaya başladı.
"Tamam tamam, hadi böreğimi ver artık."
"Gıcık."
Tezgahtan bir tabak alıp içine iki tane börek koydum ve ona uzattım.
Ama adam tabağa sanki hakaret etmişim gibi baktı.
"Noldu? Yemekten vaz mı geçtin?"
"Hayır da..."
Tabağı gösterdi.
"Bu ne?"
"Börek."
Fikret bana sinirli sinirli baktı.
"Damla Hanım, bu benim dişimin kovuğuna bile yetmez."
Bir anda tabağı elimden aldı.
"Çekil biraz."
Ardından maşayı da elimden kaptı.
Ben daha ne olduğunu anlayamadan tepsiden birkaç börek daha alıp tabağı doldurmuştu.
Gözlerim kocaman açıldı.
"Sen hepsini mi yiyeceksin?"
Fikret ağzını ağzına kadar doldurmuştu.
"Ofot yorom bom hobsobo."
Ağzı dolu olduğu için tek kelime anlamamıştım.
Kendimi zor tuttum.
Gülmemek için dudaklarımı ısırıyordum.
Ama yine de tepsideki birkaç böreği ayırdım.
Sonuçta Lavinya da babaannemin böreklerini çok severdi.
Ona da kalmalıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.943okunma 59beğeni 25yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18