Lavinia kitap kapağı

62. bölüm / 101

Lavinia

59.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 59.Bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime · Okuduğun bölüm
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

Ben onun dediklerini hâlâ idrak edemezken, bir anda kolumdan tutup beni çekmeye çalıştı.
Savaş: “Gidiyoruz.”
Artık ne konuşuyor ne de tepki veriyordum.
Tamam… Dediklerinin hepsi doğruydu.
İç ses: “Ama bu kadar da acımasız olamaz, değil mi?”
Neden? Yalan mıydı? Hayır… Hepsi doğruydu.
Tam gidiyorduk ki bir anda durdum. çunku biride beni durdurmuştu
Savaş Bey de “Ne oluyor?” der gibi bana döndü. Ben de Merakla arkamı döndüğümde gördüğüm kişi cenkti.
“Cenk…”
İstemsizce ismi dudaklarımdan döküldü. Hem onu çok özlemiştim hem de karşımda görünce şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemedim.
Cenk: “Kızın kolunu bırak. Ondan özür dile, hem de hemen.”
Bir anda kolumdaki acı daha da arttı. Savaş Bey’e baktığımda kaşları olabildiğince çatılmıştı.
Hiç vakit kaybetmeden araya girmek istedim.
İç ses: “Bence hiç karışma. Bırak Zeusu biraz dövsün de aklı başına gelsin, öküzün.”
İç sesimin dediğini yapmayı çok isterdim ama cenkle Savaş Bey birbirlerine hiç denk değillerdi.
Savaş Bey neredeyse iki metre boyundaydı. Cenk ise en fazla bir yetmiş. Savaş Bey’in kas olmayan yeri yoktu, Mert’in ise sadece kolları biraz yapılıydı.
Allah’ım ben ne düşünüyorum böyle?
İç ses, senin yüzünden kafam iyice allak bullak oldu.
Yani anlayacağınız, bu kavgadan dayak yiyecek olan kesinlikle Savaş Bey değildi.
İç ses: “Bu konuda sana katılıyorum.”
Kendime gelir gelmez elimi Savaş Bey’in elinden çekmeye çalıştım. Ama o kadar sıkı tutuyordu ki kolum sızlamaya başlamıştı.
Yüzüne baktığımda bunu fark etmiş olmalıydı. Önce bana, sonra tuttuğu koluma baktı.
Parmakları anında gevşedi ve kolumu bıraktı.
Yüzündeki o sert ifade de bir anlığına kaybolmuş gibiydi…
Ya da bana öyle gelmişti.
Bilmiyorum…
Cenk “Lavi, iyi misin?”
Bir anda Mert beni kendine çekip sıkıca sarıldı. Bir anlığına şaşırmadım desem yalan olurdu.
Cenk“Seni çok özledim.”
Hiç vakit kaybetmeden ben de ona sarıldım. Çünkü buna ihtiyacım vardı. En azından şu an beni gerçekten seven birinin varlığı, içimdeki fırtınayı biraz olsun dindirmişti.gerçekte kardeşim gibi mert onu gördüğümde yada damlayı gördüğümde içimde sıkıntılar az da olsa uçup gidiyor du aile olmak bu demekti çünkü yani heralde bu duygu bilemem ama öyle olduğunu düşünüyorum.
Bir süre sonra birbirimizden ayrıldık.
“İyiyim ben.”
Cenk: “Niye mesajlarıma bakmıyorsun? Sana bir şey mi yaptılar?”
Tam cevap verecektim ki…
Savaş: “Sana ne lan? Sen kim oluyorsun? Hadi yürü.”
Yine koluma uzanmıştı. Tam tutacakken bir adım geri çekildim.
Savaş Bey bu hareketimi hiç beklememiş olacak ki kısa bir an şaşırdı. Ama hemen kendini toparladı.
“Savaş Bey… Beş dakika izin verir misiniz? En azından babama gittiğimi söyleyeyim.”
Hiçbir şey söylemedi. Sadece belli belirsiz başını salladı.
Ben de cenki kolundan tutup peşimden sürükledim. Sonuçta onun da hastanelik olmasını istemiyordum.
Savaş Bey’den biraz uzaklaşınca Mert beni sorulara boğdu. Ama hiçbirine cevap vermedim.
Çünkü artık kimseye yalan söylemek istemiyordum.
Bu yaşıma kadar sevdiklerime hiç yalan söylememiştim. Bundan sonra da öyle olmasını istiyordum.
Babamın yanına geldim.
Babam: “Yine niye geldin lan?”
“Ben gidiyorum, bir…”
Lafımı bile bitirmeme izin vermedi.
Babam: “Yürü git! Senden gelen hiçbir şeyi istemiyorum. Bir daha da gelme.”
İstemsizce gözümden bir damla yaş süzüldü.
Cenk: “Levent Amca, biraz sakin olur musunuz?”
Babam: “Sana ne?”
Cenk: “Ya sabır…”
Tam o sırada Damla’nın sesi koridorda yankılandı.
Damla: “Bana bak baba bozuntusu! Bu ikisine, hatta bu dünyadaki kaç tane insan varsa hepsinin boku ağzına dolsun! Amin!”
Cenk“Âmin.”
Fikret: “Âmin, âmin.”
Bir anda hepimiz Fikret’e döndük.
Bu ne ara gelmişti?
Fikret de tüm bakışların üzerine çevrildiğini görünce hemen açıklama yaptı.
Fikret: “Şey… Damo öyle beddua edince ‘âmin’ diyesim geldi sadece.”
Damla: “Ama bunun boku olmasın allahım”
Fikret: “Niyeymiş o?”
Damla: “Ya senin bokundan biri yedikten sonra bir de zehirlenirse onunla mı uğraşacağım? Zaten seni sevmiyorum. Sadece Lavi için katlanıyorum.”
Fikret: “Ne demek istiyorsun sen? Benim bokumda zehir mi var lan?”
Damla: “Bana bak! Benimle ‘lan’lı konuşma. Gelirsem oraya bütün bardaklarını kafanda parçalarım.”
Fikret bir an kahkaha attı. Sonra kendini toparlayıp sırıttı.
Fikret: “Gel hadi. Yapmazsan kadın değilsin.”
Bu tartışma daha da uzayacak gibiydi ki Cenk araya girdi.
Cenk: “Sen de kimsin?”
Bunu doğrudan Fikret’e bakarak söylemişti.
Fikret’in yüzündeki gülümseme hafifçe silindi.
Fikret: “Sana kim lazım, aslanım?”
Artık daha fazla dayanamayacağımı hissediyordum.
Damla’ya koşup sıkıca sarıldım ve kulağına fısıldadım.
“Kendine de cenke de iyi bak. Babama da bir şey olursa beni ara.”
Damla: “Tamam, merak etme.”
Sonra cenke de sarıldım.
Tam ondan ayrılacakken biri beni aniden kendine çekti.
Yeter ama!
Ben eşya mıyım? Biri oraya, biri buraya çekip duruyor.
Savaş: “Yeter. Bu kadar. Gidiyoruz.”
Bu sefer kolumdan değil, elimden tutmuştu.
Cenk“Bana bak! Lavi’ye böyle davranamazsın.”
Savaş Bey hafifçe sırıttı.
Savaş: “Bu seni hiç ilgilendirmez.”
Cenkbir adım daha ona yaklaştı.
Cenk: “Çok da ilgilendirir. Hemen Lavinia’nın elini bırak.”
Savaş Bey’in yüzündeki ifade bir anda sertleşti.
Koridordaki hava bir anda buz kesmişti.
“Bu kadar gerginlik fazla değil mi?”
İç ses: “Eee, ne demişler… Bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır canım.”
“Yine ne saçmalıyorsun sen? Herhâlde Savaş Bey’i duymadın. Ben onun için ne ölümsüzüm ne de para… Giderim sadece.”
Fikret, “Abi, ben hallederim,” dedi.
Cenk alaycı bir gülümsemeyle, “Kim kimi hallediyormuş be?” diye karşılık verdi.
Savaş Bey tek kelime etmemesine rağmen Fikret bir adım geri çekildi. O sırada elimi de bıraktı.
Savaş soğuk bir sesle konuştu.
“Bir… Ben kimseden emir almam.”
Bir adım daha yaklaştı.
“İki… Kime, nasıl davranacağımı kimseye sormam.”
Bir anlık sessizlik oldu. Kimse nefes bile almıyordu.
Savaş Bey sözünü bitirmek yerine Mert’e iyice yaklaştı ve hiç beklenmedik bir anda sert bir kafa attı.
Cenk acıyla yere savruldu.
“Bu da üç… Kimse benim işime burnunu sokmaz.”
“Cenk!”
Damla da aynı anda bağırdı.
“Cenk!”
Tam onun yanına koşacakken Fikret kolundan yakaladı.
“Bekle.”
“Bırak beni!”
Damla çırpınmasına rağmen Fikret bırakmadı. Daha sıkı tutup kendine çekti.
“Dur be kızım. Adamlar kendi aralarında hallediyor. Abinin kurallarını duymadın mı?”
“Mikrop! O kurallar var ya…”
Damla küfür edecekken Fikret hemen sözünü kesti.
“Sus be! Hastane burası.”
Ben de cenkin yanına gidecektim ki…
Savaş Bey’in sert sesi yankılandı.
“Yeter. Bu iş fazla uzadı.”
Ne olduğunu anlayamadan yerden yükseldim. Beni omzuna almıştı.
“Savaş Bey! Ne yapıyorsunuz? Beni hemen yere bırakın!”
“Sessiz ol.”
“O zaman beni indirin.”
Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
“Bana şart koşma güzelim… Yenilirsin.”
“Bu adam gerçekten manyak,” diye geçirdim içimden. Az önce Mert’e kafa atmıştı, şimdi de beni omzuna alıp gidiyordu. Son kez arkama baktığımda Damla’nın cenkin burnuna tampon yaptığını gördüm. Fikret de sonunda onu bırakmıştı.
Ben ne kadar çırpınsam da beni yere indirmiyordu. Gerçekten bu adamdan nefret ediyordum. Her şey onun için bu kadar kolay mıydı? Önce öp, sonra aşağıla, ardından en yakınlarıma zarar ver… Ne olursa olsun, kim olursa olsun, benim aileme kimse zarar veremezdi.
İç ses: “Sakin ol. Cenkte de sabrını zorladı.”
“Ne sabrı? O sadece bana kötü davranmamasını söyledi.”
Bir anda durdu. Sessizce beni omzundan indirip yere bıraktı.
Bu kez gerçekten çok sinirlenmiştim. Ama ne bağırdım ne de tek kelime ettim. Çünkü ben onun gibi değildim. Eğer birine kırılırsam ya da küsersem, diğerleri gibi kavga çıkarmam, sesimi yükseltmem. Ben susarım… Ve giderim. Gidemiyorsam da varlığımı geri çekerim. Aynı evde, aynı odada olsam bile bir hayalet gibi yaşarım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.817okunma 79beğeni 36yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18