Lavinia kitap kapağı

87. bölüm / 101

Lavinia

83.bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 83.bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime · Okuduğun bölüm
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

Maviden devam
Sinir ola ola masaya gitmiştim ama bu sefer maşallah, Demir Bey’in yüzünde güller açıyordu. Pislik herif! Ben masaya oturduğum gibi Demir Bey’i göz hapsine aldım ama o hiç bana bakmıyordu. Tam tersine, masadaki diğer patronlarla konuşuyordu.
Gel de bu adamı öldürme!
Ali:“Mavi Hanım, iyi misiniz?”
Kendimi hafifçe toparlayarak adama döndüm.
“Evet, iyiyim Ali Bey. Siz nasılsınız?”
Ali:“İyiyim ben de, teşekkür ederim.”
Ona sadece kafamı salladım.
Demir Bey bana doğru yaklaşarak, hafif bir ses tonuyla yalnızca benim duyabileceğim şekilde konuştu.
Demir:“Bana öyle bakmayı kes. Herkes sana bakıyor.”
Ne? Bana mı bakıyorlardı?
Hemen onlara doğru döndüm. Gerçekten de bana bakıyorlardı.
İstemsizce onlara gülümsedim. Ardından Demir Bey’in viskisini alıp kafaya diktim ve anında öksürmeye başladım.
Demir:“Kızım, ne yapıyorsun sen? O öyle içilir mi?”
Öksürüğümün arasında bir de azar işitiyordum. Demir Bey elindeki suyu bana uzattı. Suyu içtikten sonra sonunda boğazımdaki acı geçmişti ama bu kez de hafif hafif midem bulanıyordu.
Demir Bey’in elini iterek:
“Teşekkür ederim.”
dedim.
Demir Bey de kalan son yudum suyunu içtikten sonra adamlara döndü.
Yaklaşık yarım saat daha sürdükten sonra toplantı bitmişti ama benim başım dönüyordu. Hem de hafif hafif…
Demir:“İmzalar için artık sizi biz davet edeceğiz.”
Ali:“Tabii ki de.”
Demir:“İyi akşamlar.”
Ali:“Siz de.”
Adam bana dönerek yaklaştı ve yanağımdan öptü.
Ali:“Siz de, güzel bayan.”
Ben donup kalmıştım.
Ne ara gelip beni öpmüştü? Herhâlde biraz sarhoşluğumdan kaynaklanıyordu. Yoksa ben, beni öpmesine izin verir miydim?
Adamlarla el sıkışıp gitmişlerdi. Ama Demir Bey, adama ilk baktığı gibi bakmıyordu. Ya da benim kafam biraz güzel olduğundan mı öyle geliyordu, bilmiyordum.
Ama ben bu bakışları biliyordum.
Kaşları çatılmış, dudaklarını hafifçe ısırıyordu.
Adam gitmişti ama ben hâlâ arkasından bakıyordum. Nedenini bilmiyordum.
Demir:“Hoşuna gitti herhâlde.”
“Ne?”
Demir:“Adamın öpüşü diyorum.”
“Hee, o mu? Yok be.”
Demir:“Ee, o zaman ne diye salak salak bakıyorsun?”
“Ne bileyim ben ya! Git başımdan.”
Demir Bey kaşlarını çatarak konuştu.
Demir:“Lan, sen benimle nasıl—”
Onun lafını bitirmesini beklemeden arkasını dönüp yürümeye başladım.
Demir Bey arkamdan bir şeyler söylüyordu ama hiç dinlemedim bile.
Demir’in ne ara yanıma gelip yetiştiğini bilmiyorum ama kolumdan tutmuştu.
Demir:“Sözümü bitirmeden nasıl arkana dönüp gidersin lan?”
Demir Bey’in elinden kurtulmaya çalıştım ama Demir Bey beni bir o kadar sıkı tutuyordu.
“Yaaaa, bıraksana beniii!”
Demir hemen elimi bıraktı.
Demir:“Lan, bağırma!”
“O zaman sen de bırak beni.”
Demir:“Lan, gece gece seninle mi uğraşacağım? Git, ne bok yapıyorsan yap.”
“Senden izin alacak değilim, Demir.”
Demir kaşlarını havaya kaldırarak konuştu.
Demir:“Demir?”
“Evet, Demir. Canım öyle istedi ve öyle söyleyeceğim.”
Demir’in yüzünde bir gülümseme mi oluştu, yoksa bana mı öyle geldi bilmiyorum. Ama onu arkamda bırakarak yürümeye başladım.
Hemen otelin barına gittim ama bir türlü bulamadım. Birini durdurup sordum. O da “Ben gidiyorum, gel beraber gidelim.” deyince tamam dedim.
Şu an bardaydım.
Hayatımda ilk kez eğleniyordum. Deliler gibi dans ediyorduk. Özgürce…
Ben daha önce neden buraya gelmemiştim ki?
Bir sağa, bir sola dönüyor, yerimde zıplıyordum. Eteğimin açılıp açılmamasını bile önemsemiyordum. Elimdeki tekilayı da tek seferde içtim.
“Bir tane daha alabilir miyim?”
Tam o sırada belimde bir el hissettim.
Kafamı kaldırdığım gibi onu gördüm.
Ateş.
“Aaa, merhaba.”
Ateş:“Tek ne yapıyorsun burada?”
Bir cesaretle ben de elimi onun boynuna atmaya çalıştım ama olmadı. Tekrar denedim, yine olmadı. O da elimi alarak kendi göğsüne koydu.
Ona bakarak gülümsedim. O da aynısını yaparak konuştu.
Ateş:“Böylesi daha iyi.”
“Bence de.”
Ateş:“O yanındaki ayı nerede?”
Bir anda kahkaha attım.
“Ayı mı dedin ona?”
Ateş:“Değil mi? Sevgilin ama tam bir ayı.”
Tekrar ona gülerek:
“Hayır, hayır. O benim sevgilim değil. Ve evet, ayı! Ayııı!”
Ateş:“Nasıl?”
“Ne nasıl?”
Ateş:“Sen onunla birlikte değil misin?”
“Hayır dedim ya! Uf, ben senden sıkıldım. Bırak beni.”
deyip tam ondan ayrılacaktım ki beni kendisine doğru çekti ve kulağıma yaklaşıp konuştu.
Ateş:“Tamam, tamam. O zaman sadece dans edelim.”
Onun aksine ben bağırarak:
“Evettt!”
dedim.
Bu hoşuna gitmiş olacak ki yüzündeki gülümseme büyüdü ve birlikte dans etmeye başladık.
Tekrar bana yaklaşarak konuştu.
Ateş:“Çok iyisin, biliyor musun?”
“İlk dansım bu. Gerçekten mi iyi dans ediyorum?”
Ateş bana gülerek konuştu.
Ateş:“Onu kastetmemiştim ama sen bilirsin.”
Garson:“Buyurun efendim.”
deyip tekilaları bize uzattı.
Ben aldığım gibi Ateş’le tokuşturup kafaya diktim.
Ateş:“Bence artık içmemelisin.”
“Neden?”
Ateş:“Kafan bayağı iyi oldu çünkü.”
“Boş ver, bırak da beni. Kendine bak sen. Hadi dans edelim.”
Ateş:“Olur.”
Ve dans etmeye geri döndük.
Ama Ateş’in eli sürekli kalçalarıma değiyordu. Bunu yanlışlıkla yaptığını düşünüp iki defa itelememe rağmen yine aynı hareketi yapmıştı. Bu sefer itelemeye çalıştım ama çekilmedi. Tekrar denedim, yine çekmedi.
“Elini kalçalarımdan çek.”
Ateş biraz daha bana yaklaşarak konuştu.
Ateş:“Hoşuna gitmedi mi, bebeğim?”
Bebeğim mi?
Iyyy!
Yine elini çekmesini sağlamaya çalıştım ama başarısız oldum.
“Bırak beni.”
Ateş:“Bence bırakmamı istemiyorsun.”
“Yaa, bıraksana beni!”
Bu sefer Ateş dudaklarıma doğru yaklaşmaya başladı. Ama ben bir anda gerilmeye başladım. Nedense rahatsız hissetmiştim. Zorla beni öpmeye çalışıyordu.
“Yapma, bıraksana!”
Bir anda biri beni çekti.
Kim olduğunu anlamaya çalışırken Ateş’le kavga ettiğini gördüm. Beni çektiği gibi Ateş’e bir yumruk attı.
Ateş yalpaladı ama o da hemen toparlanıp adama doğru yürüdü ve bir yumruk da ona attı.
Adam da hemen toparlandı ve Ateş’e bir yumruk daha attı.
Ateş bir yumruk daha savurdu.
Tam düşecek gibi olmuştu ama masadan destek alarak yeniden ayağa kalktı.
O adam:
“Kal lan, kal! Sen kimin sevgilisine asılıyorsun, şerefsiz?”
Bu ses sanki bir yerlerden tanıdık geliyordu.
Ama nereden?
Ateş’in yüzü bana dönük olduğu için sadece onu görebiliyordum. Ve o sırıtıyordu.
Manyak ya!
Ateş:“Sevgili mi? Yalancı sevgilisi.”
Adam hiçbir şey demedi ve Ateş’in üstüne üstüne yürüyecekti ki oradaki korumalar gelip Ateş’i tuttular ve önlerindeki adama baktılar.
Koruma:“Abi, depoya götürüyoruz.”
Adam:“Götürün. Ben geleceğim.”
Ve adam sonunda bana döndü.
“Aaa, sen?”
Demir:“Aaa, ben.”
Ben de kaşlarımı çatarak konuştum.
“Niye geldin sen?”
Demir:“Yürü, çıkıyoruz buradan.”
Beni kolumdan tutup çıkışa doğru götürmeye başladı. Ama ben gitmek istemiyordum.
“Bırak beni.”
Yine bırakmadı.
“Yaaa, beni bıraksana DEMİRR!”
İsmini o kadar yüksek sesle bağırmıştım ki o sırada müzik bile durmuştu.
Demir:“Ne var? Demir, Demir!”
Ben de küçük çocuk gibi konuştum.
“Lütfen biraz daha kalalım. Tamam, bu sefer seninle dans edelim mi?”
Demir:“Hayır, istemiyorum. Sen de benimle geleceksin.”
Demir’in yanına giderek yüzünü ellerimin arasına aldım ve yüzüne yaklaştım. Tabii ayak uçlarımda yükselerek…
“Lütfennn… Biraz daha, çok az.”
Demir bir anda elini belime koyup kafasını salladı.
İşte bu zaferdi!
Tam dönüp dans pistine gidecektim ki Demir elimi tuttu ve peşimden gelmeye başladı.
Ben dans etmeye başladım ama Demir’e bakınca dans etmediğini gördüm. Biraz daha ona yaklaşarak konuştum.
“Hadi, dans et.”
Demir düz bir ses tonuyla cevap verdi.
Demir:“Ben dans etmem, bilmem de.”
“Ben de bilmiyorum. Bak, böyle yapacaksın.”
deyip ona kendimi yapıştırdım ve tekrardan boynuna yaklaşmaya çalıştım. Ama burada da başarısız oldum.
Tam ellerimi göğsüne koyacaktım ki o beni hafifçe kaldırıp kendi ayaklarının üzerine koydu. Ellerim bu sefer boynuna yetişmişti.
Demir de bir o yana, bir bu yana sallanmaya başladı.
“Hani bilmiyordun sen dans etmeyi?”
Demir’le o kadar yakındık ki nefeslerimiz birbirine değiyordu.
Demir:“Sadece bu kadarını biliyorum.”
“ olsun, bu da iyi.”
O da omuz silkerek gülümsedi.
“Yeter, sıkıldım ben.”
Ben hiçbir şey demeden ondan ayrıldım ve tam diğer masada duran tekilayı içecektim ki Demir gelip elimden aldı ve içti bile.
“Ama onu ben içecektim.”
Demir:“Hadi, yeter bu kadar eğlenmek. Sana gidelim.”
“Hayır, gelmek istemiyorum. Ben seninle…”
Demir kaşlarını çatarak beni sırtına aldığı gibi bardan çıkardı. Ben debelenmeye başladım.
“Bıraksana beni yaa!”
Demir:“Rahat dur.”
“Ya, beni bırak!”
Demir hızlı bir şekilde diğer eliyle kalçama vurdu.
Demir:“Debelenmeyi kes.”
“Ama siz bana nasıl vurursunuz? Sizi şikâyet edeceğim!”
Demir:“Senin bu halini daha çok sevdim.”
“Ne? Ne dedin? Sesli söyle, duymadım.”
Demir:“Hiç, hiç.”
“Korktun değil mi?”
Demir:“Kimden?”
“Benden. Seni şikâyet edeceğim diye.”
Demir kahkaha atarak konuştu.
Demir:“Evet, Mavi Hanım. Çok korktum sizden.”
“Yaaa, aslanım. Böyle korkarsın sen benden.”
Demir:“Ya sabır…”
Sonra merdivenlere doğru çıktık.
“Hadi, beni burada indir. Yazık, omzuna çıkartma beni. Çok merdiven var burada.”
Demir:“Sen bir sus ya.”
“İyi, seni düşünmekte hata.”
Demir:“Sen beni mi düşünüyorsun?”
“Evet. Niye şaşırdın ki?”
Demir:“Beni iğrenç bulmuyor musunuz?”
“Buluyorum ama çok tatlısın da… Şirinsin de. Ama bugün benim kalbimi kırdın.”
Demir bir anda durdu.
Demir:“Özür dilerim o hareketim için.”
“Hayır, bari öp. Niye öpmeden gidiyorsun ki?”
Bir anda beni bir ip misali döndürüp kucağına aldı.
Demir:“Seni öpmemi mi isterdin?”
“Evet… Ya da hayır, bilmiyorum. Tabii ilk öpücüğümün öyle kim vurduya gitmesini istemem. Onu sevdiğim ama saklıyorum.”
Demir’in kaşları iyice çatıldı.
Demir:“Senin sevdiğin adam mı var?”
Kaşlarını çatmıştı bunu söylerken.
“Evet. Yani, umarım bir gün olur.”
Demir Bey’in kaşları gevşemiş, yüzü yeniden normal hâline dönmüştü.
Demir:“Yani yok şu an?”
“Maalesef.”
Demir:“Olmasını mı isterdin?”
“Evet. Beni sevip korumasını çok isterdim.”
Bir anda ağlamaya başladım.
Demir:“Niye ağlıyon be?”
“Kimse beni sevmiyor. Sen bile…”
Demir:“Ne, ben bile mi? Ben sevmiyor muyum seni?”
Bir anda ağlamam kesildi.
“Seviyor musun?”
Demir:“Seviyor muyum?”
Ağlamaya tekrardan başladım.
“Sevmiyorsun beniiii!”
Demir:“Odanın anahtarı nerede?”
Ne ara otelin kapısına geldiğimizi bilmiyordum.Damladan devam
Odamda ağlıyordum. Nasıl olurdu ya? Nasıl olur da ben ona öyle kelimeler söyleyebilirdim?
“Lanet olsun bana…”
“Tövbe tövbe de hemen.”
Arkamdan gelen sesle olduğum yerde donup kaldım. Kimin geldiğine bakmak için bile dönmedim.
“Babaanne, öyle ama… Ben var ya, ben akıllanmam. Her şeyi kendi dilimle kendime mahvediyorum.”
Babaannem yanıma gelip açıkta kalan saçlarımı okşamaya başladı. Sesi her zamanki gibi yumuşaktı.
“Ne oldu güzel kızım?”
Birden yataktan doğruldum ve başıma gelen her şeyi bir bir anlatmaya başladım. Babaannem tek kelime etmeden beni dinledi. Sözümü kesmedi, yargılamadı. Sadece arada saçlarımı okşamaya devam etti.
“O da çekip gitti arabasıyla… Ben de öylece kalakaldım yerimde.”
Babaannem derin bir nefes aldı.
“Bak, suçun sende olduğunu biliyorsun. E niye gidip özür dilemiyorsun? Her şeyi anlatmıyorsun?”
“Şimdi mi?”
“Neden olmasın deli kız? Sanki bu saatlerde evde mi olurdun?”
Bir an düşündüm.
“Doğru…”
Elimin tersiyle gözyaşlarımı sildim ve ayağa kalktım.
“O zaman ben gideyim.”
Babaannem bana bakıp gülümsedi.
“Bence böyle git.”
Aynanın karşısına geçip kendime baktım. Saçlarım ağlamaktan iyice dağılmıştı. Hemen aceleyle tepemde bir topuz yaptım. Gözlerimin içi kıpkırmızı olmuştu. Üzerimde pembe, Hello Kitty desenli, üstünde de Barbie yazan askılı bir gecelik vardı.
Kendime birkaç saniye daha baktıktan sonra yüzümü buruşturdum.
“Ama çok kötü görünüyorum ya ben…”
Babaannem yatağından kalktı. Elini göğüs kısmındaki poşetine götürüp içinden birkaç parça para çıkardı ve elime tutuşturdu.
“Seni seven, her hâlini sever kızım.”
Elimdeki paraya şaşkınlıkla baktım.
“Bu ne?”
Babaannem kaşlarını kaldırıp sanki çok saçma bir şey söylemişim gibi bana baktı.
“Buradan herhalde otobüsle gitmeyi düşünmüyordun, değil mi güzel kızım? Al bu parayı, taksiye binip git.”
Gözlerim yeniden doldu. Hiç düşünmeden ona sarıldım.
“İyi ki varsın…”
Babaannem saçlarımı okşayıp sırtıma hafifçe vurdu.
“Sen de iyi ki varsın güzel kızım.”
O an içimdeki bütün korkuya rağmen yüzümde küçücük bir gülümseme oluştu.
Çünkü artık ne olursa olsun, gidip onun karşısına çıkacaktım.
Özür dileyecektim.
Ve bu kez kaçmayacaktım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

971okunma 62beğeni 30yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18