Lavinia kitap kapağı

97. bölüm / 101

Lavinia

93.bölüm

Vaveyla Yazarı: Yağmur Çimen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 101Şu an: 93.bölüm
  1. 1 🦋🦋34 kelime
  2. 2 1 bölüm327 kelime
  3. 3 2 bölüm743 kelime
  4. 4 3 bölüm142 kelime
  5. 5 4 bölüm194 kelime
  6. 6 5 bölüm228 kelime
  7. 7 6 . Bölüm376 kelime
  8. 8 7 . Bölüm453 kelime
  9. 9 8 . Bölüm448 kelime
  10. 10 9.bölüm215 kelime
  11. 11 10.bölüm431 kelime
  12. 12 11.Bölüm436 kelime
  13. 13 12. Bölüm441 kelime
  14. 14 13.Bölüm358 kelime
  15. 15 14.bölüm465 kelime
  16. 16 15.bölüm210 kelime
  17. 17 16. Bölüm234 kelime
  18. 18 17.bölüm248 kelime
  19. 19 18.bölüm171 kelime
  20. 20 19.Bölüm239 kelime
  21. 21 20.Bölüm247 kelime
  22. 22 21.Bölüm304 kelime
  23. 23 22.bölüm525 kelime
  24. 24 23.Bölüm169 kelime
  25. 25 24.Bölüm400 kelime
  26. 26 25.Bölüm352 kelime
  27. 27 🦋🦋🦋22 kelime
  28. 28 26.Bölüm190 kelime
  29. 29 27.Bölüm304 kelime
  30. 30 28.Bölüm223 kelime
  31. 31 29.bölüm214 kelime
  32. 32 30.Bölüm465 kelime
  33. 33 31.Bölüm279 kelime
  34. 34 Kitap hakında26 kelime
  35. 35 32.Bölüm339 kelime
  36. 36 33.bölüm235 kelime
  37. 37 34.Bölüm348 kelime
  38. 38 35.Bölümm365 kelime
  39. 39 36.Bölüm640 kelime
  40. 40 37.Bölüm517 kelime
  41. 41 38.Bölüm267 kelime
  42. 42 39.Bölüm618 kelime
  43. 43 40.Bölüm702 kelime
  44. 44 41.Bölüm714 kelime
  45. 45 42.Bölüm814 kelime
  46. 46 43.Bölüm962 kelime
  47. 47 44.Bölüm777 kelime
  48. 48 45.Bölüm937 kelime
  49. 49 46.Bölüm1.101 kelime
  50. 50 47.bölüm867 kelime
  51. 51 48.Bölüm1.333 kelime
  52. 52 49.Bölüm1.039 kelime
  53. 53 50.Bölüm1.716 kelime
  54. 54 51.Bölüm1.268 kelime
  55. 55 52.Bölüm1.339 kelime
  56. 56 53.Bölüm918 kelime
  57. 57 54.Bölüm1.284 kelime
  58. 58 55.Bölüm1.451 kelime
  59. 59 56.Bölüm1.667 kelime
  60. 60 57.bölüm842 kelime
  61. 61 58.bölüm1.492 kelime
  62. 62 59.Bölüm1.124 kelime
  63. 63 60.Bölüm1.331 kelime
  64. 64 61.Bölüm1.746 kelime
  65. 65 62.Bölüm2.260 kelime
  66. 66 63.Bölüm1.830 kelime
  67. 67 64.Bölüm775 kelime
  68. 68 65.Bölüm2.335 kelime
  69. 69 66.Bölüm1.901 kelime
  70. 70 67.bölüm1.962 kelime
  71. 71 68.bölüm2.398 kelime
  72. 72 69.bölüm1.070 kelime
  73. 73 70.bölüm999 kelime
  74. 74 71.bölüm870 kelime
  75. 75 72.bölüm1.110 kelime
  76. 76 73.bölüm1.494 kelime
  77. 77 74.bölüm1.129 kelime
  78. 78 75.bölüm1.754 kelime
  79. 79 76.bölüm1.683 kelime
  80. 80 77.bölüm2.366 kelime
  81. 81 78.Bölüm2.161 kelime
  82. 82 79.Bölüm1.439 kelime
  83. 83 80.bölüm2.683 kelime
  84. 84 81.bölüm2.156 kelime
  85. 85 82.bölüm2.701 kelime
  86. 86 83.bölüm1.718 kelime
  87. 87 84.bölüm2.915 kelime
  88. 88 85.bölüm1.297 kelime
  89. 89 86.Bölüm2.202 kelime
  90. 90 87.Bölüm2.450 kelime
  91. 91 88.bölüm1.271 kelime
  92. 92 89.bölüm907 kelime
  93. 93 90.Bölüm991 kelime
  94. 94 91.bölüm2.097 kelime
  95. 95 92.bölüm1.824 kelime
  96. 96 93.bölüm1.468 kelime · Okuduğun bölüm
  97. 97 94.bölüm2.273 kelime
  98. 98 95.bölüm2.884 kelime
  99. 99 96.Bölüm1.625 kelime
  100. 100 96.Bölüm1.377 kelime
  101. 101 97.bölüm2.893 kelime

Maviden devam
Hemen Demir Bey’in yanına gidip oturdum ve elini tuttum.
“Demir Bey, gerçekten mi?”
Demir Bey önce tuttuğum elime, sonra da yüzüme baktı.
“O gün size ‘Öldünüz sandım,’ demiştim ya…”
Demir Bey’e baktığımda gülümsediğini gördüm. Onu ilk kez böyle görüyordum. İstemsizce gözlerimden bir damla yaş süzüldü.
“Ama ben onu öylesine söylemiştim. Gerçekten olmasını istemem ki!”
Demir Bey’in yüzündeki gülümseme bir anda silindi. Tuttuğum elini geri çekti, ardından gözyaşlarımı sildi.
Demir: “Hişt, şaka yaptım.”
“Şaka mı?”
Demir Bey yalnızca başını salladı. Ancak eli hâlâ yüzümdeydi ve yanağımı hafif hafif okşuyordu. Bense kendimi tutamayıp daha çok ağlamaya başladım.
“Ama siz benimle neden dalga geçiyorsunuz ki? Ben size inandım ya, siz…”
Ağlayışım giderek şiddetlendi.
Demir: “Tamam, Çilli. Şaka yapmıştım. Ağlanacak bir şey yok.”
“Olmaz olur mu? Siz benim için bir patron değilsiniz ki!”
Demir: “Değil miyim?”
“Hayır, siz benim için bir patron değilsiniz. Siz benim için…”
Bir anda sustum.
Ben ne diyorum ya? Ne saçmalıyorsun, Mavi?
“Yani…”
Demir: “Yani?”
“Siz… Çalıştığım yerdeki arkadaşlarımın hepsi benim için çok önemli. O yüzden siz de benim için önemlisiniz.”
Demir Bey kaşlarını çattı.
“Hepsi bu mu yani?”
Elini yüzümden çekti.
“Anladım.”
Tam o sırada kapı çaldı.
Hemen oturduğum yerden kalktım. Ancak içimde sanki bir alev yanıyordu. Kalbim tuhaf tuhaf atıyordu.
Ne oluyor bana böyle ya?
Ömer: “Abi, bizim depo…”
Ömer Bey, beni fark etmemişti. Başını kaldırıp beni gördüğü anda sustu.
Ömer: “Sen de mi buradasın?”
Hemen kendimi toparladım.
“Evet, Ömer Bey. Ben… Yani, Demir Bey bugün evden çalışacakmış. O yüzden…”
Demir: “Kimseye açıklama yapmana gerek yok.”
Ardından Ömer Bey’e döndü.
“Hayırdır, Ömer?”
Ömer: “Abi, istersen sonra konuşalım. Sen dinlen.”
Demir: “Tamam, çık.”
Ömer Bey hiçbir şey söylemeden odadan çıktı.
Hayır, bu adama neden bu kadar terslendi ki? Sanki ben çıkabilirdim mesela!
Demir Bey’in sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım.
“Daha orada dikilecek misin?”
“Ha?”
Demir: “Çalışalım diyorum. Hadi!”
“Tabii, Demir Bey.”
Bu adam neye sinirlendi yine? Psikopat, ne olacak!
⸻
Aradan iki saat geçmişti ama ben hâlâ üzerimdeki etekle rahat edemiyordum. Etek o kadar sıkıyordu ki durmadan kıpırdanıp duruyordum.
Bir elimle eteğimi aşağıya doğru çekiştirdim. Sonra biraz daha rahat oturabilmek için bacaklarımı hareket ettirdim.
Demir Bey ise yan gözlerle beni izliyordu.
Sonunda dayanamadı ve elindeki kalemi masaya bıraktı.
Demir: “Ama yeter artık! Git, üstünü değiştir de gel. Dikkatimi dağıtıyorsun!”
Şaşkınlıkla başımı kaldırıp ona baktım.
“Ne? Ben ne yaptım ki?”
Demir Bey gözlerini devirerek arkasına yaslandı.
Demir: “Masanın başında iki saattir bir sağa, bir sola kıpırdanıp duruyorsun. Bir eteğini çekiştiriyorsun, bir bacağını oynatıyorsun. Nasıl çalışmamı bekliyorsun?”
Allah Allah! Sanki bilerek yapıyorum!
“İyi de Demir Bey, bu etek çok dar. Rahat oturamıyorum ki!”
Demir: “E o zaman değiştir dedim ya!”
“Tamam, değiştiririm. Kızmanıza gerek yok!”
Demir Bey yeniden önündeki evraklara döndü.
Demir: “Bir de cevap veriyor!”
İçimden derin bir nefes aldım.
Sabır Ya Rabbi, sabır! Adam bir iyi oluyor, bir kötü. Az önce elimi tutup gözyaşlarımı siliyordu, şimdi de beni kapının önüne koyacak neredeyse!
Ayağa kalkıp kapıya doğru ilerledim. Tam çıkacakken arkamdan sesini duydum.
Demir: “Mavi!”
Hemen arkamı döndüm.
“Efendim, Demir Bey?”
Demir Bey gözlerini bilgisayarından ayırmadan konuştu.
Demir: “Üstünü değiştirince geri gel. İşimiz bitmedi.”
İçimden gözlerimi devirdim.
Merak etme patron bey, kaçmıyorum ya!
“Tamam, Demir Bey.”
Kapıdan çıkarken kendi kendime mırıldandım.
“Bir de dikkatini dağıtıyormuşum! Sanki ben bayılıyorum burada oturmaya!”
Söylene söylene odama çıktım. Küçük çantamı alıp yatağımın ucuna bıraktım. O sırada Şanslı hâlâ mışıl mışıl uyuyordu.
“Keşke yanında olsaydım.”
Çantamdan gri eşofmanımı ve üzerine giymek için ince askılı bir tişört aldım. Ardından hiç vakit kaybetmeden banyoya girip üzerimi değiştirdim. Banyodan çıktığımda aynada kendime baktım. Çillerim yine biraz fazla belli oluyordu. Hemen pudramı alıp yüzüme sürdüm.
Şanslı hâlâ uyuyordu. Çıkardığım eşyaları tekrar çantama yerleştirip odamdan çıktım. Koridorda ilerlerken saçlarımı alçak bir at kuyruğu yaptım.
Sonunda Demir Bey’in odasına gelmiştim.
Derin bir nefes alıp verdim.
“Hazırım.”
Kapıyı çaldım.
Ses yoktu.
Bir kez daha çaldım.
Yine ses yoktu.
“Yoksa bu adama bir şey mi oldu?”
Bu kez kapıyı daha şiddetli çaldım ama yine cevap alamadım.
“Demir Bey, ben giriyorum!”
Deyip içeri daldım. Ancak Demir Bey yatakta yoktu.
“Demir Bey?”
Ses yoktu.
“Demir Bey!”
Birden banyodan su sesleri gelmeye başladı. Ama Demir Bey duş alamazdı ki! Daha yeni dikişleri atılmıştı.
“Demir Bey, duş mu alıyorsunuz?”
Demir: “Ömer, sen misin?”
Mehmet Bey mi? Ne alaka? Bir kere benim sesim erkek sesi miydi, yoksa Ömer Bey’in sesi kız sesi miydi?
Demir: “Ömer, gel buraya! Seni ben çağırtırdım zaten. Gel, kafamı yıka.”
“Şey, Demir Bey… Ben Mavi.”
Demir Bey bir anda duraksadı ama ardından konuşmaya devam etti.
Demir: “Ömer’i çağır.”
Net, soğuk ve buz gibi… Tam bir psikopat!
“Tabii, Demir Bey. Siz sakin olun, dikişleriniz patlayabilir.”
Hemen dışarı çıktım. Amacım Ömer Bey’i bulmaktı ki tam o sırada Demir Bey’in odasının kapısı çalındı.
“Buyurun!”
Ben niye buyurun dedim ki şimdi?
“Merhaba, Mavi Hanım.”
“Merhaba, Ayşe abla.”
Ayşe abla, buranın çalışanlarından biriydi.
Ayşe: “Mavi Hanım, Ömer Bey evden çıkmış. Demir Bey onu çağırmıştı ama…”
“Ama Demir Bey’in saçını yıkaması gerekiyordu.”
Ayşe: “Sen Demir Bey’e söyler misin?”
“Şey… Tabii.”
Ayşe abla başka bir şey söylemeden odadan çıktı.
Ben şimdi neyin içine düşmüştüm böyle?
Tekrar banyoya doğru ilerleyip Demir Bey’e seslendim.
“Demir Bey, Ömer Bey dışarı çıkmış. Yani şu an evde değil.”
Cevap gelmedi.
“Demir Bey?”
Demir: “O zaman sen gel. Başıma suyu tut, sadece.”
“Ben mi?”
Demir: “Evet, sen! Hemen gel. Biraz daha böyle beklersem dikiş diye bir şey kalmayacak.”
“Tamam, Demir Bey. Durun, hemen geliyorum.”
Banyoya girip duş kabinini açtım ve…
Allah’ım!
Karşımda Demir Bey’in çıplak sırtı, geniş omuzları ve kaslı kolları vardı.
Ben galiba kalpten gidecektim!
Demir Bey saçlarını çoktan ıslatmıştı. Daha fazla öylece duramayarak elindeki duş başlığını aldım.
“Müsaadenizle, Demir Bey.”
Demir Bey hiçbir şey söylemeden duş başlığını bana verdi. Bir elimle suyu tutarken diğer elimle saçlarındaki köpüğü durulamaya başladım.
Saçları o kadar yumuşaktı ki…
Bir erkeğin saçı gerçekten böyle yumuşak olabilir miydi? Benim saçımdan bile daha yumuşaktı!
“Yumuşak…”
Demir: “Ne?”
“Hiç, hiç!”
Demir Bey daha fazla üstelemeden sustu.
Sonunda saçlarındaki bütün köpük gitmişti. Suyu kapatıp duş başlığını yerine koydum. Tam yanındaki havluyu alacaktım ki ayağım kaydı.
Her şey bir anda oldu.
Tam yere düşecekken Demir Bey beni yakaladı.
Bir anda kendimi onun kollarında bulmuştum. Saçlarından akan sular yüzüme damlıyordu.
Demir: “Dikkat et.”
Saçından akan su damlalarından biri gözüme kaçtı. Elimi kaldırıp gözümü silmek üzereydim ki Demir Bey benden daha hızlı davrandı. Diğer eliyle gözümü nazikçe sildi.
Olduğum yerde kalakalmıştım.
Demir Bey’in yüzü yüzüme o kadar yakındı ki nefesimi tutmuş gibiydim.
Demir: “Çillerini neden kapatıyorsun?”
“Sevmiyorum.”
Demir: “Ben seviyorum.”
“Ha?”
Demir: “Yani… Şey oluyor.”
Bir anda kendime gelip dikeldim.
“Şey… Teşekkür ederim.”
Demir Bey beni bırakmıştı. Ardından elini ensesine atarak konuştu.
Demir: “Üstün ıslanmış.”
Üzerime baktım ve…
Lanet olsun! Göğüs uçlarım belli oluyordu. İçime de bir şey giymemiştim.
Aferin sana, akıllı Mavi!
Hemen kollarımı göğsüme siper ettim.
Demir: “Bekle, sen burada. Ben geliyorum.”
Utancımdan tek kelime bile edememiştim. Ama gerçekten, şu an burada ölebilirdim!
Demir Bey gider gitmez ellerimi göğsümden çektim.
Hayır, ben şimdi nasıl çıkacaktım dışarıya? Evde bir sürü güvenlik görevlisi vardı. Ya biri beni bu hâlde görürse?
Tam o sırada banyonun kapısı çalındı. Hemen ellerimi yeniden göğsüme siper ettim.
Kapı açıldı ve içeri Demir Bey girdi.
Demir: “Al, bunu giy.”
Elindekine baktım. Siyah bir tişört vardı. Uzatınca hemen aldım.
“Teşekkür ederim.”
Başka bir şey söylemeden banyodan çıktı.
Elimdeki tişörte bakarak istemsizce gülümsedim. Ardından tişörtü burnuma yaklaştırdım.
Çok güzel kokuyordu.
Gerçekten, bu koku insanı korkusundan bile âşık ederdi!
Bir anda kendime geldim.
Ne oluyor? Ne aşkı, ne meşki?
Ufff! Saçma sapan şeyler düşünme be kızım!
Hemen üzerimi değiştirdim. Tişört bana bayağı bol gelmişti. Aynanın karşısına geçip kendime baktım.
“Eee, 1,60’lık kızdan 2 metre boyundaki adamın kıyafeti böyle görünmesi normal.”
Kendi kendime söylenerek banyodan çıktım.
Demir Bey bu kez odadaki koltuğa uzanmış, başını geriye yaslamış ve gözlerini kapatmıştı.
Bir anda panikledim.
“Demir Bey, uyudunuz mu?”
Demir Bey hemen gözlerini açtı. Beni tam karşısında görünce şaşırmıştı.
Demir: “Bir insan gözlerini kapatınca böyle seslenilmez.”
Ardından tekrar gözlerini kapattı.
Ben ise yerimde duramıyordum. Hemen yanına gidip kolundan tuttum ve onu kaldırmaya çalıştım.
“Hayır, Demir Bey! Bugün uyuyamazsınız.”
Demir Bey gözlerini bile açmadan konuştu.
Demir: “Neden?”
“Çünkü doktor kız söyledi.”
Demir Bey gözlerini açıp bana baktı.
Demir: “Ece mi?”
Zaten ismini unutma sen! Maşallah sana!
“Bilmiyorum, Demir Bey. Adını unuttum.”
Bunu söyledikten sonra Demir Bey’in bacaklarını aşağıya doğru ittim.
“Maşallah, ismini unutmamışsınız.”
Demir Bey’e yan gözle baktım. O da çatık kaşlarıyla bana bakıyordu.
Ben ne halt ediyordum böyle?
Hemen oturduğum yerden kalkmaya çalıştım ama Demir Bey kolumdan tuttuğu gibi beni yeniden yerime oturttu. Sonra bana doğru eğilerek konuştu.
Demir: “Şu an beni kıskanmıyorsun, değil mi, çilli?”
Bak yine çilli!
Bu adam acaba ne zaman ismimi söyleyecekti?
“Hayır, Demir Bey. Ne kıskanması? Yanlış anladınız sanırım.”
Demir Bey biraz daha yaklaştı. Öyle ki artık burunlarımız neredeyse birbirine değiyordu.
Demir: “Şu an seni öpsem ne tepki verirdin?”
Bunu yalnızca benim duyabileceğim kadar alçak bir sesle söylemişti.
Ama onun kokusu bile şimdiden aklımı başımdan almaya yetiyordu.
Demir: “Pembemsi dudaklarını öpmek istiyorum, çilli.”
“Ama Demir Bey…”
Daha sözümü bitiremeden Demir Bey dudaklarıma kapandı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.125okunma 53beğeni 17yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18