47. bölüm / 101
Lavinia44.Bölüm
Bölümler 101Şu an: 44.Bölüm
- 1 🦋🦋34 kelime
- 2 1 bölüm654 kelime
- 3 2 bölüm743 kelime
- 4 3 bölüm142 kelime
- 5 4 bölüm190 kelime
- 6 5 bölüm228 kelime
- 7 6 . Bölüm376 kelime
- 8 7 . Bölüm453 kelime
- 9 8 . Bölüm448 kelime
- 10 9.bölüm215 kelime
- 11 10.bölüm431 kelime
- 12 11.Bölüm436 kelime
- 13 12. Bölüm441 kelime
- 14 13.Bölüm358 kelime
- 15 14.bölüm465 kelime
- 16 15.bölüm210 kelime
- 17 16. Bölüm234 kelime
- 18 17.bölüm248 kelime
- 19 18.bölüm171 kelime
- 20 19.Bölüm239 kelime
- 21 20.Bölüm247 kelime
- 22 21.Bölüm304 kelime
- 23 22.bölüm525 kelime
- 24 23.Bölüm169 kelime
- 25 24.Bölüm400 kelime
- 26 25.Bölüm352 kelime
- 27 🦋🦋🦋22 kelime
- 28 26.Bölüm190 kelime
- 29 27.Bölüm304 kelime
- 30 28.Bölüm223 kelime
- 31 29.bölüm214 kelime
- 32 30.Bölüm465 kelime
- 33 31.Bölüm279 kelime
- 34 Kitap hakında26 kelime
- 35 32.Bölüm339 kelime
- 36 33.bölüm235 kelime
- 37 34.Bölüm348 kelime
- 38 35.Bölümm365 kelime
- 39 36.Bölüm640 kelime
- 40 37.Bölüm517 kelime
- 41 38.Bölüm267 kelime
- 42 39.Bölüm618 kelime
- 43 40.Bölüm702 kelime
- 44 41.Bölüm714 kelime
- 45 42.Bölüm814 kelime
- 46 43.Bölüm962 kelime
- 47 44.Bölüm777 kelime · Okuduğun bölüm
- 48 45.Bölüm937 kelime
- 49 46.Bölüm1.101 kelime
- 50 47.bölüm867 kelime
- 51 48.Bölüm1.333 kelime
- 52 49.Bölüm1.039 kelime
- 53 50.Bölüm1.716 kelime
- 54 51.Bölüm1.268 kelime
- 55 52.Bölüm1.339 kelime
- 56 53.Bölüm918 kelime
- 57 54.Bölüm1.284 kelime
- 58 55.Bölüm1.451 kelime
- 59 56.Bölüm1.667 kelime
- 60 57.bölüm842 kelime
- 61 58.bölüm1.492 kelime
- 62 59.Bölüm1.124 kelime
- 63 60.Bölüm1.331 kelime
- 64 61.Bölüm1.746 kelime
- 65 62.Bölüm2.260 kelime
- 66 63.Bölüm1.830 kelime
- 67 64.Bölüm775 kelime
- 68 65.Bölüm2.335 kelime
- 69 66.Bölüm1.901 kelime
- 70 67.bölüm1.962 kelime
- 71 68.bölüm2.398 kelime
- 72 69.bölüm1.070 kelime
- 73 70.bölüm999 kelime
- 74 71.bölüm870 kelime
- 75 72.bölüm1.110 kelime
- 76 73.bölüm1.494 kelime
- 77 74.bölüm1.129 kelime
- 78 75.bölüm1.754 kelime
- 79 76.bölüm1.683 kelime
- 80 77.bölüm2.366 kelime
- 81 78.Bölüm2.161 kelime
- 82 79.Bölüm1.439 kelime
- 83 80.bölüm2.683 kelime
- 84 81.bölüm2.156 kelime
- 85 82.bölüm2.701 kelime
- 86 83.bölüm1.718 kelime
- 87 84.bölüm2.915 kelime
- 88 85.bölüm1.297 kelime
- 89 86.Bölüm2.202 kelime
- 90 87.Bölüm2.450 kelime
- 91 88.bölüm1.271 kelime
- 92 89.bölüm907 kelime
- 93 90.Bölüm991 kelime
- 94 91.bölüm2.097 kelime
- 95 92.bölüm1.824 kelime
- 96 93.bölüm1.468 kelime
- 97 94.bölüm2.273 kelime
- 98 95.bölüm2.884 kelime
- 99 96.Bölüm1.625 kelime
- 100 96.Bölüm1.377 kelime
- 101 97.bölüm2.893 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
SAVAŞIN AĞZINDAN
Fikret kapıda dikiliyordu ama gözleri sürekli Lavinia’ya kayıyordu. Bu hoşuma gitmemişti. Hem de hiç.
O an odadaki hava bile değişmişti sanki. İçimde sebepsiz bir öfke kabardı.
Fikret, boğazını temizleyip tekrar konuştu.
“Abi…”
Lavinia hafifçe gerildi. Bunu fark etmemek mümkün değildi.
Bakışlarını bana çevirdiğinde yüzündeki tedirginlik daha da belirginleşmişti.
“Kapıyı çalsana oğlum.”
Sesim istemsizce sert çıkmıştı. Ama umurumda değildi. Kimse benim kapımı böyle dalarak açamazdı. Hele ben içerideyken.
Fikret afalladı.
“Abi şey… şey oldu da…”
Konuşurken bile gözleri yine Lavinia’ya kaydı.
İşte o an sinirim daha da arttı.
Fikret benim adamımdı. Güvendiğim insanlardan biriydi. Ama yanımdaki kadına öyle bakması… içimde tuhaf bir his uyandırmıştı. Tarif edemediğim kadar rahatsız edici bir histi bu.
Hiç düşünmeden Lavinia’nın önüne geçtim.
Sanki onu saklama ihtiyacı hissetmiştim.
Fikret bunu fark etmiş olacak ki yüzü bir an gerildi.
“Abi ben çıkayım… sonra gelirim.”
“Bence de.”
Gözlerimle kapıyı işaret ettim.
Tek kelime daha etmeden çıktı odadan. Hatta arkasına bile bakmadı.
Kapı kapanınca derin bir sessizlik oluştu.
Normalde Fikret’i severdim. En sağlam adamlardan biriydi. Gözü kapalı güvenirdim ona.
Ama Lavinia’ya baktığı an…
Adamın gözlerini oyasım gelmişti.
Saçma bir histi.
Fazlasıyla saçma.
Ama içimde büyüyen o sahiplenme duygusunu da inkâr edemiyordum.
Lavinia “ben çıkıyım”
“Yani sargı bitti başka bir şey de yok Savaş bey… geçmiş olsun size.”
Ben daha ağzımı açıp bir şey demeden çıkıp gitmişti kapıdan.
Niye bu kadar panik olduğunu anlamamıştım.
Zaten kadınları anlamak mümkün değildi.
Hele konu Lavinia olunca hiçbir şeyi anlayamıyordum.
Masadaki viskiyi alıp tek seferde içtim.
Ama ani hareket ettiğim için yaram bir anda sızladı.
“LANN DEMİR BEN BUNU SANA SORMAZ MIYIM!”
O gün beni nasıl arkamdan vurduğu aklıma geldiği anda sinirim tekrar yükselmişti.
O şerefsizin yüzü gözümün önüne geldiğinde elim istemsiz yumruk olmuştu.
Mehmet”Aslan adamlar yerlerine geçti bende şimdi kapının yanına geçiçem. Fikret’te senle gelsin tek girme depoya. Demire güvenmiyorum bir pusu yapmış olabilir.”
“Gerek yok. İlk önce ben gireçem. Size işaret verince içeri girersiniz.”
Fikret”ama abi Demir şerefsizi bir şey yapaçak belli.”
Ona ters ters bakmam yetmişti.
Mehmet”dikkat et.”
Ona sadece kafa sallamakla yetindim.
Elimdeki silahları kontrol edip depoya doğru yürümeye başladım.
Deponun içi karanlıktı.
Sadece yukarıdaki kırık lambadan gelen ışık yere vuruyordu.
Adımlarım yankılanırken elim silahımın üzerindeydi.
“Demiiir!”
Sesim bütün depoda yankılandı ama cevap veren olmadı.
Tam ilerleyecekken arkamdan gelen ayak sesini duydum.
Demir”ooo kimler gelmiş geldiğini bilseydim sana çok güzel bir masa kurdururdum be savaş”
“Kes lan sana ben ne dedim burada uyuşturucu yapamazsın satamazsın demedim miii”
Bir anda yüzündeki rahatlık gitmişti. Demek ki bunu bildiğimi bilmiyordu. Ama öğrense ne değişirdi ki benim için fark eden bir şey yoktu.
Demir”öyle birşey yok kim söyledi sana seni kandırmışlar”
Bana utanmadan hâlâ yalan söylüyordu.
“Kendi adamlığından utan be kaç yaşına geldin hâlâ yalan mı söylüyorsun demir”
Demir’in yüzü bir anda ciddileşti.
Demir”bak bu iş için çok büyük para harcadım”
Onu dinlemeden lafını kestim.
“Uzatma lan ben sana yapamazsın dedim uzatma”
Demir iyicene sinirlenip yanıma biraz daha yaklaştı.
Demir”bak sen bu işe kendini çok kaptırdın sen bu masada oturduysan baban yüzünden bunu unutma savaş karahan”
Çenem gerilmişti. Babamın adını ağzına alması bile sinirimi bozmuştu.
“Bu nalet hayatı ben seçmedim doğru ama bu masada oturduysam benim sözüm geçer”
Demir saçma sapan gülmeye başladı.
Demir”bak dostum”
“Ben senin dostun falan değilim o eskidendi”
Depoda bir anda sessizlik oluşmuştu. Sadece tavandan damlayan suyun sesi geliyordu.
Demir bana birkaç saniye boyunca baktı sonra yüzündeki o sahte gülümseme kayboldu.
Demir”sen değişmişsin savaş”
“El mecbur”
Silahımı yavaşça masaya vurup ona baktım.
“Şimdi son kez söylüyorum bu işi burada kapatıyorsun”
Demir biraz daha bana yanaşmaya başladı."Bu iş burada bitemez eski dostum," dedi.Bir anda, ne olduğunu anlamadan elindeki bıçağı karnıma doğru sapladı. Bunu hiç beklemediğim için darbeyi yemiştim ama yerimden bile kıpırdamadan doğrudan Demir’in gözlerine baktım. Sanki pişmandı...
Demir, "Özür dilerim eski dostum ama bu işi yapmak zorundayım," diye fısıldadı. "Açıklamama bile izin vermediğin için çok pişman olacaksın."Bu ne demekti şimdi? Ne demek "bu işi yapmak zorundaydım"?
"Aslan, müsait misin?"Mehmet'in sesiyle zihnimdeki düşüncelerden sıyrıldım. O güne o kadar dalmıştım ki ne dediğini ilk anda kavrayamadım. Zaten bir süredir sürekli Demir’in sözlerinde boğulup duruyordum."Müsaitim abi, gel," dedim sesimi toparlamaya çalışarak.Mehmet içeri doğru bir adım attı. "Kapıyı çaldım ama duymadın. Ben de merak edince giriverdim.""Sorun değil."Gözlerini üzerime dikip, "Ne düşünüyorsun?" diye sordu.Derin bir nefes aldım. "O gün Demir bana, 'Beni dinlemediğin için çok pişman olacaksın,' dedi. Ne demek istediğini bir türlü çözemiyorum."Mehmet şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. "Nasıl yani?""Bilmiyorum, öyle söyledi işte."Acaba benim bilmediğim, göremediğim bir şeyler mi dönüyordu arkamdan? Elimdeki viski bardağını tazeleyip tek dikişte bitirdim.Mehmet endişeli bir ses tonuyla, "Yavaş iç, yaran açılabilir," diye uyardı.Ona sadece başımı sallamakla yetindim. Kısa bir sessizliğin ardından Mehmet asıl konuya girdi:"Demir’e ne yapalım bulunca?"Son zamanlarda nedense onun dışında hiçbir şey düşünemez olmuştum. Sürekli zihnimde dönüp duruyordu; garip bir şekilde, hep benimle olsun istiyordum.
Bölüm etkileşimi
