39. bölüm / 101
Lavinia36.Bölüm
Bölümler 101Şu an: 36.Bölüm
- 1 🦋🦋34 kelime
- 2 1 bölüm327 kelime
- 3 2 bölüm743 kelime
- 4 3 bölüm142 kelime
- 5 4 bölüm194 kelime
- 6 5 bölüm228 kelime
- 7 6 . Bölüm376 kelime
- 8 7 . Bölüm453 kelime
- 9 8 . Bölüm448 kelime
- 10 9.bölüm215 kelime
- 11 10.bölüm431 kelime
- 12 11.Bölüm436 kelime
- 13 12. Bölüm441 kelime
- 14 13.Bölüm358 kelime
- 15 14.bölüm465 kelime
- 16 15.bölüm210 kelime
- 17 16. Bölüm234 kelime
- 18 17.bölüm248 kelime
- 19 18.bölüm171 kelime
- 20 19.Bölüm239 kelime
- 21 20.Bölüm247 kelime
- 22 21.Bölüm304 kelime
- 23 22.bölüm525 kelime
- 24 23.Bölüm169 kelime
- 25 24.Bölüm400 kelime
- 26 25.Bölüm352 kelime
- 27 🦋🦋🦋22 kelime
- 28 26.Bölüm190 kelime
- 29 27.Bölüm304 kelime
- 30 28.Bölüm223 kelime
- 31 29.bölüm214 kelime
- 32 30.Bölüm465 kelime
- 33 31.Bölüm279 kelime
- 34 Kitap hakında26 kelime
- 35 32.Bölüm339 kelime
- 36 33.bölüm235 kelime
- 37 34.Bölüm348 kelime
- 38 35.Bölümm365 kelime
- 39 36.Bölüm640 kelime · Okuduğun bölüm
- 40 37.Bölüm517 kelime
- 41 38.Bölüm267 kelime
- 42 39.Bölüm618 kelime
- 43 40.Bölüm702 kelime
- 44 41.Bölüm714 kelime
- 45 42.Bölüm814 kelime
- 46 43.Bölüm962 kelime
- 47 44.Bölüm777 kelime
- 48 45.Bölüm937 kelime
- 49 46.Bölüm1.101 kelime
- 50 47.bölüm867 kelime
- 51 48.Bölüm1.333 kelime
- 52 49.Bölüm1.039 kelime
- 53 50.Bölüm1.716 kelime
- 54 51.Bölüm1.268 kelime
- 55 52.Bölüm1.339 kelime
- 56 53.Bölüm918 kelime
- 57 54.Bölüm1.284 kelime
- 58 55.Bölüm1.451 kelime
- 59 56.Bölüm1.667 kelime
- 60 57.bölüm842 kelime
- 61 58.bölüm1.492 kelime
- 62 59.Bölüm1.124 kelime
- 63 60.Bölüm1.331 kelime
- 64 61.Bölüm1.746 kelime
- 65 62.Bölüm2.260 kelime
- 66 63.Bölüm1.830 kelime
- 67 64.Bölüm775 kelime
- 68 65.Bölüm2.335 kelime
- 69 66.Bölüm1.901 kelime
- 70 67.bölüm1.962 kelime
- 71 68.bölüm2.398 kelime
- 72 69.bölüm1.070 kelime
- 73 70.bölüm999 kelime
- 74 71.bölüm870 kelime
- 75 72.bölüm1.110 kelime
- 76 73.bölüm1.494 kelime
- 77 74.bölüm1.129 kelime
- 78 75.bölüm1.754 kelime
- 79 76.bölüm1.683 kelime
- 80 77.bölüm2.366 kelime
- 81 78.Bölüm2.161 kelime
- 82 79.Bölüm1.439 kelime
- 83 80.bölüm2.683 kelime
- 84 81.bölüm2.156 kelime
- 85 82.bölüm2.701 kelime
- 86 83.bölüm1.718 kelime
- 87 84.bölüm2.915 kelime
- 88 85.bölüm1.297 kelime
- 89 86.Bölüm2.202 kelime
- 90 87.Bölüm2.450 kelime
- 91 88.bölüm1.271 kelime
- 92 89.bölüm907 kelime
- 93 90.Bölüm991 kelime
- 94 91.bölüm2.097 kelime
- 95 92.bölüm1.824 kelime
- 96 93.bölüm1.468 kelime
- 97 94.bölüm2.273 kelime
- 98 95.bölüm2.884 kelime
- 99 96.Bölüm1.625 kelime
- 100 96.Bölüm1.377 kelime
- 101 97.bölüm2.893 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elimdeki yanık kremini de elimden çekip aldı ve benden uzaklaştı. Bu neydi şimdi? Bana bir şey mi ima etti?
İç ses: “İma etmedi canım, direkt söyledi ama anlamaman gerçekten çok büyük bir aptallık.”
“Sen kime aptal diyorsun be? Ben olmasam sen de olamazsın!”
İç ses: “İşte zaten konu bu ya… Aptal olmasaydın şu an ben olmazdım.”
“Evet tamam, sustum ben.”
İç sesimle daha fazla uğraşmak istemedim çünkü önümdeki Zeus, karnına krem sürmeye çalışıyordu. Ve bu durum, Savaş Bey’i aşırı derecede tatlı gösteriyordu.
“Orada dikilecek misin hâlâ?”
“Ne? Ben mi?”
Parmağımla kendimi gösterdim.
“Lavinia, çık güzelim çık… Zaten beni yaktın.”
Oooo… Bana ne dedi öyle?
İç ses: “Güzelim dedi.”
Allah’ım… Bu kelime onun ağzına neden bu kadar yakışıyor? Yani ben ne saçmalıyorum ya!
Hemen Savaş Bey’in yanına gittim. Göremediği yerlere ben süreyim diye düşündüm.
İç ses: “Adamı taciz etme bak, evlenmeden olmaz.”
“Ufff…”
“Savaş Bey bırakın, ben de size yardım edeyim.”
“Gerek yok, ben hallederim.”
Ama hiç de öyle görünmüyordu.
“Savaş Bey, alta hiç sürmemişsiniz. Oraya da sürün isterseniz.”
“Gerek yok, oraya dökülmedi.”
İç ses: “Vallahi hiç de öyle görünmüyor. Adamı bildiğin tavuk gibi haşlamışsın kızım.”
“Sus sen.”
Savaş Bey: “Ne?”
Kaşları çatık şekilde bana bakıyordu.
“Ayy yanlış anladınız Savaş Bey! Ben size sus der miyim hiç? Ben onu iç sesime söyledim… Sizi tavuk gibi—”
Bir anda durdum.
Ben ne saçmalıyorum ya?!
Savaş Bey: “Devam et.”
Ama nedense bana kızmış gibi gelmedi. Tam tersine, sesi fazla sakindi. Yine de gözlerini gözlerimden ayırmadan bakmaya devam ediyordu. O bakışlar yüzünden iyice gerildim.
Hemen bir şey uydurmam lazımdı ama ne?
Hiç düşünmeden elindeki kremi çekip aldım. Tek kelime etmeden parmağıma biraz yanık kremi sürdüm ve alt karın bölgesine yavaşça sürmeye başladım. Ben kremi sürmeye devam ederken ara ara Savaş Bey’e bakıyordum. Acıyor mu diye anlamaya çalışıyordum ama onda tık yoktu. Sadece durmuş, gözlerini bana dikmiş beni izliyordu.
Acaba suratımda bir şey mi vardı?
Düşünmeden karnına hafifçe üfledim.
Bir anda karın kası hafifçe kıpırdandı.
“Acıttım mı Savaş Bey?”
“Hayır.”
Düz. Net. Soğuk.
Bu adam gerçekten duvar gibiydi.
Ama o “hayır” derken çenesinin kasıldığını görmüştüm. Yani kesinlikle hiçbir şey hissetmemiş olamazdı.
İç ses: “Adam nefes almayı unuttu sen hâlâ anlamıyorsun.”
“Sus ya.”
Savaş Bey kaşını hafif kaldırdı.
“Yine mi iç sesinle konuşuyorsun?”
“Elimde değil…”
Savaş Bey: “Onu fark ettim.”
Ben kremi sürüp bitirdikten sonra, Savaş Bey hiç vakit kaybetmeden üstüne yeni beyaz bir gömlek geçirmişti. Ben de sessizce kremi çantama koydum.
“Çıkabilir miyim Savaş Bey?”
“Çık.”
Yine değişmişti.
Bir anda o az önceki adam gitmiş, yerine soğuk ve mesafeli biri gelmişti. Gerçekten bu adamda karakter değişimi falan mı vardı? Kalıbımı basarım vardı.
“Havva Teyze”: “Kızım nasıl, çok kötü mü olmuş? Keşke bir hastaneye gitseydi.”
Havva Teyze’nin sesiyle kendime geldim.
Ne ara mutfağa gelmiştim ben?
İç ses: “Aha işte… Âşık mı oluyorsun sen? Hiç çekilmezsin şimdi sen. Olan yine bana oldu desene.”
“Oha! Ne aşkı ya? Ben aşk meşk işlerini bilmem. Olmasını da istemem.”
İç ses: “Aşk senin istediğin zaman olacak bir şey değil canım. Hiç ummadığın anda gelir.”
“Yok be… Hem onun sevgilisi vardır.”
Havva Teyze: “Kimin kızım?”
Hayır ya! Yine mi dışımdan düşündüm?!
“Şey Havva Teyze… Şeyin…”
Havva Teyze kaşlarını çatarak bana baktı.
“Kimin şeyi kızım?”
“Savaş Be—”
Tam söyleyecektim ki Savaş Bey mutfağın kapısından içeri girdi.
“Savaş Bey, buyurun bir şey mi istediniz?”
Son anda toparlamıştım ama adam bana bir kere bile bakmadan Havva Teyze’ye bir şeyler söylüyordu.
Ah, sanki hiç merak etmiyordum.
İç ses: “Ben meraklıyım ama. Hem de çooook.”
“Uff sen bir sus ya. Bir kere de arka planda kal.”
Havva Teyze: “Tamam Savaş Bey, Allah’a emanet olun.”
“Sağ ol.”
Deyip çıkıp gitmişti.
Bu neydi şimdi?
Yukarıda bana “güzelim” diyen adam sanki o değilmiş gibiydi.
İç ses: “Belki yanlışlıkla çıkmıştır ağzından. Sana demek istememiştir.”
“Evet bence de. Zaten onun ağzına normalde öyle kelimeler yakışmaz.”
İç ses: “Öyle deyince kızıyorsun, böyle deyince kızıyorsun. Ben sana ne diyeyim?”
“Yok canım, niye sana kızayım ki…”
Bölüm etkileşimi
