42. bölüm / 102
Lavinia39.Bölüm
Bölümler 102Şu an: 39.Bölüm
- 1 🦋🦋34 kelime
- 2 1 bölüm654 kelime
- 3 2 bölüm743 kelime
- 4 3 bölüm142 kelime
- 5 4 bölüm190 kelime
- 6 5 bölüm228 kelime
- 7 6 . Bölüm376 kelime
- 8 7 . Bölüm453 kelime
- 9 8 . Bölüm448 kelime
- 10 9.bölüm215 kelime
- 11 10.bölüm431 kelime
- 12 11.Bölüm436 kelime
- 13 12. Bölüm441 kelime
- 14 13.Bölüm358 kelime
- 15 14.bölüm465 kelime
- 16 15.bölüm210 kelime
- 17 16. Bölüm234 kelime
- 18 17.bölüm248 kelime
- 19 18.bölüm171 kelime
- 20 19.Bölüm239 kelime
- 21 20.Bölüm247 kelime
- 22 21.Bölüm304 kelime
- 23 22.bölüm525 kelime
- 24 23.Bölüm169 kelime
- 25 24.Bölüm400 kelime
- 26 25.Bölüm352 kelime
- 27 🦋🦋🦋22 kelime
- 28 26.Bölüm190 kelime
- 29 27.Bölüm304 kelime
- 30 28.Bölüm223 kelime
- 31 29.bölüm214 kelime
- 32 30.Bölüm465 kelime
- 33 31.Bölüm279 kelime
- 34 Kitap hakında26 kelime
- 35 32.Bölüm339 kelime
- 36 33.bölüm235 kelime
- 37 34.Bölüm348 kelime
- 38 35.Bölümm365 kelime
- 39 36.Bölüm640 kelime
- 40 37.Bölüm517 kelime
- 41 38.Bölüm267 kelime
- 42 39.Bölüm618 kelime · Okuduğun bölüm
- 43 40.Bölüm702 kelime
- 44 41.Bölüm714 kelime
- 45 42.Bölüm814 kelime
- 46 43.Bölüm962 kelime
- 47 44.Bölüm777 kelime
- 48 45.Bölüm937 kelime
- 49 46.Bölüm1.101 kelime
- 50 47.bölüm867 kelime
- 51 48.Bölüm1.333 kelime
- 52 49.Bölüm1.039 kelime
- 53 50.Bölüm1.716 kelime
- 54 51.Bölüm1.268 kelime
- 55 52.Bölüm1.339 kelime
- 56 53.Bölüm918 kelime
- 57 54.Bölüm1.284 kelime
- 58 55.Bölüm1.451 kelime
- 59 56.Bölüm1.667 kelime
- 60 57.bölüm842 kelime
- 61 58.bölüm1.492 kelime
- 62 59.Bölüm1.124 kelime
- 63 60.Bölüm1.331 kelime
- 64 61.Bölüm1.746 kelime
- 65 62.Bölüm2.260 kelime
- 66 63.Bölüm1.830 kelime
- 67 64.Bölüm775 kelime
- 68 65.Bölüm2.335 kelime
- 69 66.Bölüm1.901 kelime
- 70 67.bölüm1.962 kelime
- 71 68.bölüm2.398 kelime
- 72 69.bölüm1.070 kelime
- 73 70.bölüm999 kelime
- 74 71.bölüm870 kelime
- 75 72.bölüm1.110 kelime
- 76 73.bölüm1.494 kelime
- 77 74.bölüm1.129 kelime
- 78 75.bölüm1.754 kelime
- 79 76.bölüm1.683 kelime
- 80 77.bölüm2.366 kelime
- 81 78.Bölüm2.161 kelime
- 82 79.Bölüm1.439 kelime
- 83 80.bölüm2.683 kelime
- 84 81.bölüm2.156 kelime
- 85 82.bölüm2.701 kelime
- 86 83.bölüm1.718 kelime
- 87 84.bölüm2.915 kelime
- 88 85.bölüm1.297 kelime
- 89 86.Bölüm2.202 kelime
- 90 87.Bölüm2.450 kelime
- 91 88.bölüm1.271 kelime
- 92 89.bölüm907 kelime
- 93 90.Bölüm991 kelime
- 94 91.bölüm2.097 kelime
- 95 92.bölüm1.824 kelime
- 96 93.bölüm1.468 kelime
- 97 94.bölüm2.273 kelime
- 98 95.bölüm2.884 kelime
- 99 96.Bölüm1.625 kelime
- 100 96.Bölüm1.377 kelime
- 101 97.bölüm2.894 kelime
- 102 98.Bölüm1.940 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mehmet abi “Lavinia salak salak bakma, ilk yardım çantasını getir hemen!” diye bağırınca irkilerek kendime geldim. Mehmet abiyle Fikret, Savaş’ı güçlükle koltuğa uzatıyordu. O an hiçbir şeyi doğru düzgün duyamıyordum. Dudakları hareket ediyordu, bana bir şeyler söylüyorlardı ama ben sadece Savaş’ın üzerindeki kana kilitlenmiştim.
Onu öyle görmek…
İçime ansızın korkuyla karışık keskin bir acı saplanmıştı. Sanki biri göğsümün tam ortasına buz gibi bir bıçak dayamıştı.
Fikret sertçe kollarımdan tuttu.
“Şimdi şaşırma, korkma sırası değil Kezban! Kendine gel!”
Beni sarsınca gözlerimi ona çevirdim.
“Tamam… tamam, iyiyim. İlk yardım çantasını getiriyorum.”
Koşar adımlarla mutfağa gittim. Ellerim titriyordu. Dolabı açarken bile parmaklarım birbirine dolaşıyordu. Çantayı kaptığım gibi salona geri döndüm ve Mehmet abiye uzattım.
Hiç vakit kaybetmeden Savaş’ın gömleğini yırttılar.
Nefesim boğazımda düğümlendi.
Göğsünün ortası tamamen kandı. Kaslarının arasından süzülen koyu kırmızı kan dışında hiçbir şey görünmüyordu. Midem bulanmıştı. Dizlerim boşalacak gibiydi.
Fikret yüzüme baktı, ne halde olduğumu anlamış gibi başını çevirdi.
“Sen bakma.”
Ama gözlerimi ondan alamıyordum.
“Onu neden hastaneye götürmüyorsunuz?” dedim titreyen bir sesle.
Fikret kısa ve sert konuştu.
“Hastane olmaz.”
Kaşlarımı çatıp ona döndüm.
“Nasıl olmaz? Manyak mısınız siz? Adam burada ölüyor!”
Mehmet abi sakin ama ciddi bir sesle konuştu.
“Ölen yok Lavinia. Bu adam ilk kez kurşun yemiyor. Birazdan doktor gelir, aradık. Ama hastane olmaz.”
Şok içinde onlara baktım.
“Gerçekten kafayı yemişsiniz siz…”
Kapı çaldı ve nedense içimde garip bir tedirginlik oluştu. Mehmet abiye baktım. O da anlamış olacak ki,
“Doktor,” diye yanıt verdi.
Ama ben yerimden bir milim bile kıpırdamamıştım.
Fikret,
“Kezban, gidip kapıya baksana,” dedi.
Ona sadece bakmakla yetindim.
Fikret,
“Yaa sabır… Kızım kendine gelsene. Gören de karşındaki patronun değil de kocan sanacak bu hâllerini.”
“Ne saçmalıyorsun sen ya?”
Mehmet abi hemen sert bir sesle araya girdi.
“Hemen tartışmayı bırakın. Lavinia, sen de git kapıya bak.”
Mehmet abinin dediğiyle kendime geldim. Onu ilk kez bu kadar sinirli, daha doğrusu endişeli görüyordum.
İç ses:
“Adam ölmeden gidip kapıya mı baksan?”
“Ne?”
İç ses:
“Laviniiaa, git kapıyı aç!”
Ahh… doğru ya, doktor.
Hemen gidip kapıyı açtım. Karşımda genç bir kadın vardı.
Eda,
“Savaş nerede?” diye sordu.
Tam cevap verecekken Fikret araya girdi.
“Gel, salonda. Koltuğa uzattık Eda.”
Ben de onların arkasından salona doğru yürüdüm.
Ayaklarım istemsizce yavaşladı. Savaş bey hâlâ koltukta uzanıyordu… gömleğinin önü tamamen kana bulanmıştı. O görüntüye her baktığımda mideme sert bir yumruk yemiş gibi oluyordum.Ayaklarım istemsizce yavaşladı. Savaş bey hâlâ koltukta uzanıyordu… gömleğinin önü tamamen kana bulanmıştı. O görüntüye her baktığımda mideme sert bir yumruk yemiş gibi oluyordum.
Eda hiç vakit kaybetmeden yanına çömeldi.
Eda”çekilin biraz hava alsın” dedi sert bir sesle.
Mehmet abi hemen geri çekildi. Fikret’in yüzündeki o alaycı ifade bile kaybolmuştu. İlk kez gerçekten korkmuş görünüyordu.
Ben ise olduğum yerde kalmıştım. Ellerim buz gibiydi. Kalbim sanki kulaklarımın içinde atıyordu.
Eda hızlıca savaş beyin gömleğini biraz araladı. Kaşları anında çatıldı.
Eda”bu kurşun sıyırmış… ama çok kan kaybetmiş”
”kurşun mu dediiiii?”
İç ses”yok canı sıkılmış kendi kendini bıçaklamış kızım salak mısın Zeus gibi bir adam 1/90yada 2 metre adam bundan pek emin değilim belki daha fazla olabilir”
Ne saçmalıyorsun sen sus “
İç sez”evet haklısın şüan bu konuyu konuşmayalım ama sende çiddi soru sor o zaman “
Bir anda nefesim boğazımda düğümlendi.
“Savaş bey…” kelimesi ağzımdan fısıltı gibi çıktı.
Tam o anda savaş bey gözlerini araladı. Acıyla yüzünü buruşturmasına rağmen bakışları direkt beni buldu.
Savaş bey”niye ağlıyorsun…”
Ne?
O haldeyken bile ilk bunu mu fark etmişti?
Hemen yüzümü çevirdim.
“Ben ağlamıyorum.”
Fikret araya girdi.
Fikret”he vallah patron kız senden çok kötü oldu sanki sen onun kocasıymışsın gibi ağladı”
“Yaaa!”
“Ne saçmalıyorsun koca boğa”
Fikret”nee nem miiii “
“Evet sennn”
Sesim beklediğimden sert çıkınca herkes bana döndü. Ben bile şaşırmıştım.
Eda eldivenlerini takarken başını kaldırmadan konuştu.
Eda”siz ikiniz kavga edecekseniz dışarı çıkın. Burada dikiş atacağım.”
Dikiş…
Midem tekrar kasıldı.
İç ses”bayılma sakın rezil olursun.”
Bölüm etkileşimi
