99. bölüm · Aynı Göğün Altında
Sınıfta "Sportif" Bir Rüzgar
Mardin Lisesi’nin o meşhur avlusunda bu sabah sadece
davul zurna sesi değil, sert bir basketbol topunun
zeminde çıkardığı o ritmik ses yankılanıyordu. 11-A
sınıfının kapısı omuz genişliğiyle kapıyı neredeyse
kapatan, atletik yapılı, kolunda spor çantası ve üzerinde
okul formasını bile sportif bir şıklığa büründürmüş olan
Atakan ile açıldı.
Atakan, kendinden emin adımlarla içeri girdiğinde
sınıftaki "enerji" seviyesi bir kat daha arttı.
Sınıfta "Sportif" Bir Rüzgar
Atakan, sınıfın ortasında durup hafif bir baş selamı
verdi. Ter kokusu değil, taze bir nane ve spor salonu
disiplini kokuyordu sanki.
Atakan: "Selam beyler, selam kızlar. Ben Atakan.
İstanbul’daki spor akademisi hazırlıklarını dondurup
buraya geldim. Mardin’in havası ciğerlerime iyi gelir
dediler. Nerede bu okulun spor salonu, nerede bu sınıfın
bileği bükülmez delikanlısı?"
Mert: (Hemen ayağa fırlayarak)
"Ooo, Atakan hoş geldin kardeşim! Kaslar yerinde, boy
pos tam puan. Ben Mert, sınıfın 'antrenörü' sayılırım.
Bileği bükülmez dersen... Bak orada Baran var, onunla
bir bilek güreşi yaparsınız artık!"
Baran: (Yerinden kalkmadan, Atakan’ı süzerek)
"Hoş geldin Atakan. Spor iyidir, disiplin verir. Bakalım
Mardin’in yokuşlarında o kaslar ne kadar dayanacak."
Berkay ve Atakan: Komedi vs Disiplin
Sınıfın şakacısı Berkay, Atakan’ın yanına gidip onun
pazılarını parmağıyla dürtmeye çalıştı.
Berkay: "Hocam, bunlar gerçek mi yoksa içine hava mı
bastın? Ben Berkay, benim tek sporum kaçmak ve
kovalamaktır, özellikle nöbetçi öğretmenden! Seninle bir
'kim daha hızlı dürüst olur' yarışı yapalım mı?"
Atakan: (Gülerek Berkay’ın omzuna dokundu)
"Gerçek Berkay, tamamen alın teri! Ama senin çene
kasların benden daha gelişmiş sanki, o konuda
yarışamayız."
Aleyna ve Atakan: Yeni Bir İkil mi?
Sarı saçları ve iddialı tarzıyla sınıfa yeni gelen Aleyna,
Atakan’ı görünce sakızını şişirip patlattı. Atakan’ın o
disiplinli ve düzgün fiziği, Aleyna’nın ilgisini çekmiş
gibiydi.
Aleyna: "Vay be... Mardin Lisesi bir anda spor salonuna
döndü. Selam Atakan, ben Aleyna. Seninle bir gün şu
okulun sahasında voleybol maçı yapmalıyız, ne dersin?"
Atakan: "Neden olmasın Aleyna? Ama uyarayım, sahada
hiç müsamaha göstermem, kazanmak benim kanımda
var."
Ada ve Sessiz Gözlemler
Ada, Atakan’ın o bitmek bilmeyen enerjisini ve sınıftaki
herkesi bir anda etkisi altına almasını sessizce izledi.
Atakan, Egemen Soydan’ın o hüzünlü ve kırılgan
dünyasının tam zıttıydı; güçlüydü, ayaktaydı ve sanki
hiçbir şey onu yıkamazdı.
Rekabet Başlıyor
Ders zili çaldığında Tolga Bey (Beden Eğitimi) içeri girdi
ve Atakan’ı görür görmez gözleri parladı.
Tolga Bey: "İşte bu! Aradığım kan geldi! Atakan, bu yılki
basketbol turnuvasında kaptanımız sensin. Bakalım bu
sınıftaki o 'ağır' havayı senin smaçların dağıtabilecek
mi?"
Atakan’ın gelişiyle sınıfta yeni bir rekabet başlayacaktı.
Mert ve Berkay’ın şakaları, Aleyna’nın cazibesi ve
Atakan’ın disiplini...
Peki Atakan, Egemen Soydan’ın o gizemli ve kazalı
setini merak edip Ada’ya sorular sormaya başladığında,
sınıftaki bu "sportif" barış bozulacak mıydı?
