144. bölüm · Aynı Göğün Altında
Dehşet ve Merak
Teneffüs zili çaldığında koridorlar her zamanki
gürültüyle doldu ama bizim sınıftaki kızların olduğu
köşe buz kesmişti. Herkes telefonun ekranına
kilitlenmiş, nefes almayı unutmuş gibiydi. Haber
sitelerine düşen o video, İstanbul’un o parıltılı
dünyasından gelen karanlık bir çığlık gibi sınıfın
ortasına düştü.
Haber Bülteni: Egemen Soydan’ın Korku Dolu Gecesi
Kadın Spiker: "Sayın seyirciler, Türk pop müziğinin dev
ismi Egemen Soydan’ın evinde yaşanan o dehşet
anlarının görüntüleri ilk kez ortaya çıktı. İşte beşinci
kattaki o lüks dairede yaşanan, sırrı hala çözülemeyen o
saniyeler..."
Ekranda Egemen’in beşinci kattaki evine giriş anı
göründü. Kamera sallanıyor, içerisi zifiri karanlık...
Sadece sokak lambalarının sızan ışığı mobilyaların
üzerinde hayalet gibi geziniyor.
Egemen (Videoda): (Sesi titreyerek, nefes nefese)
"Noluyor burada... Kim var orda? Cevap verin!"
Egemen oturma odasına bir adım attığında, kameranın
kadrajına sadece anlık bir gölge takıldı. Egemen’in o
korku dolu haykırışı sınıfta yankılandı:
Egemen (Videoda): "Noluyo burada! Noluyo laan burada!"
Bir anda şiddetli bir gürültü, kırılan cam sesleri ve
beşinci kattan aşağıya, boşluğa doğru hızla süzülen o
korkunç görüntü... Sonrası sadece sessizlik ve ekranın
kararması.
Sınıftaki Kızlar: Dehşet ve Merak
Ada (Kendinden):
"Elimdeki kalemi sıktığımı ancak parmaklarım
sızlayınca fark ettim. Mine, Defne ve Umut ile
birbirimize bakakaldık. Egemen Soydan... O her zaman
neşeli, sahnelerde fırtına gibi esen adam, o videoda
sanki azrailini görmüş gibiydi. O beşinci kattan düşüş
görüntüsü... Gözlerimin önünden gitmiyordu."
Mine: (Sesi titreyerek)
"Gördünüz mü? O gölge neydi?
Egemen o kadar korktuysa, içeride kesin biri vardı. Öldü
mü yani şimdi?"
Defne:
"Daha belli değil, ağır yaralı diyorlar ama o
yükseklikten... Kızlar, bu kaza falan değil. O 'Noluyo lan
burada' diye bağırırken sanki tanımadığı birini değil de,
imkansız birini görmüş gibiydi."
Umut:
"Kızlar, fark ettiniz mi? Odanın tüm ışıkları kapalıydı
ama Egemen içeri girmeden önce bir şeyden çok
emindi. Birini bekliyor gibiydi ama beklediği şey o
değildi."
Ada: (Telefonu masaya bırakıp derin bir nefes alarak)
"Bu haber sadece İstanbul’u değil, sanki bizim okulu da
sarsacakmış gibi bir his var içimde. Deniz Karaca’nın
kitabındaki o 'Düşen Yıldızlar' bölümü... Tıpkı buna
benzemiyor muydu? Egemen’in o evde gördüğü şey her
neyse, ucu buralara dokunacak gibi."
Sınıfın kapısında Burak Öğretmen belirdi. Yüzündeki o
taze iyileşmiş huzur, kızların elindeki telefona ve korku
dolu yüzlerine bakınca bir anda bulutlandı.
Burak Öğretmen:
"Kızlar, ne bu hal? Ne oldu, neden hepiniz bembeyaz
oldunuz?"
