111. bölüm · Aynı Göğün Altında
Sayfaların Arasındaki Sır
Mardin Lisesi’nin 11-A sınıfında teneffüs zili çalmış,
içerideki gürültü her zamanki gibi tavan yapmıştı. Ancak
Ada, masasına adeta bir kale inşa etmiş, etrafındaki
dünyadan tamamen kopmuştu. Elinde, en sevdiği yazar
olan
Deniz Karaca’nın o sarsıcı eseri "Gözyaşı ve Nefret"
vardı.
Ada, kitabın kapağındaki o hüzünlü figüre bakarken,
sanki kendi içindeki o bitmek bilmeyen Egemen Soydan
aşkının ve hayal kırıklıklarının bir özetini okuyordu.
Sınıfta Beklenmedik Bir Misafir: Aleyna
Tam o sırada, sınıfa o iddialı parfümü ve topuklu
ayakkabılarının sesiyle Aleyna girdi. Elinde aynası
, dudak parlatıcısını tazelerken Ada’nın bu kadar
derinlere daldığını fark etti. Sakızını yavaşça şişirip
patlattı ve Ada’nın yanına süzüldü.
Aleyna: (Hafifçe eğilip kitaba bakarak) "Ooo Adacığım,
yine mi kitaplara gömüldün? Şehre bu kadar 'aksiyon'
gelmişken sen hâlâ sayfaların arasındasın. Merak ettim
valla, ne okuyorsun sen böyle kara kara?"
Ada: (Başını yavaşça kaldırıp Aleyna’nın o renkli
dünyasına baktı) "Deniz Karaca okuyorum Aleyna.
'Gözyaşı ve Nefret'. Belki sana biraz ağır gelir ama
insanın içindeki o karanlık duyguları o kadar güzel
anlatıyor ki..."
"Gözyaşı mı, Nefret mi?"
Aleyna: (Dudak bükerek) "Deniz Karaca mı? İstanbul’da
herkes bu adamdan bahsediyordu. Biraz fazla
melankolik değil mi sence de? 'Gözyaşı ve Nefret'... İsim
bile insanın içini karartıyor şekerim. Hayat zaten zor, bir
de neden nefret okuyorsun ki?"
Ada: (Kitabı sıkıca tutarak) "Çünkü gerçek hayat bazen
sadece pembe dizilerden ibaret değil Aleyna. Nefretin
içindeki o gizli sevgiyi, gözyaşının altındaki o büyük
isyanı anlamak lazım. Deniz Karaca, kalbi kırık
insanların tercümanı gibi."
Aleyna: "Valla ben daha çok 'Güzellik ve Moda'
tercümanıyım ama senin bu yazarın da bir gizemi var
galiba. Baksana, kitaptan bahsederken bile gözlerin
parlıyor. Yoksa sen bu yazara mı aşıksın, yoksa o
kitaptaki hikayelere mi?"
Sayfaların Arasındaki Sır
Ada, Aleyna’nın bu sorusuna cevap vermedi; sadece
hafifçe gülümsedi. O an kalbi, sanki kitabın her
satırında Egemen’in bir izini buluyormuş gibi hızlıca
çarpmaya başladı.
Merve ve Ufuk arka sıradan bu konuşmayı sessizce
izlerken, Mine elindeki gözlüklerini silip araya girmeye
hazırlandı.
Peki Deniz Karaca’nın bu kitabı, Ada’nın hayatındaki o
büyük "nefreti" bir gün "gözyaşıyla" mı yıkayacaktı? Ve
Aleyna, bu melankolik dünyanın içine çekilip o da mı bir
Deniz Karaca hayranı olacaktı?
