37. bölüm · Aynı Göğün Altında

Bir anne'nin feryadı

Berfin Nayci

Bölümler
1 Sıcak sarı bir haber 2 Uzak şehir mardin 3 Hazır bavul 4 Veda 5 Öfkeli avukat cihat 6 Hukuk ve Öğretmen 7 Köy meydanın 'da iki yabacı 8 Küçük ev 9 Bir anne'nin endişesi 10 İstanbullu öğretmen 11 Büyük hayaller 12 Renkli kalemler ve Büyük hayaller 13 Bir Şiir Gibi Mardin 14 Tanışma 15 Tarih ve Edebiyatın buluşması 16 Şiir ve Müzik 17 Renkli Dünya 18 Ortak bir gelecek 19 Kelimelerden daha ağır sözler 20 Kalem ve Töre 21 Küçük cesur aslan 22 Dinmeyen öfke 23 Mahsun bir çocuğun göz yaşları 24 Paylaşılamayan hayaller 25 Düşüncenin ağırlığı 26 Soykanların sofrası'da 27 Şenlenen sofra 28 Şahmeranı'n Bilgeliği ve Sadekatı 29 Çoçukların neşeli kahkahları 30 İlk deneyim ney 31 Çalınan bir çoçocuğun geçmişi 32 Parçalanan ruh 33 Güvenli kollar 34 Şehmuz ağa'nın gölgesi 35 Zalimliğin nişanı 36 Bir anne'nin feryadı 37 Bayram sabahı 38 Derin bir sessizlik 39 Barış ve Merhamet 40 Davet 41 Yıkım ve Sessizlik 42 Kendi kaderi'nin mahkumu 43 Kanun ve töre 44 Soğuk yanlızlık 45 Küçük dedektifcikler 46 Çoçukların meraklı bakışları 47 Beklenmedik süpriz 48 Mistik Kaan 49 Mardinde büyüleyici bir akşam 50 Kranlık Dünya 51 Konağın Avlusunda Endişeli Bekleyiş 52 Soğuk Ev 53 Bulanmış zihin 54 Yorgun bir sessizlik 55 Gecenin serinliği 56 Mahvedilen çoçukluk 57 Ay ışığı altında 58 Kalbin çekim yasası 59 Sahadaki Maçtan Kalpteki Maça 60 Aşk Trafiği 61 Müstesna Bir Uyarı ve Taktir 62 Sımıftaki İlk Sessizlik ve Tanışma 63 Sınıftaki Büyük Saygısızlık 64 Sınır Tanımayan Saygısızlık 65 Sabrın sonu 66 Saygısızlığın lüzmü 67 Sınıfta'ki Kaos 68 Hüzün ve Öfke 69 Küstah Dönüş 70 Sınıfta'ki Barut Fıçısı 71 Kırılma Anı 72 Yaralı bir aslan 73 İlk Yumruk ve Büyük Kavga 74 Sınıfın Ortasında Meydan Savaşı 75 Umursamazlığın Zirvesi 76 Felaketin Habercisi 77 Sınıfta'ki Sarhoş Sessizlik 78 Sınıftaki Büyük Sessizlim ve İtraf 79 Yeni Bir Dostluğun Temeli 80 Sınıftaki Yeni Bir Nefes 81 İstanbul'un parlak yıldızı "Egemen Soydan" 82 Sokaklarda Egemen Fırtınası 83 Kilibin Başkangıcı:Karanlık Bir Masa 84 Kilibin Atmosferi: Akıl Haatanesindeki Yanlızlık 85 Sahnede Bir Dev: Egemen Soydan 86 Göz Göze Gelen İki Yanlız Ruh 87 Öğretmenler Odasında Tanışma Merasimi 88 Sanat ve Ruh 89 Ada ve Dijital İzler 90 Duygusal Tepkimeler 91 Aşkın Fizik Yasassı 92 Mezopotamya'ya Karşı Akşam Yemeği 93 Geceye Düşen Işık 94 Yarım Kalan Şarkı 95 İmkansız aşk Ada ve Egemen 96 Sınıfta "Fırtına" Berkay Etkisi 97 Yeni Dengeler 98 Sınıfta "Sportif" Bir Rüzgar 99 Bilgi ve Duygu Savaşı 100 Sınıfta Buz Kesen Bşr Atmosfer 101 İsyanın Rengi Siyah 102 Karanlık İkizler 103 Kazanın Sıcağı ve Panik 104 "Unutulmuş Bir Ritmin Geri Dönüşü" 105 "Sıcak Bir Nefes Kesilen Soluk" 106 Koku ve Hafıza 107 Kapanan Telefon Açılan Yaralar 108 Hayalin Getirdiği Çarpıntı 109 Bir Romanın İçinde Kaybolmak 110 Sayfaların Arasındaki Sır 111 Kalp Atışlarının Senfonisi 112 İki Okur,Bir Ortak Ruh 113 Üç Kalbin Ortak Ritmi 114 Nefretin İçindeki Gizli Sevgi 115 Kelimelerin Sessiz Gücü 116 Sınıfın Ortasındaki Edebiyat Çemberi 117 Karaca Okurları 118 Taş Konağın Tozlu Rafları 119 Karaca'nın İzindekiler 120 Masal Hanımı'nın Kalp Çarpıntısı 121 Sırların Arasındaki Bakışma 122 İtrafların Başlangıcı 123 İmza Masasında Bir Rüya: Masal ve Deniz 124 Yasak Sayfaların Arasında 125 Nefretin Altındaki Eski Yaralar 126 Tebeşir Tozu ve Panik 127 Endişe 128 Başucundaki Sessiz Yemin 129 Sessiz Bir İtiraf ve Minnet 130 Geceye Doğru Birleşen Yollar 131 Yarım Kalan Cümleler 132 Mendiller Arasındaki Savaş 133 Şifalı Bir Tehdit 134 Bir Anne Kalbinin Sızısı 135 Buharın Ardındaki Sırlar 136 Mardin’de Sakin Bir Kış Gecesi 137 Okula Doğru Yeni Bir Sayfa 138 Edebiyatın Şifası: Vefa ve Dostluk 139 Dehşet ve Merak 140 Kaza mı, İnfaz mı? 141 Mucizevi Kurtuluş 142 En Yakınındaki Düşman 143 Canlı Yayında Bir Ağabeyin İsyanı 144 Ritmin Mardin Yankısı 145 BEŞLİ GRUP: MEZOPOTAMYA’NIN KALBİNDE!" 146 Karanlığın Ortasında 147 Misafirperverliğin Zirvesi 148 Beklenmedik Bir Yakınlık 149 İçimdeki Fırtına 150 Sınıftaki Gizemli Esinti 151 Yaman Ağa’nın Bakışlarındaki Ateş 152 Notlar ve Tarihler Arasında 153 Küller ve Notlar 154 Aşkın Dili ve Gücü 155 Bir Sahada Başlayan Aşkın Finali 156 Gecenin Karanlık Yüzü 157 Şefkat ve Öfke Arasında 158 Yaman Ağa’nın İtirafı ve Gerçek Düşman 159 Mühürlenen Gece 160 Hamit Ağa’nın Kaderine Doğru 161 Gecenin Sonu: Kan ve Yemin 162 Güvenin Sıcaklığı

Azat Ağa ve Boran Ağa, Cihat’ın o buz gibi evinden çıkıp

Şehmuz Ağa’nın konağının sıcak avlusuna geri

döndüklerinde, yüzlerindeki öfke yerini derin bir

düşünceye bırakmıştı. Avluda Burak ve diğerleri,

merakla onlardan gelecek haberi bekliyordu.

Azat Ağa:

"Cihat kendi karanlığında boğuluyor Boran," dedi Azat,

ceketini çıkarıp kenara koyarken. "Bir adamın kendi

anasına ve yeğenine bu zulmü reva görmesi akıl kârı

değil. Ama Kerem artık güvende, o kapıdan içeri bir

daha girmeyecek."

Tam o sırada, konağın büyük dış kapısı telaşla açıldı.

İçeriye nefes nefese, gözyaşları içinde genç bir kadın

daldı. Bu, uzun zamandır şehir dışında olduğu bilinen,

Kerem’in annesi Zehra Hanım’dan başkası değildi.

Haberi alır almaz yollara düşmüş, evladına kavuşmak

için yanıp tutuşmuştu.

Zehra Hanım:

"Kerem! Oğlum nerede? Kerem!" diye feryat ederek

avlunun ortasına koştu.

O sırada Burak’ın kucağında hafifçe uykuya dalmış olan

Kerem, annesinin sesini duyar duymaz gözlerini açtı. Bir

an inanamadı, rüya gördüğünü sandı.

Kerem:

"Anne? Anneciğim!" diye bağırdı küçük çocuk.

Burak’ın kucağından bir çırpıda atlayıp annesine doğru

koştu. Zehra Hanım dizlerinin üzerine çöktü ve oğlunu

öyle bir sarmaladı ki, sanki dünyadaki tüm kötülükleri o

sarılışla dışarıda bırakmak istiyordu.

Zehra Hanım:

"Buradayım annem, buradayım yavrum... Affet beni, seni

o adamın elinde bıraktığım için affet. Bir daha asla

gitmeyeceğim, seni kimsenin korkutmasına izin

vermeyeceğim!" diyerek Kerem’in saçlarını, yüzünü

defalarca öptü.

Kerem, annesinin boynuna sımsıkı sarılmış, hıçkırarak

ağlıyordu ama bu seferki korkudan değil, kavuşmanın

verdiği o büyük huzurdandı. Avludaki herkes; Azat Ağa

, Boran, Burak ve hatta mutfaktan çıkan Zümrüt Hanım,

bu manzara karşısında duygulanmıştı.

Boran Ağa:

Boran, gözlerini kaçırarak hafifçe gülümsedi. "İşte şimdi

o konak gerçekten aydınlandı," diye mırıldandı.

Azat Ağa:
Ş
Azat, Zehra Hanım’ın yanına yaklaştı. "Hoş geldin Zehra

. Geç oldu ama güç olmadı. Kerem artık sahipsiz değil.

Şehmuz Ağa’nın sofrası da, bizim korumamız da size

sonuna kadar açıktır. O Cihat denen zalim, bir daha ne

sana ne de bu sabiye elini sürebilir."

Zehra Hanım:

Zehra, başını kaldırıp Azat’a ve Burak’a minnetle baktı.

"Sağ olun Ağalar... Sağ ol öğretmen bey. Evladımı bana,

renklerine geri verdiniz. Artık korku bitti."

O gece Mardin ovası, bir annenin feryadıyla değil, bir

evladın annesinin göğsünde bulduğu güvenli uykusuyla

sessizliğe büründü. Burak, bir kenarda bu tabloyu

izlerken içinden geçirdi: "Mardin'de taşlar sert olabilir

ama bir annenin şefkati o taşları bile eritecek kadar

güçlüdür."