124. bölüm · Aynı Göğün Altında
İmza Masasında Bir Rüya: Masal ve Deniz
Fuar alanındaki o ağır itirafın ardından atmosfer, yerini
tatlı bir heyecana ve hayranlığın getirdiği o masum
telaşa bıraktı. Deniz Karaca, masasına tekrar
oturduğunda önündeki kalemleri hazırladı. Korumalar
kalabalığı belli bir düzene sokarken, "Karaca’nın
İzindekiler" grubu ve Masal Öğretmen kuyruğun en
önündeki yerlerini almışlardı bile.
İmza Masasında Bir Rüya: Masal ve Deniz
Sıra ilk olarak Masal Öğretmen’e geldiğinde, genç
kadının kalbi adeta yerinden çıkacak gibi atıyordu.
Elindeki "Kırık Hayatlar" kitabını masaya, Deniz
Karaca’nın önüne usulca bıraktı. Parmakları kitabın
kapağına dokunurken hafifçe titriyordu.
Deniz Karaca: (Başını kaldırıp Masal’ın gözlerinin içine
derin bir bakış attı)
"Az önceki o sarsıcı sorunun
sahibi... Masal Öğretmen, değil mi? Kelimelerin resmini
çizen o ruh..."
Masal Öğretmen: (Yanakları hafifçe kızararak)
"Evet... Sizin kelimelerinizle kendi ruhumu boyayan o
öğretmen. Bu kitabı imzalarken, içine sadece isminizi
değil, o 'kırık hayatların' içindeki umudu da sığdırır
mısınız?"
Deniz Karaca, kalemi eline aldı ve kitabın ilk sayfasına,
Masal’ın hayatı boyunca unutamayacağı o cümleyi
yazdı: "En güzel resimler, en derin yaralardan doğar.
Masal’ın fırçasına ve kalbine..." Sonra ayağa kalktı,
Masal’ın yanına geçti. Bir hayranı, onların bu büyülü
anını ölümsüzleştirmek için deklanşöre bastı. Masal, o
an yanındaki adamın kokusunu —eski kitap kağıdı ve
hafif tütün kokusu— içine çekerken, hayatının en
unutulmaz karesinde yer aldığını biliyordu.
"Karaca’nın İzindekiler" ve O Büyük Kare
Sıra Ada ve grubuna geldiğinde, masanın etrafı bir anda
neşeyle doldu. Her biri elindeki farklı Deniz Karaca
kitabını heyecanla uzattı.
Ada:
"Deniz Bey, biz bir grup kurduk! Adı 'Karaca’nın
İzindekiler'. Sizin her satırınızda bir ipucu, her
noktanızda bir sır arıyoruz."
Deniz Karaca: (Hafifçe gülerek)
"Demek gizli bir teşkilatım var Mardin’de? Bu beni hem
onurlandırdı hem de biraz korkuttu. Dikkat edin, o izler
bazen sizi beklemediğiniz karanlıklara götürebilir."
Efe:
"Korkmuyoruz efendim! 'Kırık Kalp'lerin hesabını
beraber soracağız demiştik ya!"
Grup, Deniz Karaca’yı ortalarına alarak o efsanevi grup
fotoğrafını çektirdi. Ada, Mine, Defne, Umut, Efe ve
Fırat; her biri ellerinde imzalı kitaplarıyla kameraya
gülümsedi. Deniz Bey, fotoğraf çekilirken Ada’nın
kulağına eğilip sadece onun duyabileceği bir şekilde
fısıldadı: "Egemen’e selamını ileteceğim Ada. O cesur
sorunu asla unutmayacak."
İmza töreni bittiğinde, Deniz Karaca korumaları
eşliğinde siyah bir araca binip fuar alanından uzaklaştı
. Ama arkasında bıraktığı o imza kokulu hava, Mardin’in
dar sokaklarına çoktan sinmişti.
Ada (Kendinden):
"Elimdeki imzalı kitabı göğsüme bastırıp gökyüzüne
baktım. Kalbim o kadar hızlı çarpıyordu ki, sanki tüm
Mardin benim ritmimle sallanıyordu. Deniz Karaca
gitmişti ama o büyük 'kardeşlik' sırrı ve Masal
Öğretmen’in gözlerindeki o yeni parıltı, bizim için asıl
hikayenin şimdi başladığının kanıtıydı."
Peki bu imzalı kitapların içine Deniz Karaca, sadece
okurları için değil, gizli bir düşmanı için de mi mesajlar
bırakmıştı? Ve Masal Öğretmen, yazarın kendisine
yazdığı o özel notun şifresini çözebilecek miydi?
