33. bölüm / 60
Beyaz Yalanlar33. Bölüm🕯️
Bölümler 60Şu an: 33. Bölüm🕯️
- 1 1. Bölüm🕯️1.871 kelime
- 2 2. Bölüm🕯️2.023 kelime
- 3 3. Bölüm🕯️2.374 kelime
- 4 4. Bölüm🕯️1.879 kelime
- 5 5. Bölüm🕯️1.555 kelime
- 6 6. Bölüm🕯️2.034 kelime
- 7 7. Bölüm🕯️1.732 kelime
- 8 8. Bölüm🕯️2.089 kelime
- 9 9. Bölüm🕯️2.396 kelime
- 10 10. Bölüm🕯️1.408 kelime
- 11 11. Bölüm🕯️1.350 kelime
- 12 12. Bölüm🕯️1.886 kelime
- 13 13. Bölüm 🕯️1.910 kelime
- 14 14. Bölüm🕯️1.592 kelime
- 15 15. Bölüm🕯️1.803 kelime
- 16 16. Bölüm🕯️1.023 kelime
- 17 17. Bölüm🕯️1.795 kelime
- 18 18. Bölüm 🕯️1.132 kelime
- 19 19. Bölüm🕯️1.331 kelime
- 20 20. Bölüm🕯️1.156 kelime
- 21 21. Bölüm 🕯️1.301 kelime
- 22 22. Bölüm🕯️1.354 kelime
- 23 23. Bölüm🕯️1.366 kelime
- 24 24. Bölüm🕯️1.869 kelime
- 25 25. Bölüm🕯️1.206 kelime
- 26 26. Bölüm🕯️978 kelime
- 27 27. Bölüm🕯️1.144 kelime
- 28 28. Bölüm🕯️1.003 kelime
- 29 29. Bölüm🕯️990 kelime
- 30 30. Bölüm🕯️1.157 kelime
- 31 31. Bölüm🕯️820 kelime
- 32 32. Bölüm🕯️722 kelime
- 33 33. Bölüm🕯️826 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 34. Bölüm🕯️1.488 kelime
- 35 35. Bölüm🕯️1.207 kelime
- 36 36. Bölüm🕯️1.200 kelime
- 37 37. Bölüm🕯️2.059 kelime
- 38 38. Bölüm🕯️1.401 kelime
- 39 39. Bölüm🕯️1.269 kelime
- 40 40. Bölüm🕯️1.807 kelime
- 41 41. Bölüm🕯️1.496 kelime
- 42 42. Bölüm🕯️1.735 kelime
- 43 43. Bölüm🕯️2.130 kelime
- 44 44. Bölüm🕯️1.619 kelime
- 45 45. Bölüm🕯️1.524 kelime
- 46 46. Bölüm🕯️2.238 kelime
- 47 47. Bölüm🕯️1.905 kelime
- 48 48. Bölüm🕯️1.405 kelime
- 49 49. Bölüm🕯️1.392 kelime
- 50 50. Bölüm🕯️1.440 kelime
- 51 51. Bölüm🕯️1.436 kelime
- 52 52. Bölüm🕯️2.180 kelime
- 53 53. Bölüm🕯️2.009 kelime
- 54 54. Bölüm🕯️2.328 kelime
- 55 55. Bölüm🕯️2.731 kelime
- 56 56. Bölüm🕯️1.696 kelime
- 57 57. Bölüm🕯️1.391 kelime
- 58 58. Bölüm🕯️2.640 kelime
- 59 59. Bölüm🕯️2.044 kelime
- 60 FİNAL 🕯️2.688 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mutfaktan çıktığım an hiç duraksamadan seri adımlarla gece kaldığımız odaya yöneldim. Arkamdan kimsenin gelmediğini bilsem de yine de arkama bakmaya cesaret edememiştim.
Odanın kapısını açtığım an hızla kendimi içeriye attım. Neden bşr anda bu kadar hızlanmıştı kalbim? Ardımdan kapattığım kapıya yaslandım. Bir elimle hala hızlı atan kalbimi tutarken diğer elimi de alnıma koydum. Derin derin nefesler alarak bir nebze de olsa düzensiz nefeslerimi kontrol etmeye çalıştım.
“Akasya?” İnci’nin seslenmesi beklenmedikti. Olduğum yerde irkilerek gözlerimi ona çevirdim. Yatakta oturuyordu, meraklı gözlerini ise bütün dikkatiyle bana dikmişti. “Sen iyi misin?” Sertçe yutkundum tan sonra başımı ‘evet’ anlamında hafifçe aşağıya-yukarı saladım.
Eliyle yanındaki boşluğa vurdu. Son bir kez daha rahatlamak adına derin bir nefes aldıktan sonra onun dediğini ikiletmeden yatakta yanına oturdum. “Ne oldu? Anlat hemen.” Oturduğu yerden bacaklarını bağdaş yaparak bana daha fazla alan sağladı. Ardından, vücudunu tamamen benden yana çevirerek bütün dikkatini bana çevirdi.
“Bir şey olmadı.” Diyerek onu geçiştirmeye çalıştım. Bakışlarındna bunun işe yaramadığını fark ettim. Elbette yaramazdı. Ben nasıl onun her hareketini bilecek kadar tanıyorsan o da en az beni o kadar tanıyordu.
“Çınar gelmiş.” Yerinde heyecanla kıpırdandı. “Eee, ne olmuş dün gece? Anlattı mı bir şeyler?” Bir anda bu kadar hızlı duygu değiştirmesi komiğime gitmişti. Dudaklarım hafifçe yukarıya doğru kıvrılarak minik bir tebessüm oluşturdular. “Babamdan ve Hardin’den bahsetti. Söylediğine göre, şu anda ikisi de köşeye sıkışmış haldeler.” Cümlelerimin ardından İnci’nin yüzünde kocaman bir sırıtma yer edindi.
“Plan başarılı.” Dedi sesindeki gururlu ifadeyi hiç sakınmadan. “Aynen öyle.” Diyerek tasdikledim onu. İkimizde bir anda sessizleştik. Madem her şey yolunda istediğimiz gibi ilerlemişti, o zaman neden hala kendimi huzursuz hissediyordum? İçimde başarılı olmanın bir heyecanı ya da gururu yoktu. Sanki bir şeyler tam olarak yerli yerine oturmamıştı.
Sessiz kalmaya devam ederken bakışlarımı İnci’den tarafa çevirdim. Gözlerini yatak örtüsünün üstüne dikmiş bir vaziyette öylece bakıyordu. Yüzünde hiçbir ifade yoktu. Ta ki yavaş yavaş kaşları çatılmaya başlayana kadar. Çatılan kaşlarının ardından başını kaldırdı. Ona baktığımın yeni farkına varmıştı.
“Sor.” Diyerek kafasının içerisinde dönen, kaşlarının çatılmasına ve sessizliğe bürünmesine sebep olan o soruyu duymayı bekledim. “Her şey istediğimiz gibi başarılı oldu olmasına da bu iş bu kadar kalmayacak değil mi?” Her ne kadar dudaklarımda minik bir tebessüm yer edinmiş olsa da başımı iki yana salladım.
İşaret parmağını çenesine koyarak birkaç saniye boyunca sessizliğini korudu. “Bundan sonrasında ne yapacağız peki?” Bu soruya daha ben cevap bulalamışken ona ne diyeceğimi bilemedim. “Bilmiyorum ama Çınar, Alex ile hareket etmemizin şu anlık en iyi karar olduğunu söyledi.”
“Karşılık verecekler.” Bu cümleyi sarf ederken yüzünde tek bşr şüphe kırıntısı dahi yoktu. “Yaptıklarımıza karşılık asla durmayacaklar. Bir şekilde bedel ödetmenin yolunu bulacaklar.” Haklıydı, belki bugün değil ama yarın bir şekilde bize yaptıklarımızın karşılığında hamle yapacaklardı. Durmayacaklar.
“Anlayamadığım bir nokta var,” mümkünmüş gibi kaşları daha da çatıldı. “Alex neden bize yardım ediyor?” Sorusu karşısında anlık olarak donup kaldım. “Ben… bilmiyorum.” Ne diyeceğimi bilememiştim. Bilinmeyen o kadar çok şey vardı ki, kafamda bir sürü soru işareti oluşmuştu.
“Akasya,” aklına bir fikir gelmiş olacak ki bir anda koluma sarıldı. Aniden üzerime atlamasını beklemediğimden geriye doğru savruldum anlık olarak. Sırtım buz gibi duvarla buluşmasına rağmen İnci hala koluma sıkıca sarılmış haldeydi.
“Ne oldu?” Diye sorarak merakımı dile getirdim. Dudaklarında bir sırıtma oluşmaya başladı. Diğer elini de koluma koydu. Bu hareketleri beni daha da meraklandırıyordu. “Söylesene artık.” Bir anda yükselmiştim ama bundan gram etkilenmemişti. “Ben anladım.”
Kaşlarımı çattım bu seferde. Hala ne demek istediğini anlayamamıştım. “Bence, sana karşı bir şeyler hissediyor.” Dudaklarından dökülen cümle ile sesimin duvarların arasında yankılanması bir oldu. “Ne!” İnanamazca ona baktım.
Şu an gerçekten saçmalaya başlamıştı. Ne dediğini farkında bile değildi bence. “Uykudan yeni uyandığın için ne düşündüğünün farkında bile değilsin.” Gülmek ile ciddi kalmak arasında bir yerlerdeydim. “Akasya… Akasya…” işaret parmağını alnımın tam ortasına yerleştirdi. “Sen kör müsün arkadaşım?”
“Sen dün gece fazla yorulmuşsun İnci. Ne dediğini farkında bile değilsin.”
Ondan kurtulmak adına yataktan kalmak için harekete geçtim. “Akasya, nereye kaçıyorsun?” Beni yakalamak için atılsa da neredeyse kendisi yataktan aşağıya düşüyordu. Son and a dengesini sağlayarak kendini düşmekten kurtardı. “Kaçmıyorum ben.”
Sırtını Duvall yasladı, kollarını göğsünün üstünde sıkıca bağladı. Yüzündeki sırıtış hala yerindeydi ve Her gördüğümde sinirimi bozmaya başlamıştı. “Bal gibi de kaçıyorsun işte.”
“Kaçmıyorum.” Dün gece kaldığım yatağa oturmak için ilerlemiştim ki kapının tıklatılması ile olduğum yerde kaldım. Anlık olarak İnci’ye döndüm. O da merakla bana bakıyordu. “Birini mi bekliyoruz?”
“Çınar gelmiştir.” Ben ayakta olduğum için kapıyı açmak için harekete geçen taraf da ben oldum. Kapıyı açtığım anda karşılaştığım beklenmedik yüz ile neredeyse kapıyı yüzüne kapatacaktım. Son anda kendime engel olmayı başarabilmiştim. “Alex?” İsmi dudaklarımdan şaşkınlıkla harmanlanmış halde döküldü.
“Beş dakika sonra bahçeye gel.”
“Anlamadım.” Bir anda kapımda belirmesi zaten beklenmedikti, şimdi ise ne yapmaya çalıştığını anlamak da zordu. “Beş dakika sonra bahçeye gel.” Onay beklercesine yüzüme baktı. “Tamam.” Benden istediği cevabı alınca başka bir şey demeden arkasını döndüğü gibi uzaklaşmaya başladı.
Yüzümdeki o şaşkın ifade ile ardından kapıyı kapattım. Yeniden yüzümü odaya döndüğümde bir anda karşımda beliren İnci ile korkuyla geriye kaçtım. Dudaklarımın arasından kaçmak üzere olan çığlığı son anda yutmuştum. Dudaklarındaki kocaman sırıtıp
karşısında gözlerimi devirdim. Yanından geçmeden önce omzuna vurdum. “Sen delirmişsin.”
Bölüm etkileşimi
