32. bölüm / 60
Beyaz Yalanlar32. Bölüm🕯️
Bölümler 60Şu an: 32. Bölüm🕯️
- 1 1. Bölüm🕯️1.871 kelime
- 2 2. Bölüm🕯️2.023 kelime
- 3 3. Bölüm🕯️2.374 kelime
- 4 4. Bölüm🕯️1.879 kelime
- 5 5. Bölüm🕯️1.555 kelime
- 6 6. Bölüm🕯️2.034 kelime
- 7 7. Bölüm🕯️1.732 kelime
- 8 8. Bölüm🕯️2.089 kelime
- 9 9. Bölüm🕯️2.396 kelime
- 10 10. Bölüm🕯️1.408 kelime
- 11 11. Bölüm🕯️1.350 kelime
- 12 12. Bölüm🕯️1.886 kelime
- 13 13. Bölüm 🕯️1.910 kelime
- 14 14. Bölüm🕯️1.592 kelime
- 15 15. Bölüm🕯️1.803 kelime
- 16 16. Bölüm🕯️1.023 kelime
- 17 17. Bölüm🕯️1.795 kelime
- 18 18. Bölüm 🕯️1.132 kelime
- 19 19. Bölüm🕯️1.331 kelime
- 20 20. Bölüm🕯️1.156 kelime
- 21 21. Bölüm 🕯️1.301 kelime
- 22 22. Bölüm🕯️1.354 kelime
- 23 23. Bölüm🕯️1.366 kelime
- 24 24. Bölüm🕯️1.869 kelime
- 25 25. Bölüm🕯️1.206 kelime
- 26 26. Bölüm🕯️978 kelime
- 27 27. Bölüm🕯️1.144 kelime
- 28 28. Bölüm🕯️1.003 kelime
- 29 29. Bölüm🕯️990 kelime
- 30 30. Bölüm🕯️1.157 kelime
- 31 31. Bölüm🕯️820 kelime
- 32 32. Bölüm🕯️722 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 33. Bölüm🕯️826 kelime
- 34 34. Bölüm🕯️1.488 kelime
- 35 35. Bölüm🕯️1.207 kelime
- 36 36. Bölüm🕯️1.200 kelime
- 37 37. Bölüm🕯️2.059 kelime
- 38 38. Bölüm🕯️1.401 kelime
- 39 39. Bölüm🕯️1.269 kelime
- 40 40. Bölüm🕯️1.807 kelime
- 41 41. Bölüm🕯️1.496 kelime
- 42 42. Bölüm🕯️1.735 kelime
- 43 43. Bölüm🕯️2.130 kelime
- 44 44. Bölüm🕯️1.619 kelime
- 45 45. Bölüm🕯️1.524 kelime
- 46 46. Bölüm🕯️2.238 kelime
- 47 47. Bölüm🕯️1.905 kelime
- 48 48. Bölüm🕯️1.405 kelime
- 49 49. Bölüm🕯️1.392 kelime
- 50 50. Bölüm🕯️1.440 kelime
- 51 51. Bölüm🕯️1.436 kelime
- 52 52. Bölüm🕯️2.180 kelime
- 53 53. Bölüm🕯️2.009 kelime
- 54 54. Bölüm🕯️2.328 kelime
- 55 55. Bölüm🕯️2.731 kelime
- 56 56. Bölüm🕯️1.696 kelime
- 57 57. Bölüm🕯️1.391 kelime
- 58 58. Bölüm🕯️2.640 kelime
- 59 59. Bölüm🕯️2.044 kelime
- 60 FİNAL 🕯️2.688 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Belki geriye dönüp başlangıcı değiştiremeyiz ama olduğumuzyerden yeniden başlayıp sonu değiştirebileceğimize, fazlasıylainanıyordum. Eğer zamanı geldiğinde gerektiği gibi hareketetmezsek acı üzerimizde biriktirmiş. Bu yüzden, her ne kadargeçmiş değiştirilemez olsa da bugün yeniden başlayabiliriz.Varla yok arasında işittiğim kapı tıklatılması ile başımı kapıdantarafa çevirdim.
Benim kafamı çevirmem ile kapının açılması birolmuştu aralanan kapıdan içeriye doğru beliren şey iseÇınar’ın kafasıydı. Bir eli kapının kulpunda öbür eli de duvardaolacak şekilde içeriye doğru eğilmiş halde bana bakıyordu.“Biraz konuşalım mı?”Bu isteği karşısında kaşlarım hafiften çatılmış olsa dareddetmedim. Sessiz olmaya dikkat ederek ayaklandım veparmak uçlarımda kapıya ilerledim.
Çınar, kenara çekilerekodadan çıkmam için bana alan tanıdı. Ardımızdan yavaşçakapıyı kapattı. Meraklı gözlerimi ona diktim ancak o konuşmakyerine eliyle onu takip etmemi istedi.Beraber sessizce bu yabancı evin koridorlarında yürümeyebaşladık. “Nereye gidiyoruz?” Birkaç adım önümde
ilerleyenÇınar, anlık olarak başını omzunun üzerinden çevirip banasaniyelik bir bakış atsa da sessizliğini korumaya devam etti. Birkapının önüne geldiğimizde durdu, bana doğru döndü. Öndengeçmem için işaret etti. Sessiz hareket etmesi sinirimi bozmayabaşlamıştı artık.Derin bir nefes aldıktan sonra kapıdan içeriye adım attım.Burası oldukça sıradan bir mutfaktı. “Peşimden gel.”
Diyerekyanımda geçen Çınar ile olduğum yerde irkildim. Mutfaın ensonunda bulunan kapıdan geçerek bahçeye çıktık.“Nasılsın?” İlk konuşmayı başlatan taraf o olmuştu. Kollarımıgöğsümün üzerinde sıkıca bağladım. “Bilmiyorum,” gözlerimicansız ve kurak bahçede dolaştırdım. “Sen nasılsın?” Başımıona doğru çevirdim ve yüz ifadesine bakındım.
Oldukça nötrdü.Duygudan arınmış bir halde direkt karşıya bakıyordu.“Yorgunum.” Oldukça net olmuştu. “Evde… durumlar nasıl?”Her ne kadar bu soruyu sormak fazlasıyla canımı yakmış olsada sormadan edememiştim. Çınar’ın bakışları yüzüme döndü.Yüzü ilginç bir şekilde yumuşamış gibiydi. “Fazlasıyla karışık.Babanın telefonları asla susmuyor. Hardin piyasada yok.”Cümlelerinin sonuna doğru yüzünde kocaman bir gülümsemeoluşmaya başlamıştı.“Tam da istediğimiz gibi oldu her şey Akasya. Ortalık fena haldekarıştı. Babanın çoğu ortağı sözleşmelerini fes etmeye başladıbile. Hardin ise bir köşede saklanıyor.”
Bunları duymak az daolsa kendimş iyi hissetmemi sağlamıştı. Bana yapılanlarınkarşılıksız kalmasını istemiyordum. Benim canımın yandığı gibionlarınınkinin de yanmasını istiyordum.“Peki… bundan sonra ne yapacağız?” Aklıma dönüp duran amabir türlü cevabını oturtamadığım o soruyu dillendirmiştim.Sorum üzerine derin bir nefes aldı.
“Emin değilim.” Kaşlarımçatılsa da sessiz kalmaya devam ettim. Onun kafasının içindeneler döndüğünü fazlasıyla merak ediyordum.“Alex ile hareket edeceğiz şu anlık.”“Ona güvenebilir miyiz?” Sesim oldukça kısık çıkmıştı. Birçıkmazın tam ortasına düşmüştük. Yollarımız kapanmıştı.Attığımız her adım sakıncalıydı. Dikkatli olmak zorundayız.“Şu anlık tek yol bu Akasya.” Başımı hafifçe saladım ve önümedöndüm. Bunun üstüne daha ne denebilirdi bilmiyorum. O andaaklıma gelen bir diğer şeyi sordum. “Alex, onun geleceğindenhaberin var mıydı?” Tek kaşım merakla havalandmıştı.Cevabını merakla beklerken yeniden ona döndüm.Dudaklarında yeredinmiş olan o ukala sırıtışı fark ettiğim angözlerimi çevirdim. “Tabi ki biliyorsun. Bu yüzden o kadarrahattın.” Elinin tersiyle haffiçe omzuma vurdu. “Sizi kimispiyonladı sanıyorsun kızım. Değilse kim sizin neredeolduğunusual bilsin.” Sırıtmaya devam ederken işaretparmağını alnına dayadı. “Azıcık kafanı kullan. Bi’ düşün.”Ona vurmak için yumruğumu havaya kaldırmıştım ki elleriniteslim olurcasına havaya kaldırması üzerine durdum.
“Tamam,tamam. Şakaydı. Sadece şaka. Gül diye.” Yeniden gözlerimidevirdim. Şu durumun ortasında Gülebileceğimden pek emindeğildim açıkçası.Bir anda kafamın içerisinde beliren an ile Çınar’ döndüm.Gözlerim ardına kadar açılmış halde ona baktım. “Ne bakıyorsun öyle?” Gülüşü biraz daha azalmıştı. Bu sefermeraklı bir hali var gibiydi.İşaret parmapımı tehdştkar bir tavırla ona doğrulttum. “Sen bana silah doğrulttun değil mi? Ben doğru hatırlıyorum?”Kurduğum cümleler ile şaşkınlığa uğradı anlık olarak. “Yok,”geriye doğru bir adım attı. “Ben sana hiç silah doğrulturmuyum? O anda sen yanlış görmüşsün? Kafan dönmüş senin.”Bu sefer bşr soru dan ziyade daha net ve emin bir şekildetekrarladım.
“Sen bana silah doğrulttun.” Başını iki yana salladı.Az öncekine nazaran şimdş daha eğlenir gibi bir hali vardı. “Hiçolur mu öyle şey ya? Saçmalama Akasya.”“Sen bana silah doğrulttun!” Dememle yumruğumu yüzüne biroldu. Darbeyi onun Yemeni gerekşrken olan bana olmuştugaliba. Ona doğru anlık olarak atıldığım için ayaklarım birbirinekarışıverdi.Geriye doğru savrulurken Çınar’ın beni tutmak için atıldığınıgördüm ancak benden biraz uzakta kalıyordu. Yere çakılmayıkabulleneek tam gözlerimi yummuştum ki havada asılı kaldım.Emin olamadım ilk başta. Ardından tek gözümğ açtım, etrafabakındım. Birkaç adım uzağımda duran
Çınar gülmemek içinkendini tutuyordu.Diğer gözümü de açarak arkama doğru döndüm. O andakarşılaştım bir ç,ft soğuk mavi gözler ile başımdan aşağıyakaynar sular döküldüğünü hissettim. Onun kollarının arasındankurtulmak adına hızla doğruldum ancak yine bu çabam boş açıktı. Bugün sakarlığım fazla üstümde olmuş olacak kineredeyse yere yapışıyordum.Tekrardan beni yakalamk için atılmış olsa da ona fırsatvermeden kendimi toparladım ve iki ayağımın üzerinde dimdikdurdum.
Yeniden Çınar’a döndüğümde halimden fazlasıyla zevk adlığınıgördüm. Yeterince rezil olduğum yetmiyormuş gibi. Daha fazlabat almak adına ağzımı sıkıca yumdum. Çınar’a son kezparmak salladıktan sonra kafamı yerden kaldırmadan hızlıadımlar eşliğinde Alex’in yanından geçtim.Mutfaktan tüm gücüyle hızla çarpan kalbimle çıkarken aklımbana buz gibi bakan mavi gözlerde takılı kalmıştı
Bölüm etkileşimi
