Beyaz Yalanlar kitap kapağı

22. bölüm / 60

Beyaz Yalanlar

22. Bölüm🕯️

Vaveyla Yazarı: Amaya Xxxx

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 60Şu an: 22. Bölüm🕯️
  1. 1 1. Bölüm🕯️1.871 kelime
  2. 2 2. Bölüm🕯️2.023 kelime
  3. 3 3. Bölüm🕯️2.374 kelime
  4. 4 4. Bölüm🕯️1.879 kelime
  5. 5 5. Bölüm🕯️1.555 kelime
  6. 6 6. Bölüm🕯️2.034 kelime
  7. 7 7. Bölüm🕯️1.732 kelime
  8. 8 8. Bölüm🕯️2.089 kelime
  9. 9 9. Bölüm🕯️2.396 kelime
  10. 10 10. Bölüm🕯️1.408 kelime
  11. 11 11. Bölüm🕯️1.350 kelime
  12. 12 12. Bölüm🕯️1.886 kelime
  13. 13 13. Bölüm 🕯️1.910 kelime
  14. 14 14. Bölüm🕯️1.592 kelime
  15. 15 15. Bölüm🕯️1.803 kelime
  16. 16 16. Bölüm🕯️1.023 kelime
  17. 17 17. Bölüm🕯️1.795 kelime
  18. 18 18. Bölüm 🕯️1.132 kelime
  19. 19 19. Bölüm🕯️1.331 kelime
  20. 20 20. Bölüm🕯️1.156 kelime
  21. 21 21. Bölüm 🕯️1.301 kelime
  22. 22 22. Bölüm🕯️1.354 kelime · Okuduğun bölüm
  23. 23 23. Bölüm🕯️1.366 kelime
  24. 24 24. Bölüm🕯️1.869 kelime
  25. 25 25. Bölüm🕯️1.206 kelime
  26. 26 26. Bölüm🕯️978 kelime
  27. 27 27. Bölüm🕯️1.144 kelime
  28. 28 28. Bölüm🕯️1.003 kelime
  29. 29 29. Bölüm🕯️990 kelime
  30. 30 30. Bölüm🕯️1.157 kelime
  31. 31 31. Bölüm🕯️820 kelime
  32. 32 32. Bölüm🕯️722 kelime
  33. 33 33. Bölüm🕯️826 kelime
  34. 34 34. Bölüm🕯️1.488 kelime
  35. 35 35. Bölüm🕯️1.207 kelime
  36. 36 36. Bölüm🕯️1.200 kelime
  37. 37 37. Bölüm🕯️2.059 kelime
  38. 38 38. Bölüm🕯️1.401 kelime
  39. 39 39. Bölüm🕯️1.269 kelime
  40. 40 40. Bölüm🕯️1.807 kelime
  41. 41 41. Bölüm🕯️1.496 kelime
  42. 42 42. Bölüm🕯️1.735 kelime
  43. 43 43. Bölüm🕯️2.130 kelime
  44. 44 44. Bölüm🕯️1.619 kelime
  45. 45 45. Bölüm🕯️1.524 kelime
  46. 46 46. Bölüm🕯️2.238 kelime
  47. 47 47. Bölüm🕯️1.905 kelime
  48. 48 48. Bölüm🕯️1.405 kelime
  49. 49 49. Bölüm🕯️1.392 kelime
  50. 50 50. Bölüm🕯️1.440 kelime
  51. 51 51. Bölüm🕯️1.436 kelime
  52. 52 52. Bölüm🕯️2.180 kelime
  53. 53 53. Bölüm🕯️2.009 kelime
  54. 54 54. Bölüm🕯️2.328 kelime
  55. 55 55. Bölüm🕯️2.731 kelime
  56. 56 56. Bölüm🕯️1.696 kelime
  57. 57 57. Bölüm🕯️1.391 kelime
  58. 58 58. Bölüm🕯️2.640 kelime
  59. 59 59. Bölüm🕯️2.044 kelime
  60. 60 FİNAL 🕯️2.688 kelime

Beklenen saat gelmişti. Saat ikiyi vurduğunda kapıda beliren kalabalığın arasında buldum kendimi. Bir an salonda oturuyorken diğer an kendimi yüzüm ve saçımla uğraşan bir kalabalığın ortasında bulmuştum. Masada öylece kıpırdamadan oturuyordum. Etrafımdaki kalabalıktan dolayı önümdeki aynada kendimi bile zar zor görebiliyordum. Bulduğum ilk boşluk anında kafamı sağ tarafıma çevirerek İnci’ye bakmaya çalıştım. Benden ziyade o daha stresli gözüküyordu. Saçlarına sarılmış olan bigudileri ile sandalyesinde otururken telefonuna bakıyordu. Ancak yüzündeki ifadeden ne kadar stresli olduğu ortadaydı.

Arkadaşı olduğumdan kaynaklı onun her bir hareketinin ne anlama geldiğini çok rahat okuyabiliyordum. Ona baktığımı hissetmiş olmalı ki başını telefonundan kaldırdı ve omzunun üstünden başını benden taraf çevirdi. Göz göze geldiğimiz anda istemsizce kendimi gülümserken buldum. O benim arkadaşım, sırdaşım, ailemdi. Bugün olduğu gibi g-her zor zamanımda yanımdaydı.

Dudaklarında bulunan gülümseme geçen saniyeler sonrasında sırıtmaya döndü. Bunun arkasından bir ley geleceğini biliyordum. Kaşlarım merakla havalandığında telefonunun ekranını bana doğru çevirdi. Mesajlaşma uygulamasındaydı. Ancak aramıza giren birisi yüzünden hiçbir şey görememiştim. Kaşlarım anında çatılırken aramızda giren kişinin çekilmesi üzerine yeniden yüz yüze gelebilmiştik. Tam sormak üzere dudaklarımı aralamıştım ki o benden önce davranarak konuştu. “Çınar’dan haber var.” Çınar’ın ismini duyar duymaz kalbim korkuyla hızlandı. Ters giden bir şeyler mi vardı? O yüzden mi haberleşiyorlardı? İnci’nin gergin olmasının sebebi neydi? “Her şey yolundaymış. Şu anlık hiçbir aksilik yok ve her şey yolunda.”

Dudaklarımın arasından rahat bir nefes verdim. Peki, her şey yolundaysa o zaman İnci’yi bu kadar geren şey neydi tam olarak? “Emin misin?” Son bir umut sordum. Emin olmak istiyordum. Her şeyin yolunda olduğuna dair emin olmalıydım. Bu işin sonu kötü bitmemeliydi. Dudaklarına kocaman bir gülümseme yerleşirken her iki elinizde baş parmaklarını havaya kaldırdı. “Kesinlikle.” Arkadan kafama dokunan eller ile anlık korkarak oturduğum yerde sıçradım.

“Kafanızı düz tutun lütfen.” Her ne kadar İnci görüş alanımdan çıkmış olsa da hala kafamın içerisinde dönüp duruyordu. Her şey kusursuz ve planladığımız gibi olmalı. Olmak zorunda. Eğer her şey olması gerektiği gibi olmazsa hepimiz yanardık. Ben bir şekilde sonuçlarına katlanabilirdim ama işin ucunda Çınar ve İnci söz konusuyken işler benim tarafımda da zorlaşıyordu.

Dudaklarımın arasından kısık sesli bir oflama döküldüğü sırada arkamda saçımla uğraşan kadın ile gözlerimiz aynada kesişti. Hızla gözlerimi ondan kaçırarak başka tarafa çektim.

Nişan saati her geçen saat ile daha çok yaklaşıyordu ve akan her saat ile daha çok gerilmeye başlamıştım. Odamda İnci ile önümüze serilen kıyafetlere öylece bakıyorduk. Ama aramızda tek bir fark ile. Ben usanmış bir ifade ile öylece kıyafetler ile bakışırken onun ağzının suyu akıyordu resmen. Gözlerini tek tek üşenmeden ve acele etmeden her bir kıyafetin üzerinde gezdiriyor ve kendi içinde değerlendiriyordu. Onun bu haline gülmeden edemedim. Dudaklarımın arasından dökülen kıkırtı ile bakışlarını bana çevirdi. “Hangisini giymeyi düşünüyorsun?” Bana yönelttiği soru ile önümdeki kıyafetlere yalnızca kısa bir bakış attım. “Benim kıyafetim hazır. Bunların hepsi senin için.” Çenesinin altında duran eli şaşkınlıkla aralanan dudaklarının üzerine kapandı. “Nasıl yani?” İnanamazca tekrar önündeki kıyafet yığınına döndü. “Bunların hepsi mi? Hangisini istersem?” Bu sefer şaşırma sırası bana geçmişti. Sorularında ciddi miydi yoksa yaşadığı şokun etkisiyle böyle saçma sorular soruyordu? Galiba en başından beri benim için kıyafet seçtiğimizi zannediyordu.
“İnci, hepsi senin için olmasa ne işin var burada? İstediğin seçebilirsin.” Cümlemi bitirmemle hızla kollarını boynuma doladı.

Bu tepkisini beklemediğimden hazırlıksız yakalanmıştım. Birkaç adım geriye doğru tökezlesem de hızla kendimi toparladım. “Şaşkın! İkimizi de düşüreceksin.” Kollarını çözerek benden birkaç adım uzaklaştı. Kıyafetlerin arasına elini daldırarak bir tanesini tutup çekti. Havaya kaldırdığı elbise buz mavisi rengindeydi. Boğazdan bağlamalı, derin göğüs dekolteliydi. Dizlerinin altına kadar dar bir kesime sahipken dizinin altından sonrasında daha kabarık bir kesime geçiş yapıyordu. Aynı zamanda yırtmasından itibaren elbisenin fırfırları da vardı. Bu da elbiseye daha ayrı bir hava katıyordu. Sade ama oldukça şık bir elbise.

“Buna ne dersin?” Hevesli bakışlarını yüzüme dikerek vereceğim yanıtı beklemeye koyuldu. “Hemen denemelisin.” Aldığı cevaptan memnun olmuş olacak ki kocaman sırıttı. O elindeki elbiseyle odanın öbür ucuna kurulan perdenin arka tarafına geçti. Sabahtan beri ayrı bir hazırlık vardı. Hem de hiç alışkın olmadığım tarzda. Daha önce hiçbir nişana ya da düğüne katılma şansım olmamıştı. Her ne kadar nişan benim için de olsa daha önce deneyimlemediğim farklı bir şeydi.

İnci’nin giyinmesini beklerken balkona doğru ilerledim. Kapıyı açar açmaz yüzüme çarpan rüzgar ile derin bir nefes aldım. Balkonun ucuna kadar ilerledim ve bahçeye bakındım. Bugün bahçeye bakmak aklıma bile gelmemişti. Gelse bile eminimki fırsatım olmayacaktı. İşler yalnızca bahçede değil benim tarafımda da oldukça yoğundu. Bahçeye yukarıdan baktığınız zaman gözünüze ilk pembe tonları çarpıyordu. Hafif, doğal ve tatlı bir pembe. İnsanın gözünü yoran tarzdan değil. Bahçenin sağ tarafına dizilen masalar oturmak isteyen misafirler için ayarlanmışken sol tarafı ise ayakta durmak isteyen misafirlere göre ayarlanmıştı. Eksiksiz her masanın ortasında pembe lalelerden bulunuyordu. Masaların arasına ise uzun ince yeşil bir halı serilmişti. Hemen en karşıda ise organizasyon şirketinin hazırlandığı bir arka plan vardı. Yine masalara uygun olacak şekilde pembe renk ve çiçek ağırlıklıydı.

Yeniden esen rüzgar ile omzumun üzerinde bulunan saçlarım sırtıma doğru uçtu. Başımı yavaşça öbür balkona doğru çevirdim. Henüz çok olamamıştı geleli belki ama yokluğu oldukça fark edilirdi. Zorda olsa bakışlarımı o taraftan çekerek yeniden bahçeye çevirdim. Ortalıkta gezinen çalışanlar dışında yine her bir köşede bir koruma bulunuyordu. “Akasya!” Odanın içerisinden adımı seslenen İnci ile başımı omzumun üzerinden ona doğru çevirdim. Bulunduğum yerden tam olarak nerede olduğunu göremiyordum. Yönümü odaya doğru çevirdim.

Odaya girdiğimde onu üzerinde elbisesi ile beni beklerken buldum. Elbise onun üzerinde daha bi’ güzel görünüyordu. “Nasıl olmuş?” Kendi etrafında döndü. “Bayıldım!” İyice ona yaklaştım. “Emin misin? Olmadıysa başka bir tane daha deneyebilirim.” Başımı iki yana sallayarak onu reddettim. “Bence kesinlikle bu olmalı. Ama yine de farklı bir şey denemek istiyorsan sen bilirsin.” Önümüzde bulunan boy aynasında yeniden kendine bakındı. Ellerini elbisenin üzerinde gezdirirken bile hayran hayran bakıyordu. “Ben de çok beğendim.”

Kapının tıklatılması ile ikimizinde bakışları aynı anda kapıdan tarafa döndü. Kapı açıldığında elleri dolu olan Sofia giriş yaptı. Bakışları ilk bakışta beni buldu. Hızla baştan aşağıya süzdükten sonra hemen yanımda duran İnci’ye kaydı bakışları. Onu da hiç çekinmeden baştan aşağıya inceledikten sonra bana doğru gelmeye başladı. “Giyinme vaktin geldi.” Dedikten sonra bakışları yeniden yanımda bulunan İnci’ye döndü. Alttan alttan onu bizi yalnız bırakması için uyarıyordu.

İnci bunu anlamış olacak ki bana doğru döndü. Sofia elindekileri koymak için arkasını döndüğü sırada benden bir işaret bekleyen İnci için kaşlarımı ‘hayır’ anlamında hızla kaldırıp indirdim. O da gözlerini kapatıp açarak beni onayladı. Yeniden Sofia’nın bakışları bize döndüğünde İnci öne doğru çıktı. “Şurada eşyalarım olacaktı.” Sofia ile ikimizin arasından geçerek kıyafet yığınına doğru ilerledi. Sofia’nın tuhaf bakışları onun sırtını delip geçerken kıyafetlerin arasında bir şeyler arıyormuş gibi yapmaya koyuldu. Ardından başını yeniden kaldırdığında Sofia’nın hala ona baktığını fark edince yavaşça yutkundu. “Banyo da kalmış olmalı.” Hızlı adımlarla kıyafetlerden uzaklaştı ve yeniden Sofia ile benim aramdan geçerek banyoya ilerledi.

Sofia’nın bu boşluğu kendince fırsat bileceğini emindim. Bu yüzden o herhangi bir şey demeden ben atıldım. “Getirdiğin için teşekkür ederim. Bundan sonrasını kendi başıma halledebilirim.” Kırmızı rujuyla boyanmış dudakları aralandığında yeniden konuştum. İtiraz etmek için hareketlendiğini biliyordum. “İnci var yanımda. En kötü ihtimal o yardımcı olur bana. Hem senin aşağıda ilgilenmen gereken başka şeyler vardır. Burada vakit kaybederek diğer işlerinden geri kalma. Hoş olmaz. Hem babamda bu durumdan hoşlanmaz değil mi?” Sona doğru ses tonum hafiften değişmeye başlamıştı. Dudaklarıma yerleşen minik gülücük pek de masum değildi.

Son cümlelerimle birlikte Sofia’nın bakışları ve yüz ifadesi gözle görülür bir şekilde değişmişti. Bu da keyiflenmemi sağlamıştı. Onun tepkileriyle dudaklarımda gülücük büyüyerek tebessüme dönüştü. Bir şeyler söylemek için dudakları yeniden aralanmıştı. Merak ne diyeceğini beklerken arakladığı dudakları sertçe kapattı ve birbirine bastırdı. Bu da kendimce güzel bir savunma oluşturma konusunda başarılı olduğumu gösteriyordu. Burnundan sert bir nefes verdi. “Haklısınız.” Sesi tok ama bir o kadar da kısıktı. Arkasını döndüğü gibi hızlı adımlarıyla odayı terk etti.

Kapanan kapı sesinin ardından banyonun kapısı hafifçe aralandı ve İnci kafasını dışarıya doğru uzattı. Bir bana bir de odaya bakındı. “Gitti mi?” Başımı hafifçe aşağı-yukarı sallayarak onayladım. Kapıyı sonuna kadara açtı ardından odaya girdi. “O neydi öyle ya? Bir an beni öldürecek falan sandım.” Ses tonu ve mimikleri o kadar komikti ki gülmeden edemedim. Gülmem üzerine hafifçe yüzünü buruşturdu. “Gülmesene ya. Ciddi diyorum hem ben.” Kollarını göğsünde kavuşturarak bana ters ters bakmaya başladı bu sefer. “Gitti artık. Rahat edebilirsin.”

Dememle bana doğru yaklaştı. Kollarını omzuma doladı. Ellerimi omzuma doladığı kollarının üzerine koyarak karşılık verdim. “Sıkma canını. Halledeceğiz her şeyi.”

“Halledeceğiz.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

238okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.