98. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık95.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 95.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime
- 79 77.Bölüm569 kelime
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime · Okuduğun bölüm
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün okul çıkışında Yiğit biraz gergin görünüyordu.
Azra bunu hemen fark etti.
"Noldu?"
"Bir şey soracağım."
"Sor."
Yiğit birkaç saniye sustu.
Sonra:
"Bu hafta sonu müsait misin?"
dedi.
Azra kaşlarını kaldırdı.
"Galiba."
"Bizimkilerle tanışmak ister misin?"
Azra birkaç saniye ne diyeceğini bilemedi.
"Ne?"
"Annem ve babamla."
Bu kez gerçekten şaşırdı.
Çünkü şimdiye kadar Yiğit'in ailesini sadece anlattıklarından biliyordu.
"Birdenbire mi?"
Yiğit omuz silkti.
"Annem seni merak ediyor."
"Niye?"
"Çünkü sürekli senden bahsediyorum."
Azra'nın yüzü kızardı.
"Yiğit."
"Ne?"
"Bu hiç yardımcı olmadı."
Yiğit gülmeye başladı.
Cumartesi günü geldiğinde Azra normalden çok daha heyecanlıydı.
Defalarca kıyafet değiştirdi.
Defalarca aynaya baktı.
Ve sonunda kendine kızdı.
"Alt tarafı tanışacağım."
Ama heyecanlanıyordu.
Yiğit onu evlerinin önünde karşıladı.
"Bu kadar stres yapmana gerek yok."
"Kolay konuşuyorsun."
"Ben zaten onları tanıyorum."
Azra istemeden güldü.
Sonra birlikte eve girdiler.
Salondan sesler geliyordu.
Ve birkaç saniye sonra Yiğit'in annesi onları fark etti.
Yüzünde sıcak bir gülümseme vardı.
"Demek Azra sensin."
Azra şaşırdı.
"Efendim?"
Kadın gülmeye başladı.
"Seni çok duydum."
Uzaktan Yiğit'in babasının sesi geldi.
"Gerçekten çok duyduk."
Bu kez Yiğit yüzünü kapattı.
"Tamam, başladık."
Azra gülmemek için kendini zor tutuyordu.
Ama birkaç dakika içinde rahatladı.
Çünkü ailesi düşündüğünden çok daha samimi çıktı.
Ve öğleden sonra ilerledikçe...
Azra, Yiğit'in neden ailesine bu kadar bağlı olduğunu daha iyi anlamaya başladı.Azra ilk birkaç dakikadaki heyecanını yavaş yavaş atmaya başlamıştı.
Yiğit'in annesi sürekli sohbet açıyordu.
Babası ise daha sakin görünüyordu ama arada sorular soruyordu.
Kısa süre içinde ortam oldukça rahatlamıştı.
Bir ara Yiğit'in annesi mutfaktan çay getirirken gülümsedi.
"Yiğit senden çok bahsetti."
Yiğit hemen itiraz etti.
"Anne."
"Ne anne?"
"Abartıyorsun."
"Abartmıyorum."
Azra gülmemek için başını eğdi.
Yiğit'in babası da gülümsedi.
"Abartıyor."
dedi.
Yiğit rahatlayacak gibi oldu.
Sonra babası devam etti.
"Aslında daha fazla anlatıyordu."
Bu kez Azra kahkahayı patlattı.
Yiğit koltuğa yaslandı.
"Harikasınız."
Bir süre sonra konu üniversitelere geldi.
Sonuçlara geldi.
Gelecek planlarına geldi.
Yiğit'in babası Azra'ya baktı.
"Ne düşünüyorsun?"
"Henüz tam karar vermedim."
"Normal."
Sonra başını salladı.
"Bu yaşlarda kimsenin her şeyi bilmesi gerekmiyor."
Azra bunu duyunca rahatladı.
Çünkü son günlerde herkes sürekli gelecekten konuşuyordu.
Ve bazen her şeyi çözmüş olması gerekiyormuş gibi hissediyordu.
Öğleden sonra Yiğit mutfağa su almaya gidince Azra salonda kısa süre yalnız kaldı.
Yiğit'in annesi ona baktı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
"Bir şey sorabilir miyim?"
"Tabii."
"Yiğit mutlu mu?"
Azra şaşırdı.
Beklediği soru bu değildi.
"Mutlu bence."
Kadın başını salladı.
"Son zamanlarda daha mutlu."
Azra ne diyeceğini bilemedi.
"Futbol yüzünden olduğunu düşünüyordum."
Bir an durdu.
"Sonra sadece futbol olmadığını fark ettim."
Azra'nın yüzü hafifçe kızardı.
Tam o sırada Yiğit geri döndü.
"Ne konuşuyorsunuz?"
"Hiç."
dedi annesi.
"Kesin hiç değildir."
Kimse cevap vermedi.
Bu da Yiğit'in şüphelenmesine yetti.
Akşamüstü Azra eve dönmek için hazırlanırken kapıya kadar birlikte yürüdüler.
Dışarı çıkınca birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra Azra gülümsedi.
"Ailen çok iyi."
Yiğit rahatlamış gibi göründü.
"Beğendiler mi?"
Azra güldü.
"Bence evet."
"Ben de öyle düşündüm."
"Ne kadar mütevazısın."
Yiğit omuz silkti.
Sonra birlikte yürümeye başladılar.
Baloya artık sadece birkaç gün kalmıştı.
Ama Azra'nın aklında o gün en çok kalan şey...
Yiğit'in annesinin sorduğu soruydu.
"Yiğit mutlu mu?"
Ve düşündükçe fark etti ki...
Evet.
Gerçekten mutluydu.Pazartesi günü okula geldiklerinde baloya sadece altı gün kalmıştı.
Koridorlarda afişler asılmıştı.
Öğretmenler bile mezuniyetten bahsediyordu.
Herkes gün sayıyordu.
Azra sınıfa girdiğinde Ece ve Emir bir şey tartışıyordu.
Daha doğrusu Ece konuşuyor, Emir dinliyordu.
"Noldu?"
diye sordu Azra.
Ece başını kaldırdı.
"Balodan sonra."
"Ne?"
"Üniversiteler."
Azra anladı.
Son günlerde herkes aynı konuyu konuşuyordu.
Kim hangi şehre gidecek?
Kim kalacak?
Kim taşınacak?
Sorular bitmiyordu.
Tam o sırada Berat içeri girdi.
Elinde bir kâğıt vardı.
"Arkadaşlar."
Kimse dönmedi.
"Arkadaşlar."
Bu kez Efe döndü.
"Ne var?"
"Önemli."
"Kesin değildir."
"Önemli."
Berat kâğıdı masaya bıraktı.
"Son sınıf ödülleri."
Bir anda herkes meraklandı.
"Ne ödülü?"
"Ben yaptım."
"Tamam, kesin saçma."
dedi Ece.
Ama herkes bakmaya başladı.
En çok konuşan: Berat.
En çok uyuyan: Efe.
En disiplinli: Ece.
En sessiz: Emir.
En son anda yetiştiren: Berat.
"Bu da benim mi?"
"Evet."
"Adil."
Azra gülmeye başladı.
Sonra gözü başka bir satıra takıldı.
En uyumlu çift:
Azra ve Yiğit.
Bir anda sessizlik oldu.
Berat sırıtıyordu.
Ece yüzünü kapattı.
Efe kahkahaya başladı.
Emir başını eğip gülüyordu.
Azra ise direkt olarak Berat'a baktı.
"Seninle sonra konuşacağız."
"Teşekkür ederim."
"Bu teşekkür değildi."
Dersler boyunca herkes bununla dalga geçti.
Öğle arasında bile.
Özellikle Efe.
"Ödülünüzü ne zaman alıyorsunuz?"
"Sus."
dedi Azra.
"Merak ettim."
"Sus."
Okul çıkışında grup dağıldıktan sonra Azra ve Yiğit birlikte yürüyordu.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Yiğit konuştu.
"Aslında."
"Ney?"
"Berat'ın listesi çok kötü değildi."
Azra durdu.
"Şaka yapıyorsun."
"Biraz."
"Yiğit."
"Tamam."
Azra gülmeye başladı.
Yiğit de güldü.
Yürümeye devam ettiler.
Karşılarında okul görünüyordu.
Belki birkaç gün sonra son kez çıkacakları bina.
Son kez aynı sıralara oturacakları yer.
Bu düşünce ikisine de garip geldi.
Çünkü aylar önce mezuniyet çok uzak görünüyordu.
Şimdi ise sadece birkaç gün kalmıştı.
Ve hiç kimse hazır hissetmiyordu.
Bölüm etkileşimi
