43. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık40.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 40.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime · Okuduğun bölüm
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime
- 79 77.Bölüm569 kelime
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir sabah sınıfa yeni bir öğrenci geldi.
Adı Oğuz’tu; duruşu kendinden emin, bakışları derin ve karizmatikti.
Öğretmen onu tanıttıktan sonra Azra ile göz göze geldi.
İlk bakışları bile hafif bir etkileşim yaratmıştı; sınıftaki diğer öğrenciler bunu fark etti.
Oğuz, Azra’ya yaklaşarak:
“Merhaba, ben Oğuz. Yanında oturabilir miyim?” dedi.
Azra hafifçe gülümsedi:
“Tabii, memnun olurum.”
Gün ilerledikçe, ikisi arasında bir bağ oluştu.
Oğuz Azra’nın fikirlerine önem veriyor, ders sırasında hafif şakalarla onu güldürüyordu.
Azra da ona güveniyor, rahat bir şekilde sohbet ediyordu.
Koridorlarda, teneffüslerde ve grup projelerinde yan yana görülüyorlardı.
Sınıf arkadaşları fısıldıyor, “Azra ve Oğuz çok iyi anlaşıyorlar,” diyordu.
Azra, Yiğit ile yaşadığı kırgınlığı aklının bir kenarına koyarken, Oğuz onun yanında kendini daha güvende ve değerli hissetmesini sağlıyordu.
İkisi arasındaki bu yakınlaşma sadece arkadaşça değildi; Azra, Oğuz’un yanında hem rahat hem de çekici buluyordu.
Yiğit ise uzaktan olanları fark ettiğinde, içinde karışık duygular hissetti: kıskançlık, öfke ve hâlâ Azra’ya karşı olan hisleri…Teneffüs zili çaldığında, öğrenciler bahçeye dağıldı.
Azra ve Oğuz, okulun arka köşesindeki gölgeli bankta oturuyordu.
Oğuz hafifçe gülümsedi:
“Azra, ders sırasında yaptığın o yorum çok iyiydi. Gerçekten mantıklı bir bakış açın var.”
Azra da hafifçe gülümsedi:
“Teşekkür ederim… senin de fikirlerin çok iyi, Oğuz.”
Bir süre sessiz kaldılar, ama bu sessizlik rahatsız değil, aksine samimi ve sıcak bir andı.
Oğuz hafifçe elini Azra’nın defterine dokundurdu, notları gösterirken parmakları kısa bir temas oluşturdu.
Tam o anda, Yiğit uzaktan onları fark etti.
Azra ve Oğuz’un yakınlaştığını gördü, kalbi sıkıştı ve gözleri kıskançlıkla doldu.
Bir an için nefesini tuttu, ama kendini tutamadı.
Azra Oğuz’a hafifçe dönerken, Yiğit adımlarını hızlandırdı ve tam yanlarına geldi.
“Azra… sen burada ne yapıyorsun?” dedi, sesi biraz sert ama kontrolünü korumaya çalışıyordu.
Azra irkilerek geri çekildi:
“Yiğit… sadece… Oğuz’la dersle ilgili konuşuyorduk.”
Oğuz hafifçe gülümsedi ama sessiz kaldı.
Yiğit’in bakışları Azra’ya kilitlenmişti; gözlerinde hem kıskançlık hem de kırgınlık vardı.
Azra Yiğit’e bakıp:
“Lütfen… durumu yanlış anlama,” dedi.
Yiğit derin bir nefes aldı, dudaklarını sıktı.
“Yanlış anladığımı sanıyorsun belki… ama görüyordum. Sadece… biraz sinirliyim, tamam mı?”
Azra başını salladı, ama içten içe Yiğit’in tepkisi onu karışık hislerle bırakmıştı.
Oğuz ise kenarda durup gülümsüyor, ortamı zorlamadan sadece gözlemliyordu.
O an, üçü için de yeni bir gerilim başlamıştı.
Azra’nın Oğuz’la yakınlaşması, Yiğit’in kıskançlığı ve kırgınlığı… hepsi birbirine dolanmıştı.Ders bitmiş, öğrenciler yavaş yavaş sınıftan çıkıyordu.
Azra ve Oğuz, masalarının başında konuşurken, Yiğit sessizce sınıfa girdi.
Gözleri Azra’ya takıldı; kalbi hızlı atıyor, içindeki öfke ve kıskançlık birikiyordu.
Yiğit adım attı ve masaya doğru yürüdü.
“Azra… sen burada ne yapıyorsun?” dedi, sesi sert ve soğuktu.
Azra irkilerek Oğuz’a baktı, sonra Yiğit’e:
“Yiğit… sadece Oğuz’la dersle ilgili konuşuyorduk. Yanlış anlama lütfen.”
Ama Yiğit gözlerini kırpmadan bakıyordu, sesi titriyordu:
“Yanlış mı anladım? Sen Oğuz’la gülüyordun, birbirinize yakındınız… ve ben bunu görmedim mi? Azra, artık yeter!”
Azra öfkeyle karşılık verdi:
“Yeter mi? Senin bana güvenmediğini anlamam için mi beklemeliydim? Ben sana inandım, ama sen… sen sürekli şüphe ediyorsun!”
Yiğit’in sabrı taşmak üzereydi.
“Şüphe mi? Ben sana güveniyorum… ama sen bana bunu yaşatıyorsun! Her şey… sanki sen başkasına aitmişsin gibi!”
Azra adım attı, sesi titriyordu:
“Sen kendini ne sanıyorsun? Her gördüğünü bir tehdit gibi algılıyorsun! Ben… ben kendi hayatımı yaşıyorum, Yiğit!”
Yiğit bir an duraksadı, nefesini tutarak öfkesini kontrol etmeye çalıştı ama dayanamadı.
“Sen… belki bunu anlamayacaksın ama ben seni kaybetmekten korkuyorum! Ve sen… sen bana bunu yaptırıyorsun! Bunu hak etmiyorsun, ama ben… ben artık dayanamayacağım!”
Azra geri çekildi, gözleri dolu doluydu.
“Yiğit… böyle konuşamazsın… ben…”
Yiğit ellerini yumruk yaptı, başını salladı ve anlık bir sinirle sert bir çıkış yaptı:
“Artık yeter, Azra! Beni böyle düşünmeye mecbur bırakma! Senden uzak duracağım, ama bunu bil ki… bu kalbimi parçalıyor!”
Azra gözyaşlarını tutmaya çalıştı.
Yiğit, sınıftan hızlı adımlarla çıkarken arkada sadece sessizlik kaldı.
O an, ikisi arasındaki mesafe fiziksel ve duygusal olarak çok büyümüştü.
Bölüm etkileşimi
