47. bölüm · Karanlığın içindeki ışık
44.Bölüm
Yiğit'in takım kaptanlığından ayrılması okulda bomba etkisi yaratmıştı.
Kimse buna inanamıyordu.
Özellikle de Azra.
Koridorda yürürken herkes aynı şeyi konuşuyordu.
Ama Azra'nın aklında tek bir soru vardı:
"Yiğit neden bu kadar vazgeçti?"
Öğle arasında Azra bahçede otururken Oğuz yanına geldi.
"Biraz daha iyi misin?"
Azra zorla gülümsedi.
"Sanırım."
Oğuz onun iyi olmadığını anlayabiliyordu ama üzerine gitmedi.
Tam o sırada Azra'nın gözleri karşı tarafa kaydı.
Yiğit.
Berat ve Emir'le birlikte yürüyordu.
Bir anlığına göz göze geldiler.
Azra ayağa kalktı.
"Yiğit!"
Yiğit duydu.
Ama durmadı.
Sanki hiç seslenmemiş gibi yürümeye devam etti.
Azra'nın kalbi sıkıştı.
Bu sırada Emir dayanamadı.
"Olum, kız sana sesleniyor."
Yiğit'in çenesi gerildi.
"Duydum."
"E niye dönmedin?"
"Dönecek bir şey yok."
Berat ve Emir birbirlerine baktılar.
Bu, tanıdıkları Yiğit değildi.
Ders çıkışında futbol sahasında antrenman vardı.
Takım eksik kaptanla çalışıyordu.
Antrenör sinirliydi.
"Yiğit'i arayan oldu mu?"
Kimse cevap vermedi.
Aynı akşam Emir ve Berat Yiğit'in evine gitti.
Kapıyı açtığında Yiğit yine isteksiz görünüyordu.
"Ne istiyorsunuz?"
Berat içeri daldı.
"Seni."
"Komik."
"Değiliz."
Emir koltuğa oturdu.
"Yarın antrenmana geliyorsun."
Yiğit güldü.
"Hayır."
"Geliyorsun."
"Dedim ya gelmiyorum."
Berat sinirlendi.
"Bir kız yüzünden bütün hayatını çöpe atacaksın yani?"
Yiğit'in yüzü bir anda sertleşti.
"Konuyu bilmiyorsan konuşma."
Sessizlik oldu.
Sonra Emir yavaşça konuştu.
"Biz konuyu biliyoruz."
Yiğit başını çevirdi.
"Hayır bilmiyorsunuz."
Ertesi gün...
Okul çıkışında Azra ve Oğuz birlikte yürüyordu.
Oğuz bir şey anlatıyor, Azra da onu dinliyordu.
Tam o sırada yolun karşısında Yiğit belirdi.
Yanında Emir ve Berat vardı.
Yiğit'in bakışları istemsizce Azra ile Oğuz'a kaydı.
Azra güldü.
Oğuz da gülümsedi.
Yiğit'in içi bir anda yandı.
Sanki biri kalbini sıkıyordu.
Berat bunu fark etti.
"Bakma."
Yiğit gözlerini kaçırdı.
"Bakmıyorum."
Ama bakıyordu.
Hem de her seferinde.
Akşam antrenman saati geldi.
Takım sahaya çıktı.
Herkes eksik olan kişiyi hissediyordu.
Tam antrenör düdüğü çalacakken kapı açıldı.
Bütün gözler oraya döndü.
Ve...
Yiğit içeri girdi.
Sessizlik oldu.
Emir sırıtıyordu.
Berat yumruğunu havaya kaldırdı.
"İşte benim kaptanım!"
Yiğit gözlerini devirdi.
"Abartmayın."
Ama aylar sonra ilk kez yüzünde hafif bir ifade vardı.
Antrenör yanına geldi.
"Fikrini değiştirmene sevindim."
Yiğit başını salladı.
"Sadece denemeye geldim."
Tam o sırada tribün tarafına baktı.
Ve dondu.
Çünkü tribünde iki kişi vardı.
Azra...
Ve Oğuz.
Azra'nın gözleri umutla ona bakıyordu.
Ama Yiğit'in içindeki kırgınlık hâlâ geçmemişti.
Bakışlarını hemen kaçırdı.
Topu aldı.
Ve sahaya yürüdü.
Azra'nın kalbi biraz umutla dolarken...
Yiğit'in kalbindeki savaş daha yeni başlıyordu.
