57. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık54.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 54.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime · Okuduğun bölüm
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime
- 79 77.Bölüm569 kelime
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yiğit o gün hiçbir şey söylemedi.
Ama gördüğü görüntü aklından çıkmıyordu.
Azra'nın Oğuz'a sarılması...
Ne konuşmuşlardı bilmiyordu.
Neden sarıldıklarını da bilmiyordu.
Ama gördüğü şey buydu.
Akşam antrenmanında bile dikkati dağınıktı.
Berat bunu hemen fark etti.
"Kaptan."
"Ne var?"
"Topu bana atman gerekiyordu."
Yiğit yere baktı.
Gerçekten de top çoktan saha dışına çıkmıştı.
Berat iç çekti.
"Hâlâ bahçedeki olayı düşünüyorsun."
Yiğit cevap vermedi.
Bu da cevap sayılıyordu.
Ertesi gün...
Tanıtım videosunun çekimleri başlayacaktı.
Öğretmen bütün ekibi konferans salonuna topladı.
Azra içeri girdiğinde Yiğit'i gördü.
Ona hafifçe gülümsedi.
Ama Yiğit karşılık vermedi.
Azra'nın içi sıkıştı.
Dün her şey biraz daha iyi gibiydi.
Bugün ise yine duvarlarını örmüştü.
"Neler oluyor?"
diye mırıldandı.
Ece yanına geldi.
"Bir şey mi oldu?"
"Bilmiyorum."
Gerçekten bilmiyordu.
Çekimler başladı.
Azra sunum metinlerini kontrol ediyordu.
Yiğit ise spor kulübünü tanıtacak sahnelerle ilgileniyordu.
Mecburen aynı masada çalışıyorlardı.
Ama aralarında garip bir mesafe vardı.
En sonunda Azra dayanamadı.
"Yiğit."
Yiğit başını kaldırdı.
"Ne var?"
Bu kadar soğuk olması Azra'nın canını acıttı.
"Bir şey mi oldu?"
"Hayır."
"Olduğunu hissediyorum."
Yiğit birkaç saniye sustu.
Sonra istemeden sordu:
"Oğuz'la aranız nasıl?"
Azra şaşırdı.
"Ne?"
"Basit bir soru."
Azra bir anda dünkü sarılmayı hatırladı.
Ve her şeyi anladı.
"Yiğit..."
Tam açıklayacaktı ki öğretmen araya girdi.
"Azra! Bir dakika gelir misin?"
Azra sinirle gözlerini kapattı.
"Şimdi mi?"
"Şimdi."
Konuşma yarım kaldı.
Yiğit de bir şey demedi.
Öğle arasında Emir ve Ece afiş panosunun önünde çalışıyordu.
Emir elindeki kağıdı gösterdi.
"Bence güzel olmuş."
Ece baktı.
"Yamuk."
"Yamuk değil."
"Eğri."
"Aynı şey."
"Değil."
İkisi yine tartışmaya başladı.
Yanlarından geçen Berat kahkaha attı.
"Siz ne zaman normal olacaksınız?"
Ece ve Emir aynı anda döndü.
"Asla."
Sonra birbirlerine baktılar.
Ve birkaç saniye sessiz kaldılar.
Berat'ın sırıtışı büyüdü.
"Tamam."
"Ne tamam?"
dedi Emir.
"Hiç."
Ama içinden:
Bunlar da yakında başlar.
diye geçirdi.
O sırada okulun diğer tarafında...
Azra sonunda Yiğit'i bulmak için koridora çıktı.
Çünkü bu yanlış anlaşılmayı düzeltmesi gerekiyordu.
Ama bilmediği bir şey vardı.
Yiğit çoktan karar vermişti.
Ve o karar...
İkisini de zorlayacaktı.Azra sonunda Yiğit'i bulduğunda okulun arka bahçesindeydi.
Futbol sahasının yanındaki tribünlerde tek başına oturuyordu.
Azra derin bir nefes aldı.
Ve yanına yürüdü.
Yiğit onu fark etti.
Ama yerinden kalkmadı.
"Konuşmamız lazım."
dedi Azra.
Yiğit gözlerini sahadan ayırmadı.
"Konuşacak bir şey yok."
"Var."
Bu kez sesi daha kararlıydı.
Yiğit başını çevirdi.
"Ne?"
Azra birkaç saniye sustu.
Sonra doğrudan konuya girdi.
"Oğuz."
Yiğit'in yüzü anında değişti.
"Ne olmuş Oğuz'a?"
"Yanlış anladın."
Yiğit acı acı güldü.
"Gerçekten mi?"
"Gerçekten."
Azra tribüne onun yanına oturdu.
"O gün bana veda ediyordu."
Yiğit sustu.
"Ne?"
"Oğuz bana hâlâ seni sevdiğimi söyledi."
Yiğit'in kalbi hızlandı.
Azra devam etti.
"Ve geri çekildi."
"Çünkü benim mutlu olmamı istedi."
Sessizlik oldu.
Rüzgâr tribünlerde dolaşıyordu.
Yiğit gözlerini yere indirdi.
Birkaç gün boyunca kurduğu bütün senaryolar bir anda dağılıyordu.
"Yani..."
"Yani aramızda hiçbir şey yok."
dedi Azra.
İlk kez bu kadar net konuşuyordu.
"Hiç olmadı."
Yiğit başını kaldırdı.
Azra'nın gözlerinde yalan yoktu.
Ama yine de içindeki kırgınlık tamamen geçmiyordu.
"Tamam."
dedi sonunda.
Azra şaşırdı.
"Sadece tamam mı?"
Yiğit hafifçe güldü.
"Ne söylememi bekliyorsun?"
Azra cevap veremedi.
Çünkü aslında ne beklediğini o da bilmiyordu.
Tam o sırada aşağıdan bir ses geldi.
"YİĞİİİT!"
Berat.
Yanında Emir ve Efe vardı.
Berat tribünlere çıkarken ikisini yan yana görünce durdu.
Sonra sırıttı.
"Rahatsız mı ettim?"
"Evet."
dedi Azra.
"Hayır."
dedi Yiğit.
Berat kahkaha attı.
"Evet etmişim."
Efe başını salladı.
"Bir gün şu ikisini rahat bırak."
"Olmaz."
Emir de gülüyordu.
Tam o sırada Ece aşağıdan seslendi.
"Emir!"
Emir döndü.
"Ne var?"
"Şu kutuları taşımama yardım edecektin."
"Geliyorum."
Ece kollarını bağladı.
"Beş dakikadır geliyorum diyorsun."
Emir merdivenlerden inmeye başladı.
"Tamam tamam."
Berat hemen Efe'nin kulağına eğildi.
"Bunlarda bir şeyler var."
Efe sırıttı.
"Ben de fark ettim."
Aşağıda yürüyen Emir ve Ece ise bunu duymamıştı.
Ama ikisinin de yüzünde istemsiz bir gülümseme vardı.
Tribünlerde ise...
Azra ve Yiğit ilk kez uzun zamandır aynı ortamda bu kadar rahat durmuşlardı.
Her şey düzelmemişti.
Aralarındaki yaralar hâlâ duruyordu.
Ama ilk kez...
İkisi de aynı yöne bakıyordu.
Bölüm etkileşimi
