79. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık76.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 76.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime · Okuduğun bölüm
- 79 77.Bölüm569 kelime
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Birkaç gün boyunca her şey biraz garipti.
Azra ve Yiğit ayrılmamışlardı.
Ama her şey de eskisi gibi değildi.
Yiğit sözünde durmuştu.
Kırgınlığını bir anda unutmuş gibi davranmıyordu.
Azra da bunu beklemiyordu.
Çünkü bu kez hatasını gerçekten anlamıştı.
Bir sabah okul bahçesinde Ece, Azra'nın yanına oturdu.
"Barıştınız mı?"
Azra hafifçe gülümsedi.
"Tam olarak bilmiyorum."
"Bu ne demek?"
"Birlikteyiz."
"Ee?"
"Biraz zamana ihtiyacımız var."
Ece başını salladı.
"Aslında olması gereken de bu."
Azra uzakta arkadaşlarıyla konuşan Yiğit'e baktı.
Eskiden olsa hemen yanına giderdi.
Ama şimdi ikisi de birbirine biraz alan bırakıyordu.
Öğle arasında Berat yine merakına yenik düştü.
"Ben artık bir şeyler öğrenmek istiyorum."
Emir güldü.
"Yine başladı."
"Hayır ciddi söylüyorum. Siz iki haftadır gizli dizi çekiyorsunuz."
Efe de gülmeye başladı.
Azra istemeden gülümsedi.
Tam o sırada Yiğit masaya geldi.
Berat hemen sustu.
Bu hareket bile herkesi güldürdü.
Yiğit Azra'nın yanındaki boş sandalyeye oturdu.
Ve hiç beklenmedik bir şey yaptı.
Masanın altında Azra'nın elini tuttu.
Kimse fark etmedi.
Ama Azra fark etti.
Başını kaldırıp ona baktı.
Yiğit hiçbir şey söylemedi.
Sadece hafifçe gülümsedi.
İlk kez günlerdir üzerindeki gerginlik biraz azaldı.
O gün okul çıkışında birlikte yürüdüler.
Sessizlik vardı.
Ama rahatsız edici değildi.
Bir süre sonra Yiğit konuştu.
"Mert'le konuştum."
Azra bir anda durdu.
"Ne?"
Yiğit omuz silkti.
"Merak etme. Kavga etmedik."
Azra'nın kalbi hızlandı.
"E sonra?"
"Sonra bir şey olmadı."
Birkaç saniye sustu.
"Çocuk dürüst davrandı."
Azra şaşırdı.
Yiğit devam etti.
"Suçun çoğu onda değildi zaten."
Azra başını eğdi.
Yiğit haklıydı.
Bir süre daha yürüdüler.
Sonra Yiğit durdu.
Azra ona baktı.
Yiğit derin bir nefes aldı.
"Sana tekrar güvenmek istiyorum."
Azra'nın gözleri doldu.
"Ama bu biraz zaman alacak."
Azra başını salladı.
"Beklerim."
Yiğit bu cevaba küçük bir gülümsemeyle karşılık verdi.
Ve uzun zamandır ilk kez ikisi de gerçekten aynı tarafta olduklarını hissettiler.
Ama bilmedikleri bir şey vardı.
sınıfın son yılı yeni başlıyordu.
Üniversite sınavı.
Tercihler.
Farklı şehirler.
Ve onları bekleyen başka zorluklar vardı.
Bu hikâyedeki en büyük sınav belki de daha başlamamıştı.Birkaç gün sonra okulda herkes yaklaşan deneme sınavlarıyla uğraşıyordu.
Sınıfta normalden daha sessiz bir hava vardı.
Hatta Berat bile daha az konuşuyordu.
Bu durum tek başına yeterince garipti.
Öğle arasında Ece koşarak sınıfa girdi.
"Liste açıklandı!"
Herkes başını kaldırdı.
"Ne listesi?"
diye sordu Emir.
"Üniversite tanıtım gezisi!"
Bir anda sınıf hareketlendi.
Öğretmen daha önce birkaç üniversite ve kampüs gezisi yapılacağını söylemişti ama kimlerin seçildiği belli değildi.
Ece telefonu açtı.
İsimleri okumaya başladı.
Emir.
Efe.
Berat.
Ece.
Azra.
Yiğit.
Ve birkaç kişi daha.
Berat hemen ayağa fırladı.
"Üç gün okul yok mu yani?"
"Senin anladığın şey bu mu?"
dedi Ece.
"Tabii ki."
Herkes gülmeye başladı.
Azra da gülüyordu.
Ama Yiğit dikkatini başka bir şeye vermişti.
Listenin altında küçük bir not vardı.
Gezi İstanbul'daydı.
Ve üç gün boyunca okuldan uzakta kalacaklardı.
Bu ilk kez bütün arkadaş grubunun birlikte şehir dışına çıkacağı anlamına geliyordu.
Gezi günü geldiğinde okulun önünde büyük bir otobüs bekliyordu.
Sabahın çok erken saatleriydi.
Herkes uykulu görünüyordu.
En uykusuz kişi ise Berat'tı.
Çünkü gece heyecandan uyumamıştı.
Otobüse bindiklerinde koltuk kavgası başladı.
Ece ve Emir birlikte oturdu.
Efe ile Berat arka tarafa geçti.
Azra pencere kenarına oturmuştu.
Yanına gelen kişi Yiğit oldu.
"Bu koltuk boş mu?"
Azra gözlerini devirdi.
"Hayır dolu."
"Tamam ben de öyle düşünmüştüm."
Yiğit gülerek yanına oturdu.
Otobüs hareket etti.
Saatler boyunca müzik dinlediler.
Konuştular.
Uyudular.
Bir ara Azra başını cama yaslayıp uyuyakaldı.
Yolun ortasında gözlerini açtığında başının Yiğit'in omzunda olduğunu fark etti.
Hemen doğruldu.
Yiğit ise gülmemek için kendini zor tutuyordu.
"Bir şey deme."
dedi Azra.
"Demiyorum."
"Yalan söylüyorsun."
"Tamam biraz söylüyorum."
İstanbul'a vardıklarında herkes heyecanlıydı.
Üniversite kampüsleri düşündüklerinden çok daha büyüktü.
Gelecek ilk kez bu kadar yakın görünüyordu.
Akşam otele döndüklerinde öğretmenler biraz serbest zaman verdi.
Arkadaş grubu sahile yürümeye karar verdi.
Deniz kenarında otururlarken konu bir anda geleceğe geldi.
"Ya hepimiz farklı şehirlere gidersek?"
diye sordu Efe.
Bir anda sessizlik oldu.
Çünkü ilk kez herkes aynı şeyi düşünmüştü.
Bu arkadaş grubu sonsuza kadar böyle kalmayacaktı.
Berat bile birkaç saniye ciddileşti.
Azra etrafındaki insanlara baktı.
Ece.
Emir.
Berat.
Efe.
Yiğit.
Hepsi hayatının önemli parçalarıydı.
Ve bir yıl sonra hiçbir şey aynı olmayabilirdi.
Yiğit o sırada sessizce Azra'nın elini tuttu.
Kimse fark etmedi.
Ama Azra fark etti.
Ve o an, geleceğin ne getireceğini bilmediğini düşündü.
Ama şu an yanında kimin olmasını istediğini biliyordu.Sahildeki konuşmadan sonra herkes bir süre sessiz kaldı.
Konu fazla gerçek gelmişti.
Çünkü ilk kez mezuniyet gerçekten yakın görünüyordu.
Berat ayağa kalktı.
"Tamam yeter."
Herkes ona baktı.
"Beş dakika önce üniversite öğrencisi gibi hissetmeye başladım."
Efe kahkahayı patlattı.
"Senin için çok erken bir gelişme."
"Kes sesini."
Bir anda ortam tekrar neşelendi.
Azra da gülüyordu.
Ama aklının bir köşesinde aynı düşünce vardı.
Bir yıl sonra ne olacaktı?
Gezi bittikten sonra İzmir'e döndüler.
Okul tekrar başladı.
Denemeler.
Etütler.
Ödevler.
Sınavlar.
Hayat hızlanmıştı.
Bir gün rehberlik dersinde öğretmen herkese bir kâğıt dağıttı.
"Beş yıl sonra kendinize mektup yazacaksınız."
Sınıftan homurdanmalar yükseldi.
Berat hemen itiraz etti.
"Ben yarına ne yapacağımı bilmiyorum."
Öğretmen gülmeye başladı.
"Yine de yaz."
Kâğıtlar dağıtıldı.
Herkes yazmaya başladı.
Azra uzun süre boş sayfaya baktı.
Sonra kalemini eline aldı.
Hayallerini yazdı.
Üniversiteyi yazdı.
Kendisi olmak istediği kişiyi yazdı.
Ama en çok dikkatini çeken şey...
Yiğit'i de yazmış olmasıydı.
Fark ettiğinde durup kaldı.
Çünkü ilk kez onu geleceğinin bir parçası olarak düşünmüştü.
Ders çıkışında öğretmen mektupları topladı.
Koridorda yürürlerken Yiğit merakla sordu:
"Ne yazdın?"
"Merak et."
"Söyle."
"Söylemem."
Yiğit gülümsedi.
"Ben seni çözmeye başladım."
Azra kaşını kaldırdı.
"Öyle mi?"
"Evet."
"İmkânsız."
"Değil."
Yiğit birkaç saniye sustu.
Sonra ekledi:
"Mesela şu an utanıyorsun."
Azra'nın yüzü kızardı.
"Sus."
Yiğit kahkaha attı.
O sırada koridorun diğer ucunda Ece onları izliyordu.
Yanında Emir vardı.
"Bak."
dedi Ece.
Emir baktı.
"Ne var?"
"İyiler."
Emir gülümsedi.
"Sonunda."
Ece başını salladı.
"Evet."
Çünkü aylar sonra ilk kez Azra gerçekten mutlu görünüyordu.
Ve bunu gören herkes rahatlamıştı.
Ama aynı günün akşamı Yiğit eve gittiğinde telefonuna bir e-posta geldi.
Gönderen:
Barcelona Akademi Seçmeleri.
Yiğit'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
Çünkü mailin içinde beklediğinden çok daha büyük bir teklif vardı.
Ve bu teklif...
Onunla Azra'nın geleceğini yeniden değiştirebilirdi.
Bölüm etkileşimi
