94. bölüm · Karanlığın içindeki ışık

91.Bölüm

Azra Seven

Sonuçların açıklanmasının üzerinden birkaç gün geçmişti.
İlk günkü heyecan yavaş yavaş geçmişti.
Artık herkes gelecekle ilgili planlar yapmaya başlamıştı.
Tercihler konuşuluyordu.
Bölümler konuşuluyordu.
Şehirler konuşuluyordu.
Ama okulda başka bir konu daha vardı.
Mezuniyet balosu.
Baloya on gün kalmıştı.
Bir sabah Azra sınıfa girdiğinde içeride alışılmadık bir gürültü vardı.
Berat sıranın üstüne çıkmıştı.
"Arkadaşlar!"
"İn aşağı."
dedi Ece.
"Hayır."
"Berat."
"Önemli bir açıklama yapacağım."
Efe başını sıraya koydu.
"Başlıyoruz."
Berat boğazını temizledi.
"Baloda kimse beni utandırmaya çalışmasın."
Sınıf birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra Emir konuştu.
"Sen bunu tek başına başarabiliyorsun zaten."
Bu kez herkes gülmeye başladı.
O gün öğleden sonra okul çıkışında sınıf fotoğrafı çekilecekti.
Herkes bahçede toplandı.
Öğretmenler sıraya sokmaya çalışıyordu.
Ama kimse yerinde durmuyordu.
Özellikle Berat.
"Ben önde duracağım."
"Hayır."
"Niye?"
"Çünkü boyun uzun."
"Bu benim suçum mu?"
"Biraz."
Fotoğraf çekimi sonunda başladı.
Tam herkes düzgün durmuşken...
Berat son saniyede komik bir yüz yaptı.
Flaş patladı.
Ve bütün sınıf bunu gördü.
Öğretmen başını ellerinin arasına aldı.
"Bir tane daha çekiyoruz."
Bu kez herkes gülmekten ayakta duramıyordu.
Fotoğraf çekimi bittikten sonra öğrenciler dağılmaya başladı.
Azra merdivenlerden inerken telefonuna bildirim geldi.
Yiğit'ten mesaj.
"Sahile gelir misin?"
Azra birkaç saniye ekrana baktı.
"Olur."
Yarım saat sonra sahilde buluştular.
Hava serindi.
Deniz sakindi.
Bir süre yürüdüler.
Sonra Yiğit konuştu.
"Bugün hocamla konuştum."
Azra ona döndü.
"Ney hakkında?"
"Seçmeler."
Azra'nın dikkati hemen toplandı.
Uzun zamandır beklenen konu buydu.
"Ne dedi?"
Yiğit denize baktı.
"Yakında tarih belli olacak."
Azra sustu.
Çünkü bu haber hem güzel hem de biraz korkutucuydu.
Bu seçmeler Yiğit'in yıllardır istediği şeydi.
Ama aynı zamanda her şeyi değiştirebilirdi.
İkisi de bunu biliyordu.
Bir süre sessizce yürüdüler.
Sonra Yiğit gülümsedi.
"Ama şimdilik düşünmek istemiyorum."
"Neyi?"
"Şu anı kaçırmayı."
Azra da gülümsedi.
Çünkü haklıydı.
Önlerinde hâlâ mezuniyet vardı.
Baloya on gün vardı.
Ve henüz kimsenin bilmediği bir sürü şey yaşanacaktı.