37. bölüm · Karanlığın içindeki ışık

34.Bölüm

Azra Seven

Koridor boşaldıktan sonra ortamın gerginliği yavaş yavaş dağıldı.
Azra hâlâ Yiğit’e bakıyordu.
“Teşekkür ederim.” dedi sonunda.
Yiğit kaşlarını kaldırdı.
“Ne için?”
“Net olduğun için.”
Yiğit omuz silkti.
“Olmam gerekiyordu.”
Azra bir adım yaklaştı.
“Hayır. İstediğin için oldun.”
Bu cümle Yiğit’i susturdu.
İlk defa aralarında o küçük çatlak tamamen kapanmış gibiydi.
Yiğit yumuşak bir sesle konuştu:
“Azra… senin yanında yanlış anlaşılacak bir şey yapmak istemem.”
Azra hafifçe gülümsedi.
“Biliyorum.”
“Gerçekten mi?”
Azra başını salladı.
“Az önce anladım.”
Bir anlık sessizlik.
Koridorda kimse kalmamıştı.
Yiğit elini uzattı.
Azra tereddüt etmeden tuttu.
“Ben bazen fazla sakin kalıyorum.” dedi Yiğit.
“Ama bu umursamadığım anlamına gelmiyor.”
Azra bir adım daha yaklaştı.
“Ben de bazen fazla düşünüyorum.”
Yiğit hafifçe gülümsedi.
“Beraber dengeleriz.”
Azra’nın içi ısındı.
“Beraber.”
Bu sefer aralarındaki mesafe neredeyse yoktu.
Yiğit fısıldadı:
“Bugün kıskandığını görünce…”
Azra kaşlarını kaldırdı.
“Ne oldu?”
“Hoşuma gitti.”
Azra hafifçe omzuna vurdu.
“Saçmalama.”
Yiğit gülerek devam etti:
“Çünkü umursuyorsun.”
Azra bakışlarını kaçırmadan söyledi:
“Çünkü değerlisin.”
Bu cümle ağırdı.
Ama gerçekti.
Yiğit bir saniye durdu.
Sonra çok sakin bir şekilde:
“Sen de.”
Zil çaldı.
Ama bu sefer ikisi de aynı anda sınıfa yürüdü.
Yan yana.
Ve ilk defa küçük bir kriz onları uzaklaştırmadı…
Daha da yaklaştırdı.