109.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Azra Seven

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 122Şu an: 109.Bölüm
  1. 1 1.Bölüm393 kelime
  2. 2 2. Bölüm444 kelime
  3. 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
  4. 4 4. Bölüm528 kelime
  5. 5 5. Bölüm274 kelime
  6. 6 6.Bolum449 kelime
  7. 7 7. Bolum259 kelime
  8. 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
  9. 9 8. Bölüm227 kelime
  10. 10 9. Bölüm451 kelime
  11. 11 10.Bölüm196 kelime
  12. 12 11.Bölüm377 kelime
  13. 13 12.Bölüm101 kelime
  14. 14 13.Bölüm336 kelime
  15. 15 14.Bölüm243 kelime
  16. 16 15.Bölüm250 kelime
  17. 17 16. Bölüm383 kelime
  18. 18 17.Bolum490 kelime
  19. 19 18. Bolum363 kelime
  20. 20 19.Bolum385 kelime
  21. 21 19. Bolum 2113 kelime
  22. 22 20.Bolum506 kelime
  23. 23 21.Bölüm399 kelime
  24. 24 22.Bölüm335 kelime
  25. 25 23.Bölüm353 kelime
  26. 26 24.Bölüm492 kelime
  27. 27 25.Bölüm410 kelime
  28. 28 26.Bölüm440 kelime
  29. 29 27.Bölüm427 kelime
  30. 30 28.Bölüm254 kelime
  31. 31 29.Bölüm217 kelime
  32. 32 30.Bölüm160 kelime
  33. 33 31.Bölüm353 kelime
  34. 34 32.Bölüm497 kelime
  35. 35 33.Bölüm926 kelime
  36. 36 34.Bölüm195 kelime
  37. 37 35.Bölüm332 kelime
  38. 38 36.Bölüm419 kelime
  39. 39 37.Bölüm399 kelime
  40. 40 38.Bölüm781 kelime
  41. 41 39.Bölüm150 kelime
  42. 42 40.Bölüm614 kelime
  43. 43 41.Bölüm261 kelime
  44. 44 42.Bölüm321 kelime
  45. 45 43.Bölüm325 kelime
  46. 46 44.Bölüm381 kelime
  47. 47 45.Bölüm705 kelime
  48. 48 46.Bölüm346 kelime
  49. 49 47.Bölüm172 kelime
  50. 50 48.Bölüm356 kelime
  51. 51 49.Bölüm314 kelime
  52. 52 50.Bölüm315 kelime
  53. 53 51.Bölüm667 kelime
  54. 54 52.Bölüm571 kelime
  55. 55 53.Bölüm596 kelime
  56. 56 54.Bölüm646 kelime
  57. 57 55.Bölüm1.170 kelime
  58. 58 56.Bölüm642 kelime
  59. 59 57.Bölüm416 kelime
  60. 60 58.Bölüm400 kelime
  61. 61 59.Bölüm712 kelime
  62. 62 60.Bölüm308 kelime
  63. 63 61.Bölüm1.050 kelime
  64. 64 62.Bölüm397 kelime
  65. 65 63.Bölüm1.139 kelime
  66. 66 64.Bölüm326 kelime
  67. 67 65.Bölüm972 kelime
  68. 68 66.Bölüm761 kelime
  69. 69 67.Bölüm717 kelime
  70. 70 68.Bölüm391 kelime
  71. 71 69.Bölüm829 kelime
  72. 72 70.Bölüm289 kelime
  73. 73 71.Bölüm846 kelime
  74. 74 72.Bölüm415 kelime
  75. 75 73.Bölüm505 kelime
  76. 76 74.Bölüm733 kelime
  77. 77 75.Bölüm1.025 kelime
  78. 78 76.Bölüm978 kelime
  79. 79 77.Bölüm569 kelime
  80. 80 78.Bölüm563 kelime
  81. 81 79.Bölüm1.065 kelime
  82. 82 80.Bölüm1.656 kelime
  83. 83 81.Bölüm959 kelime
  84. 84 82.Bölüm612 kelime
  85. 85 83.Bölüm298 kelime
  86. 86 84.Bölüm918 kelime
  87. 87 85.Bölüm268 kelime
  88. 88 86.Bölüm244 kelime
  89. 89 87.Bölüm280 kelime
  90. 90 88.Bölüm278 kelime
  91. 91 89.Bölüm334 kelime
  92. 92 90.Bölüm398 kelime
  93. 93 91.Bölüm296 kelime
  94. 94 92.Bölüm288 kelime
  95. 95 93.Bölüm310 kelime
  96. 96 94.Bölüm301 kelime
  97. 97 95.Bölüm787 kelime
  98. 98 96.Bölüm281 kelime
  99. 99 97.Bölüm490 kelime
  100. 100 98.Bölüm308 kelime
  101. 101 99.Bölüm309 kelime
  102. 102 100.Bölüm1.166 kelime
  103. 103 101.Bölüm561 kelime
  104. 104 102.Bölüm479 kelime
  105. 105 103.Bölüm588 kelime
  106. 106 104.Bölüm637 kelime
  107. 107 105.Bölüm467 kelime
  108. 108 106.Bölüm567 kelime
  109. 109 107.Bölüm591 kelime
  110. 110 108.Bölüm1.154 kelime
  111. 111 109.Bölüm944 kelime · Okuduğun bölüm
  112. 112 110.Bölüm609 kelime
  113. 113 111.Bölüm589 kelime
  114. 114 112.Bölüm378 kelime
  115. 115 113.Bölüm483 kelime
  116. 116 114.Bölüm804 kelime
  117. 117 115.Bölüm323 kelime
  118. 118 116.Bölüm272 kelime
  119. 119 117.Bölüm293 kelime
  120. 120 118.Bölüm339 kelime
  121. 121 119.Bölüm315 kelime
  122. 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime

Aylar süren yoğunluğun ardından sonunda mezuniyet günü geldi.
Azra sabah erkenden uyandı.
Ama aslında gece boyunca doğru düzgün uyuyamamıştı.
Yıllardır beklediği gündü.
Liseyi bitirmişti.
Üniversiteyi bitirmişti.
Stajlarını tamamlamıştı.
Sınavlarını vermişti.
Şimdi ise hukuk fakültesinden mezun oluyordu.
Hazırlanırken annesi birkaç kez gözyaşlarını silmek zorunda kaldı.
"Anne ağlama."
dedi Azra.
"Ben daha başlamadım."
Bu cevap ikisini de güldürdü.
Öğleden sonra kampüs kalabalıklaşmaya başladı.
Öğrenciler cüppelerini giyiyordu.
Aileler fotoğraf çekiyordu.
Her yerde heyecan vardı.
Azra etrafına baktı.
Ama aklında tek bir soru vardı.
Yiğit gelmiş miydi?
Uçağı sabah inmiş olacaktı.
Ama henüz onu görmemişti.
Tam o sırada telefonu titredi.
Yiğit'ten mesaj vardı.
"Arkana bak."
Azra'nın kalbi hızlandı.
Yavaşça arkasını döndü.
Ve onu gördü.
Yiğit birkaç metre ötede duruyordu.
Aylar sonra ilk kez yüz yüze.
Azra hiç düşünmeden ona doğru koştu.
Etraflarındaki insanlar dönüp baktı.
Ama ikisinin de umurunda değildi.
Yıllarca süren özlem birkaç saniyede ortadan kalkmış gibiydi.
"Hoş geldin."
dedi Azra.
"Mezuniyetini kaçıracağımı mı sandın?"
Azra gülümsedi.
"Bir an korktum."
"İmkânsız."
Tören başladığında Yiğit ön sıralardan birinde oturuyordu.
Azra'nın ailesi de yanındaydı.
Annesi ara sıra ağlıyordu.
Babası gururla sahneyi izliyordu.
Sonunda isimler okunmaya başladı.
Ve sıra Azra'ya geldi.
"Azra Seven."
Salon alkışlarla doldu.
Azra sahneye yürüdü.
Diplomasını aldı.
Ve o an kalabalığın içinde Yiğit'i gördü.
Yiğit ayakta alkışlıyordu.
Yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Azra'nın gözleri doldu.
Çünkü yıllar önce ona verdiği söz aklına geldi.
"Avukat ol."
"Sonra aynı ülkede yaşamaya başlayalım."
Şimdi ilk kısmı tamamlanmıştı.
Tören bittikten sonra herkes kampüs bahçesinde toplandı.
Fotoğraflar çekildi.
Kutlamalar yapıldı.
Ece, Emir, Efe ve hatta Berat bile gelmişti.
Berat cübbeyi giyip kendi mezun oluyormuş gibi poz veriyordu.
Kimse şaşırmadı.
Akşam güneş batarken kalabalık yavaş yavaş dağılmaya başladı.
Azra ve Yiğit kampüsün boşalmaya başlayan bahçesinde yan yana yürüyordu.
Azra diplomasını elinde tutuyordu.
Yiğit bir süre ona baktı.
"Avukat Hanım."
dedi.
Azra güldü.
"Kulağa garip geliyor."
"Alışacaksın."
Sonra Yiğit durdu.
"Şimdi sıra ikinci kısımda."
Azra merakla baktı.
"Hangi ikinci kısım?"
Yiğit gülümsedi.
"Seni İspanya'ya götürmek."
Azra birkaç saniye ona baktı.
Sonra istemeden gülmeye başladı.
Çünkü yıllarca kurdukları hayat...
Artık hayal olmaktan çıkıp gerçek olmaya başlıyordu.Mezuniyetten sonraki haftalar göz açıp kapayıncaya kadar geçti.
Azra diplomasını almıştı.
Yiğit'in sezonu bitmişti.
Yıllardır onları ayrı tutan şeyler birer birer ortadan kalkıyordu.
Bir akşam iki aile birlikte akşam yemeğinde buluştu.
Sohbet edilirken konu doğal olarak düğüne geldi.
Yiğit'in annesi gülümseyerek sordu:
"Ee, daha neyi bekliyorsunuz?"
Azra ve Yiğit birbirlerine baktılar.
Sonra istemeden gülmeye başladılar.
Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu.
Artık gerçekten evlenme zamanı gelmişti.
Sonraki günler düğün hazırlıklarıyla geçti.
Salonlar gezildi.
Tarihler konuşuldu.
Davetliler belirlendi.
En çok zorlanan kişi ise Berat oldu.
Çünkü kendisini düğün organizatörü ilan etmişti.
Kimse istememesine rağmen.
Bir gün Efe ona dönüp:
"Senin görevin ne?"
diye sordu.
Berat hiç düşünmeden cevap verdi.
"Baş sağdıç."
"Öyle bir görev yok."
"Artık var."
Düğüne bir hafta kala Yiğit ve Azra yıllar önce mezuniyet balosunun yapıldığı okulun önünden geçtiler.
Kapının önünde durdular.
Azra binaya baktı.
"Her şey burada başladı."
dedi.
Yiğit başını salladı.
"Ve ikimiz de bunun buraya geleceğini bilmiyorduk."
Azra gülümsedi.
"Ben biraz tahmin ediyordum."
"Yalancı."
İkisi de güldü.
Ve sonunda düğün günü geldi.
Sabah erkenden herkes ayaktaydı.
Aileler heyecanlıydı.
Arkadaşlar heyecanlıydı.
Hatta Efe bile heyecanlıydı.
Sadece Berat heyecanlı değildi.
Çünkü o zaten sabahtan beri herkese emir veriyordu.
"Çiçekler düzgün dursun."
"Berat sen kimsin?"
"İşime karışmayın."
Akşam olduğunda davetliler salona dolmaya başladı.
Yıllar önce lise sıralarında başlayan hikâye...
Artık düğün salonuna kadar gelmişti.
Yiğit hazırlanırken aynaya baktı.
Bir an için lise yıllarındaki hâli gözünün önüne geldi.
Sonra mezuniyet balosu.
İspanya.
Seçmeler.
Ayrılıklar.
Nişan.
Ve bugün.
Kapı çaldı.
Babası içeri girdi.
Omzuna dokundu.
"Hazır mısın?"
Yiğit derin bir nefes aldı.
Sonra gülümsedi.
"Hayatımda hiç bu kadar hazır olmamıştım."
Aynı anda başka bir odada Azra da son hazırlıklarını tamamlıyordu.
Annesi gözyaşlarını tutamıyordu.
Ece ise onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
Ama kendisi de ağlamak üzereydi.
Bir süre sonra müzik başladı.
Herkes ayağa kalktı.
Ve Azra ile Yiğit yıllar sonra bir kez daha birbirlerine doğru yürümeye başladılar.
Bu kez bir mezuniyet balosunda değil.
Bu kez gerçekten hayatlarını birleştirmek için.
Ve o an ikisi de aynı şeyi düşündü:
İyi ki o gün yolları kesişmişti.Müzik salonda yankılanırken herkes ayağa kalkmıştı.
Yiğit gözlerini kapıdan ayıramıyordu.
Azra içeri girdiğinde salon bir anlığına sessizleşmiş gibi geldi.
Yıllardır beklediği an sonunda gelmişti.
Yiğit istemeden gülümsedi.
Çünkü karşısındaki kişi artık sadece sevdiği kız değildi.
Birlikte büyüdüğü, hayaller kurduğu, yıllarca özlediği ve her şeye rağmen yanında kalmayı seçtiği insandı.
Azra da ona bakıyordu.
İkisi de yürürken yıllar önceki anılar gözlerinin önünden geçiyordu.
Lise koridorları.
Sınıftaki şakalar.
İlk tartışmalar.
Mezuniyet balosu.
İspanya'ya gidiş.
Nişan.
Ve şimdi.
Sonunda yan yanaydılar.
Nikâh memuru konuşmaya başladığında ikisi de dikkatle dinlemeye çalıştı.
Ama heyecandan söylediklerinin yarısını kaçırıyorlardı.
İlk olarak Yiğit'e döndü.
"Azra Seven'i eş olarak kabul ediyor musunuz?"
Yiğit hiç düşünmeden cevap verdi.
"Ediyorum."
Salondan alkışlar yükseldi.
Sonra sıra Azra'ya geldi.
"Yiğit'i eş olarak kabul ediyor musunuz?"
Azra'nın gözleri doldu.
Ama gülümseyerek cevap verdi.
"Ediyorum."
Bu kez alkışlar daha da yükseldi.
Ece ağlıyordu.
Emir onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
Başarılı olamıyordu.
Çünkü kendisinin de gözleri dolmuştu.
Efe başını sallayıp gülümsüyordu.
Berat ise mendil kutusunu bitirmişti.
Kimse bunun mümkün olduğunu düşünmüyordu.
Nikâh defteri imzalandı.
Yüzükler takıldı.
Ve sonunda nikâh memuru gülümseyerek:
"Artık resmen evlisiniz."
dedi.
O an salondaki herkes ayağa kalktı.
Alkışlar, kahkahalar ve tebrikler birbirine karıştı.
Azra ve Yiğit birkaç saniye sadece birbirlerine baktılar.
Sanki yıllardır süren yolculukları o anda tamamlanmış gibiydi.
Kutlama gece boyunca devam etti.
Müzikler çaldı.
Dans edildi.
Fotoğraflar çekildi.
Eski anılar anlatıldı.
Gece yarısına doğru Yiğit ve Azra kısa bir süreliğine balkona çıktılar.
Aşağıdaki ışıkları izlediler.
İçeriden müzik sesi geliyordu.
Azra başını Yiğit'in omzuna yasladı.
"İnanabiliyor musun?"
diye sordu.
"Neye?"
"Gerçekten evlendik."
Yiğit gülümsedi.
"Ben daha yıllar önce inanmıştım."
Azra güldü.
"Mezuniyet balosunda mı?"
"Belki."
"Belki değil."
İkisi de gülmeye başladı.
Ve o gece, yıllarca süren hikâyelerinin sonu değil...
Yeni hayatlarının ilk günü oldu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.