80. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık77.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 77.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime
- 79 77.Bölüm569 kelime · Okuduğun bölüm
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yiğit maili açtı.
Önce birkaç kez okudu.
Sonra tekrar okudu.
Çünkü yanlış anladığını düşündü.
Ama anlamamıştı.
Barcelona'daki seçmeler sadece iki haftalık bir kamp olmayacaktı.
Eğer kabul edilirse sezonun büyük kısmını İspanya'da geçirmesi gerekecekti.
Bu da aylar demekti.
Belki daha fazla.
Yiğit yatağına oturdu.
Telefonunu eline aldı.
Azra'nın sohbetini açtı.
Mesaj yazmaya başladı.
Sildi.
Tekrar yazdı.
Yine sildi.
Çünkü bunu telefondan söylemek istemiyordu.
Ertesi gün okulda normal davranmaya çalıştı.
Ama Azra onu hemen fark etti.
Öğle arasında yanına geldi.
"Bir şey olmuş."
Yiğit gülümsedi.
"Niye öyle dedin?"
"Çünkü seni tanıyorum."
Bu cümle Yiğit'in içini burktu.
Bir zamanlar bunu duyunca mutlu olurdu.
Şimdi ise söylemesi gereken şeyi hatırlatıyordu.
"Bugün okuldan sonra konuşabilir miyiz?"
Azra'nın gülümsemesi hafifçe kayboldu.
"Ciddi bir şey mi?"
"Biraz."
Okul çıkışında sahile gittiler.
Aylar önce İspanya konusunu ilk konuştukları aynı yere.
Bir süre yürüdüler.
Sonra Yiğit durdu.
Azra da durdu.
"Tamam."
dedi Azra.
"Şimdi korkmaya başladım."
Yiğit kısa bir gülümseme gösterdi.
Sonra telefonu çıkarıp maili açtı.
Azra ekrana baktı.
İlk başta anlamadı.
Sonra satırları okumaya başladı.
Ve yüzündeki ifade değişti.
Sessizlik oldu.
Uzun bir sessizlik.
"Bu..."
Azra cümlesini tamamlayamadı.
Yiğit başını salladı.
"Evet."
"Ne kadar sürüyor?"
"Kesin değil."
"Bir yıl mı?"
"Belki."
Azra denize baktı.
Bir yıl.
Bu kelime kulağa çok uzun geliyordu.
Çok ama çok uzun.
Yiğit konuştu.
"Henüz kesinleşmedi."
"Seçmeleri geçmem lazım."
Azra başını salladı.
Ama aklında başka bir şey vardı.
Ya geçerse?
Bir süre ikisi de konuşmadı.
Sonra Yiğit beklemediği bir şey duydu.
"Git."
Yiğit ona baktı.
Azra gözlerini denizden ayırmadı.
"Ne?"
"Geçersen git."
Yiğit şaşırmıştı.
"Azra..."
Bu cevabı beklemiyordu.
Azra sonunda ona döndü.
Gözleri dolmuştu.
Ama gülümsüyordu.
"Hayatın boyunca bunu hayal ettin."
"Benim yüzümden vazgeçersen seni affetmem."
Yiğit bir şey söyleyemedi.
Çünkü Azra'nın ne kadar zorlandığını görebiliyordu.
Azra devam etti.
"Korkuyorum."
"Deli gibi korkuyorum."
"Ama yine de gitmeni isterim."
Yiğit ona baktı.
Ve o an Azra'yı neden sevdiğini bir kez daha hatırladı.
Çünkü bazen sevgi...
Birini yanında tutmak değil,
Onun hayaline gitmesine izin verebilmekti.
Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Seçmeler düşündüklerinden çok daha yakındı.
Ve sonuçlar beklediklerinden çok daha hızlı gelecekti.Yiğit ve Azra sahilde konuştuktan sonra hayat normal akışına devam etti.
Seçmeler vardı ama yazın olacaktı.
Yani önlerinde aylar vardı.
Şu an için en önemli şey okuldu.
Ve yaklaşan sınavlar.
Bir sabah öğretmen sınıfa girer girmez:
"Arkadaşlar, mezuniyet komitesini oluşturacağız."
dedi.
Bir anda sınıf hareketlendi.
Berat hemen ayağa kalktı.
"Ben istemiyorum."
Öğretmen şaşırdı.
"Daha ne olduğunu söylemedim."
"Yine de istemiyorum."
Sınıf kahkahaya boğuldu.
Komiteye birkaç kişi seçildi.
Ece.
Azra.
Emir.
Ve istememesine rağmen Berat.
Berat yaklaşık üç dakika boyunca itiraz etti.
Sonra pes etti.
Böylece mezuniyet hazırlıkları başladı.
Sınıf panosu.
Balosu.
Kep töreni.
Fotoğraf çekimleri.
Ve herkesin birlikte geçireceği son okul yılı.
Bir gün komite toplantısından sonra Azra koridorda yürürken Mert'e rastladı.
Uzun zamandır ilk kez yalnız konuşuyorlardı.
"Nasıl gidiyor?"
diye sordu Mert.
"İyi."
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Mert gülümsedi.
"Merak etme."
Azra kaşını kaldırdı.
"Neyi?"
"Artık ortalığı karıştırmayacağım."
Azra istemeden güldü.
Mert de güldü.
Aralarında artık gariplik kalmamıştı.
İkisi de olanları geride bırakmaya başlamıştı.
Tam o sırada koridorun sonundan Yiğit göründü.
Bu kez Azra'nın içi sıkışmadı.
Suçluluk hissetmedi.
Panik olmadı.
Sadece mutlu oldu.
Çünkü sonunda kafasının içindeki karmaşa bitmişti.
Yiğit yanlarına geldi.
"Müdürü mü ikna etmeye çalışıyordunuz?"
"Hayır."
dedi Mert.
"Bu görev Azra'nın."
"Kolay gelsin o zaman."
Azra gözlerini devirdi.
Üçü de güldü.
Ve ilk kez...
Her şey gerçekten geride kalmış gibi hissettirdi.
Ama onları şimdi başka bir şey bekliyordu:
Son sınıfın son ayları.
Mezuniyet.
Ve birlikte geçirecekleri son yaz.
Bölüm etkileşimi
