72. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık69.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 69.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime · Okuduğun bölüm
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime
- 79 77.Bölüm569 kelime
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Günler geçiyordu.
Okul temposu giderek ağırlaşıyordu.
Deneme sınavları.
Ödevler.
Etütler.
Herkes yorgundu.
Özellikle Azra.
Bir gün matematik dersinde öğretmen soru çözerken Azra dalıp gitmişti.
Ta ki Ece dirseğiyle dürtene kadar.
"Azra."
"Hı?"
"Tahtaya bak."
Azra irkildi.
Öğretmen tam ona soru soruyordu.
Sınıf gülmeye başladı.
Ders bitince Ece hemen yanına geldi.
"Son zamanlarda sana bir şey oldu."
"Ne alaka?"
"Dalıp gidiyorsun."
"Yorgunum."
Ece şüpheyle baktı.
"Sadece yorgun musun?"
Azra cevap vermedi.
Çünkü kendisi de bilmiyordu.
Öğle arasında bahçeye çıktılar.
Her zamanki masa.
Her zamanki grup.
Berat yine saçma bir hikâye anlatıyordu.
Efe gülüyordu.
Emir telefonuyla uğraşıyordu.
Yiğit ise Azra'nın yanındaydı.
Ama Azra'nın dikkati dağınıktı.
Bir ara gözleri istemsizce karşı tarafa kaydı.
Mert arkadaşlarıyla konuşuyordu.
Tam o sırada...
"Azra."
Yiğit'in sesi.
Azra hemen döndü.
"Efendim?"
"Üç kez seslendim."
Azra utandı.
"Duymadım."
Yiğit bir şey demedi.
Ama bunu fark etmişti.
O akşam Yiğit eve giderken kafası karışıktı.
Azra son zamanlarda biraz değişmiş gibiydi.
Mesajlara geç cevap veriyordu.
Bazen dalıyordu.
Bazen onu dinlemiyor gibiydi.
Ama Yiğit kendini durdurdu.
Hayır.
Bu sefer kuruntu yapmak istemiyordu.
Çünkü geçmişte bunu yapmıştı.
Ve neredeyse Azra'yı kaybediyordu.
Bu yüzden sadece ona güvendi.
Ama aynı gece...
Azra odasında ders çalışırken telefonuna mesaj geldi.
Mert.
Yarınki tarih ödevini yaptın mı?
Azra gülümsedi.
Hayır.
Sen?
Ben de yapmadım 😅
Azra istemsizce güldü.
Sonra sohbet devam etti.
Ödevden.
Okuldan.
Sınavlardan.
Ve saatler geçtiğini fark etmedi.
Telefonu kapattığında gece olmuştu.
Ve ilk kez...
Küçük bir suçluluk hissetti.
Çünkü o sırada Yiğit'e hâlâ cevap vermemişti.
Ekranı açtı.
Yiğit'ten gelen mesaj iki saat önce atılmıştı.
İyi geceler ❤️
Azra'nın içi sıkıştı.
Çünkü ne hissettiğini bilmiyordu.
Sadece...
Her şeyin eskisi kadar net olmadığını hissediyordu.Ertesi sabah Azra okula geldiğinde kendine bir söz vermişti.
Bu konuyu büyütmeyecekti.
Çünkü büyütecek bir şey yoktu.
Mert sadece arkadaştı.
Hepsi buydu.
Bahçeye girdiğinde Ece onu bekliyordu.
"Günaydın."
"Günaydın."
Ece birkaç saniye onu süzdü.
"Bir şey olmuş."
Azra iç çekti.
"Daha gün başlamadı."
"Yine de olmuş."
Azra gülmeye başladı.
"Neden herkes dedektif gibi davranıyor?"
"Çünkü seni tanıyoruz."
Neyse ki o sırada Emir ve Berat geldi.
Konu kapanmıştı.
Ya da Azra öyle sanıyordu.
İlk iki ders normal geçti.
Ama üçüncü derste öğretmen grup ödevi dağıttı.
Ve her şey biraz karıştı.
"İkişerli gruplar oluşturuyorum."
Sınıf homurdanmaya başladı.
Öğretmen isimleri okumaya başladı.
Birkaç kişi.
Sonra...
"Azra."
Azra başını kaldırdı.
"Mert."
Sınıfta birkaç kişi dönüp baktı.
Azra'nın kalbi anlamsız şekilde hızlandı.
"Bir haftalık proje."
dedi öğretmen.
"Beraber hazırlayacaksınız."
Ders bitince Mert yanına geldi.
"Sanırım ortak olduk."
Azra gülümsedi.
"Galiba."
Bu sırada koridorda...
Berat olayı öğrenmişti.
Ve doğal olarak bunu içinde tutamadı.
Öğle arasında masaya oturur oturmaz:
"Arkadaşlar."
"Evet?"
"Azra ve Mert aynı projedeler."
Azra'nın gözleri açıldı.
"BERAT!"
Emir boğulacak gibi oldu.
Efe kahkahaya başladı.
Ece yüzünü kapattı.
Tam o sırada Yiğit geldi.
Ve masadaki sessizliği fark etti.
"Noldu?"
Kimse konuşmadı.
Berat konuştu.
"Hiç."
Yiğit şüphelendi.
Çünkü Berat'ın "hiç" dediği hiçbir şey gerçekten hiç olmuyordu.
Azra hemen konuyu değiştirdi.
"Nasıldı sınav?"
Yiğit cevap verdi.
Ama gözleri birkaç saniye Azra'nın üzerinde kaldı.
Çünkü o da bir şeylerin farklı olduğunu hissediyordu.
Ne olduğunu bilmiyordu.
Ama hissediyordu.
O gün okul çıkışında Azra eve yürürken telefonu titredi.
Mert.
Proje için hafta sonu kütüphaneye gidelim mi?
Azra ekrana baktı.
Bu tamamen normal bir soruydu.
Proje içindi.
Başka bir anlamı yoktu.
Ama yine de...
Mesajı birkaç kez okudu.
Sonra telefonunu kapattı.
Ve ilk kez kendine itiraf etti:
Bu durumun neden kafasını karıştırdığını gerçekten bilmiyordu.
Ve en kötüsü...
Henüz bunu kimseye anlatabilecek kadar anlayabilmiş de değildi.
Azra o akşam Mert'in mesajına uzun süre bakıp kaldı.
Aslında cevap çok basitti.
Bu bir projeydi.
Dersle ilgiliydi.
Normaldi.
Sonunda yazdı:
Olur.
Cumartesi gidebiliriz.
Mert'in cevabı kısa sürede geldi.
Tamam 👍
Saat 2 gibi?
Tamamdır.
Konuşma orada bitti.
Ama Azra telefonu bıraktığında hâlâ garip hissediyordu.
Cumartesi geldiğinde kütüphanede buluştular.
İlk yarım saat gerçekten sadece projeyle uğraştılar.
Kaynaklar.
Notlar.
Sunum planı.
Bir ara Mert su almak için kalktı.
Geri döndüğünde iki kahve getirmişti.
Birini Azra'nın önüne koydu.
"Teşekkür ederim."
"Önemli değil."
Sonra tekrar çalışmaya başladılar.
Her şey normaldi.
Ama zaman beklediklerinden hızlı geçti.
Çıkışta hava serinlemişti.
Kütüphanenin önünde durdular.
"Proje düşündüğümden hızlı bitti."
dedi Mert.
"Beraber çalışınca kolay oldu."
Mert gülümsedi.
"Sen çalışkansın çünkü."
Azra güldü.
"Sen de son gün yapacak biri gibi duruyorsun."
"Yakalandım."
İkisi de güldü.
Sonra kısa bir sessizlik oldu.
Tam o sırada Azra'nın telefonu çaldı.
Yiğit.
Azra'nın kalbi hafifçe sıkıştı.
Çünkü bir anlığına...
Ona burada olduğunu söylemediğini hatırladı.
Telefonu açtı.
"Efendim?"
"Napıyorsun?"
"Projedeydim."
"Yeni mi bitti?"
"Yeni bitti."
Yiğit'in sesi her zamanki gibiydi.
Normal.
Sıcak.
"Akşam sahile gidelim mi?"
Azra istemsizce gülümsedi.
"Olur."
Telefon kapandı.
Mert bunu fark etmişti.
Ama hiçbir şey söylemedi.
Sadece hafifçe gülümsedi.
"Yiğit miydi?"
"Evet."
Mert başını salladı.
"Şanslı çocuk."
Azra şaşırdı.
"Ne?"
Mert omuz silkti.
"Boş ver."
Ama bu cümle...
Azra'nın aklında kaldı.
O akşam sahilde Yiğit'le yürürken her şey normaldi.
Yiğit turnuvadan bahsediyordu.
Üniversite planlarından.
Gelecekten.
Azra onu dinliyordu.
Ama bir noktada fark ettiği şey onu rahatsız etti.
Çünkü ilk kez...
Mert'in gün içinde söylediği bir cümleyi düşünüyordu.
Ve bundan hoşlanmıyordu.
Çünkü kafasının karışmasını istemiyordu.
Ama düşünceler bazen izin istemiyordu.
Ve Azra, ilk kez bu durumun kendiliğinden geçmeyebileceğinden korkmaya başladı.
Bölüm etkileşimi
