106. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık103.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 103.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime
- 79 77.Bölüm569 kelime
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime · Okuduğun bölüm
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Seçmelere iki gün kalmıştı.
İlk kez herkes gerçekten gergindi.
Özellikle Yiğit.
Dışarıdan bakınca sakin görünüyordu.
Şakalar yapıyordu.
Gülüyordu.
Normal davranıyordu.
Ama onu yakından tanıyanlar bunun doğru olmadığını anlayabiliyordu.
Azra da anlıyordu.
O gün akşam üzeri Yiğit tek başına antrenman sahasına gitti.
Resmî antrenman yoktu.
Saha boştu.
Tribünler boştu.
Rüzgâr hafif hafif esiyordu.
Yiğit topu önüne aldı.
Bir süre tek başına çalıştı.
Şut çekti.
Koştu.
Tekrar şut çekti.
Ama kafasının içindeki düşünceleri susturamıyordu.
Ya yeterli olmazsa?
Ya hata yaparsa?
Ya beklediği gibi gitmezse?
Tam o sırada tribünlerden bir ses geldi.
"Çok kötü vuruyorsun."
Yiğit kafasını kaldırdı.
Azra.
Tribünde durmuş ona bakıyordu.
Yiğit istemeden güldü.
"Sen ne zaman geldin?"
"On dakika önce."
"On dakikadır mı izliyorsun?"
"Maalesef."
Yiğit başını salladı.
Sonra tribünlere doğru yürüdü.
Azra yanına oturdu.
Bir süre ikisi de sahaya baktı.
Sessizlik vardı.
Ama rahatsız edici değildi.
Sonunda Azra konuştu.
"Korkuyorsun."
Yiğit cevap vermedi.
Çünkü yalan söylemeye gerek yoktu.
"Evet."
Azra başını salladı.
"Normal."
"Ya olmazsa?"
Azra birkaç saniye düşündü.
Sonra ona döndü.
"Olmazsa yine denersin."
"Bu kadar basit mi?"
"Hayır."
"Canın yanar."
"Üzülürsün."
"Ama yine denersin."
Yiğit sustu.
Çünkü ihtiyacı olan şey tam olarak buydu.
Birinin ona mükemmel olmak zorunda olmadığını söylemesi.
Hava kararmaya başlamıştı.
Sahanın ışıkları yandı.
Azra ayağa kalktı.
"Haydi."
"Nereye?"
"Dondurma almaya."
"Bu konuşmadan sonra mı?"
"Evet."
"Niye?"
"Çünkü moral konuşmalarından sonra dondurma yenir."
Yiğit güldü.
İlk kez bütün gün boyunca gerçekten rahatlamıştı.
Ve ikisi birlikte sahadan ayrıldı.
Seçmelere iki gün kalmıştı.
Ama o gece...
Yiğit ilk kez sonucu düşünmeden uyuyabildi.Yiğit seçmelere gittiği gün herkes heyecanlıydı.
Azra, Ece, Emir, Efe ve Berat saatlerce haber bekledi.
Ama o gün hiçbir şey kesinleşmedi.
Sonra günler geçti.
Haftalar geçti.
Aylar geçti.
Ve hayat devam etti.
Yiğit seçmelerden sonra İspanya'ya gitti.
Önce denemeler.
Sonra kamplar.
Sonra alt kadro.
Sonra profesyonel sözleşme.
Kolay olmadı.
Bazen haftalarca konuşamadılar.
Bazen sadece birkaç mesajla idare ettiler.
Bazen özlemek çok zor geldi.
Ama vazgeçmediler.
Aradan yıllar geçti.
Azra hukuk fakültesini bitirmek üzereydi.
Artık son sınıftaydı.
Mezun olmasına sadece bir yıl kalmıştı.
Sınavlar.
Stajlar.
Dosyalar.
Duruşmalar.
Hayatı tamamen değişmişti.
Bir akşam üniversiteden çıktığında arkadaşlarıyla yürüyordu.
Telefonuna baktı.
Yiğit'ten mesaj yoktu.
Aslında buna alışmıştı.
Çünkü sezon devam ediyordu.
Antrenmanlar yoğundu.
Muhtemelen müsait değildi.
Azra telefonu çantasına koydu.
Hiç bilmediği şey ise...
O sırada Yiğit'in Türkiye'ye inmiş olduğuydu.
Çanakkale Havalimanı.
Yiğit valizini aldı.
Yüzünde heyecanlı bir gülümseme vardı.
Yıllardır beklediği haber birkaç gün önce gelmişti.
Artık resmiydi.
İspanya'daki kulüple uzun süreli profesyonel sözleşme imzalamıştı.
Hayali gerçek olmuştu.
Ve bunu Azra'ya yüz yüze söylemek istiyordu.
Kimseye haber vermedi.
Ne Ece'ye.
Ne Emir'e.
Ne Efe'ye.
Ne de Berat'a.
Sadece uçak biletini aldı.
Ve Türkiye'ye geldi.
Ertesi gün...
Azra üniversiteden çıkıyordu.
Elinde notlar vardı.
Yorgundu.
Kampüs kapısından dışarı çıktı.
Sonra bir anda durdu.
Çünkü karşı kaldırımda duran kişiyi tanıdı.
İlk başta inanamadı.
Birkaç kez gözlerini kırpıştırdı.
Ama değişen hiçbir şey olmadı.
Yiğit gerçekten oradaydı.
Siyah bir mont giymişti.
Ellerini cebine koymuştu.
Ve gülümsüyordu.
Azra'nın elindeki dosyalar yere düştü.
"Yok artık."
Yiğit gülmeye başladı.
"Merhaba."
Azra koşmaya başladı.
Aradaki yolu neredeyse fark etmedi.
Birkaç saniye sonra kendini Yiğit'e sarılmış halde buldu.
"Sen burada ne arıyorsun?"
"Ben de seni özledim."
"Yiğit."
"Tamam."
Azra geri çekildi.
"Hemen anlat."
Yiğit gözlerinin içine baktı.
Sonra yıllardır beklediği cümleyi söyledi.
"Başardım."
Azra sustu.
"Ne?"
"Profesyonel sözleşme."
Azra'nın gözleri doldu.
Çünkü bu sadece bir sözleşme değildi.
Yılların emeğiydi.
Fedakârlıktı.
Hayaldi.
Ve şimdi gerçek olmuştu.
Yiğit gülümseyerek ona baktı.
"İlk sana söylemek istedim."
Azra gözyaşlarını silmeye çalıştı.
"Sen gerçekten delisin."
"Neden?"
"Bunu telefonda söyleyebilirdin."
Yiğit başını salladı.
"Hayır."
"Bu haberi sana sarılarak vermek istedim."
Ve yıllar geçmesine rağmen...
Bazı şeylerin hiç değişmediğini ikisi de o anda anladı.
Bölüm etkileşimi
