80.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Azra Seven

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 122Şu an: 80.Bölüm
  1. 1 1.Bölüm393 kelime
  2. 2 2. Bölüm444 kelime
  3. 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
  4. 4 4. Bölüm528 kelime
  5. 5 5. Bölüm274 kelime
  6. 6 6.Bolum449 kelime
  7. 7 7. Bolum259 kelime
  8. 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
  9. 9 8. Bölüm227 kelime
  10. 10 9. Bölüm451 kelime
  11. 11 10.Bölüm196 kelime
  12. 12 11.Bölüm377 kelime
  13. 13 12.Bölüm101 kelime
  14. 14 13.Bölüm336 kelime
  15. 15 14.Bölüm243 kelime
  16. 16 15.Bölüm250 kelime
  17. 17 16. Bölüm383 kelime
  18. 18 17.Bolum490 kelime
  19. 19 18. Bolum363 kelime
  20. 20 19.Bolum385 kelime
  21. 21 19. Bolum 2113 kelime
  22. 22 20.Bolum506 kelime
  23. 23 21.Bölüm399 kelime
  24. 24 22.Bölüm335 kelime
  25. 25 23.Bölüm353 kelime
  26. 26 24.Bölüm492 kelime
  27. 27 25.Bölüm410 kelime
  28. 28 26.Bölüm440 kelime
  29. 29 27.Bölüm427 kelime
  30. 30 28.Bölüm254 kelime
  31. 31 29.Bölüm217 kelime
  32. 32 30.Bölüm160 kelime
  33. 33 31.Bölüm353 kelime
  34. 34 32.Bölüm497 kelime
  35. 35 33.Bölüm926 kelime
  36. 36 34.Bölüm195 kelime
  37. 37 35.Bölüm332 kelime
  38. 38 36.Bölüm419 kelime
  39. 39 37.Bölüm399 kelime
  40. 40 38.Bölüm781 kelime
  41. 41 39.Bölüm150 kelime
  42. 42 40.Bölüm614 kelime
  43. 43 41.Bölüm261 kelime
  44. 44 42.Bölüm321 kelime
  45. 45 43.Bölüm325 kelime
  46. 46 44.Bölüm381 kelime
  47. 47 45.Bölüm705 kelime
  48. 48 46.Bölüm346 kelime
  49. 49 47.Bölüm172 kelime
  50. 50 48.Bölüm356 kelime
  51. 51 49.Bölüm314 kelime
  52. 52 50.Bölüm315 kelime
  53. 53 51.Bölüm667 kelime
  54. 54 52.Bölüm571 kelime
  55. 55 53.Bölüm596 kelime
  56. 56 54.Bölüm646 kelime
  57. 57 55.Bölüm1.170 kelime
  58. 58 56.Bölüm642 kelime
  59. 59 57.Bölüm416 kelime
  60. 60 58.Bölüm400 kelime
  61. 61 59.Bölüm712 kelime
  62. 62 60.Bölüm308 kelime
  63. 63 61.Bölüm1.050 kelime
  64. 64 62.Bölüm397 kelime
  65. 65 63.Bölüm1.139 kelime
  66. 66 64.Bölüm326 kelime
  67. 67 65.Bölüm972 kelime
  68. 68 66.Bölüm761 kelime
  69. 69 67.Bölüm717 kelime
  70. 70 68.Bölüm391 kelime
  71. 71 69.Bölüm829 kelime
  72. 72 70.Bölüm289 kelime
  73. 73 71.Bölüm846 kelime
  74. 74 72.Bölüm415 kelime
  75. 75 73.Bölüm505 kelime
  76. 76 74.Bölüm733 kelime
  77. 77 75.Bölüm1.025 kelime
  78. 78 76.Bölüm978 kelime
  79. 79 77.Bölüm569 kelime
  80. 80 78.Bölüm563 kelime
  81. 81 79.Bölüm1.065 kelime
  82. 82 80.Bölüm1.656 kelime · Okuduğun bölüm
  83. 83 81.Bölüm959 kelime
  84. 84 82.Bölüm612 kelime
  85. 85 83.Bölüm298 kelime
  86. 86 84.Bölüm918 kelime
  87. 87 85.Bölüm268 kelime
  88. 88 86.Bölüm244 kelime
  89. 89 87.Bölüm280 kelime
  90. 90 88.Bölüm278 kelime
  91. 91 89.Bölüm334 kelime
  92. 92 90.Bölüm398 kelime
  93. 93 91.Bölüm296 kelime
  94. 94 92.Bölüm288 kelime
  95. 95 93.Bölüm310 kelime
  96. 96 94.Bölüm301 kelime
  97. 97 95.Bölüm787 kelime
  98. 98 96.Bölüm281 kelime
  99. 99 97.Bölüm490 kelime
  100. 100 98.Bölüm308 kelime
  101. 101 99.Bölüm309 kelime
  102. 102 100.Bölüm1.166 kelime
  103. 103 101.Bölüm561 kelime
  104. 104 102.Bölüm479 kelime
  105. 105 103.Bölüm588 kelime
  106. 106 104.Bölüm637 kelime
  107. 107 105.Bölüm467 kelime
  108. 108 106.Bölüm567 kelime
  109. 109 107.Bölüm591 kelime
  110. 110 108.Bölüm1.154 kelime
  111. 111 109.Bölüm944 kelime
  112. 112 110.Bölüm609 kelime
  113. 113 111.Bölüm589 kelime
  114. 114 112.Bölüm378 kelime
  115. 115 113.Bölüm483 kelime
  116. 116 114.Bölüm804 kelime
  117. 117 115.Bölüm323 kelime
  118. 118 116.Bölüm272 kelime
  119. 119 117.Bölüm293 kelime
  120. 120 118.Bölüm339 kelime
  121. 121 119.Bölüm315 kelime
  122. 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime

Kamp alanına döndüklerinde ikisi de normal davranmaya çalışıyordu.
Ama pek başarılı oldukları söylenemezdi.
Özellikle Azra.
Çünkü ne zaman Yiğit'e baksa istemeden gülümsüyordu.
Sorun şu ki...
Ece bunu fark etmişti.
Hem de daha ilk dakikada.
Ateşin etrafına oturduklarında Ece sessizce Azra'nın yanına kaydı.
"Neden sırıtıyorsun?"
Azra hemen yüzünü düzeltti.
"Sırıt mıyorum."
"Yalan."
"Hayır."
"Yalan."
Azra gözlerini devirdi.
Ece birkaç saniye onu izledi.
Sonra birden:
"Tamam."
dedi.
"Neyi?"
"Bir şey olmuş."
Azra'nın kalbi bir an duracak gibi oldu.
"Ne olmuş?"
Ece omuz silkti.
"Henüz bilmiyorum."
"Ama öğreneceğim."
O sırada karşı tarafta Berat da Yiğit'i incelemeye başlamıştı.
"Sen de garipsin."
Yiğit başını kaldırdı.
"Neden?"
"Mutlusun."
"Evet?"
"Normalden fazla mutlusun."
Yiğit güldü.
Berat şüpheyle gözlerini kıstı.
"Burada bir iş var."
Efe hemen araya girdi.
"Dedektifliği bırak."
"Hayır."
"Kimse istemiyor."
"Ben istiyorum."
Gece boyunca herkes sohbet etti.
Şarkılar söylendi.
Fotoğraflar çekildi.
Ama arada sırada Azra ve Yiğit'in gözleri buluşuyordu.
Ve her seferinde ikisi de gülümsemekten kendini alamıyordu.
Ertesi sabah kampın son günüydü.
Herkes biraz üzgündü.
Çünkü kamp beklediklerinden daha güzel geçmişti.
Valizler toplandı.
Odalar boşaltıldı.
Otobüse binmeden önce öğrenciler son kez kamp alanında toplandı.
Öğretmen kısa bir konuşma yaptı.
Sonra toplu fotoğraf çekildi.
Tam fotoğraf çekilecekken Berat bağırdı:
"BEKLEYİN!"
Herkes döndü.
"Ben gözümü kapatmışım."
Sınıftan toplu bir of sesi yükseldi.
Fotoğraf yeniden çekildi.
Bu kez başarılı oldu.
Otobüs hareket ettiğinde Azra pencere kenarına oturdu.
Yanına yine Yiğit geldi.
"Bu koltuk boş mu?"
Azra gülmeye başladı.
"Aynı şakayı ikinci kez yapıyorsun."
"Çalışıyor ama."
Azra başını salladı.
Sonra başını cama yasladı.
Bir süre dışarıyı izledi.
Ve ilk kez içinden şu geçti:
Bu yılın bitmesini istemiyordu.
Çünkü hayatında ilk kez...
Bulunduğu yerde gerçekten mutlu hissediyordu.Kamp dönüşünden sonra okul birkaç gün boyunca sadece kamp konuştu.
Kim hangi oyunda rezil olmuştu.
Kim yürüyüş sırasında kaybolmuştu.
Kim gece horlamıştı.
Tabii ki bu konuların yarısında Berat'ın adı geçiyordu.
Bir sabah sınıfa girer girmez Berat yüksek sesle konuşmaya başladı.
"Arkadaşlar önemli duyuru."
Efe başını sıraya koydu.
"Yine ne oldu?"
"Bu kampın fotoğraflarını istiyorum."
"Niye?"
"İleride ünlü olursam lazım olur."
Sınıf kahkahaya boğuldu.
Günler geçtikçe sınavlar yaklaşmaya başladı.
Artık herkes daha yoğundu.
Öğretmenler sürekli ödev veriyordu.
Rehberlik öğretmeni ise her hafta üniversite konuşuyordu.
Bir gün etüt çıkışında okul neredeyse boşalmıştı.
Azra koridordan yürüyordu.
Çantasını omzuna takmıştı.
Tam merdivenlere yönelirken arkasından bir ses duydu.
"Hanımefendi."
Azra dönmeden gülmeye başladı.
"Ne var Yiğit?"
"Demek sesimden tanıdın."
"Başka kim olabilir?"
Yiğit yanına geldi.
"Bir yere gidiyor musun?"
"Eve."
"Plan değişti."
Azra kaşını kaldırdı.
"Neden?"
"Canım sıkıldı."
"Bu benim sorunum mu?"
"Artık öyle."
Azra güldü.
Sonunda birlikte sahile gitmeye karar verdiler.
Hava serindi.
Deniz sakindi.
Sahil de kalabalık değildi.
Bir banka oturdular.
Uzun süre boş boş denizi izlediler.
Sonra Yiğit konuştu.
"Hatırlıyor musun?"
"Neyi?"
"Bir yıl önce burada ilk kez kavga etmiştik."
Azra hemen güldü.
"Sen durduk yere trip atmıştın."
"Benim hatırladığım versiyon bu değil."
"Çünkü senin versiyonun yanlış."
Yiğit itiraz etmeye çalıştı.
Ama Azra gülmekten onu ciddiye alamıyordu.
Bir süre sonra sessizlik oldu.
Bu kez Yiğit daha ciddi görünüyordu.
"Azra."
"Hı?"
"Bazen düşünüyorum."
"Neyi?"
"Ya o zaman vazgeçseydik?"
Azra ona baktı.
Yiğit de denize bakıyordu.
"Ya bütün o sorunlardan sonra bırakıp gitseydik?"
Azra birkaç saniye düşündü.
Sonra başını salladı.
"Aptallık olurdu."
Yiğit güldü.
"Bu kadar mı?"
"Evet."
"Neden?"
Azra omuz silkti.
"Çünkü şu an burada olmazdık."
Yiğit ona baktı.
Azra da gülümsedi.
Ve bazen bazı cevaplar gerçekten bu kadar basitti.
O sırada telefonları aynı anda titredi.
Sınıf grubundan bir mesaj gelmişti.
Ece:
Yarın herkes okuldan sonra kalsın.
Önemli bir şey konuşacağız.
Altına hemen Berat yazdı:
Kim öldü?
Ece:
SEN KONUŞMAYI BIRAK.
Ve birkaç saniye içinde grup yine karıştı.
Azra ile Yiğit birbirlerine bakıp gülmeye başladılar.
Çünkü ne olursa olsun...
Sınıfları asla normal olmayacaktı.Azra telefondaki mesajı okudu.
"Bu kız yine ne planlıyor?"
Yiğit omuz silkti.
"Ece'den her şey beklenir."
Azra güldü.
Bu doğruydu.
Ece "önemli bir şey" diyorsa bunun ne olacağını tahmin etmek imkânsızdı.
Bir süre daha sahilde oturdular.
Sonra hava kararmaya başlayınca eve döndüler.
Ertesi gün okul normal başladı.
Ama gün boyunca herkes aynı şeyi konuşuyordu.
Ece'nin mesajı.
Öğle arasında Berat masaya oturur oturmaz:
"Ben bunun bir tuzak olduğunu düşünüyorum."
dedi.
Efe içeceğini bırakıp ona baktı.
"Neye göre?"
"Ece bize söylemiyor."
"Bu kanıt değil."
"Benim için yeterli."
Ece gözlerini devirdi.
"Sadece okul çıkışını bekleyin."
"Hayır."
"Bekleyeceksiniz."
Son ders sonunda bütün sınıf merak içindeydi.
Özellikle Berat.
Zil çaldığı an ayağa fırladı.
"Tamam anlat."
"Dur."
"Hayır duramam."
"Bir dakika sus."
Bu cümleyle bütün sınıf gülmeye başladı.
Ece sınıfın önüne geçti.
Telefonunu açtı.
Derin bir nefes aldı.
"Arkadaşlar..."
"Mezuniyete dört ay kaldı."
Bir anda sınıf sessizleşti.
Dört ay.
İlk kez bu kadar yakın gelmişti.
Ece devam etti.
"Ve bence son senemizi sadece ders çalışarak geçirmemeliyiz."
Azra merakla baktı.
"Ne yapacaksın?"
Ece gülümsedi.
"Bir liste hazırladım."
Berat korkmaya başladı.
"Nasıl liste?"
Ece telefonu kaldırdı.
"Mezun olmadan önce hep birlikte yapacağımız şeylerin listesi."
Sınıftan sesler yükselmeye başladı.
Ece ilk maddeyi okudu.
"Piknik."
İkinci madde.
"Toplu sinema gecesi."
Üçüncü madde.
"Sınıf turnuvası."
Dördüncü madde.
"Vedalaşma gecesi."
Bu madde okununca sınıf bir an sessizleşti.
Çünkü herkes bunun bir gün gerçekten geleceğini biliyordu.
Ama sonra Berat ayağa kalktı.
"Tamam."
"Ben varım."
Ve böylece...
Son sınıfın son ayları için yepyeni bir plan başlamış oldu.Ece listeyi okuduktan sonra sınıf beklenmedik şekilde heyecanlanmıştı.
Başta herkes dalga geçse de birkaç dakika sonra herkes fikir vermeye başlamıştı.
"Bowling ekleyelim."
dedi Efe.
"Paramız yok."
dedi Berat.
"Senin yok."
"Evet."
"Benim de yok."
"Tamam o zaman eklemeyelim."
Sınıf yine gülmeye başladı.
Ece telefonunda not almaya devam ediyordu.
"Başka?"
Emir elini kaldırdı.
"Sınıf maçı."
Berat ayağa fırladı.
"İŞTE BU."
"Sen niye bu kadar heyecanlandın?"
diye sordu Azra.
"Çünkü sonunda yeteneklerimi göstereceğim."
Efe hemen cevap verdi.
"Hangi yeteneklerini?"
Sınıf kahkahaya boğuldu.
Toplantı bittikten sonra herkes evine gitmeye başladı.
Koridor yavaş yavaş boşalıyordu.
Azra çantasını toplarken Ece yanına geldi.
"Sence liste güzel oldu mu?"
"Bence evet."
"Sonradan baktığımızda hatırlayacağımız şeyler olsun istiyorum."
Azra gülümsedi.
"Romantikleşiyorsun."
"Kes sesini."
İkisi de güldü.
O sırada Emir kapıdan seslendi.
"Ece geliyor musun?"
"Geliyorum."
Ece çıkarken dönüp Azra'ya baktı.
"Yarın sınıf maçını planlıyoruz."
"Tamam."
"Ve Berat'a kaptanlık vermiyoruz."
"Kesinlikle vermiyoruz."
Azra sınıftan çıktığında koridor neredeyse boştu.
Merdivenlerin yanında Yiğit onu bekliyordu.
"Bitirdiniz mi toplantıyı?"
"Zor bela."
"Berat mı?"
"Berat."
Yiğit güldü.
Birlikte okuldan çıktılar.
Yol boyunca sınıf maçını konuştular.
Yiğit futbol oynayacağı için aşırı iddialıydı.
Azra ise bunun kötü biteceğinden emindi.
"Neden?"
diye sordu Yiğit.
"Çünkü Berat da oynayacak."
Yiğit birkaç saniye düşündü.
Sonra başını salladı.
"Haklısın."
Azra kahkahaya başladı.
Ve ikisi konuşarak sahile doğru yürümeye devam etti.
O sırada ikisinin de haberi yoktu ki...
Sınıf maçı günü geldiğinde en büyük olayı ne Yiğit çıkaracaktı...
Ne de Berat.
Herkesi şaşırtan kişi bambaşka biri olacaktı.Ertesi gün sınıfın yarısı ders yerine sınıf maçını konuşuyordu.
Öğretmen tahtada konu anlatırken arka sıralarda takım listeleri hazırlanıyordu.
Tabii ki bunun başında Berat vardı.
"Ben kaptanım."
dedi kesin bir ifadeyle.
"Hayır."
dedi Ece.
"Niye?"
"Çünkü hayır."
Berat bu açıklamayı yeterli bulmamıştı ama kimse fikrini sormadı.
Sonunda iki takım oluşturuldu.
Yiğit bir takımın kaptanı oldu.
Diğer takımın kaptanı ise Emir'di.
Maç günü okulun sahasında herkes toplanmıştı.
Sınıfın futbol konusunda iddialı olanları sahaya çıktı.
Diğerleri tribünlere geçti.
Azra ve Ece de tribündeydi.
Berat sahaya çıkarken sanki Dünya Kupası finaline gidiyormuş gibi davranıyordu.
"Bugün tarih yazacağız."
Efe başını salladı.
"Kesin yazacağız."
"Değil mi?"
"Sen yüzünden."
Maç başladığında ilk dakikalar beklenenden iyiydi.
Yiğit gerçekten iyi oynuyordu.
Emir de takımını güzel yönlendiriyordu.
Her şey normal gidiyordu.
Ta ki Berat topu alınca kadar.
Berat kaleye doğru koşmaya başladı.
"Hadi Berat!"
diye bağırdı Efe.
Berat şut çekti.
Top havalandı.
Herkes izledi.
Ve top...
Kaleyle alakasız bir şekilde saha dışına çıktı.
Üstelik öğretmenlerin oturduğu tarafa.
Bir anda herkes kahkahaya boğuldu.
Berat ellerini iki yana açtı.
"Rüzgâr."
"Kapalı havadayız."
diye bağırdı Emir.
Bu kez kahkahalar daha da büyüdü.
Maç devam etti.
Ama günün en büyük sürprizi maçın sonlarına doğru yaşandı.
Skor berabereydi.
Son dakikalar oynanıyordu.
O sırada top tesadüfen Ece'nin önüne geldi.
Ece normalde oynamıyordu.
Ama kenarda dururken top ayağına çarptı.
Herkes durdu.
"Vur!"
diye bağırdı Azra.
"ECE VUR!"
Ece düşünmeden topa vurdu.
Top dümdüz kaleye gitti.
Ve gol oldu.
Bir saniyelik sessizlik.
Sonra bütün saha bağırmaya başladı.
Ece şaşkınlıkla olduğu yerde kaldı.
"Ben mi attım?"
Emir gülmekten konuşamıyordu.
Azra tribünden aşağı koştu.
"ATTIN!"
Bir anda herkes Ece'nin etrafında toplandı.
Berat ise çok ciddi bir ifadeyle:
"Ben zaten güveniyordum."
dedi.
Kimse inanmadı.
Ama o günün sonunda herkesin konuştuğu şey Yiğit'in oyunu ya da Berat'ın kaçırdığı şut değildi.
Ece'nin hayatında attığı en beklenmedik gol olmuştu.Ece'nin attığı gol olay olmuştu.
Ertesi gün okula geldiklerinde bile herkes bunu konuşuyordu.
Berat sınıfa girer girmez:
"Ece'nin golü tamamen benim taktiklerim sayesinde."
dedi.
"Ne taktiği?"
diye sordu Azra.
"Motivasyon."
Ece gözlerini devirdi.
"Ben senin takımında bile değildim."
Berat birkaç saniye düşündü.
"Detaylar."
Sınıf yine kahkahaya boğuldu.
O hafta mezuniyet hazırlıkları iyice hızlandı.
Öğretmenler sürekli toplantı yapıyordu.
Fotoğraf seçimleri.
Kep töreni.
Baloya dair planlar.
Bir gün son ders çıkışında sınıf temsilcisi içeri girdi.
"Arkadaşlar."
Herkes döndü.
"Mezuniyet balosu tarihi kesinleşti."
Bir anda sınıf hareketlendi.
Berat:
"İptal edelim."
Efe:
"Niye?"
"Dans etmek zorunda kalacağız."
Bu kez Emir güldü.
"Kim demiş?"
"Ben hissediyorum."
Azra da istemeden heyecanlanmıştı.
Çünkü mezuniyet balosu demek...
Gerçekten sona yaklaşmak demekti.
O gün çıkışta Yiğit'le birlikte yürürlerken konu açıldı.
"Balo için heyecanlı mısın?"
diye sordu Yiğit.
Azra omuz silkti.
"Biraz."
"Biraz mı?"
"Tamam, birazdan fazla."
Yiğit güldü.
"Ben de."
Azra şaşırdı.
"Sen mi?"
"Evet."
"Neden?"
Yiğit birkaç saniye düşündü.
"Çünkü bu yılın son büyük anılarından biri olacak."
Azra sustu.
Haklıydı.
Son zamanlarda bunu daha sık düşünmeye başlamıştı.
Her güzel şeyin yanında küçük bir hüzün vardı.
Çünkü zaman geçiyordu.
Sahile vardıklarında güneş batmaya başlamıştı.
Banklardan birine oturdular.
Bir süre konuşmadan denizi izlediler.
Sonra Yiğit sessizce konuştu.
"Sence on yıl sonra ne yapıyor oluruz?"
Azra güldü.
"On yıl mı?"
"Evet."
"Hiç fikrim yok."
Yiğit denize bakmaya devam etti.
"Ben bazen düşünüyorum."
"Neyi?"
"Bu günleri hatırlayıp hatırlamayacağımızı."
Azra ona baktı.
"Hatırlayacağız."
"Emin misin?"
"Evet."
"Nereden biliyorsun?"
Azra gülümsedi.
"Çünkü şu an yaşarken bile özlüyorum."
Yiğit birkaç saniye sustu.
Sonra gülümsedi.
"Bu biraz duygusaldı."
"Kimseye söyleme."
"Berat'a anlatacağım."
"Yiğit."
"Tamam tamam."
İkisi de gülmeye başladı.
Ama o sırada ikisinin de haberi olmayan bir şey vardı.
Mezuniyet balosuna sadece birkaç hafta kalmıştı.
Ve sınıfta biri...
Uzun zamandır sakladığı bir sırrı açıklamaya hazırlanıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18