110. bölüm / 122
Karanlığın içindeki ışık107.Bölüm
Bölümler 122Şu an: 107.Bölüm
- 1 1.Bölüm393 kelime
- 2 2. Bölüm444 kelime
- 3 3.Bölüm Ateş ve Benzin479 kelime
- 4 4. Bölüm528 kelime
- 5 5. Bölüm274 kelime
- 6 6.Bolum449 kelime
- 7 7. Bolum259 kelime
- 8 7. Bölüm Part 2216 kelime
- 9 8. Bölüm227 kelime
- 10 9. Bölüm451 kelime
- 11 10.Bölüm196 kelime
- 12 11.Bölüm377 kelime
- 13 12.Bölüm101 kelime
- 14 13.Bölüm336 kelime
- 15 14.Bölüm243 kelime
- 16 15.Bölüm250 kelime
- 17 16. Bölüm383 kelime
- 18 17.Bolum490 kelime
- 19 18. Bolum363 kelime
- 20 19.Bolum385 kelime
- 21 19. Bolum 2113 kelime
- 22 20.Bolum506 kelime
- 23 21.Bölüm399 kelime
- 24 22.Bölüm335 kelime
- 25 23.Bölüm353 kelime
- 26 24.Bölüm492 kelime
- 27 25.Bölüm410 kelime
- 28 26.Bölüm440 kelime
- 29 27.Bölüm427 kelime
- 30 28.Bölüm254 kelime
- 31 29.Bölüm217 kelime
- 32 30.Bölüm160 kelime
- 33 31.Bölüm353 kelime
- 34 32.Bölüm497 kelime
- 35 33.Bölüm926 kelime
- 36 34.Bölüm195 kelime
- 37 35.Bölüm332 kelime
- 38 36.Bölüm419 kelime
- 39 37.Bölüm399 kelime
- 40 38.Bölüm781 kelime
- 41 39.Bölüm150 kelime
- 42 40.Bölüm614 kelime
- 43 41.Bölüm261 kelime
- 44 42.Bölüm321 kelime
- 45 43.Bölüm325 kelime
- 46 44.Bölüm381 kelime
- 47 45.Bölüm705 kelime
- 48 46.Bölüm346 kelime
- 49 47.Bölüm172 kelime
- 50 48.Bölüm356 kelime
- 51 49.Bölüm314 kelime
- 52 50.Bölüm315 kelime
- 53 51.Bölüm667 kelime
- 54 52.Bölüm571 kelime
- 55 53.Bölüm596 kelime
- 56 54.Bölüm646 kelime
- 57 55.Bölüm1.170 kelime
- 58 56.Bölüm642 kelime
- 59 57.Bölüm416 kelime
- 60 58.Bölüm400 kelime
- 61 59.Bölüm712 kelime
- 62 60.Bölüm308 kelime
- 63 61.Bölüm1.050 kelime
- 64 62.Bölüm397 kelime
- 65 63.Bölüm1.139 kelime
- 66 64.Bölüm326 kelime
- 67 65.Bölüm972 kelime
- 68 66.Bölüm761 kelime
- 69 67.Bölüm717 kelime
- 70 68.Bölüm391 kelime
- 71 69.Bölüm829 kelime
- 72 70.Bölüm289 kelime
- 73 71.Bölüm846 kelime
- 74 72.Bölüm415 kelime
- 75 73.Bölüm505 kelime
- 76 74.Bölüm733 kelime
- 77 75.Bölüm1.025 kelime
- 78 76.Bölüm978 kelime
- 79 77.Bölüm569 kelime
- 80 78.Bölüm563 kelime
- 81 79.Bölüm1.065 kelime
- 82 80.Bölüm1.656 kelime
- 83 81.Bölüm959 kelime
- 84 82.Bölüm612 kelime
- 85 83.Bölüm298 kelime
- 86 84.Bölüm918 kelime
- 87 85.Bölüm268 kelime
- 88 86.Bölüm244 kelime
- 89 87.Bölüm280 kelime
- 90 88.Bölüm278 kelime
- 91 89.Bölüm334 kelime
- 92 90.Bölüm398 kelime
- 93 91.Bölüm296 kelime
- 94 92.Bölüm288 kelime
- 95 93.Bölüm310 kelime
- 96 94.Bölüm301 kelime
- 97 95.Bölüm787 kelime
- 98 96.Bölüm281 kelime
- 99 97.Bölüm490 kelime
- 100 98.Bölüm308 kelime
- 101 99.Bölüm309 kelime
- 102 100.Bölüm1.166 kelime
- 103 101.Bölüm561 kelime
- 104 102.Bölüm479 kelime
- 105 103.Bölüm588 kelime
- 106 104.Bölüm637 kelime
- 107 105.Bölüm467 kelime
- 108 106.Bölüm567 kelime
- 109 107.Bölüm591 kelime · Okuduğun bölüm
- 110 108.Bölüm1.154 kelime
- 111 109.Bölüm944 kelime
- 112 110.Bölüm609 kelime
- 113 111.Bölüm589 kelime
- 114 112.Bölüm378 kelime
- 115 113.Bölüm483 kelime
- 116 114.Bölüm804 kelime
- 117 115.Bölüm323 kelime
- 118 116.Bölüm272 kelime
- 119 117.Bölüm293 kelime
- 120 118.Bölüm339 kelime
- 121 119.Bölüm315 kelime
- 122 120.Bölüm FİNAL640 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nişan günü sonunda gelmişti.
Sabahın erken saatlerinden itibaren herkes ayaktaydı.
Azra'nın evinde tam bir koşuşturma vardı.
Kuaför.
Makyaj.
Kıyafetler.
Takılar.
Sürekli birileri bir şey soruyordu.
Azra bir ara odasına kaçıp kapıyı kapattı.
Sadece beş dakika sessizlik istemişti.
Tam o sırada telefonu çaldı.
Yiğit.
Azra gülümseyerek açtı.
"Merhaba."
"Merhaba."
İkisi de birkaç saniye sustu.
Sonra aynı anda konuşmaya başladılar.
"Heyecanlı mısın?"
Bir an durdular.
Sonra ikisi de gülmeye başladı.
"Sen söyle."
dedi Azra.
"Felaket derecede."
"Ben de."
Öğleden sonra salon yavaş yavaş dolmaya başladı.
Aileler geliyordu.
Akrabalar geliyordu.
Arkadaşlar geliyordu.
Ve tabii ki Berat çok erken gelmişti.
Hatta görevlilerden önce.
"Niye bu kadar erken geldin?"
diye sordu Efe.
"Ön sırada oturacağım."
"Bu sinema değil."
"Yine de."
Bir süre sonra Emir ve Ece de geldi.
Ece heyecandan yerinde duramıyordu.
"İnanamıyorum."
dedi.
"Daha dün mezuniyet balosundaydık."
Emir başını salladı.
"Zaman çok hızlı geçti."
Akşam üzeri Yiğit salona geldi.
Lisedeki çocuk gitmişti artık.
Karşılarında duran kişi yetişkin bir adamdı.
Ama Efe onu görünce yine aynı şeyi söyledi.
"Heyecandan rengin gitmiş."
"Sus."
"Gerçekleri söylüyorum."
Bir süre sonra herkes yerini aldı.
Salondaki uğultu yavaş yavaş azaldı.
Sonra kapılar açıldı.
Azra içeri girdi.
Bir anda bütün salon ona döndü.
Yiğit birkaç saniye gözlerini ondan ayıramadı.
Yıllardır onu seviyordu.
Ama o an yine ilk kez görüyormuş gibi hissetti.
Azra da onu gördü.
Ve gülümsedi.
Yiğit'in bütün heyecanı bir anda kayboldu.
Çünkü ne zaman Azra'ya baksa...
Her şey daha kolay geliyordu.
Yüzükler getirildi.
Aileler yanlarına geldi.
Fotoğraflar çekildi.
Konuşmalar yapıldı.
Ve sonunda yüzükler takıldı.
Salonu alkış sesleri doldurdu.
Azra ve Yiğit birbirlerine baktılar.
Yıllar önce lise koridorlarında başlayan hikâye...
Artık resmen yeni bir aşamaya geçmişti.
Tam o sırada mikrofona uzanan bir el görüldü.
Herkes dönüp baktı.
Berat.
Efe gözlerini kapattı.
"Hayır."
dedi.
Ama artık çok geçti.
Berat mikrofonu eline almıştı.
Ve bütün salon onun ne söyleyeceğini merak ediyordu.Berat'ın konuşması beklendiği kadar felaket olmadı.
Hatta şaşırtıcı şekilde duygusaldı.
Birkaç komik anı anlattı.
Azra ve Yiğit'le ilgili lise zamanlarından bahsetti.
Salon hem güldü hem alkışladı.
Nişandan sonraki günler çok hızlı geçti.
Aile ziyaretleri yapıldı.
Fotoğraflar paylaşıldı.
Kutlamalar devam etti.
Ama bütün bu mutluluğun içinde yaklaşan bir tarih vardı.
Yiğit'in İspanya'ya dönme günü.
İzin süresi bitiyordu.
Ve yıllar önce olduğu gibi...
Yine ayrılık vakti gelmişti.
Son akşam Azra ve Yiğit sahilde yürüyordu.
Hava sakindi.
Deniz sessizdi.
İkisi de yaklaşan vedadan bahsetmek istemiyordu.
Ama sonunda Azra durdu.
"Gitmeni hiç sevmiyorum."
dedi.
Yiğit hafifçe gülümsedi.
"Ben de."
"Eskisi kadar kolay değil."
"Hiç kolay olmadı zaten."
Azra başını omzuna yasladı.
Bu kez durum farklıydı.
Artık sevgili değillerdi.
Artık nişanlıydılar.
Bu yüzden ayrılık daha da zor geliyordu.
Ertesi sabah havaalanına birlikte gittiler.
Ece.
Emir.
Efe.
Berat.
Aileler.
Herkes oradaydı.
Berat yine ağlamamaya çalışıyordu.
Ama başarılı olamıyordu.
"Benim gözüme bir şey kaçtı."
dedi.
"İki saattir mi?"
diye sordu Efe.
Anons yapıldı.
Uçağa biniş başlamıştı.
Yiğit önce ailesine sarıldı.
Sonra arkadaşlarına.
En son Azra'nın karşısında durdu.
Birkaç saniye birbirlerine baktılar.
"Bir yıl."
dedi Azra.
Çünkü mezun olmasına bir yıl kalmıştı.
Yiğit başını salladı.
"Bir yıl."
"Sonra ben geleceğim."
"Bekliyor olacağım."
Azra gülümsedi.
"Başka seçeneğin yok."
Yiğit güldü.
Sonra onu kendine çekip sıkıca sarıldı.
"Seninle gurur duyuyorum."
dedi.
"Ben de seninle."
Son anons yapıldı.
Artık gitmesi gerekiyordu.
Yiğit son kez herkese baktı.
Sonra valizini aldı.
Ve terminal kapısından içeri girdi.
Azra onu gözden kaybolana kadar izledi.
İçi burkulmuştu.
Ama bu kez farklı hissediyordu.
Çünkü artık beklediği şey belirsiz değildi.
Önünde net bir hedef vardı.
Hukuk fakültesindeki son yılını bitirecekti.
Ve sonra...
Yıllardır yarım kalan hikâyeleri aynı şehirde devam edecekti.
İspanya'ya dönen Yiğit ise uçakta pencereye bakarken gülümsedi.
Çünkü bu kez ayrılık bir son değildi.
Sadece düğüne giden yolun bir parçasıydı.
Bölüm etkileşimi
