Yan hikaye bölüm 4

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: Yan hikaye bölüm 4
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime · Okuduğun bölüm
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Yan Hikâye — Bölüm 4

Vaelis'in Dönüşü
Siyah kapının kaybolmasının üzerinden üç gün geçmişti.
Üç gün boyunca hiçbir şey değişmedi.
Şehir aynıydı.
Gökyüzü aynı renkteydi.
Sokaklar aynı yerdeydi.
Ama Rowan'ın içinde bir şey değişmişti.
Her gece aynı rüyayı görüyordu.
Taş bir merdiven.
Uzun bir koridor.
Karanlık bir oda.
Ve uzaktan gelen bir ses.
“Yerimi geri istiyorum.”
Her uyandığında bunu hatırlamıyordu.
Sadece göğsünde açıklayamadığı bir ağırlık kalıyordu.
O gece de aynı şey oldu.
Rowan gözlerini açtığında odanın karanlık olduğunu gördü.
Aurelion hâlâ uyuyordu.
Rowan yatağından kalktı.
Pencereye yürüdü.
Dışarı baktı.
Şehir sessizdi.
Fakat sokağın sonunda biri duruyordu.
Siyah bir siluet.
Rowan'ın kalbi hızlandı.
“Kim var orada?”
Siluet hareket etmedi.
Sonra yavaşça başını kaldırdı.
Rowan onu gördüğü anda nefesi kesildi.
Vaelis.
Kapı açıldığında Aurelion uyandı.
“Rowan?”
Cevap yoktu.
Aurelion yataktan kalktı.
Koridora çıktığında Rowan'ı gördü.
Ama Rowan yalnız değildi.
Karşısında Vaelis duruyordu.
Aurelion'un yüzündeki bütün renk çekildi.
“Sen…”
Vaelis gözlerini ona çevirdi.
“Sonunda.”
Aurelion bir adım öne çıktı.
“Buraya nasıl geldin?”
Vaelis'in bakışları yeniden Rowan'a döndü.
“Burası onun dünyası.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Ben de bu dünyanın ne kadar yaşayacağını biliyorum.”
Rowan kaşlarını çattı.
“Ne istiyorsun?”
Vaelis ona doğru yürüdü.
“Yerini.”
Aurelion hemen Rowan'ın önüne geçti.
“Onun yerini alamazsın.”
Vaelis durdu.
“Alabilirim.”
“Sen bir yansımadan ibaretsin.”
“Hayır.”
Vaelis'in sesi sakindi.
“Ben onun geçmişiyim.”
Sonra Rowan'a baktı.
“Sen ise onun geleceğisin.”
Rowan hiçbir şey söylemedi.
Vaelis devam etti:
“Beni sildiğini düşündün.”
“Fakat hikâyeden silinen her şey yok olmaz.”
Aurelion'un sesi sertleşti.
“Rowan'dan uzak dur.”
Vaelis'in gözleri Aurelion'a çevrildi.
“Onu gerçekten tanıyor musun?”
Aurelion sustu.
Vaelis'in yüzünde acı bir gülümseme oluştu.
“Henüz hatırlamıyorsun.”
Sonra yeniden Rowan'a döndü.
“Ben hatırlıyorum.”
Her şey bir anda oldu.
Rowan geri çekilmeye çalıştı.
Aurelion ona ulaşmak için hareket etti.
Ama Vaelis çoktan önündeydi.
Kısa bir hareket.
Rowan'ın gözleri büyüdü.
Aurelion'un sesi koridorda yankılandı.
“ROWAN!”
Rowan yere düşerken Aurelion onu yakaladı.
“Hayır…”
Aurelion dizlerinin üzerine çöktü.
Rowan'ı kollarında tuttu.
“Hayır, hayır… Bana bak.”
Rowan'ın gözleri yavaşça Aurelion'a çevrildi.
Aurelion'un elleri titriyordu.
“Beni duyuyor musun?”
Rowan çok hafifçe nefes aldı.
“Aurelion…”
“Buradayım.”
“Ben…”
Sesi giderek zayıfladı.
“Sanırım… seni yine buldum.”
Aurelion'un gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Beni bırakma.”
Rowan ona baktı.
Ve o anda yüzünde küçük bir huzur belirdi.
“Bu kez…”
Kısa bir sessizlik.
“Ben bırakmadım.”
Aurelion başını salladı.
“Konuşma.”
Rowan gözlerini kapattı.
Aurelion onu daha sıkı tuttu.
“Lütfen…”
Ama Rowan'ın bedeni yavaşça ışığa dönüşmeye başladı.
Aurelion dondu.
“Hayır.”
Parmaklarının arasından ışık süzüldü.
“Hayır!”
Rowan'ın bedeni kollarının arasında giderek saydamlaştı.
Aurelion onu tutmaya çalıştı.
Fakat hiçbir şey tutamadı.
Sonunda Rowan tamamen kayboldu.
Geriye yalnızca boşluk kaldı.
Aurelion uzun süre hareket etmedi.
Sonra başını kaldırdı.
Gözleri Vaelis'e çevrildi.
Yüzündeki acı yerini sessiz bir öfkeye bıraktı.
Ayağa kalktı.
Vaelis'e doğru bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
Ellerini sıktı.
“Sen…”
Bir anda durdu.
Vaelis kollarını iki yana açmıştı.
Sanki saldırmasını beklemiyordu.
Sanki başka bir şey biliyordu.
Aurelion'un bakışları Vaelis'in gözlerine kilitlendi.
Ve o gözlerde…
Rowan'ı gördü.
Aynı bakış.
Aynı sessizlik.
Aynı kırgınlık.
Aurelion'un öfkesi çözüldü.
Vaelis fısıldadı:
“Hatırlamıyorsun.”
Aurelion'un gözleri doldu.
“Ama kalbin hatırlıyor.”
Aurelion bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
Ve sonunda Vaelis'in önünde durdu.
Vaelis kollarını açık tuttu.
Aurelion ona sarıldı.
İki beden birbirine değdiği anda dünya sarsıldı.
Sokaklar çatlamadı.
Binalar yıkılmadı.
Hiçbir şey parçalanmadı.
Sadece…
yok oldu.
Gökyüzü silindi.
Şehir silindi.
Sokaklar, evler, taşlar, ışıklar…
Hepsi beyaz bir boşluğun içinde kayboldu.
Ve son olarak Aurelion ile Vaelis de ortadan kayboldu.
Rowan'ın yazdığı dünya…
tamamen sona erdi.
--------------------
Aurelion gözlerini açtı.
İlk hissettiği şey ağrıydı.
İkinci hissettiği şey…
tanıdık bir sessizlikti.
Gözlerini birkaç kez kırpıştırdı.
Tavanı tanıyordu.
Oda tanıdıktı.
Duvarlar.
Perdeler.
Taş zemin.
Ama hiçbirini neden tanıdığını bilmiyordu.
Başını çevirdi.
Başucunda biri oturuyordu.
Kızıl saçları omuzlarına düşüyordu.
Üzerinde kraliyet muhafızlarının üniforması vardı.
Aurelion birkaç saniye ona baktı.
Vaelis.
Vaelis hemen ayağa kalktı.
“Uyandınız.”
Aurelion'un sesi kısıktı.
“Ne…”
Bir an durdu.
“Ne oldu?”
Vaelis sakin görünüyordu.
“Cezalandırılmanızın ardından sizi odanıza getirdim.”
Aurelion kaşlarını çattı.
“Cezalandırılmam…”
Hatırlamaya çalıştı.
Parçalar zihninde belirdi.
Kral.
Taht.
Emir.
Vaelis.
Acı.
Sonra karanlık.
Aurelion gözlerini kapattı.
“Evet.”
Vaelis yatağın kenarındaki ilaçlara baktı.
“Yaralarınızın bakımını yaptım.”
Aurelion gözlerini tekrar açtı.
Vaelis'e baktı.
Uzun süre hiçbir şey söylemedi.
Sonunda fısıldadı:
“Ben…”
Vaelis bekledi.
“Bir rüya gördüm.”
Vaelis'in yüzünde hiçbir değişiklik olmadı.
Ama elleri yavaşça sıkıldı.
“Nasıl bir rüya?”
Aurelion tavana baktı.
“Garipti.”
Bir süre sustu.
“Başka bir dünyadaydım.”
Vaelis'in bakışları değişti.
“Devam edin.”
“Orada…”
Aurelion'un kalbi hızlandı.
“Rowan diye biri vardı.”
Vaelis'in gözleri bir anlığına kapandı.
Aurelion bunu fark etmedi.
“Onu kaybettim.”
Sessizlik.
“Sonra seni gördüm.”
Vaelis'in yüzü ifadesizdi.
“Beni mi?”
Aurelion başını çevirdi.
“Evet.”
Bir an Vaelis'e baktı.
Sonra şaşkınlıkla fısıldadı:
“Ve sana sarıldım.”
Vaelis'in nefesi kısa bir anlığına kesildi.
Aurelion ise bunu neden yaptığını anlayamıyordu.
“Çok tuhaf.”
Vaelis yavaşça yatağın yanına oturdu.
“Rüyalar bazen gerçeğe benzeyebilir.”
Aurelion ona dikkatle baktı.
“Sen neden ağlıyor gibisin?”
Vaelis hemen yüzünü çevirdi.
“Öyle değil.”
Aurelion birkaç saniye sustu.
Sonra tekrar konuştu.
“Rüyamda…”
Bir an durdu.
“Sen her şeyi biliyordun.”
Vaelis'in bakışları ona döndü.
“Belki de biliyorum.”
Aurelion şaşırdı.
“Ne?”
Vaelis cevap vermedi.
Çünkü o anda odanın dışından bir çan sesi duyuldu.
Bir.
İki.
Üç.
Vaelis başını kapıya çevirdi.
Aurelion ise anlam veremeden onu izledi.
Vaelis ayağa kalktı.
Kapıya doğru yürüdü.
Tam çıkacakken durdu.
Arkasını döndü.
Aurelion'a baktı.
Bu kez gözlerinde askerlerin korktuğu o soğukluk yoktu.
Sanki yirmi yılın yükünü tek başına taşıyordu.
“Majesteleri…”
Aurelion kaşlarını kaldırdı.
“Evet?”
Vaelis çok alçak bir sesle konuştu.
“Bir gün beni hatırlayacaksınız.”
Aurelion hiçbir şey anlamadı.
“Ne demek istiyorsun?”
Vaelis kapıyı açtı.
“Hiçbir şey.”
Kapı kapandı.
Aurelion odada yalnız kaldı.
Fakat masanın üzerinde bir şey vardı.
Daha önce orada olmayan küçük, siyah bir defter.
Aurelion yavaşça elini uzattı.
Defteri açtı.
İlk sayfa boştu.
Sonra mürekkep kendiliğinden belirmeye başladı.
Tek bir cümle yazıldı:
“İlk hikâye yeniden başladı.”
Aurelion'un eli dondu.
Bir satır daha oluştu.
“Ama bu kez Vaelis hatırlıyor.”
Ve son olarak:
“Rowan henüz doğmadı.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.