31.bolum

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 31.bolum
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime · Okuduğun bölüm
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Gölgenin Gerçek Yüzü

Boşluk parçalanıyordu.
Etraflarında artık ne bir zemin ne de gerçek anlamda bir gökyüzü vardı; yalnızca birbirinden kopan sayfalar, havada asılı kalan kelimeler ve çatlakların arasından yayılan karanlık bulunuyordu. Sanki bütün dünya devasa bir kitabın ortasında unutulmuş bir cümleymiş ve şimdi o cümle, anlamını kaybederek parçalara ayrılıyordu.
Kelimeler havada beliriyor, birkaç saniye titredikten sonra yere düşen cam kırıkları gibi çevrelerine saçılıyordu.
Bazıları yarımdı.
Bazıları eksikti.
Bazılarıysa yalnızca öfkeyi taşıyordu.
GERİ DÖN.
Bir başka kelime onun hemen ardından belirdi.
YAZAR.

Sonra bir diğeri.
İTAAT ET.
Ses her yerden geliyordu.
Duvar yoktu ama yankı vardı.
Tavan yoktu ama yukarıdan gelen bir baskı hissediliyordu.
Ve sesin nereden geldiğini anlamak mümkün değildi; sanki kitap artık tek bir yerde değil, bulundukları boşluğun tamamında yaşıyordu.
Aurelion’un nefesi hızlandı.
Başını iki eli arasına aldı.
“Yeter…”
Sesi neredeyse duyulmuyordu.
“Yeter…”
Dizlerinin bağı çözülür gibi oldu.
Tam düşecekken Rowan onu tuttu.
Aurelion’un omzundan kavradı ve gözlerini kendisine çevirmesini sağladı.
“Bana bak.”
Rowan’ın sesi sertti.
Ama sakinliğini kaybetmemişti.
Aurelion güçlükle başını kaldırdı.
“Bana bak,” diye tekrarladı Rowan.
“Kitap seni çağırıyor çünkü korkuyor.”
Aurelion’un gözleri şaşkınlıkla açıldı.
“Korkuyor mu?”
Rowan başını salladı.
“Evet.”
Çevrelerinde bir başka sayfa parçalanıp karanlığın içine sürüklendi.
“Çünkü ilk kez…”
Rowan’ın bakışları kararlıydı.
“Sen onun dışına çıkmak istiyorsun.”
Aurelion birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sonra bakışlarını etraflarındaki sonsuz boşluğa çevirdi.
Belki de ilk kez kitabın gücünün ardında bir zayıflık olduğunu fark ediyordu.
Kitap onları korkutuyordu.
Çünkü onları kontrol edememeye başlamıştı.
Tam o sırada gölge öne çıktı.
Şimdiye kadar sessizce izlediği çatlakların arasına doğru yürüdü ve elini boşluğun tam ortasına bastırdı.
Hiçbir şey yokmuş gibi görünen yerde, parmaklarının altında ince bir ışık çizgisi oluştu.
Çizgi genişledi.
Bir kapının çerçevesine dönüştü.
Gölge elini çekti.
“Bu…”
Sesi boşlukta yankılandı.
“Kaçış kapısı.”
Rowan hemen kapıya baktı.
“Gerçekten çıkış mı?”
“Evet.”
Gölgenin cevabı netti.
“Ama bedeli var.”
Aurelion’un yüzündeki ifade değişti.
“Ne bedeli?”
Gölge cevap vermek yerine Rowan’a baktı.
“Gözlemci bu kapıyı açarsa…”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Kitap onu artık tarafsız saymaz.”
Rowan’ın bakışları kapıya kaydı.
Ardından Aurelion’a baktı.
Yüzünde korku vardı.
Ama karar çoktan verilmişti.
“Elimden gelen buysa…”
Bir adım attı.
“Yeter.”
Aurelion hemen başını kaldırdı.
“Rowan…”
Fakat Rowan durmadı.
Elini kapının yüzeyine uzattı.
Parmakları görünmez yüzeye değdiği anda—
anıların kapıları açıldı.
Bir görüntü.
Karanlık bir yol.
Sonra parlak hastane ışıkları.
Beyaz bir tavan.
Koşuşturan insanlar.
Bir başka görüntü…
Masanın üzerinde duran eski bir kitap.
Sayfalardan birinin üzerine düşen tek bir damla.
Ve ardından zihninin içinde yankılanan bir cümle:
“Eğer biri bu hikâyeyi izleyecekse, sonunu değiştirecek kişi o olmalı.”
Rowan’ın nefesi kesildi.
Bütün bunların bir rastlantı olmadığını o anda daha açık bir şekilde anladı.
Bu dünyaya gelişi…
Kitabı bulması…
Aurelion’la karşılaşması…
Hepsi bir zincirin halkalarıydı.
Fakat anılar çok hızlı geliyordu.
Rowan gözlerini kapattı.
Dizlerinin üzerine çöktü.
Ama elini kapıdan çekmedi.
Aurelion ona doğru hamle yaptı.
“Rowan!”
“İyiyim.”
Rowan’ın sesi zor duyuluyordu.
“Devam et.”
Aurelion durdu.
Sonra Rowan’ın yanına geldi.
Bu kez onun yanında kaldı.
Kapının yüzeyinde çatlaklar oluştu.
Bir ışık çizgisi genişledi.
Ardından kapı tamamen açıldı.
İçinden rüzgâr gelmedi.
Ses gelmedi.
Hatta ışık bile yoktu.
Yalnızca sessizlik vardı.
Gölge geriye çekildi.
“Şimdi!”
Rowan Aurelion’a baktı.
Aurelion başını salladı.
İkisi birlikte kapıya doğru yürüdü.
Tam geçmek üzereyken arkalarından kitabın sesi yükseldi.
Bu kez ses daha derindi.
Daha soğuktu.
“Eğer çıkarsan…”
Rowan durdu.
Yavaşça arkasını döndü.
Kitabın parçalanan sayfaları karanlığın içinde dönüyordu.
Ses yeniden yükseldi.
“Onu senden alırım.”
Aurelion’un yüzündeki ifade değişti.
Rowan ise yalnızca birkaç saniye sessizce kitaba baktı.
Sonra başını hafifçe kaldırdı.
“Onu zaten hiçbir zaman sahiplenemedin.”
Sesi sakindi.
“Çünkü o bir karakter değil.”
Aurelion’un gözleri Rowan’a çevrildi.
Rowan devam etti:
“O bir insan.”
Ve kapı kapandı.
Bölüm — Gölgenin Gerçek Yüzü
Geçtikleri yer bir oda değildi.
Bir koridor da değildi.
Bir hafızaydı.
Duvarlar yoktu.
Fakat anılar vardı.
Havada asılı duran görüntüler, yarım kalmış hayatların parçaları gibi titreşiyordu.
Bir çocuk koşuyordu.
Bir adam masanın başında yazıyordu.
Bir şehir yıkılıyordu.
Başka bir görüntüde ise bir kitap kapanıyor, fakat kapanması gereken yerde sayfalar yeniden açılıyordu.
Her görüntü birkaç saniye boyunca var oluyor, sonra sessizce dağılıyordu.
Aurelion etrafına baktı.
“Burası…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Gölge ilerlemeye devam etti.
Sonunda durdu.
“Artık bilmeniz gerekiyor.”
Rowan ona baktı.
“Ne?”
Gölge yavaşça arkasını döndü.
“Kim olduğumu.”
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra gölge başını eğdi.
Yüzünü karanlığın içinden çıkardı.
Ve Rowan’ın kalbi hızlandı.
Gölge konuştu.
“Ben…”
Kısa bir sessizlik.
“İlk gözlemciyim.”
Aurelion’un yüzündeki şaşkınlık gizlenemiyordu.
“İlk gözlemci?”
Gölge başını salladı.
“Bu kitap yalnızca senin eserin değil, Aurelion.”
Aurelion’un bakışları sertleşti.
“Yirmi yıl önce yazıldığında…”
Gölgenin sesi ağırlaştı.
“Kitap birini seçti.”
Rowan’ın başı zonkladı.
“Beni.”
Gölge gözlerini ona çevirdi.
“Evet.”
Bir an sessizlik oldu.
“Çünkü sen o gece ölmeliydin, Rowan.”
Rowan’ın yüzü gerildi.
“Ama ölmedin.”
Havada yeni bir görüntü belirdi.
Genç bir adam.
Bir masa.
Açık bir kitap.
Ve kapanmayan bir kapı.
Gölge görüntüye baktı.
“Kitap, ölümle kurtuluş arasında kalan insanları seçer.”
Aurelion fısıldadı:
“Ne tamamen ait…”
Gölge cümleyi tamamladı:
“Ne tamamen özgür.”
Aurelion gözlerini ona çevirdi.
“Peki ya sen?”
Gölgenin yüzündeki ifade ilk kez değişti.
Sesinde belli belirsiz bir kırılma vardı.
“Ben kaçamadım.”
Havada başka bir görüntü oluştu.
Genç adam kitabın son sayfasına bir şeyler yazıyordu.
Son satır tamamlandığında kitap kapanmıştı.
Fakat arkasındaki kapı kapanmamıştı.
Aksine…
Onu içine çekmişti.
Görüntü kayboldu.
“Ben seçim yapmadım.”
Gölge gözlerini kapattı.
“Kitabı bitirdim.”
Sonra tekrar onlara baktı.
“Ve onun içinde kaldım.”
Rowan dişlerini sıktı.
“Bizi neden kurtarıyorsun?”
Gölge hiç düşünmeden cevap verdi.
“Çünkü sen…”
Bakışları Rowan’ın üzerinde durdu.
“Benim yapamadığımı yapıyorsun.”
Aurelion bir adım öne çıktı.
“Yani…”
Bakışları etraftaki anılara kaydı.
“Bu hâlâ bitmedi.”
Gölge başını salladı.
“Hayır.”
Bir an sustu.
“Şimdi başlıyor.”
Tam o sırada uzaktan bir ses yükseldi.
Önce hafifti.
Sonra giderek güçlendi.
Sayfa sesleri.
Bir kitabın açılma sesi.
Ama bu kez açılan kitap onlarınki değildi.
Uzakta başka bir dünya görünmeye başladı.
Başka bir şehir.
Başka insanlar.
Başka bir hikâye.
Ve o dünyanın üzerinde yükselen karanlık, daha şimdiden bir felaketin habercisi gibiydi.
Gölgenin sesi sessizliğin içinden yükseldi.
“Çünkü kitap artık ikinizi de düşman ilan etti.”
Rowan Aurelion’a baktı.
Sonra elini uzattı.
Aurelion hiç tereddüt etmeden elini tuttu.
“Hazırım,” dedi Rowan.
Gözleri artık korkudan çok kararlılık taşıyordu.
“Bu sefer hikâye bizi yutmayacak.”
Aurelion hafifçe gülümsedi.
Belki önlerinde hâlâ sayısız bilinmeyen vardı.
Belki kitap onları yeniden ayırmaya çalışacaktı.
Belki yeni açılan dünyanın ardında, şimdiye kadar karşılaştıklarından çok daha büyük bir tehlike bulunuyordu.
Ama bu kez farklıydılar.
Çünkü artık hikâyenin yalnızca karakterleri olmadıklarını biliyorlardı.
Aurelion, bir zamanlar kendi yazdığı dünyanın yazarıydı.
Rowan ise kitabın seçtiği gözlemciydi.
Ve şimdi ikisi de aynı gerçeğin karşısında duruyordu:
Hikâyenin sonunu kitap yazmak zorunda değildi.
Aurelion, Rowan’ın elini biraz daha sıkı tuttu.
“Bu sefer…”
Sesi sakindi.
“Biz yazacağız.”
Önlerindeki yeni dünyanın kapısı açıldı.
Ve ikisi birlikte ilk adımı attı.
Geride kalan kitap sessizleşti.
Ama o sessizlik yenilgi değildi.
Fırtınadan önceki sessizlikti.
Çünkü bazı hikâyeler, yazıldıkları anda başlamaz.
Bazıları…
kendi yazarlarına karşı çıktıkları anda gerçekten doğar.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.