14.bolüm

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 14.bolüm
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime · Okuduğun bölüm
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Kütüphanede zaman durmuş gibiydi.
Sanki dışarıdaki dünya, bu binanın kalın duvarlarının ardında unutulmuş; şehirde akan saatler, insanların adımları ve gecenin sessizce ilerleyen dakikaları burada hiçbir anlam taşımıyordu. Tavana kadar yükselen rafların arasında yalnızca sayfaların hışırtısı duyuluyordu. Rowan'ın parmakları her yeni sayfayı çevirdiğinde, kâğıdın çıkardığı ince ses sessizliğin içinde fazlasıyla belirginleşiyordu.
Aurelion karşısında oturuyordu.
Raflara bakıyordu ama aslında hiçbir şeyi görmüyordu.
Gözleri kitapların sırtlarında dolaşıyor, fakat zihni hâlâ biraz önce okudukları arasında kaybolup gidiyordu. Bu dünya ona hâlâ yabancıydı. İnsanların büyü yerine makinelerle yaşadığı, sarayların yerini yüksek binaların aldığı, atların yerini metal araçların aldığı bu düzenin içinde kendisini nereye koyacağını bilmiyordu.
Fakat Rowan'ın sessizliği, bütün bunlardan daha fazla dikkatini çekiyordu.
Rowan uzun süredir konuşmuyordu.
Kitapları karıştırıyor, notlara bakıyor, bazı sayfaları tekrar tekrar okuyordu. Bazen kaşlarını çatıyor, bazen bir satırın üzerinde gereğinden uzun süre duruyordu.
Sonra—
Bir anda durdu.
Nefesi kesildi.
Parmakları sayfanın kenarına öylesine sıkı kenetlendi ki eklemleri belirginleşti.
“Hayır…”
Kelime dudaklarından neredeyse duyulmayacak kadar düşük bir sesle çıktı.
Aurelion hemen başını kaldırdı.
“Ne oldu?”
Rowan cevap vermedi.
Kitabı biraz daha kendisine çekti.
Sayfanın ortasında, diğer yazılardan daha koyu harflerle yazılmış bir başlık vardı.
“İkinci Geçiş Üzerine.”
Rowan'ın gözleri başlığın altında bulunan satırlara kaydı.
Ve okumaya başladı.
“İlk geçiş bilinçtir.”
Bir sonraki satıra geçti.
“İkinci geçiş kaderdir.”
Rowan'ın nefesi yavaşladı.
Son satırı okuduğunda ise parmakları istemsizce titredi.
“İkinci kez geçiş tamamlandığında artık geri dönüş yoktur.”
Bir süre yalnızca o cümleye baktı.
Artık geri dönüş yoktur.
Cümle zihninde yankılandı.
Bir kez.
Sonra bir kez daha.
Ve bir kez daha.
Rowan'ın kalbi hızlanmaya başladı.
Aurelion onun yüzündeki değişimi fark etmişti.
Yavaşça ayağa kalktı.
“Ne demek istiyor bu?”
Rowan başını kaldırmadı.
Sayfaya bakmaya devam etti.
“Eğer…”
Sesi boğuk çıkıyordu.
“Eğer bir kez daha geçersek…”
Bir an durdu.
Sanki devamındaki kelimeleri söylemek bile istemiyordu.
“Geri dönemeyiz.”
Aurelion'un yüzündeki ifade sertleşti.
“Bu kadar mı?”
Rowan cevap vermedi.
Kitabın sayfasını aşağı doğru kaydırdı.
Belki başka bir açıklama vardır diye düşündü.
Belki bu yalnızca eksik bir kayıttı.
Belki kitap her zamanki gibi onları korkutmak için yarım bir gerçek bırakmıştı.
Fakat sayfanın alt köşesine ulaştığında gözleri başka bir şeye takıldı.
Küçük bir not.
Ana metinden farklı bir el yazısıyla yazılmıştı.
Mürekkebin rengi bile diğer satırlardan biraz farklıydı.
Sanki biri kitabın tamamlanmasından çok sonra, son anda o bölüme birkaç kelime eklemişti.
Rowan eğildi.
Okudu.
Ve dondu.
“Ancak bir yol daha vardır.”
Kalbi bir anlığına duracakmış gibi oldu.
Bir sonraki satıra geçti.
“Geri dönmek isteyen kişi…”
Rowan'ın gözleri satırın sonunda takılı kaldı.
Devamını okumak istemedi.
Ama okudu.

“…gerçekten ölmelidir.”
O anda kütüphanenin havası değişmiş gibi oldu.
Sanki sıcaklık bir anda düşmüş, rafların arasından soğuk bir rüzgâr geçmişti.
Rowan son satıra baktı.
“Ve sonsuza kadar orada kalacaktır.”
Kitabı tutan eli gevşedi.
Aurelion onun yüzüne baktı.
“Rowan?”
Cevap yoktu.
Aurelion bir adım yaklaştı.
“Ne yazıyor?”
Rowan kitabı yavaşça kapattı.
Kapağın kapanma sesi kütüphanenin sessizliğinde ağır bir yankı bıraktı.
“Ölmek…”
Aurelion'un sesi alçaldı.
“Ne demek?”
Rowan gözlerini kapattı.
“Gerçekten ölmek.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Bu dünyada.”
Aurelion'un yüzündeki ifade değişti.
Bir süre Rowan'a yalnızca baktı.
Sonra kitabın üzerine, ardından yeniden Rowan'ın gözlerine baktı.
İlk kez…
Rowan'ın korktuğunu görüyordu.
Sadece endişeli değildi.
Gerçekten korkuyordu.
Aurelion bunu fark ettiğinde kendi içindeki korku da büyüdü.
“Yani…”
Cümlesini tamamlamadan önce nefes aldı.
“Biri kendini feda ederse…”
Rowan'ın gözleri yavaşça ona döndü.
“…diğeri dönebilir.”
Rowan cevap vermedi.
Ama sessizliği yeterliydi.
Bazen bir cevabı söylemek, onu gerçek hâle getirirdi.
Bazı cevaplar ise söylenmeden de anlaşılırdı.
Aurelion bunu anlamıştı.
Bir adım daha yaklaştı.
“Bunu düşünme bile.”
Sesi sertti.
Rowan başını kaldırdı.
“Bu dünyanın beni istemediğini zaten biliyorum.”
“Bunu söyleme.”
“Gerçek bu.”
“Hayır.”
“Ben buraya ait değilim.”
Rowan'ın sesi giderek sakinleşiyordu.
“Sen de değilsin.”
Aurelion cevap vermek istedi.
Fakat kelimeler boğazında kaldı.
“Ben…”
Durdu.
Sonra gözlerini kaçırmadan devam etti.
“Ben senin ait olduğun yeri bilmiyorum.”
Bu cümle Rowan'ın içine beklenmedik bir ağırlık bıraktı.
Çünkü Aurelion bilmiyordu.
Nereden geldiğini.
Nereye dönmek istediğini.
Eskiden kendisine ait olduğunu sandığı hayatın hâlâ onu bekleyip beklemediğini.
Rowan'ın zihninde tek bir düşünce belirdi.
Çünkü ait olduğum yer artık yok.
Bunu söylemedi.
Söyleyemedi.
Sadece kitabı masanın üzerine bıraktı.
“Bu bilgiyi şimdilik unutacağız.”
Aurelion kaşlarını çattı.
“Unutmak mı?”
“Evet.”
“Nasıl unutacağız?”
“Unutmuş gibi davranacağız.”
Rowan kitabın kapağına baktı.
“Kimse ikinci geçişten bahsetmeyecek.”
Aurelion'un sesi sertleşti.
“Unutamam.”
Rowan başını kaldırdı.
Aurelion ona doğru birkaç adım daha yaklaşmıştı.
“Böyle bir şeyi gördükten sonra nasıl unutabilirim?”
Rowan cevap vermedi.
Aurelion devam etti:
“Sen bunu tek başına taşımaya çalışıyorsun.”
“Başka seçeneğim yok.”
“Var.”
“Ne?”
Aurelion birkaç saniye sustu.
Sonra yalnızca bir kelime söyledi.
“Birlikte.”
Rowan'ın gözleri hafifçe değişti.
Kütüphanenin sessizliği yeniden üzerlerine çöktü.
Fakat bu kez ikisi de aynı şeyi düşünüyordu.
İlk kez buraya birlikte gelmenin yalnızca bir tesadüf olmadığını hissediyorlardı.
Bu dünya onları karşı karşıya bırakmamıştı.
Yan yana getirmişti.
Ve şimdi önlerine iki farklı kader koyuyordu.
Biri dönüş.
Diğeri kalış.
Fakat kitabın onlara göstermediği üçüncü bir ihtimal olabilir miydi?
Rowan elini kapalı kitabın üzerine koydu.
Aurelion ise onun yanında durdu.
İkisi de henüz bilmiyordu.
Belki de kitabın en büyük yanılgısı buydu:
Onlara yalnızca iki seçenek sunarak, başka bir seçeneklerinin olmadığını düşündürmek.
Rowan'ın zihninde tek bir düşünce giderek belirginleşti.
“Eğer kader gerçekten yazılmışsa… onu değiştirecek bir yol mutlaka vardır.”
Ve o gece, kütüphanenin derinliklerinde, ikisinin de bilmediği bir savaş başladı.
Bu kez karşılarında bir kral yoktu.
Bir ordu yoktu.
Bir düşman bile yoktu.
Karşılarında yalnızca…
yazılmış bir kader vardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.