29.bolum

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 29.bolum
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime · Okuduğun bölüm
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Zindandaki Gölge

Zindan karanlıktı.
Öyle bir karanlıktı ki, duvarlara asılmış birkaç meşalenin titrek ışığı bile bulunduğu yeri aydınlatmaya yetmiyor, ışık yalnızca taşların üzerindeki nemli yüzeyleri kısa süreliğine görünür kılıyor, sonra yeniden karanlığın içine çekiliyordu. Hava soğuk ve ağırdı; nemli taşların kokusu, paslanmış metalin keskinliğiyle birbirine karışmıştı.
Rowan ve Aurelion, zindanın iki yanında birbirlerine yakın bir noktada oturuyordu.
Ellerindeki bağlar hâlâ duruyordu.
Yorgundular.
Yaşadıkları her şeyin ağırlığı üzerlerine çökmüştü.
Fakat ikisinin de bakışlarında hâlâ aynı şey vardı:
Pes etmeme kararlılığı.
Rowan başını kaldırıp Aurelion’a baktı.
Aurelion da ona bakıyordu.
Konuşmuyorlardı.
Çünkü bu zindanda kelimelerden çok sessizlik vardı.
Ta ki…
koridorun derinliklerinden farklı bir ses gelene kadar.
Bir adım.
Sonra bir tane daha.
Ama bu, muhafızların ağır ve düzenli yürüyüşlerine benzemiyordu.
Daha sessizdi.
Neredeyse duyulmuyordu.
Rowan’ın bakışları kapıya çevrildi.
Aurelion da doğruldu.
Zindanın karanlığında bir gölge hareket etti.
Meşalenin ışığı önce yalnızca siluetini ortaya çıkardı.
Sonra yabancı birkaç adım daha attı ve yüzü ışığın altında belirginleşmeye başladı.
Sessizdi.
Rahat görünüyordu.
Fakat bu rahatlığın altında, uzun süre savaşmış birinin dikkatli soğukkanlılığı vardı.
Bakışları önce Rowan’a, sonra Aurelion’a çevrildi.
Kısa.
Keskin.
Ölçen bir bakıştı.
Sanki karşısındaki iki kişinin kim olduğunu zaten biliyordu.
Gölge durdu.
“Beni bekliyordunuz.”
Sesi derindi.
Güven verici bir yanı vardı.
Fakat aynı zamanda tehlikeyi hissettiren bir tarafı da bulunuyordu.
Rowan istemsizce gerildi.
“Kim… sen kimsin?”
Yabancı cevap vermeden önce birkaç saniye bekledi.
Rowan devam etti:
“Ve nasıl buraya girdin?”
Gölgenin dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“Buraya girmek zor değildi.”
Aurelion kaşlarını çattı.
“Burası kraliyet zindanı.”
“Biliyorum.”
“Öyleyse muhafızlar seni nasıl görmedi?”
Yabancının bakışları kısa bir süre koridora kaydı.
“Çünkü onların baktığı yerde değildim.”
Bu cevap ikisini de susturdu.
Yabancı yeniden onlara döndü.
“Ben buraya dışarıdan geldim.”
Rowan’ın yüzündeki ifade değişti.
“Dışarıdan?”
“Evet.”
Yabancı birkaç adım daha yaklaştı.
“Ve sizin de benimle birlikte buradan çıkmanız gerekiyor.”
Aurelion şaşkınlıkla ona baktı.
“Sen… bu oyunu biliyor musun?”
Yabancı başını hafifçe eğdi.
“Evet.”
Bu tek kelime, zindanın havasını değiştirmeye yetti.
Çünkü Rowan ve Aurelion uzun zamandır ilk kez karşılarında kitabın kurallarını bilen birini görüyordu.
Yabancı devam etti:
“Ama önce bazı şeyleri anlamanız gerekiyor.”
Bakışları zindanın duvarlarında gezindi.
“Bu dünya düşündüğünüzden çok daha karmaşık.”
Rowan öne doğru eğildi.
“Kitap mı?”
Yabancının yüzündeki ifade ciddileşti.
“Kitap.”
Bir an sessizlik oldu.
“Size yalnızca kader yazmıyor. Nerede olduğunuzu, ne gördüğünüzü ve hangi seçimi yapacağınızı da etkiliyor.”
Aurelion’un bakışları karardı.
“Bunu zaten biliyoruz.”
“Hayır.”
Yabancı başını iki yana salladı.
“Bildiklerinizi bildiğinizi sanıyorsunuz.”
Bu söz Rowan’ın dikkatini çekti.
Yabancı devam etti:
“Kitap her adımınızı izliyor. Sadece yaptıklarınızı değil, yapmak üzere olduklarınızı da.”
Rowan’ın yüzü gerildi.
“Peki neden bize yardım ediyorsun?”
Bu kez yabancı hemen cevap vermedi.
Zindanın içinde yalnızca meşalenin çıtırtısı duyuldu.
Sonunda konuştu.
“Çünkü sizin kaderiniz yalnızca kitabın kaderi değil.”
Rowan sessizce dinledi.
“Bu dünyadan nasıl çıktığınız…”
Yabancının bakışları Aurelion’a çevrildi.
“Sonraki hikâyeyi etkileyecek.”
Aurelion’un kaşları çatıldı.
“Sonraki hikâye?”
“Eğer bu dünyayı yanlış şekilde bırakırsanız, yalnızca kendinizi kurtarmış olmazsınız.”
Bir an durdu.
“Başka bir dünyanın geleceğini de değiştirirsiniz.”
Rowan’ın zihni hızla çalışmaya başladı.
“Bir sonraki kitap…”
Yabancı başını salladı.
“Evet.”
Aurelion’un yüzündeki şaşkınlık yerini endişeye bıraktı.
“Ve sen bunu engellemek istiyorsun.”
“İstiyorum.”
“Neden?”
Yabancı bu kez doğrudan Aurelion’a baktı.
“Çünkü bazı hikâyeler başladığında, onların sonucu yalnızca karakterlerini etkilemez.”
Sesi daha ciddi bir hâl aldı.
“Bazen bir dünyanın sonu, başka bir dünyanın başlangıcını belirler.”
Aurelion birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra yavaşça sordu:
“Peki ne yapmamız gerekiyor?”
Yabancı arkasını döndü.
Zindanın duvarının karanlık bölümüne doğru yürüdü.
İlk bakışta orada yalnızca taş duvar vardı.
Fakat yabancı elini belirli bir noktaya koydu.
Taşın içinde hafif bir titreşim oluştu.
Ardından duvarın bir bölümü sessizce geri çekildi.
Gizli bir geçit ortaya çıktı.
Aurelion’un gözleri büyüdü.
“Burada böyle bir kapı olduğunu bilmiyordum.”
“Bilmeniz gerekmiyordu.”
Yabancı geçidin içine baktı.
“Önce buradan çıkacağız.”
Sonra başını çevirip ikisine baktı.
“Fakat dikkatli olun.”
Rowan ayağa kalkmaya çalıştı.
“Ne için?”
“Kitap.”
Yabancının sesi bu kez daha alçaktı.
“Her adımınızı izliyor.”
Rowan’ın bakışları karanlık koridora çevrildi.
“Öyleyse bizi burada bulmasına izin vermeyeceğiz.”
Aurelion da doğruldu.
İkisi birbirine baktı.
Aralarında sessiz bir anlaşma oluştu.
Zincirlerini aynı anda çektiler.
Metal taş duvarlara çarptı.
Bir kez.
Sonra yeniden.
Yabancı onları izledi.
“Birlikte.”
Rowan başını salladı.
“Birlikte.”
Aurelion da zincirine asıldı.
Bir süre sonra bağların gerildiği noktada küçük bir boşluk oluştu.
İkisi yeniden denedi.
Bu kez daha uyumlu hareket ettiler.
Zincirlerin sesi zindanın içinde yankılandı.
Sonunda bağlardan biri gevşedi.
Rowan derin bir nefes aldı.
Aurelion ona baktı.
İlk kez zindana girdiklerinden beri karşılarında gerçek bir çıkış ihtimali vardı.
Fakat geçidin karanlığına baktıklarında ikisi de bunun bir kurtuluş olmadığını biliyordu.
Bu sadece yeni bir sınavın başlangıcıydı.
Yabancı önden ilerledi.
Rowan ve Aurelion onun arkasından geldi.
Koridorun gölgeleri hareket ediyordu.
Bazen bir duvarın üzerinde şekiller beliriyor, bazen ayak sesleri duyuluyor, bazen de karanlığın içinden onları izleyen bir şey varmış hissine kapılıyorlardı.
Rowan birkaç kez arkasına baktı.
Hiç kimse yoktu.
Ama kitap…
onları hâlâ izliyordu.
Yine de bu kez farklıydı.
Çünkü ilk defa yalnız değillerdi.
İlk defa kitabın kurallarını bilen biri yanlarındaydı.
Ve belki de en önemlisi…
İlk defa kaderin önlerine koyduğu yolu takip etmek yerine, kendi yollarını çizebileceklerine dair gerçek bir umutları vardı.
Zindanın gerisinde karanlık kalırken, önlerinde bilinmeyen bir geçit uzanıyordu.
Yabancı sessizce yürümeye devam etti.
Rowan, Aurelion’un yanında ilerledi.
Aurelion ona baktı.
Rowan da karşılık verdi.
Hiçbir şey söylemediler.
Çünkü ikisinin de zihninde aynı düşünce vardı:
Kitap onların hikâyesini yazmaya devam edebilirdi.
Ama bundan sonra…
hikâyenin nasıl ilerleyeceğine kendileri karar verecekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.