8.Bölüm

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 8.Bölüm
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime · Okuduğun bölüm
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Kontrolün Çatladığı An

Aurelion’un nefesi giderek düzensizleşmeye başladığında, bunu ilk fark eden Vaelis oldu. Başta yalnızca yorgunluktan kaynaklandığını düşündü; sonuçta prensin yaşadığı gecenin ağırlığı, yalnızca bedenini değil, zihnini de tüketmiş olmalıydı. Fakat birkaç saniye içinde bunun sıradan bir yorgunluk olmadığını anladı.

Aurelion’un omuzları hafifçe titriyordu.

Bu titreme öfkeden kaynaklanmıyordu.

Bu, bedenin artık daha fazla dayanamayacağını sessizce ilan eden çaresiz bir işaretti.

Vaelis’in bakışları hemen prensin yüzüne kaydı. Aurelion’un tenindeki solgunluk, kapalı gözleri ve giderek zayıflayan nefesi, birkaç dakika önceki görüntüden çok daha ciddi bir tablo ortaya koyuyordu. Sırtındaki yaralardan gelen kanama büyük ölçüde durmuştu; fakat bu, tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyordu. Asıl korkutucu olan, acının artık dışarıdan görünen bir şey olmaktan çıkıp bedenin derinliklerine çekilmiş olmasıydı.

“Majesteleri,” dedi Vaelis alçak ve dikkatli bir sesle.

Cevap gelmedi.

Vaelis biraz daha yaklaştı.

“Majesteleri, beni duyuyor musunuz?”

Yine sessizlik.

Aurelion’un başı yavaşça yana düştü ve gözleri tamamen kapandı.

O anda Rowan’ın zihnindeki bütün alarm zilleri aynı anda çalmaya başladı.

Şok.

Kan kaybı.

Soğuk taş zemin.

Uzun süre yardım edilmemesi.

Bütün bu düşünceler birkaç saniyenin içinde zihninden geçerken Rowan, Vaelis’in bedeninin de aynı sonuca vardığını hissedebiliyordu. Mantıkla içgüdü, ilk kez birbirine karşı çıkmıyor; ikisi de aynı şeyi söylüyordu.

Aurelion’un burada kalmaması gerekiyor.

Vaelis bir an başını kaldırarak çevresine baktı.

Saray kapısının önünde iki muhafız hâlâ görevlerinin başındaydı. Ancak ikisi de başlarını çevirmiş, prensin bulunduğu yere bakmaktan özellikle kaçınıyordu. Onlar için verilen emir tamamlanmıştı. Aurelion artık korunması gereken bir prens değil, tahtın öfkesinin sonucunu gösteren bir örnekti.

Bir ders.

Bir uyarı.

Bir “ibret”.

Vaelis’in bakışları sertleşti.

Birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.

Ardından kararını verdi.

Eğildi ve Aurelion’u dikkatlice kollarının arasına aldı.

Prensin bedenini kaldırdığı anda, beklediğinden çok daha ağır olduğunu fark etti. Bunun yalnızca fiziksel bir ağırlık olmadığını düşündü; sanki Aurelion bütün gururunu, bütün öfkesini ve yıllardır kimseye göstermediği kırgınlığını da beraberinde taşıyordu.

Bir zamanlar sarayın koridorlarında herkesin karşısında dimdik yürüyen prens, şimdi Vaelis’in kollarında neredeyse tamamen hareketsizdi.

Ve bu görüntü, Rowan’ın içinde beklemediği bir duygunun ortaya çıkmasına neden oldu.

Bir prens böyle görünmemeliydi.

Vaelis onu kaldırırken Aurelion’un sırtındaki yaralar yeniden açıldı ve koyu renkli kumaşın üzerinde kanın yayıldığını gördü.

Vaelis’in nefesi bir anlığına kesildi.

“Dayan,” dedi istemsizce.

Bu kelimenin kime söylendiğini kendisi de bilmiyordu.

Belki Aurelion’a.

Belki Rowan’ın içinde hâlâ olup biteni anlamaya çalışan tarafına.

Belki de yıllardır yalnızca emirleri yerine getirmek üzerine kurduğu hayatına.

Aurelion’un başı Vaelis’in omzuna düştü.

Nefesi boynuna hafifçe değiyordu.

Sıcaktı.

Gerçekti.

Ve tam da bu yüzden Rowan’ın zihnindeki bütün düşünceler bir anda daha karmaşık hâle geldi.

Bu bir düşman.

Vaelis’in yıllarca karşısında durduğu, hakkında emirler verdiği ve saray düzeninin bir parçası olarak gördüğü kişi buydu.

Ama şu anda Rowan için bütün unvanlar anlamsızlaşmıştı.

Prens.

Hükümdarın oğlu.

Tahtın varisi.

Düşman.

Bunların hiçbiri o anda önem taşımıyordu.

Şu anda Vaelis’in kollarında yalnızca yaralı bir insan vardı.

Vaelis bunu kabul etmek istemese bile, bedeni çoktan kararını vermişti.

Aurelion’u orada bırakamazdı.

Bu yüzden sarayın ana koridorlarına çıkmadı.

Arka kapılara yöneldi.

Gözlerden uzak hizmet geçitlerinden ilerlemeye başladı. Sarayın ihtişamlı salonlarının aksine bu koridorlarda altın işlemeler, büyük tablolar ya da gösterişli avizeler yoktu. Yalnızca eski taş duvarlar, dar geçitler ve gecenin karanlığını taşıyan loş ışıklar vardı.

Vaelis her adımını dikkatle atıyor, kollarındaki prensin sarsılmaması için hareketlerini mümkün olduğunca kontrollü tutuyordu.

Fakat zihninin içinde tek bir düşünce dönüp duruyordu.

Kimse görmemeli.

Bunu neden bu kadar önemsediğini kendisi de bilmiyordu.

Belki Aurelion’un onurunu korumak istiyordu.

Belki sarayın bunu görmesini istemiyordu.

Belki de birilerinin gelip Aurelion’u yeniden yalnızca bir emir nesnesi hâline getirmesinden korkuyordu.

Koridorların sonunda kendi odasına ulaştığında kapıyı açtı ve içeri girer girmez arkasından kapattı.

Ardından kilidi çevirdi.

O küçük ses, dış dünyayla arasındaki son bağı da kapatmış gibiydi.

Vaelis derin bir nefes aldı.

Aurelion’u yatağa mümkün olduğunca dikkatli bir şekilde yatırdı. Prensin başını yastığa yerleştirdikten sonra birkaç saniye boyunca olduğu yerde kaldı ve onun nefes alışını izledi.

Nefes alıyordu.

Zayıf da olsa hâlâ nefes alıyordu.

Vaelis eldivenlerini çıkarmak için ellerini kaldırdı.

Tam o sırada durdu.

Ellerinin titrediğini fark etmişti.

Uzun yıllar boyunca elleri hiç titrememişti.

Ne savaş meydanlarında.

Ne ölüm kalım kararlarında.

Ne de kralın verdiği emirleri yerine getirirken.

Fakat şimdi, yalnızca birkaç adım uzağında bilinci kapalı şekilde yatan Aurelion’a bakarken ellerinin kontrolünü kaybettiğini hissediyordu.

Vaelis parmaklarını yavaşça sıktı.

Başını eğdi.

“Hayır,” diye fısıldadı kendi kendine.

Sesindeki kararlılık, titreyen ellerini susturmaya yetmiyordu.

“Kontrol sende.”

Fakat bu kez kendi söylediği sözlere inanmak eskisi kadar kolay değildi.

Çünkü ilk defa, kontrol altında tuttuğunu sandığı şeyin aslında yıllardır yalnızca bastırılmış bir tarafı olduğunu fark etmeye başlıyordu.

Ve yatağın üzerinde sessizce yatan Aurelion, o bastırılmış tarafın kapısını çoktan aralamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

32okunma 8beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.