12.bölüm

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 12.bölüm
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime · Okuduğun bölüm
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Geçişin Bedeli

Odanın içinde yalnızca mum alevinin duvarlara vuran titrek ışığı ve Aurelion’un düzenli olmaya çalışan nefesi vardı. Prens nihayet uykuya dalmıştı. Ateşi düşmüştü; ancak yüzündeki gerginlik hâlâ tamamen kaybolmamıştı. Bilincinin derinliklerinde bile kaşları hafifçe çatılıydı, sanki uykunun içinde dahi sarayın ağırlığından kurtulamıyor, zihni dinlenmesine izin vermiyordu.
Rowan onu izlerken, istemeden geçmişten bir görüntü zihninin içinde belirdi.
Çocukken de böyle uyurdu.
Bu düşünce nereden geldiğini bilmediği bir yakınlıkla zihnine yerleşti.
Fakat artık bazı şeyleri sorgulamıyordu.
Çünkü artık biliyordu.
Her şeyi değil belki, ama yeterince.
Aurelion’un çocukluğunu, Vaelis’in nasıl değiştirildiğini, kralın emirlerinin arkasında saklanan düzeni ve bütün bunların aslında yıllar önce başlamış çok daha büyük bir planın parçaları olduğunu artık görebiliyordu.
Vaelis yavaşça ayağa kalktı.
Aurelion’un uyanmaması için adımlarını mümkün olduğunca sessiz attıktan sonra odadan çıktı ve kapıyı arkasından kapattı.
Koridorlar gecenin en derin saatlerine gömülmüştü. Nöbet tutan muhafızların hareketleri bile yavaşlamış, sarayın gündüzleri hiç bitmeyecekmiş gibi görünen gürültüsü yerini ağır ve neredeyse boğucu bir sessizliğe bırakmıştı.
Vaelis koridor boyunca ilerlerken ilk kez yürüyüşünün bir askerin yürüyüşüne benzemediğini fark etti.
Adımları hâlâ ölçülüydü.
Sırtı hâlâ dikti.
Bakışları hâlâ dikkatliydi.
Ama içinde başka bir şey vardı.
Bu kez bir emri yerine getirmek için yürümüyordu.
İlk kez, bulunduğu yerden kaçmak isteyen biri gibi yürüyordu.
Nereye gideceğini tam olarak bilmese de bir cevabın onu beklediğini hissediyordu.
Kraliyet kütüphanesinin en arka bölümüne indi.
Burası sarayın diğer bölümlerinden farklıydı. Raflarda duran kitapların çoğu yıllardır açılmamış, kalın bir toz tabakasıyla kaplanmıştı. Kraliyet arşivlerinin en eski kayıtları, yasaklı belgeler ve tarihin resmi anlatısına hiçbir zaman dahil edilmeyen sayfalar burada saklanıyordu.
Geçmişin üstü burada örtülmüştü.
Ama örtülen hiçbir gerçek gerçekten yok olmazdı.
Sadece doğru kişinin onu aramasını beklerdi.
Vaelis küçük bir mum yaktı.
Alevin ışığı rafların arasındaki karanlığı biraz olsun dağıttığında ilk kitaba uzandı.
Kalındı.
Eskiydi.
Kapağında herhangi bir isim bulunmuyordu.
Yalnızca tek bir tarih yazılıydı.
Vaelis kitabı dikkatlice açtı.
İlk sayfayı gördüğü anda Rowan’ın nefesi kesildi.
“Prens Aurelion – Eğitim ve Güvenlik Protokolleri.”
Bir süre sayfaya bakakaldı.
Sonra okumaya devam etti.
İlk satırlar sıradan bir prensin eğitimiyle ilgiliymiş gibi görünüyordu. Fakat sayfalar ilerledikçe kullanılan dil değişmeye başladı. Eğitimden söz eden ifadelerin yerini, Aurelion’un hayatını ve çevresindeki insanları kontrol etmeye yönelik soğuk talimatlar aldı.
“Prens yalnız bırakılacak.”
Bir sonraki satır:
“Duygusal bağlar zayıflık yaratır.”
Vaelis’in parmakları kitabın kenarında sıkılaştı.
Bir başka satır daha vardı.
“Koruyucu figür, prensin karşısına yerleştirilecek.”
Vaelis durdu.
Koruyucu figür…
Bu ifade zihninde yankılandı.
Sayfayı çevirdi.
Ve sonraki kitapta ilk kez isim açıkça yazılmıştı.
Vaelis.
Rowan’ın içi ürperdi.
Sayfanın ortasında, herhangi bir duygudan arındırılmış birkaç satır duruyordu:
“Vaelis, prensin güvenini kazanacak.”
“Sonrasında sistematik olarak uzaklaştırılacak.”
“Bağ kırılacak.”
“Güç korunacak.”
Vaelis uzun süre hiçbir şey yapmadan o satırlara baktı.
Sonra ellerinin titrediğini fark etti.
Demek bütün bunlar tesadüf değildi.
Çocukluğunda Aurelion’un yanında bulunması…
Onu koruması…
Aralarındaki bağın güçlenmesi…
Sonrasında Vaelis’in bir anda değişmesi…
Gülümsemeyi bırakması.
Soru sormamayı öğrenmesi.
Aurelion’dan uzaklaşması.
Bütün bunlar yalnızca zamanın onları değiştirmesi değildi.
Birileri bunu planlamıştı.
Birileri, iki çocuğun arasındaki bağı önce oluşturmuş, ardından o bağı bilinçli olarak parçalamıştı.
Vaelis bir başka kayıt çıkardı.
Bu kez kitabın üzerinde tek bir kelime vardı:
İsyan.
Aurelion’un anlattığı o gece.
Vaelis sayfaları çevirdikçe gerçek, geçmişte hatırladığı hâlinden tamamen farklı bir şekle bürünüyordu.
“Prensin göreceği şekilde düzenlendi.”
Vaelis’in bakışları satırda dondu.
Bir sonraki kayıt:
“Bağ tamamen kopmalı.”
Ve hemen altında:
“Nefret, itaatten daha kalıcıdır.”
Vaelis’in gözleri yavaşça kapandı.
Şimdi anlıyordu.
O gece yalnızca bir isyan bastırılmamıştı.
Bir çocuğun başka bir çocuğa duyduğu güven, özellikle hedef alınmıştı.
Aurelion’un kalbini kırmak için Vaelis bir silaha dönüştürülmüştü.
Onların arasındaki bağın yerini nefret alsın diye her şey adım adım hazırlanmıştı.
Vaelis başını kaldırdı.
Mum alevi hafifçe titredi.
Ve o an, yıllardır kendisine ait sandığı hayatın ne kadarının aslında başkaları tarafından yazıldığını düşündü.
Fakat kitaplar burada bitmiyordu.
Rafların en arkasında, diğerlerinden farklı görünen ince bir kitap daha vardı.
Kapağı yoktu.
Başlığı yoktu.
Kim tarafından yazıldığı belli değildi.
Vaelis onu açtığında karşısına kelimelerden çok çizimler çıktı.
Daireler.
Semboller.
Birbirine bağlanan çizgiler.
Ve sayfaların farklı yerlerinde tekrar tekrar yazılmış tek bir kelime:
“Geçiş.”
Vaelis’in nefesi hızlandı.
Sayfayı çevirdi.
“İki evren arasında bilinç kayması mümkündür.”
Bir başka sayfa.
“Beden, ruhu çağırır.”
Ve ardından:
“Ancak dönüş… bedel ister.”
Rowan’ın zihni bir anda bütün parçaları birleştirmeye başladı.
Demek geri dönebilirdi.
Buraya nasıl geldiğini açıklayabilecek bir şey vardı.
Bir çıkış gerçekten mümkündü.
Fakat son sayfaya ulaştığında umut yerini başka bir duyguya bıraktı.
Sayfada yalnızca birkaç cümle vardı.
“Eğer geçiş yarım kalırsa…”
Vaelis’in gözleri satırların üzerinde ilerledi.
“Bu dünya kaosa sürüklenir.”
Ve son satır:
“Prens ya tahta kanla çıkar… ya da hiç çıkamaz.”
Vaelis’in zihninde görüntüler belirdi.
Sarayın karanlık koridorları.
Alevlerin yükseldiği bir şehir.
Aurelion’un yalnız kalmış yüzü.
Ve bütün o karmaşanın ortasında duran Vaelis.
Bir anda kitabı kapattı.
Eğer ben gidersem…
Düşüncesini tamamlayamadı.
Çünkü cevabı zaten biliyordu.
Bu dünya yalnızca kendisinin kurtulmasını beklemiyordu.
Aurelion’u da içine alan bir kaderin parçasıydı.
Ama burada kalırsa başka bir tehlike vardı.
Ya ben?
Yıllardır başkalarının emirleriyle şekillendirilmiş bir hayatın içinde, kendi benliğini yeniden bulmaya çalışıyordu.
Burada kalmak, belki de sonunda kendisinden geriye hiçbir şey bırakmamak anlamına gelecekti.
Vaelis kitabı yavaşça kapattı.
İlk kez önünde iki yol olduğunu düşündü.
Biri kendisini kurtarabilirdi.
Diğeri ise Aurelion’u.
Fakat ikisini birden kurtaracak üçüncü bir yol olup olmadığını henüz bilmiyordu.
Kitabı yerine bıraktı ve sessizce odasına döndü.
Aurelion hâlâ uyuyordu.
Vaelis yatağın kenarına oturdu.
Prensin yüzüne baktı.
Bir zamanlar kendisine güvenen o çocuğu hatırladı.
Taş merdivenlerde birlikte geçirdikleri günleri.
Geceleri edilen küçük sözleri.
“Ben de seni koruyacağım.”
Vaelis elini uzattı.
Fakat Aurelion’a dokunmadı.
Parmakları havada bir an bekledikten sonra yavaşça geri çekildi.
“Bunu sana söyleyemem,” diye fısıldadı.
Sesinde ilk kez korkuya benzeyen bir şey vardı.
“Çünkü kaderin… henüz buna hazır değil.”
Aurelion uykusunda hafifçe kıpırdandı.
Vaelis ayağa kalktı.
Son kez ona baktı.
Ardından kapıya yöneldi.
Gölgelere karışmadan önce bir an durdu.
Çünkü artık ne yapması gerektiğini biliyordu.
Geçişi başlatacaktı.
Ama bu kez amacı yalnızca kendi dünyasına dönmek değildi.
Vaelis, ilk defa bir emir için değil, kendi seçtiği bir karar için karanlığa doğru yürüdü.
Ve arkasında bıraktığı odada, kaderinin henüz farkında olmayan Aurelion uyumaya devam etti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.