33.bolum

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 33.bolum
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime · Okuduğun bölüm
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Hikâyenin Bedeni

Düşüş bittiğinde…
İlk duydukları şey, karanlığın içinden yükselen ince ve düzensiz bir çatırdama sesi oldu.
Ses önce uzaktan geliyormuş gibiydi. Ardından bir başkası duyuldu. Sonra bir diğeri…
Rowan gözlerini açtığında birkaç saniye boyunca hiçbir şey göremedi. Başının içinde hâlâ düşüşün uğultusu vardı; sanki zihni bir dünyadan diğerine geçmenin ağırlığını henüz üzerinden atamamıştı.
Yavaşça doğruldu.
Ellerini zemine koyduğunda parmaklarının altında soğuk ve pürüzsüz bir yüzey hissetti. Etrafına baktı.
Burası ne saraya benziyordu ne de daha önce gördükleri o boşluğa.
Zemin karanlıktı.
Duvarların nerede başladığı, gökyüzünün nerede bittiği belli değildi. Uzaklarda sis gibi hareket eden gölgeler vardı ve havanın içinde sayfaları çevrilen bir kitabın sesine benzeyen hafif bir uğultu dolaşıyordu.
Aurelion birkaç adım ötede yere düşmüştü.
Rowan hemen ona doğru yöneldi.
“Aurelion.”
Aurelion başını kaldırdı.
“İyiyim.”
Sesi yorgundu ama bilinci yerindeydi.
Rowan elini uzattı ve onun ayağa kalkmasına yardım etti. İkisi de çevrelerini incelerken o çatırdama sesi yeniden duyuldu.
Bu kez çok daha yakından.
Rowan bakışlarını yere çevirdi.
Zeminin üzerinde siyah nesneler vardı.
İlk bakışta taş parçaları sanılabilirdi.
Fakat dikkatlice baktığında bunların taş olmadığını fark etti.
Küçük, siyah ve parlak çekirdeklerdi.
Yüzeylerinde ince damarlar dolaşıyor, içlerinden belli belirsiz bir ışık geçiyordu. Her biri düzenli aralıklarla titreşiyordu.
Sanki…
kalp atışı gibi.
Aurelion’un yüzündeki ifade değişti.
“Bunlar…”
Bir adım yaklaştı.
“Bunlar hikâyenin çekirdekleri.”
Rowan kaşlarını çattı.
“Çekirdek mi?”
Aurelion başını salladı.
“Bir hikâye tamamen yazılmadan önce geriye kalan ihtimallerin özü. Başlangıçlar, sonlar, karakterler… Her şeyin oluştuğu yer.”
Rowan çekirdeklerden birine baktı.
İçinde hareket eden harfleri seçebiliyordu.
Bazıları tamamlanmıştı.
Bazılarıysa yarım kalmıştı.
Sanki her çekirdeğin içinde ayrı bir hikâye doğmayı bekliyordu.
Rowan elini yavaşça uzattı.
Parmakları çekirdeğe yaklaşırken—
ÇAT.
Bütün çekirdekler aynı anda çatladı.
Rowan elini geri çekti.
Siyah mürekkep zemine yayıldı.
Fakat yerde kalmadı.
Mürekkep hareket etmeye başladı.
Önce ince bir duman gibi yükseldi.
Sonra birbirine bağlanan çizgilere dönüştü.
Çizgiler bir omurga oluşturdu.
Ardından kollar, omuzlar ve bir baş şekillendi.
Aurelion geri çekildi.
Rowan ise olduğu yerde kaldı.
Mürekkep sonunda insan biçimini aldı.
Fakat ortaya çıkan şey insan değildi.
Uzun, karanlık bir siluet…
Yüzü neredeyse kusursuzdu ama ifadesinde insana ait sıcaklıktan hiçbir iz yoktu. Koyu renk saçlarının arasından boş ve derin gözler görünüyordu.
Fakat gözbebekleri yoktu.
Onların yerinde sürekli dönen harfler vardı.
Teninin üzerinde satırlar hareket ediyor, bazı cümleler bir an belirip ardından siliniyordu. Sanki bedeninin kendisi yazılmış ve tekrar tekrar düzeltilmiş bir sayfaydı.
Aurelion’un nefesi kesildi.
“Bu…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Çünkü karşısındaki varlığın ne olduğunu çoktan anlamıştı.
“Bu kitap.”
Figür başını hafifçe yana eğdi.
Sonra gülümsedi.
“Artık sayfalar yetmiyordu.”
Sesi tanıdıktı.
Fakat önceki hâlinden farklıydı.
Artık tek bir noktadan gelmiyor, sanki etraflarındaki bütün boşluktan yükseliyordu.
“Okunmak için bir beden gerekiyordu.”
Rowan gözlerini kıstı.
“Bizi korkutacağını mı sanıyorsun?”
Figür ona baktı.
“Hayır.”
Bir adım attı.
Ayağının değdiği yerde siyah dalgalar yayıldı.
“Sizi ikna edeceğim.”
Aurelion öne çıktı.
“Beni istiyorsan doğrudan söyle.”
Kitap başını ona çevirdi.
“Sen hâlâ kendini merkez sanıyorsun, yazar.”
Aurelion’un yüzü sertleşti.
“Bu dünya benim tarafımdan yaratıldı.”
“Yaratıldı.”
Kitap kelimeyi tekrar etti.
Sonra başını Rowan’a çevirdi.
“Ama yaşatıldı.”
Rowan’ın yüzündeki ifade değişti.
“Ne demek istiyorsun?”
Kitap elini kaldırdı.
Parmaklarının arasından görüntüler yükseldi.
Önce yağmurlu bir gece…
Sonra Rowan’ın kazasından sonraki sessizlik…
Ardından eline aldığı kitap.
Sayfaların açılması.
İlk satırın okunması.
Ve Rowan her okuduğunda, başka bir dünyanın biraz daha belirginleşmesi.
Sarayın duvarları.
Aurelion’un yüzü.
Vaelis’in geçmişi.
Zindanlar.
Geçitler.
Semboller.
Her şey…
Rowan’ın bakışıyla varlık kazanıyordu.
Kitabın sesi ağırlaştı.
“Sen bakmayı bıraksaydın…”
Görüntüler bir anda durdu.
“Bu dünya çoktan çökerdi.”
Aurelion yavaşça Rowan’a döndü.
“Yani…”
Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
“Sen mi onu ayakta tuttun?”
Rowan cevap vermedi.
Çünkü cevabı biliyordu.
Kendisi de bunu ilk kez bu kadar açık görüyordu.
Kitap ona yalnızca bir gözlemci dememişti.
Onu dünyanın devam etmesini sağlayan bir bağ hâline getirmişti.
Rowan’ın okuması, merakı, sorgulaması ve vazgeçmemesi…
hikâyeyi canlı tutmuştu.
“Ben farkında olmadan…”
Rowan’ın sesi kesildi.
Sonunda fısıldadı:
“Onu yaşattım.”
Kitap ona yaklaştı.
“Evet.”
Bir an durdu.
“Ve şimdi çekirdekler uyandı.”
Yerdeki siyah parçalar bir anda havaya yükseldi.
Her biri Rowan ve Aurelion’un çevresinde dönmeye başladı.
İçlerinde farklı hikâyelerin parçaları görünüyordu.
Birinde eski bir saray vardı.
Birinde karanlık bir şehir.
Bir diğerinde Rowan ile Aurelion’un hiç karşılaşmadığı bir dünya…
Sonra bütün görüntüler aynı anda silindi.
Kitap kollarını açtı.
“Bu yüzden bir bedenim var.”
Sesi artık daha güçlüydü.
“Bu yüzden hikâyenin sınırlarını aşabiliyorum.”
Aurelion dişlerini sıktı.
“Bizi burada tutmak için mi?”
Kitap ona baktı.
“Hayır.”
Sonra Rowan’a döndü.
“Biten hikâyeyi yeniden başlatmak için.”
Rowan bir adım öne çıktı.
“Buna izin vermeyeceğiz.”
Kitap gülümsedi.
“İzin?”
Kelimeyi söylerken çevredeki bütün çekirdekler daha hızlı dönmeye başladı.
“Artık izin verecek olan siz değilsiniz.”
Aurelion Rowan’ın yanında durdu.
“Öyleyse ne istiyorsun?”
Kitap bir süre sustu.
Sonra gözlerindeki harfler durdu.
“Bir son.”
Rowan’ın yüzü gerildi.
Kitap devam etti:
“Ya hikâyeyi birlikte tamamlarız…”
Kısa bir sessizlik oldu.
“…ya da içinizden biri son sayfa olur.”
Sözler havada asılı kaldı.
Rowan ilk kez cevap veremedi.
Aurelion da sessizdi.
Çünkü ikisi de kitabın neyi kastettiğini anlamıştı.
Bu kez karşılarındaki şey yalnızca onları korkutmaya çalışmıyordu.
Onlara bir seçim sunuyordu.
Fakat Rowan artık kitabın seçimlerinin gerçek seçimler olmadığını biliyordu.
Ve yine de…
ilk kez korkmuştu.
Çünkü bu kez kaybetmekten korktuğu şey yalnızca kendi hayatı değildi.
Aurelion’du.
Ve havada dönen binlerce yarım cümlenin arasında, kitabın tek bir gerçeği sakladığı artık açıktı:
Bir hikâye sona yaklaşınca, en çok karakterler değil, onları yazan kader korkar.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.