15.bölüm

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 15.bölüm
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime · Okuduğun bölüm
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Askıya Alınan Zaman

Sessizlik uzadı.
Kütüphanedeki kitaplar kapanmış, sayfaların hışırtısı sona ermişti. Fakat odanın üzerine çöken ağırlık dağılmak yerine daha da derinleşmişti. Sanki az önce öğrendikleri gerçek, görünmez bir gölge gibi rafların arasına yerleşmiş ve ikisinin de nefes alışını takip etmeye başlamıştı.
Rowan pencerenin önünde duruyordu.
Dışarıda şehir yaşamaya devam ediyordu. Uzakta ışıklar yanıp sönüyor, araçlar yollardan geçiyor, insanların sesleri gecenin içine karışıyordu. Her şey normal görünüyordu.
Fakat Rowan için hiçbir şey normal değildi artık.
Arkasında Aurelion vardı.
Prens ayakta duruyor, ellerini sırtının arkasında birleştirmişti.
Bu, saraydan kalma bir alışkanlıktı.
Omuzlarının dikliği, başının hafifçe yukarıda duruşu, çevresini kontrol ederken bile kendisini belli etmeyen o soğukkanlı tavrı…
Aurelion başka bir dünyaya gelmişti ama saray onun içinden henüz çıkmamıştı.
Sonunda sessizliği Aurelion bozdu.
“Bu kadar sessiz olmamalıydı.”
Rowan pencerenin önünden ayrılmadan ona baktı.
Aurelion'un bakışları uzaklara dalmıştı.
“Sarayda şu an…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Sonra yüzündeki ifade değişti.
“Kral.”
Tek kelime bile yeterliydi.
“Her yerde bizi arıyordur.”
Rowan'ın kaşları hafifçe çatıldı.
Fakat beklenildiği gibi paniğe kapılmadı.
Aksine oldukça sakin görünüyordu.
“Muhtemelen.”
Aurelion ona döndü.
“Muhtemelen mi?”
Rowan pencereye tekrar baktı.
“Şu an orada zaman durmuş olabilir.”
Aurelion'un yüzündeki ifade bir anda sertleşti.
“Bu…”
Birkaç saniye Rowan'a baktı.
“Bunu nasıl bilebilirsin ki?”
Rowan cevap vermeden önce sustu.
Çünkü bu yalnızca bir tahmin değildi.
Az önce okudukları her şey, birbirine bağlanan parçalar gibi zihninde yeniden şekilleniyordu.
İlk geçiş.
İkinci geçiş.
Askıya alınan zaman.
Kitabın kendi kuralları.
Ve iki dünyanın birbirine bağlandığı o görünmez eşik…
Rowan yavaşça çantasına uzandı.
Çantasını omzundan indirdi ve masanın üzerine bıraktı.
Fermuarı açarken Aurelion onu dikkatle izliyordu.
Rowan'ın eli çantanın içinde bir süre arandı.
Sonra kalın bir kitap çıkardı.
Kitap oldukça eski görünüyordu.
Kapağındaki yüzey yıpranmış, kenarları zamanla aşınmıştı. Üzerinde belirgin bir isim bulunmuyordu. İlk bakışta sıradan bir kitap gibi görünse de Rowan onu eline aldığı anda Aurelion'un bakışları değişti.
“Demin kütüphanede bir kitaba rastladım,” dedi Rowan.
Kitabı masaya bıraktı.
“Hatta şu an yanımda.”
Aurelion'un kaşları çatıldı.
“Onu çaldın mı?”
Rowan hiç düşünmeden cevap verdi.
“Hayır.”
Sonra kısa bir duraksamanın ardından ekledi:
“Ödünç aldım.”
Aurelion'un bakışları daha da sertleşti.
“Bu dünyada kraliyet mührü yok.”
Rowan ona baktı.
“Nasıl ‘ödünç’ alırsın?”
Rowan omuzlarını hafifçe kaldırdı.
“Bu dünyada böyle.”
Aurelion birkaç saniye ona baktı.
Sanki Rowan'ın bu kadar rahat cevap vermesine hâlâ alışamıyordu.
Sonunda kitabı işaret etti.
“Ne var içinde?”
Rowan kapağı çevirdi.
İlk sayfalar oldukça anlaşılmazdı.
Metinlerin arasında çizimler bulunuyordu.
Saat sembolleri.
Birbirinin içine geçmiş daireler.
Farklı yönlere uzanan oklar.
Bazı sayfalarda iki ayrı şeklin birbirine bağlandığı çizimler vardı.
Rowan parmağını sayfanın üzerinde gezdirdi.
“Bak.”
Aurelion masaya yaklaştı.
“Burada zaman geçişleriyle ilgili bir bölüm var.”
Aurelion kitabın üzerindeki yazılara baktı.
Harflerin çoğu ona yabancıydı.
Bu dünyaya ait yazı sistemini hâlâ tam olarak anlamıyordu.
Fakat çizimler…
Çizimler farklıydı.
Onlara baktığı anda yüzündeki ifade değişti.
Sanki zihninin çok uzak bir köşesinde bir anı hareket etmişti.
“Bu semboller…”
Aurelion parmağını sayfadaki dairelerden birine yaklaştırdı.
“Geçiş ritüelindekilere benziyor.”
Rowan başını salladı.
“Ben de aynı şeyi düşündüm.”
Bir sonraki sayfayı çevirdi.
“Ve burada yazana göre…”
Gözlerini satırlarda gezdirdi.
“İki evren arasındaki geçişte biri aktifken, diğeri askıya alınır.”
Aurelion'un gözleri büyüdü.
“Yani…”
Rowan onun cümlesini tamamladı.
“Biz buradayken, orada zaman ilerlemiyor olabilir.”
Aurelion birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.
Sonra yavaşça arkasına yaslandı.
Zihninde saray canlandı.
Taş koridorlar.
Taht salonu.
Kral.
Muhafızlar.
Ve onların ortadan kaybolduğu an.
Eğer gerçekten zaman durmuşsa…
Onlar için yalnızca birkaç dakika geçmişken, sarayda herkes hâlâ aynı anda bekliyor olabilirdi.
Belki kral hâlâ aynı odada duruyordu.
Belki muhafızlar hâlâ kapıları arıyordu.
Belki de Aurelion'un yokluğu henüz fark edilmemişti.
Ama başka bir ihtimal daha vardı.
Eğer zaman orada gerçekten durmuşsa, geri döndüklerinde her şey kaldığı yerden devam edecekti.
Ve kral onları bekliyor olacaktı.
Aurelion dişlerini sıktı.
“Bu iyi bir şey değil.”
Rowan kitabın sayfalarını çevirmeye devam etti.
“Kral beklemeyi sevmez.”
Bu cümleyi söylerken Aurelion'un sesi daha da alçalmıştı.
Sanki yıllardır tanıdığı bir gerçeği dile getiriyordu.
“Eğer geri dönersek…”
Durdu.
“Bizi bulduğu anda ne yapacağını biliyorum.”
Rowan kitabın üzerinde duran elini çekti.
“Ama henüz geri dönmüyoruz.”
Aurelion ona baktı.
Rowan'ın bakışlarında artık korkudan başka bir şey vardı.
Kararlılık.
“Önce neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamamız gerekiyor.”
Aurelion birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra masanın diğer tarafına geçti.
“Peki ne arıyoruz?”
Rowan kitabı önüne çekti.
Sayfaları çevirmeye başladı.
“Bir ipucu.”
“Ne hakkında?”
Rowan bir an durdu.
Sonra gözlerini kitabın satırlarından kaldırmadan cevap verdi.
“Ya geri dönmenin başka bir yolunu…”
Bir sayfa daha çevirdi.
“Ya da…”
Bakışları satırların arasında gezindi.
“…bu işin gerçekten nasıl biteceğini.”
Aurelion hiçbir şey söylemedi.
Sadece kitabın üzerine eğildi.
İki farklı dünyadan gelen iki insan, aynı sayfanın üzerinde duran sembollere bakıyordu.
Biri kendi dünyasına dönmek istiyordu.
Diğeri ise hangi dünyanın artık kendisine ait olduğunu bilmiyordu.
Fakat ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Belki de aradıkları cevap, geri dönüşün nasıl gerçekleşeceğinde değil…
Neden gerçekleşmesi gerektiğindeydi.
Kütüphanenin duvarlarındaki saat sessizce ilerlemeye devam etti.
Bir saniye.
Sonra bir saniye daha.
Ama ikisi de o saatin sesini duymadı.
Çünkü önlerindeki kitabın sayfalarında, henüz keşfetmedikleri başka bir bölüm vardı.
Ve o bölümün ilk cümlesi, onları bekleyen şeyin bir geçişten çok daha büyük olduğunu gösterecekti.
Oda yeniden sessizleşti.
Ama bu kez sessizlik sakin değildi.
Fırtına öncesi sessizlikti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.