15. bölüm / 66
⟡ İ K İ D Ü N Y A A R A S I N D A ⟡15.bölüm
Bölümler 66Şu an: 15.bölüm
- 1 Bölüm 11.441 kelime
- 2 Bölüm 21.095 kelime
- 3 Bölüm 31.282 kelime
- 4 Bölüm 41.270 kelime
- 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
- 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
- 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
- 8 8.Bölüm740 kelime
- 9 9.bölüm859 kelime
- 10 10.bölüm1.117 kelime
- 11 11.bölüm1.045 kelime
- 12 12.bölüm978 kelime
- 13 13.bolum1.083 kelime
- 14 14.bolüm865 kelime
- 15 15.bölüm834 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16.bolum928 kelime
- 17 17.bölüm901 kelime
- 18 18.bolum1.000 kelime
- 19 19.bölüm1.008 kelime
- 20 20.bolum888 kelime
- 21 21.bölüm921 kelime
- 22 22.bölüm884 kelime
- 23 23.bolum1.008 kelime
- 24 24.bölüm746 kelime
- 25 25.bolum871 kelime
- 26 26.bölüm751 kelime
- 27 27.bölüm882 kelime
- 28 28.bolum569 kelime
- 29 29.bolum875 kelime
- 30 30.bolum908 kelime
- 31 31.bolum1.107 kelime
- 32 32.bolum882 kelime
- 33 33.bolum861 kelime
- 34 KARAKTERLER
- 35 34.bolu.1.007 kelime
- 36 35.bolum589 kelime
- 37 36.bolum919 kelime
- 38 37.bolum694 kelime
- 39 38.bolum1.088 kelime
- 40 38.5319 kelime
- 41 38.6569 kelime
- 42 39.bolum1.124 kelime
- 43 40.bolum1.182 kelime
- 44 41.bolum1.088 kelime
- 45 42.bolum1.133 kelime
- 46 43.bolum1.044 kelime
- 47 44.bolum1.013 kelime
- 48 45.bolum923 kelime
- 49 46.bolum final.1.386 kelime
- 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
- 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
- 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
- 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
- 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
- 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
- 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
- 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
- 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
- 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
- 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
- 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
- 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
- 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
- 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
- 65 Özel bölüm888 kelime
- 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Askıya Alınan Zaman
Sessizlik uzadı.
Kütüphanedeki kitaplar kapanmış, sayfaların hışırtısı sona ermişti. Fakat odanın üzerine çöken ağırlık dağılmak yerine daha da derinleşmişti. Sanki az önce öğrendikleri gerçek, görünmez bir gölge gibi rafların arasına yerleşmiş ve ikisinin de nefes alışını takip etmeye başlamıştı.
Rowan pencerenin önünde duruyordu.
Dışarıda şehir yaşamaya devam ediyordu. Uzakta ışıklar yanıp sönüyor, araçlar yollardan geçiyor, insanların sesleri gecenin içine karışıyordu. Her şey normal görünüyordu.
Fakat Rowan için hiçbir şey normal değildi artık.
Arkasında Aurelion vardı.
Prens ayakta duruyor, ellerini sırtının arkasında birleştirmişti.
Bu, saraydan kalma bir alışkanlıktı.
Omuzlarının dikliği, başının hafifçe yukarıda duruşu, çevresini kontrol ederken bile kendisini belli etmeyen o soğukkanlı tavrı…
Aurelion başka bir dünyaya gelmişti ama saray onun içinden henüz çıkmamıştı.
Sonunda sessizliği Aurelion bozdu.
“Bu kadar sessiz olmamalıydı.”
Rowan pencerenin önünden ayrılmadan ona baktı.
Aurelion'un bakışları uzaklara dalmıştı.
“Sarayda şu an…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Sonra yüzündeki ifade değişti.
“Kral.”
Tek kelime bile yeterliydi.
“Her yerde bizi arıyordur.”
Rowan'ın kaşları hafifçe çatıldı.
Fakat beklenildiği gibi paniğe kapılmadı.
Aksine oldukça sakin görünüyordu.
“Muhtemelen.”
Aurelion ona döndü.
“Muhtemelen mi?”
Rowan pencereye tekrar baktı.
“Şu an orada zaman durmuş olabilir.”
Aurelion'un yüzündeki ifade bir anda sertleşti.
“Bu…”
Birkaç saniye Rowan'a baktı.
“Bunu nasıl bilebilirsin ki?”
Rowan cevap vermeden önce sustu.
Çünkü bu yalnızca bir tahmin değildi.
Az önce okudukları her şey, birbirine bağlanan parçalar gibi zihninde yeniden şekilleniyordu.
İlk geçiş.
İkinci geçiş.
Askıya alınan zaman.
Kitabın kendi kuralları.
Ve iki dünyanın birbirine bağlandığı o görünmez eşik…
Rowan yavaşça çantasına uzandı.
Çantasını omzundan indirdi ve masanın üzerine bıraktı.
Fermuarı açarken Aurelion onu dikkatle izliyordu.
Rowan'ın eli çantanın içinde bir süre arandı.
Sonra kalın bir kitap çıkardı.
Kitap oldukça eski görünüyordu.
Kapağındaki yüzey yıpranmış, kenarları zamanla aşınmıştı. Üzerinde belirgin bir isim bulunmuyordu. İlk bakışta sıradan bir kitap gibi görünse de Rowan onu eline aldığı anda Aurelion'un bakışları değişti.
“Demin kütüphanede bir kitaba rastladım,” dedi Rowan.
Kitabı masaya bıraktı.
“Hatta şu an yanımda.”
Aurelion'un kaşları çatıldı.
“Onu çaldın mı?”
Rowan hiç düşünmeden cevap verdi.
“Hayır.”
Sonra kısa bir duraksamanın ardından ekledi:
“Ödünç aldım.”
Aurelion'un bakışları daha da sertleşti.
“Bu dünyada kraliyet mührü yok.”
Rowan ona baktı.
“Nasıl ‘ödünç’ alırsın?”
Rowan omuzlarını hafifçe kaldırdı.
“Bu dünyada böyle.”
Aurelion birkaç saniye ona baktı.
Sanki Rowan'ın bu kadar rahat cevap vermesine hâlâ alışamıyordu.
Sonunda kitabı işaret etti.
“Ne var içinde?”
Rowan kapağı çevirdi.
İlk sayfalar oldukça anlaşılmazdı.
Metinlerin arasında çizimler bulunuyordu.
Saat sembolleri.
Birbirinin içine geçmiş daireler.
Farklı yönlere uzanan oklar.
Bazı sayfalarda iki ayrı şeklin birbirine bağlandığı çizimler vardı.
Rowan parmağını sayfanın üzerinde gezdirdi.
“Bak.”
Aurelion masaya yaklaştı.
“Burada zaman geçişleriyle ilgili bir bölüm var.”
Aurelion kitabın üzerindeki yazılara baktı.
Harflerin çoğu ona yabancıydı.
Bu dünyaya ait yazı sistemini hâlâ tam olarak anlamıyordu.
Fakat çizimler…
Çizimler farklıydı.
Onlara baktığı anda yüzündeki ifade değişti.
Sanki zihninin çok uzak bir köşesinde bir anı hareket etmişti.
“Bu semboller…”
Aurelion parmağını sayfadaki dairelerden birine yaklaştırdı.
“Geçiş ritüelindekilere benziyor.”
Rowan başını salladı.
“Ben de aynı şeyi düşündüm.”
Bir sonraki sayfayı çevirdi.
“Ve burada yazana göre…”
Gözlerini satırlarda gezdirdi.
“İki evren arasındaki geçişte biri aktifken, diğeri askıya alınır.”
Aurelion'un gözleri büyüdü.
“Yani…”
Rowan onun cümlesini tamamladı.
“Biz buradayken, orada zaman ilerlemiyor olabilir.”
Aurelion birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.
Sonra yavaşça arkasına yaslandı.
Zihninde saray canlandı.
Taş koridorlar.
Taht salonu.
Kral.
Muhafızlar.
Ve onların ortadan kaybolduğu an.
Eğer gerçekten zaman durmuşsa…
Onlar için yalnızca birkaç dakika geçmişken, sarayda herkes hâlâ aynı anda bekliyor olabilirdi.
Belki kral hâlâ aynı odada duruyordu.
Belki muhafızlar hâlâ kapıları arıyordu.
Belki de Aurelion'un yokluğu henüz fark edilmemişti.
Ama başka bir ihtimal daha vardı.
Eğer zaman orada gerçekten durmuşsa, geri döndüklerinde her şey kaldığı yerden devam edecekti.
Ve kral onları bekliyor olacaktı.
Aurelion dişlerini sıktı.
“Bu iyi bir şey değil.”
Rowan kitabın sayfalarını çevirmeye devam etti.
“Kral beklemeyi sevmez.”
Bu cümleyi söylerken Aurelion'un sesi daha da alçalmıştı.
Sanki yıllardır tanıdığı bir gerçeği dile getiriyordu.
“Eğer geri dönersek…”
Durdu.
“Bizi bulduğu anda ne yapacağını biliyorum.”
Rowan kitabın üzerinde duran elini çekti.
“Ama henüz geri dönmüyoruz.”
Aurelion ona baktı.
Rowan'ın bakışlarında artık korkudan başka bir şey vardı.
Kararlılık.
“Önce neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamamız gerekiyor.”
Aurelion birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra masanın diğer tarafına geçti.
“Peki ne arıyoruz?”
Rowan kitabı önüne çekti.
Sayfaları çevirmeye başladı.
“Bir ipucu.”
“Ne hakkında?”
Rowan bir an durdu.
Sonra gözlerini kitabın satırlarından kaldırmadan cevap verdi.
“Ya geri dönmenin başka bir yolunu…”
Bir sayfa daha çevirdi.
“Ya da…”
Bakışları satırların arasında gezindi.
“…bu işin gerçekten nasıl biteceğini.”
Aurelion hiçbir şey söylemedi.
Sadece kitabın üzerine eğildi.
İki farklı dünyadan gelen iki insan, aynı sayfanın üzerinde duran sembollere bakıyordu.
Biri kendi dünyasına dönmek istiyordu.
Diğeri ise hangi dünyanın artık kendisine ait olduğunu bilmiyordu.
Fakat ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Belki de aradıkları cevap, geri dönüşün nasıl gerçekleşeceğinde değil…
Neden gerçekleşmesi gerektiğindeydi.
Kütüphanenin duvarlarındaki saat sessizce ilerlemeye devam etti.
Bir saniye.
Sonra bir saniye daha.
Ama ikisi de o saatin sesini duymadı.
Çünkü önlerindeki kitabın sayfalarında, henüz keşfetmedikleri başka bir bölüm vardı.
Ve o bölümün ilk cümlesi, onları bekleyen şeyin bir geçişten çok daha büyük olduğunu gösterecekti.
Oda yeniden sessizleşti.
Ama bu kez sessizlik sakin değildi.
Fırtına öncesi sessizlikti.
Bölüm etkileşimi
