50. bölüm / 66
⟡ İ K İ D Ü N Y A A R A S I N D A ⟡Yan hikaye 1.bolum
Bölümler 66Şu an: Yan hikaye 1.bolum
- 1 Bölüm 11.441 kelime
- 2 Bölüm 21.095 kelime
- 3 Bölüm 31.282 kelime
- 4 Bölüm 41.270 kelime
- 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
- 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
- 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
- 8 8.Bölüm740 kelime
- 9 9.bölüm859 kelime
- 10 10.bölüm1.117 kelime
- 11 11.bölüm1.045 kelime
- 12 12.bölüm978 kelime
- 13 13.bolum1.083 kelime
- 14 14.bolüm865 kelime
- 15 15.bölüm834 kelime
- 16 16.bolum928 kelime
- 17 17.bölüm901 kelime
- 18 18.bolum1.000 kelime
- 19 19.bölüm1.008 kelime
- 20 20.bolum888 kelime
- 21 21.bölüm921 kelime
- 22 22.bölüm884 kelime
- 23 23.bolum1.008 kelime
- 24 24.bölüm746 kelime
- 25 25.bolum871 kelime
- 26 26.bölüm751 kelime
- 27 27.bölüm882 kelime
- 28 28.bolum569 kelime
- 29 29.bolum875 kelime
- 30 30.bolum908 kelime
- 31 31.bolum1.107 kelime
- 32 32.bolum882 kelime
- 33 33.bolum861 kelime
- 34 KARAKTERLER
- 35 34.bolu.1.007 kelime
- 36 35.bolum589 kelime
- 37 36.bolum919 kelime
- 38 37.bolum694 kelime
- 39 38.bolum1.088 kelime
- 40 38.5319 kelime
- 41 38.6569 kelime
- 42 39.bolum1.124 kelime
- 43 40.bolum1.182 kelime
- 44 41.bolum1.088 kelime
- 45 42.bolum1.133 kelime
- 46 43.bolum1.044 kelime
- 47 44.bolum1.013 kelime
- 48 45.bolum923 kelime
- 49 46.bolum final.1.386 kelime
- 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime · Okuduğun bölüm
- 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
- 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
- 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
- 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
- 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
- 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
- 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
- 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
- 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
- 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
- 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
- 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
- 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
- 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
- 65 Özel bölüm888 kelime
- 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yan Hikâye — Bölüm 1
İlk Gün’den Sonra
Dünya nefes almıştı.
Gerçekten.
Önce çok hafif bir rüzgâr esmişti. Ardından şehrin uzak bir köşesinde bir pencere açılmış, beyaz perde dışarı doğru savrulmuştu. Sokaklarda daha önce var olmayan yapraklar hareket etmiş, taşların arasından küçük otlar çıkmıştı.
Sonra bir saat çalışmaya başlamıştı.
Tek bir saat.
Ama onun sesi, bu dünyanın ilk kalp atışı gibiydi.
Tik.
Bir saniye.
Tak.
Bir saniye daha.
Ve dünya…
devam etmişti.
Rowan, şehrin girişindeki kapının önünde durmuş, olanları sessizce izliyordu.
Üzerinde hâlâ önceki dünyadan kalan kıyafetler vardı.
Aurelion birkaç adım yanında duruyordu.
İkisi de konuşmuyordu.
Çünkü konuşacak çok şey vardı.
Ama ilk kez…
aceleleri yoktu.
Önlerinde uzanan şehir artık tamamlanmış görünüyordu.
Binaların duvarları belirgindi.
Pencerelerde ışıklar vardı.
Sokaklar birbirine bağlanıyordu.
Uzakta insanlar yürüyordu.
Fakat Rowan onların nereden geldiğini göremiyordu.
Bir anda ortaya çıkmış gibiydiler.
Sanki dünya, onların ihtiyaç duyduğu kadarını üretmişti.
Aurelion başını kaldırdı.
“Bunu sen mi yazdın?”
Rowan başını iki yana salladı.
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Evet.”
Bir süre şehri izledi.
“Ben sadece başlangıcı yazdım.”
Aurelion’un bakışları ona döndü.
“Geri kalanını kim yazdı?”
Rowan cevap vermedi.
Çünkü bunun cevabını henüz kendisi de bilmiyordu.
Tam o sırada kapının üzerindeki yazı değişti.
İLK GÜN
Harfler yavaşça silindi.
Altından yeni kelimeler ortaya çıktı.
İKİNCİ GÜN
Aurelion’un yüzündeki ifade değişti.
“Rowan…”
“Gördüm.”
“Sen bunu yazmadın.”
“Hayır.”
İkisi de kapıya yaklaştı.
Yeni yazı birkaç saniye boyunca orada kaldı.
Sonra…
silindi.
Kapı tekrar eski hâline döndü.
Aurelion kaşlarını çattı.
“Burası kendi kendine mi yazıyor?”
Rowan kapının yüzeyine dokundu.
Taş sıcaktı.
İlk kez.
Önceki dünyanın aksine bu taşın bir sıcaklığı vardı.
Canlıydı.
“Belki de…”
Rowan yavaşça konuştu.
“Bu dünya artık yalnızca benim yazdıklarımla oluşmuyor.”
Aurelion sessizce düşündü.
“Peki neyle oluşuyor?”
Rowan ona baktı.
“Bizim yaşadıklarımızla.”
Bu cevap Aurelion’u susturdu.
Çünkü ikisi de aynı anda başka bir şeyi fark etmişti.
Eğer bu dünya onların kararlarıyla şekilleniyorsa…
onların geçmişi de burada bir iz bırakabilirdi.
Şehrin içine girdiklerinde insanlar onlara bakıyordu.
Ama bu bakışlarda merak yoktu.
Sanki Rowan ve Aurelion onları daha önce görmüş gibiydi.
Bir kadın yanlarından geçti.
Elinde küçük bir sepet vardı.
Bir çocuk kaldırımın kenarında oturuyordu.
Bir adam dükkânının önündeki tabelayı düzeltiyordu.
Her şey normaldi.
Fazla normal.
Rowan bir dükkânın önünde durdu.
Tabelaya baktı.
Üzerinde hiçbir isim yoktu.
Sadece boş bir çerçeve vardı.
“Burada bir şey eksik.”
Aurelion yanına geldi.
“Ne?”
“İsim.”
Aurelion tabelaya baktı.
“Belki henüz yazılmamıştır.”
Rowan gülümsedi.
“Sanırım bu dünyanın sorunu da bu.”
“Ne?”
“Her şey var.”
Rowan sokağın sonuna baktı.
“Ama hiçbir şeyin hikâyesi yok.”
Aurelion bunu düşündü.
Sonra yavaşça başını salladı.
“Çünkü daha yeni başladık.”
Tam o anda dükkânın tabelasında harfler belirmeye başladı.
Birer birer.
MAVİ KAPI
Aurelion şaşkınlıkla baktı.
“Bunu sen mi yaptın?”
Rowan başını salladı.
“Hayır.”
Dükkânın kapısı açıldı.
İçeriden yaşlı bir adam çıktı.
Onlara baktı.
Gülümsedi.
“Geç kaldınız.”
Rowan dondu.
Aurelion’un yüzündeki ifade de değişti.
“Bizi tanıyor musunuz?”
Adam şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı.
“Tanımıyor muyum?”
Sonra ikisine dikkatlice baktı.
“Hayır.”
Kısa bir sessizlik.
“Henüz tanımıyorum.”
Rowan’ın içinden soğuk bir ürperti geçti.
“Henüz?”
Adam gülümsedi.
“Bu şehirde bazı insanlar daha doğmadan önce tanınır.”
Aurelion bir adım öne çıktı.
“Ne demek istiyorsunuz?”
Yaşlı adam cevap vermedi.
Dükkânına döndü.
Kapıyı açık bıraktı.
“İçeri girin.”
Rowan ve Aurelion birbirlerine baktılar.
Sonra içeri girdiler.
Dükkânın içerisinde yüzlerce eşya vardı.
Kitaplar.
Saatler.
Eski anahtarlar.
Boş çerçeveler.
Kırık pusulalar.
Ve duvarın tamamını kaplayan büyük bir raf.
Fakat raftaki kitapların hiçbirinin üzerinde isim yoktu.
Rowan bir tanesini eline aldı.
Açtı.
Sayfalar boştu.
Bir diğerini aldı.
O da boştu.
Aurelion bir kitabı açtı.
İlk sayfada yalnızca tek bir cümle vardı.
“Bu dünya henüz karar vermedi.”
Aurelion kitabı kapattı.
“Burası…”
“Eski bir arşiv.”
Yaşlı adam arkasında belirmişti.
Rowan döndü.
“Ne arşivi?”
Adam cevap vermeden raflara baktı.
“Bitmemiş şeylerin.”
Rowan’ın yüzü ciddileşti.
“Ne gibi?”
“İsimler.”
Bir adım attı.
“Hatıralar.”
Bir adım daha.
“İnsanlar.”
Sonra Rowan’a baktı.
“Ve dünyalar.”
Aurelion’un yüzü gerildi.
“Başka dünyalar mı var?”
Yaşlı adam hafifçe gülümsedi.
“Eskiden vardı.”
“Eskiden?”
“Bazıları kitap tarafından yazıldı.”
Bir an durdu.
“Bazıları ise…”
Gözleri Rowan’a kaydı.
“…kitaptan kaçtı.”
Dükkânda sessizlik oluştu.
Rowan’ın aklına eski dünya geldi.
Zindanlar.
Kitap.
Elias.
Elian.
Gözlemci.
Yazar.
Ve sonunda…
boşluk.
“Buraya neden geldik?”
Yaşlı adam cevap vermedi.
Bunun yerine arkasındaki raflardan küçük, siyah bir kutu aldı.
Kutuyu masaya koydu.
Kapağını açtı.
İçinde tek bir anahtar vardı.
Eski.
Koyu renkli.
Üzerinde herhangi bir işaret yoktu.
“Bu sizin.”
Aurelion kaşlarını çattı.
“Bizim mi?”
“Evet.”
Rowan anahtara baktı.
“Ne açıyor?”
Yaşlı adam gülümsedi.
“Bilmiyorum.”
“Nasıl yani?”
“Çünkü kapı henüz yaratılmadı.”
Rowan’ın yüzü değişti.
Aurelion ise uzun süre anahtara baktı.
Sonra yavaşça sordu:
“Ne zaman yaratılacak?”
Yaşlı adamın gülümsemesi kayboldu.
“Biri geçmişini hatırladığında.”
O anda Rowan’ın kalbi hızlandı.
Aurelion’un yüzündeki ifade dondu.
Çünkü ikisi de biliyordu.
Geçmişleri henüz tamamen geri dönmemişti.
Yaşlı adam anahtarı Rowan’a uzattı.
“Ve o kapı açıldığında…”
Sesi iyice alçaldı.
“Bu dünyanın yalnızca sizin yazdığınız bir dünya olmadığını anlayacaksınız.”
Rowan anahtarı aldı.
Tam o anda dükkânın bütün saatleri aynı anda çalışmaya başladı.
Tik.
Tak.
Tik.
Tak.
Sonra raflardan bir kitap yere düştü.
Kapağında ilk kez bir isim vardı.
Rowan eğilip kitabı aldı.
İsmi görünce nefesi kesildi.
VAELIS
Aurelion’un yüzündeki renk çekildi.
“Hayır…”
Rowan kitabı açtı.
İlk sayfa boştu.
İkinci de.
Üçüncü de.
Ama son sayfada tek bir cümle vardı.
“Bazı insanlar öldükten sonra bile hikâyelerinden çıkamaz.”
Rowan kitabı kapattı.
Aurelion ona baktı.
İkisi de konuşamadı.
Çünkü yeni dünyanın ilk günü bitmek üzereydi.
Ve onların geçmişi…
henüz bitmemişti.
Bölüm etkileşimi
