41. bölüm / 66
⟡ İ K İ D Ü N Y A A R A S I N D A ⟡38.6
Bölümler 66Şu an: 38.6
- 1 Bölüm 11.441 kelime
- 2 Bölüm 21.095 kelime
- 3 Bölüm 31.282 kelime
- 4 Bölüm 41.270 kelime
- 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
- 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
- 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
- 8 8.Bölüm740 kelime
- 9 9.bölüm859 kelime
- 10 10.bölüm1.117 kelime
- 11 11.bölüm1.045 kelime
- 12 12.bölüm978 kelime
- 13 13.bolum1.083 kelime
- 14 14.bolüm865 kelime
- 15 15.bölüm834 kelime
- 16 16.bolum928 kelime
- 17 17.bölüm901 kelime
- 18 18.bolum1.000 kelime
- 19 19.bölüm1.008 kelime
- 20 20.bolum888 kelime
- 21 21.bölüm921 kelime
- 22 22.bölüm884 kelime
- 23 23.bolum1.008 kelime
- 24 24.bölüm746 kelime
- 25 25.bolum871 kelime
- 26 26.bölüm751 kelime
- 27 27.bölüm882 kelime
- 28 28.bolum569 kelime
- 29 29.bolum875 kelime
- 30 30.bolum908 kelime
- 31 31.bolum1.107 kelime
- 32 32.bolum882 kelime
- 33 33.bolum861 kelime
- 34 KARAKTERLER
- 35 34.bolu.1.007 kelime
- 36 35.bolum589 kelime
- 37 36.bolum919 kelime
- 38 37.bolum694 kelime
- 39 38.bolum1.088 kelime
- 40 38.5319 kelime
- 41 38.6569 kelime · Okuduğun bölüm
- 42 39.bolum1.124 kelime
- 43 40.bolum1.182 kelime
- 44 41.bolum1.088 kelime
- 45 42.bolum1.133 kelime
- 46 43.bolum1.044 kelime
- 47 44.bolum1.013 kelime
- 48 45.bolum923 kelime
- 49 46.bolum final.1.386 kelime
- 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
- 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
- 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
- 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
- 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
- 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
- 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
- 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
- 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
- 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
- 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
- 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
- 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
- 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
- 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
- 65 Özel bölüm888 kelime
- 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hatırlanan Ruh
Aurelion uzun süre konuşamadı.
Gözleri Rowan’ın yüzündeydi.
Fakat artık karşısında yalnızca bugünkü Rowan’ı görmüyordu.
Yirmi yıl öncesini görüyordu.
Aynı kızıl saçlar…
Aynı bakış…
Aynı gözlerde saklanan o tuhaf sıcaklık…
Bir zamanlar geceleri yanında oturan, onun yazdıklarını okuyan ve her yeni hikâyesinde onu cesaretlendiren kişi.
Rowan.
Gerçek Rowan.
Aurelion’un dudakları titredi.
“Sen…”
Rowan ona baktı.
“Aurelion?”
Aurelion bir adım geri çekildi.
Başını ellerinin arasına aldı.
Hatıralar artık tek tek gelmiyordu.
Hepsi aynı anda dönüyordu.
Bir ev.
Yağmurlu bir gece.
Masada iki fincan.
Rowan’ın gülüşü.
Bir tartışma.
Kapanan bir kapı.
Ve ardından…
sessizlik.
Aurelion’un yalnız kaldığı o uzun yıllar.
“Hayır…”
Başını kaldırdı.
“Ben seni kaybetmiştim.”
Rowan’ın yüzündeki şaşkınlık büyüdü.
“Ne?”
Aurelion ona doğru baktı.
“Yirmi yıl önce.”
Sesi kırılıyordu.
“Sen vardın.”
Bir adım daha attı.
“Sen benim hayatımdaydın.”
Rowan nefesini tuttu.
Aurelion’un gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.
“Sonra gittin.”
Bu kelime ikisinin arasında ağır bir şekilde kaldı.
“Ben seni terk ettiğimi sandım.”
Aurelion başını iki yana salladı.
“Hayır…”
“Sen beni terk ettin.”
Rowan’ın yüzündeki ifade değişti.
Hatırlamadığı bir geçmişin parçaları zihninde kıpırdanmaya başladı.
Aurelion devam etti:
“Sonra öldüğünü öğrendim.”
O anda Rowan’ın zihninde bir görüntü belirdi.
Kendi elleri.
Aurelion’un elleri.
Birbirlerinden ayrılışları.
Fakat görüntü tam oluşmadan kayboldu.
Rowan alnını tuttu.
“Ben…”
Aurelion gözlerini kapattı.
“Sen gittikten sonra kendimi odama kapattım.”
Masasının başında geçirdiği geceler gözlerinin önünden geçti.
“Yazmaya başladım.”
Bir kitap.
Boş sayfalar.
Mürekkep.
Ve sonra…
Vaelis.
Aurelion’un yüzü acıyla gerildi.
“Onu ben yarattım.”
Rowan sustu.
“Vaelis’i.”
Bir süre kimse konuşmadı.
Aurelion devam etti:
“Yüzünü senden aldım.”
Rowan’ın nefesi kesildi.
“Bakışlarını senden aldım.”
Aurelion gözlerini Rowan’dan ayırmadı.
“Ama karakterini…”
Sesi neredeyse duyulmayacak kadar alçaldı.
“Benden aldım.”
Rowan anlamıştı.
Aurelion’un öfkesi.
Terk edilmişlik hissi.
Yıllarca taşıdığı kırgınlık.
Hepsi Vaelis’in içine aktarılmıştı.
Aurelion, Rowan’ın ölümünü kabullenememişti.
Bu yüzden onu bir karakter olarak yeniden yaratmıştı.
Ama sevdiği kişiyi yeniden yaratırken…
onu cezalandırmıştı.
“Onu neden kötü yaptın?” diye sordu Rowan.
Aurelion gözlerini kapattı.
“Çünkü seni hâlâ seviyordum.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Ve senden nefret ettiğime inanmak daha kolaydı.”
Rowan’ın gözleri doldu.
Aurelion devam etti:
“Vaelis’i yaratırken aslında seni cezalandırdığımı sanıyordum.”
Başını eğdi.
“Ama gerçekte…”
Sesi kırıldı.
“Ben kendimi cezalandırıyordum.”
Rowan ona doğru yaklaştı.
“Sonra ne oldu?”
Aurelion boşluğa baktı.
“Kitabı bitirdiğim gece…”
Hatırası geri geldi.
Mum ışığı.
Son sayfa.
Kapanmayan cümle.
Kitabın açılması.
Ve karanlık.
“Kitap beni içine çekti.”
Aurelion’un bakışları Rowan’a döndü.
“Her şeyi unuttum.”
Rowan fısıldadı:
“Ben de…”
“Biliyorum.”
Aurelion’un yüzünde acı bir tebessüm oluştu.
“Senin ruhun ise başka bir bedende yeniden doğdu.”
Rowan’ın gözleri büyüdü.
“Ve beni hatırlamadım.”
“Hayır.”
Aurelion başını salladı.
“Hatırlamadın.”
Sonra Rowan’a baktı.
“Ama kalbin hatırladı.”
İkisi de sustu.
Çünkü şimdi geçmişte yaşanan her şey başka bir anlam kazanmıştı.
Aurelion’un Rowan’a ilk bakışta hissettiği tanıdıklık…
Rowan’ın Aurelion’u ilk gördüğünde açıklayamadığı özlem…
Birbirlerini tanımadıkları hâlde duydukları o garip bağ…
Bunların hiçbiri tesadüf değildi.
Hafıza onları unutmuştu.
Ama ruhları unutmamıştı.
Aurelion yavaşça Rowan’ın karşısında durdu.
“Yirmi yıl boyunca seni aradığımı bile bilmiyordum.”
Rowan gözlerini ondan ayırmadı.
“Ben de seni aradığımı bilmiyordum.”
Aurelion acı bir gülümsemeyle başını salladı.
“Demek bütün bu hikâye…”
Rowan cümleyi tamamladı:
“Bizi tekrar birbirimize getirmek içinmiş.”
Aurelion bir süre sessiz kaldı.
Sonra gözlerini kapattı.
“Hayır.”
Rowan şaşkınlıkla baktı.
Aurelion gözlerini açtı.
“Bizi ayırmak için başladı.”
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Ama biz onu değiştirdik.”
Ve ilk kez ikisi de şunu anladı:
Kitap Rowan’ın ruhunu başka bir bedene göndermiş, Aurelion’un hafızasını silmiş ve onları birbirlerinden ayırmıştı.
Ama bütün bunlara rağmen…
yirmi yıl sonra yine birbirlerini bulmuşlardı.
Çünkü bazı bağlar bir hikâyeye yazılmaz.
Bazıları, hikâye yok olduğunda bile yaşamaya devam eder.
Bölüm etkileşimi
