26.bölüm

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 66Şu an: 26.bölüm
  1. 1 Bölüm 11.441 kelime
  2. 2 Bölüm 21.095 kelime
  3. 3 Bölüm 31.282 kelime
  4. 4 Bölüm 41.270 kelime
  5. 5 5.bolum Karanlığın içindeki gerçek.1.075 kelime
  6. 6 6.bölüm-Sınamanın Başlangıcı914 kelime
  7. 7 7.bolum Tahtın Gölgesinde1.023 kelime
  8. 8 8.Bölüm740 kelime
  9. 9 9.bölüm859 kelime
  10. 10 10.bölüm1.117 kelime
  11. 11 11.bölüm1.045 kelime
  12. 12 12.bölüm978 kelime
  13. 13 13.bolum1.083 kelime
  14. 14 14.bolüm865 kelime
  15. 15 15.bölüm834 kelime
  16. 16 16.bolum928 kelime
  17. 17 17.bölüm901 kelime
  18. 18 18.bolum1.000 kelime
  19. 19 19.bölüm1.008 kelime
  20. 20 20.bolum888 kelime
  21. 21 21.bölüm921 kelime
  22. 22 22.bölüm884 kelime
  23. 23 23.bolum1.008 kelime
  24. 24 24.bölüm746 kelime
  25. 25 25.bolum871 kelime
  26. 26 26.bölüm751 kelime · Okuduğun bölüm
  27. 27 27.bölüm882 kelime
  28. 28 28.bolum569 kelime
  29. 29 29.bolum875 kelime
  30. 30 30.bolum908 kelime
  31. 31 31.bolum1.107 kelime
  32. 32 32.bolum882 kelime
  33. 33 33.bolum861 kelime
  34. 34 KARAKTERLER
  35. 35 34.bolu.1.007 kelime
  36. 36 35.bolum589 kelime
  37. 37 36.bolum919 kelime
  38. 38 37.bolum694 kelime
  39. 39 38.bolum1.088 kelime
  40. 40 38.5319 kelime
  41. 41 38.6569 kelime
  42. 42 39.bolum1.124 kelime
  43. 43 40.bolum1.182 kelime
  44. 44 41.bolum1.088 kelime
  45. 45 42.bolum1.133 kelime
  46. 46 43.bolum1.044 kelime
  47. 47 44.bolum1.013 kelime
  48. 48 45.bolum923 kelime
  49. 49 46.bolum final.1.386 kelime
  50. 50 Yan hikaye 1.bolum869 kelime
  51. 51 Yan hikaye bölüm 2966 kelime
  52. 52 Yan hikaye bölüm 31.020 kelime
  53. 53 Yan hikaye bölüm 4946 kelime
  54. 54 Yan hikaye bölüm 5811 kelime
  55. 55 Yan hikaye bölüm 6755 kelime
  56. 56 Yan hikaye bölüm 7894 kelime
  57. 57 Yan hikaye bölüm 8866 kelime
  58. 58 Yan hikaye bölüm 8.5799 kelime
  59. 59 Yan hikaye 9.bolum1.138 kelime
  60. 60 Yan hikaye 10.bolum974 kelime
  61. 61 Yan hikaye bölüm 11701 kelime
  62. 62 Yan hikaye bölüm 12536 kelime
  63. 63 Yan hikaye bölüm 13822 kelime
  64. 64 Yan hikaye bölüm 14768 kelime
  65. 65 Özel bölüm888 kelime
  66. 66 Vaelis & Aurelion Özel sahneleri..

Hatırlamanın İlk Sesi

Aurelion hâlâ yazardı.
Gece çöktüğünde, şehrin gürültüsü yavaş yavaş azalıp penceresinin ardından yalnızca uzak araç sesleri ve yağmurun cama vuran hafif tıkırtıları kaldığında, masasının başına oturur; önüne açtığı boş sayfaların karşısında uzun süre hiçbir şey yazmadan beklerdi.
Bazen elindeki kalem dakikalarca kâğıdın üzerinde durur, fakat tek bir kelime bile ortaya çıkmazdı.
Çünkü ne yazarsa yazsın…
bir şey eksik kalıyordu.
Aurelion bunun ne olduğunu bilmiyordu.
Bir insan mıydı?
Bir yer mi?
Bir anı mı?
Yoksa yıllar önce kaybettiği ve artık adını bile hatırlamadığı bir parçayı mı arıyordu?
Bazen yazdığı hikâyelerin ortasında durup aynı boşluğu hissederdi. Karakterlerini yaratır, onlara geçmişler verir, yaşadıkları dünyaları baştan sona kurardı. Fakat hikâyelerin sonuna geldiğinde hep aynı duygu ortaya çıkardı.
Sanki bütün karakterler birini bekliyordu.
Sanki Aurelion’un kendisi bile birini bekliyordu.
O gece de diğerlerinden farklı değildi.
Masanın üzerindeki lambanın sıcak ışığı odanın yalnızca küçük bir bölümünü aydınlatıyordu. Önünde yepyeni, tertemiz bir defter vardı.
Yeni bir hikâye.
Yeni karakterler.
Yeni bir başlangıç.
Aurelion kapağı açtı.
İlk sayfa tamamen boştu.
Kalemi eline aldı.
Bir süre düşündü.
Sonra yazmak üzere eğildi.
Fakat tam o anda…
sayfa hareket etti.
Aurelion’un eli durdu.
Kaşları çatıldı.
Gözlerini kırptı.
Sayfa yeniden kıpırdadı.
“Ne…?”
Kalemi hâlâ kâğıda değmemişti.
Ama sayfanın ortasında koyu renkli bir mürekkep lekesi belirmişti.
Mürekkep yavaşça yayıldı.
Sonra dağınık bir leke olmaktan çıkıp harflere dönüştü.
Aurelion nefesini tuttu.
Harfler ağır ağır tamamlandı.
ROWAN
Kalem Aurelion’un elinde hareketsiz kaldı.
Gözleri kelimenin üzerinde dondu.
“Bu…”
Sesi neredeyse duyulmuyordu.
“Ben yazmadım.”
Fakat o ismi tanıyordu.
Nasıl tanıdığını bilmiyordu.
Nerede duyduğunu hatırlamıyordu.
Bir insan yüzüyle eşleştiremiyordu.
Ama Rowan kelimesi göğsünün derinliklerinde bir yere dokunmuştu.
Sanki yıllardır kapalı duran bir odanın kapısı içeriden hafifçe aralanmıştı.
Aurelion elini göğsüne götürdü.
Kalbi hızlanmıştı.
“Rowan…”
İsmi bir kez daha söyledi.
Bu kez kelime odanın içinde daha farklı yankılandı.
Sanki yalnızca bir isim değil, geçmişten kopup gelen bir ses gibiydi.
Defterin sayfası kendi kendine çevrildi.
Aurelion geri çekilmek yerine öne eğildi.
Yeni sayfada başka bir cümle ortaya çıkıyordu.
Mürekkep kalem olmadan hareket ediyor, kelimeler tek tek beliriyordu.
“Onu kaybettim.”
Aurelion’un nefesi kesildi.
Sandalyesi geriye doğru devrildi.
Ayağa fırladı.
“Dur.”
Deftere baktı.
“Kim yazıyor bunu?”
Cevap gelmedi.
Fakat sayfalar hızla çevrilmeye başladı.
Birbiri ardına.
Sanki defterin içinde yıllardır bekleyen bir hikâye, sonunda yeniden anlatılmaya başlamıştı.
Kelime kelime…
Cümle cümle…
Bir anı gibi.
“Dünya çökerken dudaklarımız ayrılmadı.”
Aurelion’un parmakları titredi.
Bir başka satır belirdi.
“O bana söz verdi.”
Aurelion masanın kenarına tutundu.
Gözlerini kapattı.
Ve bir anlığına zihninin derinliklerinde bir görüntü belirdi.
Karanlık bir gökyüzü.
Parçalanan bir dünya.
Uzakta bir siluet.
Ve kendisine uzanan bir el…
Görüntü daha onu tamamlayamadan kayboldu.
Aurelion gözlerini açtı.
Nefesi hızlanmıştı.
“Bu bir rüya değil…”
Sesi titriyordu.
“Bu…”
Bir süre kelimeyi bulamadı.
Sonunda fısıldadı:
“Hatıra.”
Masadaki defter sessizleşti.
Aurelion yavaşça kalemi aldı.
Bu kez eli daha fazla titriyordu.
Sayfaya baktı.
Sonra tek bir cümle yazdı.
Seni tanıyor muyum?
Kalemini kaldırdığı anda, parmaklarının arasındaki kalem sanki görünmeyen bir güç tarafından çekildi.
Aurelion şaşkınlıkla eline baktı.
Defterin sayfasında yeni harfler belirdi.
“Henüz değil.”
Aurelion’un nefesi kesildi.
Ardından ikinci cümle ortaya çıktı.
“Ama bulacaksın.”
Aurelion uzun süre o satırlara baktı.
“Adını neden biliyorum?”
Sesi artık yalnızca şaşkın değildi.
İçinde özlem vardı.
“Seni neden hissediyorum?”
Defter cevap vermek için birkaç saniye bekledi.
Sonra sayfanın tam ortasında yeni bir cümle belirdi.
“Çünkü beni bir dünyadan daha çok sevdin.”
Aurelion’un eli göğsünde kaldı.
Bu cümleyi kendisinin yazmadığını biliyordu.
Daha da önemlisi…
Bu, onun yazacağı türden bir cümle değildi.
Çünkü cümlede kurgu yoktu.
Bir karakter yoktu.
Bir hikâye yoktu.
Bir dünya yoktu.
Yalnızca bir hatıra vardı.
Aurelion gözlerini kapattı.
İçinde bir şey sızladı.
Sanki çok uzun zaman önce birini kaybetmişti.
Fakat bu kaybın ne zaman yaşandığını hatırlayamıyordu.
Belki de yıllardır hissettiği o boşluğun sebebi buydu.
Kendisi farkında olmadan birini arıyordu.
Ama kimi aradığını bilmiyordu.
Sayfanın en alt kısmında yeni bir satır belirdi.
Bir tarih.
Bugün.
Aurelion kaşlarını çattı.
Sonra o isme yeniden baktı.
“Rowan…”
Bu kez adı söylediğinde odadaki boşluk biraz olsun dolmuş gibi hissetti.
Sanki uzun zamandır eksik olan bir parçanın yeri nihayet belli olmuştu.
Defteri yavaşça kapattı.
Fakat kapak tamamen kapanmadan önce sayfanın üzerinde son bir cümle oluştu.
Bu kez mürekkeple yazılmadı.
Sanki kelimeler kâğıdın içine hatırlanarak işlenmişti.
“Söz verdin.”
Aurelion dondu.
O cümleye uzun süre baktı.
Sonra defteri iki eliyle göğsüne bastırdı.
Neyi aradığını hâlâ bilmiyordu.
Nerede bulacağını da bilmiyordu.
Geçmişinde ne yaşandığını hatırlamıyordu.
Fakat artık bir şeyden emindi.
Kimi aradığını biliyordu.
Rowan.
Ve Aurelion henüz bilmese de, o isim artık yalnızca bir isim değildi.
Yıllar önce kapanmış bir hikâyenin ilk kelimesiydi.
Bazı anılar unutulabilir; fakat verilen sözler, hatırlanmayı bekleyen bir kalp gibi, doğru kişiyi bulduğu anda yeniden uyanır.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.