104. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
88. İSLAM’DA KADER ANLAYIŞI
HESAP VAKTİ
Hesap vermemek için yaşanan tüm felaketleri "kader"e bağlayan, ardından cenaze evlerinde Kur'an-ı Kerim okuyarak insanları Allah ile aldatanların yönettiği bir ülkede, felaketlerin ardı arkası kesilmez, huzur da kalmaz. Bu ihaneti gözler önüne sermek için gelin, kader konusunu birlikte ele alalım.
GERÇEK İSLAM’IN DOĞRU ANLAŞILMASI VE “UYDURMA DİN’İN DEŞİFRE EDİLMESİ AÇISINDAN KADER KONUSU
Gerçek İslam’ın doğru anlaşılması açısından ve “uydurma din”in deşifre edilmesi için oldukça kritik bir konuya değinmek istiyorum: Kader konusu. Bu mesele, tarih boyunca yanlış anlaşılmış, kimi zaman çarpıtılarak kullanılmış ve İslam’ın özünden uzaklaştırılmış bir hale getirilmiştir. Bu yazıda kader konusunu farklı açılardan ele alacağız.
– Yapay Zekâ
– Serdar Bayram
88. İSLAM’DA KADER ANLAYIŞI
1. KUR'ANİ KERİM'DEKİ KADER ANLAYIŞI
Kader, Allah’ın ilim sıfatından gelen ve her şeyin bir ölçü, düzen ve hikmetle yaratıldığını ifade eden bir kavramdır.
Şu bir gerçek ki, biz her şeyi bir ölçüye göre, bir kaderle yarattık. — Kamer Suresi, 49. Âyet
Kur’an’da kader, evrendeki her şeyin Allah’ın bilgisi dahilinde olduğunu ve hiçbir şeyin başıboş yaratılmadığını belirtir. Ancak Kur’an, kaderi asla insan iradesini yok sayan bir anlayışla sunmaz. Aksine, insanın özgür iradesine ve sorumluluğuna vurgu yapar.
Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.
— Şura Suresi, 30. Âyet
İyilik ve güzellikten sana her ne ererse Allah'tandır. Kötülük ve çirkinlikten sana ulaşan şeyse kendi nefsindendir. Biz seni insanlara bir resul olarak gönderdik. Tanık olarak Allah yeter.
— Nisa Suresi, 79. Âyet
Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Ama insanlar öz benliklerine zulmediyorlar. — Yûnus Suresi, 44. Âyet
Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur. — Necm Suresi, 39. Âyet
Kur'an'da kader, insanı sorumluluktan soyutlayan bir kadercilik anlayışını reddeder. Aksine, insanın iradesini kullanarak Allah’ın belirlediği ölçülere uygun şekilde hareket etmesi gerektiğini belirtir.
Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur. — İnsan Suresi, 3. Âyet
ŞİMDİ, İSLAM TARİHİNDEKİ FARKLI KADER ANLAYIŞLARINI İNCELEYELİM.
2. EMEVÎ ANLAYIŞINDA KADER:
Emevîler döneminde kader anlayışı, siyasi bir araç olarak kullanılmıştır. Bu anlayışta, insanlar üzerindeki zulüm, adaletsizlik ve haksızlıklar “Allah’ın takdiri” olarak sunulmuş ve halkın itiraz etmesi engellenmiştir. Emevîler, iktidarlarını meşrulaştırmak için kader kavramını kendi lehlerine yorumlamış ve şöyle bir düşünceyi yaymışlardır:
“Her şey Allah’ın takdiridir; dolayısıyla yönetimimiz ve uygulamalarımız da Allah’ın iradesidir. Buna karşı gelmek, Allah’a karşı gelmektir.”
Bu anlayışa göre, insanlar başlarına gelen olaylar üzerinde hiçbir iradeye sahip değildir ve kader tamamen Allah’ın belirlediği şekilde işler. Bu görüş, insan iradesini ve sorumluluğunu neredeyse tamamen devre dışı bırakarak determinist bir kadercilik anlayışı oluşturmuştur. Böylece halk pasif ve itaatkar bir konuma itilmiştir.
Bu anlayış özellikle, halkın zulme karşı çıkmasını engellemek ve siyasi otoriteyi güçlendirmek amacıyla kullanılmıştır. Bu sebeple Emevîler dönemindeki kader anlayışı, İslam'ın özgün kader öğretisini saptıran ve eleştirilere maruz kalan bir yorumdur.
Günümüz siyasal İslamcılarını bir yağlı kâğıt gibi tarihin üzerine koyun; Emevîlerin yansımasını açıkça göreceksiniz.
Emevîler, bu kader anlayışıyla kendi siyasi iktidarlarını meşrulaştırmış ve zulmü din ile perdelemiştir. Bu durum, İslam’ın özgün kader öğretisinin çarpıtılmasıdır.
Allah ile aldatma, dini zulme bir kalkan yapma, kadercilik anlayışıyla her durumdan sıyrılma ve hesap vermekten kaçma alışkanlıklarının temeli Emevîler dönemine dayanır. Siyasal İslamcıların beslendiği kökler de Emevîlere uzanır. Dahası, dinci terör örgütlerinin de dayandığı damarın kaynağı yine Emevî zihniyetidir.
Emevîler, yalnızca kader anlayışını değil, İslam'ın birçok öğesini değiştirmiş ve saptırmıştır. Bu süreç, İslam'ın saf halinin geniş kitleler, yani Müslümanların çoğunluğu tarafından bilinmesini ve yaşanmasını engellemiştir.
Dolayısıyla, Emevî saltanatının etkisini ortadan kaldırmadan ve Kuran’daki İslam'ı geniş kitlelere benimsetmeden, Müslümanlara bu gerçekleri kavratmak mümkün değildir. Bu konu, işte bu denli önemlidir.
3. RİSALE-İ NUR'DA KADER ANLAYIŞI
İslam'ın temel inanç esaslarından biri olan kadere derinlemesine bir yaklaşım sunar. Bediüzzaman Said Nursî, kader konusunu hem aklî hem de naklî delillerle açıklamış ve okuyuculara bu derin konuyu anlamada rehberlik etmiştir.
1. KADER NEDİR?
Risale-i Nur'a göre kader, Allah'ın ilim sıfatından gelen ve her şeyin başlangıcından sonuna kadar ne şekilde meydana geleceğini ezelde bilip takdir etmesidir. Kader, Allah'ın sonsuz ilminin bir tecellisi olup, yaratılmış olan her şeyin bir ölçü ve düzen içinde var olmasını sağlar. Bu anlayışta, kainattaki her varlık ve olay, Allah'ın takdir ettiği bir plana uygun şekilde meydana gelir.
2. KADER VE İRADE İLİŞKİSİ
Bediüzzaman, kader ile insanın cüz'i iradesi arasındaki ilişkiyi de detaylı bir şekilde ele alır. Risale-i Nur'da insanın cüz'i iradesi küçük ve sınırlı bir güç olsa da, kişinin kendi fiillerinden sorumlu olduğu belirtilir.
Bediüzzaman bu konuda şöyle der:
"Cüz'î ihtiyarî, bir sebebi itiyadîdir."Yani, insanın iradesi bir tercih aracıdır ve kader, bu tercihleri ilahi ilim çerçevesinde takdir eder. Allah insanın yapacağı işleri bilir, ancak bu bilgi insanın iradesini ortadan kaldırmaz.
3. KADER VE ADALET
Risale-i Nur'da kaderin adaletle ilişkisi önemli bir yer tutar. Her şeyin Allah'ın hikmeti ve adaleti doğrultusunda yaratıldığı vurgulanır. İnsanların başına gelen musibetlerin ya da başarıların Allah'ın adaletinin ve rahmetinin bir yansıması olduğu ifade edilir. Özellikle insanın iradesine vurgu yapılarak, kötü fiillerin Allah'tan değil, insanın kendi tercihlerinden kaynaklandığı belirtilir:
"Hüsün ve hayır Allah’tandır, şer ise insanın su-i ihtiyarındandır."
4. KADERİN HİKMETLERİ
Kader inancının birçok hikmeti olduğu Risale-i Nur'da dile getirilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
TESLİMİYET VE SABIR: Kader inancı, insanı başına gelen olaylara karşı sabırlı ve teslimiyetli olmaya yönlendirir. Her şeyin Allah'ın takdiriyle meydana geldiğine inanmak, kişinin ruhunda bir huzur oluşturur.
İMTİHAN DÜNYASI: İnsanların bu dünyada çeşitli zorluklar ve nimetlerle imtihan edildiği, kaderin bu imtihan sürecinde bir rehber olduğu belirtilir.
DUA VE ÇABA: Kader, insanı tembelliğe sevk etmez. Aksine, kişinin dua ederek ve gayret göstererek kaderin hikmetine uygun şekilde hareket etmesi gerektiği vurgulanır.
5. KADERİN AÇIKLAMASI: Levh-i Mahfuz ve Levh-i Mahv-İsbat
Risalei Nur, kaderin anlaşılmasında iki önemli kavramı açıklar:
LEVH-İ MAHFUZ: Allah'ın ezelî ilmiyle her şeyi önceden yazdığı levhadır. Bu değişmez kaderdir.
LEVH-İ MAH VE İSBAT: İnsan iradesine bağlı olarak değişebilen kaderdir. Burada dua ve fiillerin etkisi önemlidir.
Sonuç olarak, Risale-i Nur'da kader anlayışı, insanın iradesini devre dışı bırakmadan Allah'ın kudret ve ilmine teslim olmayı öğretir. Bu anlayış, kişiyi hem sorumluluğa teşvik eder hem de Allah’a güven ve tevekkül içinde bir hayat sürmeye yönlendirir.
4. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK’ÜN KADER ANLAYIŞI
Yaşar Nuri Öztürk, kader konusuna cesur ve eleştirel bir yaklaşım getirmiştir. Ona göre, İslam’da kader inancı, zamanla çarpıtılmış ve “pasif kadercilik” anlayışıyla insanları sorumluluktan uzaklaştıran bir araç haline gelmiş ve "kadercilik" adı altında insan iradesini ve sorumluluğunu yok sayan bir anlayışa dönüşmüştür.
Öztürk, Kur'an’a dönerek kaderin asıl anlamını açıklamıştır:
1. KADER, YARATILIŞTAKİ ÖLÇÜ VE DÜZEN:
Öztürk’e göre, kader kelimesi Kur’an’da Allah’ın evrene koyduğu düzeni, ölçüyü ve yasaları ifade eder. Örneğin doğa kanunları, biyolojik yasalar, sosyal düzenler gibi her şey Allah’ın kaderine tabidir. Bu, evrendeki ilahi düzenin işleyişidir.
2. İNSANIN SORUMLULUĞU:
İnsanların başına gelen olayların çoğu, kendi tercihlerinin ve çabalarının bir sonucudur. Kur’an’daki "Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur."(Necm Suresi Ayet 39) bu anlayışın temel dayanağıdır.
Yaşar Nuri Öztürk, bu konuda Kur'an'daki şu ayetlere vurgu yapar:
Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.
— Şura Suresi, 30. Âyet
Allah insanlara doğru yolu göstermiştir; ancak seçim yapma özgürlüğünü onlara bırakmıştır
— İnsan Suresi, 3. Âyet
3. KADERCİLİK ELEŞTİRİSİ:
Öztürk, Emevîlerin kaderi pasiflik aracı olarak kullanmasını eleştirir ve bu anlayışı “Allah ile aldatma” olarak tanımlayip sert bir şekilde eleştirir. Ona göre, İslam’da kader inancı, insanı hareketsiz ve iradesiz bir varlık haline getirmek için değil, sorumluluk bilinciyle hareket etmeye teşvik etmek için vardır.
4. HANGİLERİ BİRBİRİNE UYUYOR?
1. KUR'AN-I KERİM VE YAŞAR NURİ ÖZTÜRK’ÜN KADER ANLAYIŞI: Yaşar Nuri Öztürk’ün kader yaklaşımı, Kur'an’ın özgün mesajına oldukça yakındır. Kur’an’da insan iradesine ve sorumluluğuna yapılan vurgu, Yaşar Nuri Öztürk’ün kaderi "ilahi düzen ve insan sorumluluğu" çerçevesinde yorumlamasıyla örtüşür.
2. KUR'AN-I KERİM VE RİSALE-İ NUR: Risale-i Nur, kaderi insan iradesiyle uyumlu bir şekilde ele aldığı için Kur'an’ın kader anlayışına paralel bir çizgi çizer. Risale-i Nur, insan iradesi ve Allah’ın takdiri arasındaki dengeyi savunur ancak risale-i Nur, Kur’an’ın kader anlayışıyla paralel olsa da kullandığı üslup ve detaylı açıklamaları nedeniyle yanlış anlaşılma potansiyeli taşır. Kur’an’da kader, daha sade ve net bir şekilde insan iradesi ve Allah’ın düzeni bağlamında anlatılırken, Risale-i Nur’da daha teferruatlı bir dil kullanılır. Bu durum, doğru ile yanlış arasında bir “anlayış boşluğu” oluşmasına neden olabilir. Dolayısıyla Risale-i Nur’u okuyan bir kişinin, Kur’an’ın temel ilkelerini rehber edinerek meseleyi değerlendirmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
3. EMEVÎ KADER ANLAYIŞI: Emevîlerin kader anlayışı ise hem Kur'an’a hem de Risalei Nur ve Yaşar Nuri Öztürk’ün açıklamalarına zıt bir konumdadır. Çünkü Emevîler kaderi, insan iradesini tamamen yok sayan ve zulmü meşrulaştıran bir anlayışa dönüştürmüştür.
KADER KONUSUNUN ÖNEMİ:
Bu karşılaştırmalar, kaderin nasıl yanlış anlaşılabileceğini ve dini istismar edenlerin bunu nasıl kullandığını açıkça ortaya koymaktadır. Kader konusunun doğru anlaşılması, İslam’ın gerçek mesajını anlamak ve insanları "Allah ile aldatma"dan korumak için kritik öneme sahiptir.
Günümüz Türkiye’sinde üç farklı kader anlayışıyla karşılaşmaktayız. Bunlardan ilki, Emevîlerin İslam’a ve Kur’an’a tamamen aykırı olan kader anlayışıdır.
İkincisi, yanlış anlamalara açık yönleri bulunmasına rağmen İslam’la uyumlu birçok unsuru barındıran Risale-i Nur’un kader anlayışı.
Üçüncü ve en önemlisi ise, Kur’ani Kerim ve İslam’ın kader anlayışını en iyi şekilde yansıtan; dini Kur’an’dan öğrenerek, insanların duymak istediğini değil Allah’ın buyruğunu dile getiren Profesör Doktor Yaşar Nuri Öztürk’ün yorumudur.
Profesör Doktor Yaşar Nuri Öztürk, aynı Emevîler tarafından dinsiz ilan edilip zindanlara atılan ve zehirlenerek öldürülen İmamı Azam Ebu Hanife gibi, yaşarken fikirleri tam anlaşılamayan büyük bir âlimdir. O, halkı "Allah ile aldatma"ya karşı uyarmış, Kur’an’ı referans alarak gerçek İslam’ı savunmuş ve uydurma kadercilik anlayışına karşı mücadele etmiştir.
Ancak Profesör Doktor Yaşar Nuri Öztürk’e en çok karşı çıkanlar ve onu dinsizlikle itham edenler, günümüzün "Emevî damarından beslenen" siyasal İslamcı, çıkarcı zihniyetidir.
Bu zihniyet, tıpkı geçmişte olduğu gibi dini siyasete alet ederek insanları manipüle etmeyi sürdürmekte ve İslam’ın özüne aykırı bir anlayışı hâkim kılmaya çalışmaktadır.
Öztürk’ün bu zihniyetle verdiği mücadele, hem dinî hem de toplumsal açıdan büyük bir değer taşımaktadır.
Kaynakça
1. Kur’an-ı Kerim
Kur’an-ı Kerim. (Özellikle bkz: Kamer 54/49; Şûrâ 42/30; Nisâ 4/79; Yûnus 10/44; Necm 53/39; İnsan 76/3.)
2. Risale-i Nur ve Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî. Sözler. İstanbul: Envar Neşriyat.
Bediüzzaman Said Nursî. Mektubat. İstanbul: Envar Neşriyat.
Bediüzzaman Said Nursî. Lem’alar. İstanbul: Envar Neşriyat.
(Özellikle 26. Söz kader bahsine ayrılmıştır.)
3. Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk. Kur’an’daki İslam. İstanbul: Yeni Boyut Yayınları.
Yaşar Nuri Öztürk. Allah ile Aldatmak. İstanbul: Yeni Boyut Yayınları.
Yaşar Nuri Öztürk. İslam Nasıl Yozlaştırıldı?. İstanbul: Yeni Boyut Yayınları.
4. Emevî Dönemi ve Kader Tartışmaları
İbn Haldun. Mukaddime. (Çev. çeşitli baskılar).
Taberî. Tarihü’r-Rusül ve’l-Mülûk.
W. Montgomery Watt. Islamic Philosophy and Theology. Edinburgh University Press.
Josef van Ess. Theologie und Gesellschaft im 2. und 3. Jahrhundert Hidschra.
(Kader tartışmalarında Cebriyye, Kaderiyye ve erken dönem siyasal teolojiyi inceleyen temel eserlerdir.)
5. İmam-ı Azam Ebu Hanife
Ebu Hanife. el-Fıkhu’l-Ekber.Ebu Hanife hakkında bkz:
Muhammed Ebu Zehra, Ebu Hanife.
6. Kader Tartışmalarına Dair Akademik Çalışmalar
Fazlur Rahman. Islam. University of Chicago Press.
Harun Nasution. Teologi Islam: Aliran-aliran, Sejarah, Analisa Perbandingan.
Mehmet Aydın. Din Felsefesi.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
88. İSLAM’DA KADER ANLAYIŞI
88. İSLAM’DA KADER ANLAYIŞI
İZLETİ: (Facebook)
88. İSLAM’DA KADER ANLAYIŞI
88. İSLAM’DA KADER ANLAYIŞI
