240. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
223. VARLIĞIN LÜTFU: YOKLUKTAN VARLIĞA GEÇİŞ VE ALLAH’A ŞÜKÜR BORCU
ÖN SÖZ
İnsan, yokluktan varlığa çıkarılmış ilahi bir emanettir. Varlığını anlamak, Allah’ın lütfunu fark etmek ve şükür bilinciyle yaşamaktır. Çünkü en büyük nimet, var olmaktır.
– Yapay Zekâ
– Serdar Bayram
223. VARLIĞIN LÜTFU: YOKLUKTAN VARLIĞA GEÇİŞ VE ALLAH’A ŞÜKÜR BORCU
ÖZET:
İnsanoğlu varoluşsal anlam arayışında çoğu zaman kendini unutur; fakat varlığının bizatihi kendisi, ilahi bir nimetin tezahürüdür. Bu çalışma, insanın Allah tarafından yoktan var edilmesi, O’nun ruhundan bir nefha üflenerek bilinç ve irade sahibi kılınması üzerinden, varlığın en büyük nimet olduğunu ve bunun karşılığında insanın nasıl bir şükür bilinciyle yaşaması gerektiğini Kur’ânî temellere dayandırarak incelemektedir.
GİRİŞ
Modern insan, çoğu zaman sahip olduğu nimetleri göreli değerlendirir. Ancak "yok" iken "var" olmak, tüm nimetlerin öncesindeki en büyük lütuftur. Bu hakikatin farkında olmak, bireyi nankörlükten uzaklaştırıp şükür merkezli bir yaşam felsefesine yöneltir. İnsanın varlık kazandığı an, Allah’ın en büyük ihsanıyla karşı karşıya olduğu andır.
1. İNSANIN VARLIĞI: YOKLUKTAN VAR EDİLİŞ VE İLAHİ LÜTUF
İnsanın yaratılışı, varlık sahnesine çıkışı, insan için fark edilmesi gereken en büyük nimettir. Çünkü yoktuk. Ne bilinç, ne benlik, ne his, ne akıl... Hiçbir şeyimiz yoktu. Yoktan var edilmek, insana verilmiş en büyük ilahî bağıştır.
Kur’an-ı Kerim'de insanın yaratılışına dair birçok ayet, onun yokluktan var edilişine işaret eder:
Henüz anılan bir şey değilken, şüphesiz ki insanın üzerinden çok uzun bir süre geçti!Gerçek şu ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir [nutfe]den (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyar ve görür kıldık. Şüphesiz ki biz insana yol gösterdik. Ya şükredici (olur) ya da nankör.
— İnsan Suresi, 1-3. Âyetler
Bu ayet, insanın mutlak bir yokluktan geldiğini açıkça ortaya koyar. Varlığımız Allah’ın dilemesine bağlıdır; O dileseydi biz hiçbir zaman var olmayacaktık. Dolayısıyla, yalnızca yaratılmış olmak bile şükür sebebidir.
YOKLUKTAN VARLIĞA: YARATILIŞIN ONTOLOJİK DEĞERİ
“Hatırlamıyor mu insan; o daha önce hiçbir şey değilken, onu biz yarattık.” — Meryem Suresi, 67. Âyet
Bu ayet, insanın başlangıçta hiçbir şey olmadığını, varlığının mutlak anlamda Allah’ın dilemesiyle meydana geldiğini vurgular. Yoklukla ifade edilen bu hâl, sadece fiziksel bir eksiklik değil; bilinç, ruh, duygu ve idrakten de yoksun bir hâli temsil eder.
Kur’an’da bu konuyla ilgili birçok ayet var. Birkaç tanesini daha yazalım, ama lütfen siz de kendiniz araştırın, Kur’an okuyun. Mutlaka anlayarak okuyun.
O Allah'tır ki, yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı. Sonra göğe saltanat kurdu da onları yedi gök halinde düzenledi. O Alîm'dir, her şeyi çok iyi bilir.
— Bakara Suresi, 29. Âyet
Gökleri ve yeri yaratıp donatan Bedî' O'dur! Nasıl çocuğu olur O'nun, kendisinin bir eşi olmadı ki! Her şeyi O yarattı ve her şeyi en iyi şekilde bilen de O'dur!
— En'âm Suresi, 101. Âyet
2. RUHUN ÜFLENMESİ VE İRADE İHSANI
Kur’an’da insana Allah’ın ruhundan üflediği şu ayetle belirtilir:
"Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!” — Sad Suresi, 72. Âyet
Bu "üfleme" ifadesi, Allah’ın insana bilinç, irade ve sorumluluk verdiğinin metafizik ifadesidir. Yani insan sadece maddî bir varlık değil, aynı zamanda ilahi bir emanetin taşıyıcısıdır. Ona verilen "irade" sayesinde hayır ile şerri seçme özgürlüğü de bahşedilmiştir.
3. VARLIĞIN EN BÜYÜK ŞANS OLMASI
İnsan, çoğu zaman “şans” kavramını dünyevî olgularla sınırlı görür; ancak asıl şans, yok iken var olabilmektir. Hiçbir piyango, hiçbir tesadüf, insanın varlık kazanması kadar büyük bir lütuf olamaz. Zira var olmak, bilince sahip olmak ve Allah’ı tanıma kapasitesiyle yaratılmak, tüm ödüllerin önündedir:
“Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.”
— Tin Suresi, 4. Âyet
O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hâlâ iman etmeyecekler mi? — Enbiyâ Suresi, 30. Âyet
Şanı yücedir o Allah'ın ki toprağın bitirdiklerinden, onların öz benliklerinden ve nice bilmediklerinden bütün çiftleri yaratmıştır. — Yâsin Suresi, 36. Âyet
Fazlası için Kur’an-ı Kerim'i Türkçe mealinden okumaya hemen başlayın.
Bu yaratılış, sıradan bir varoluş değil; bilinçli, erdemli ve ilahi emanetin taşıyıcısı olacak şekilde yapılandırılmış bir varlıktır.
4. VARLIK BİLİNCİ VE ŞÜKÜR İLİŞKİSİ
İnsan var olmasaydı, ne nimetlerden haberdar olacak, ne iyiliği tanıyacak, ne de Allah’a yönelme kapasitesine sahip olacaktı. Bu nedenle var olmak, Allah’a karşı bitimsiz bir şükür borcunu doğurur:
“Sonra o gün, nimetten kesinlikle sorguya çekileceksiniz!” — Tekasür Suresi, 8. Âyet
O, odur ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır. O'nun arşı da su üzerinde idi. Böyle yapması, iş ve davranış yönünden hanginizin daha güzel olduğunu belirlemek için sizi denemeye yöneliktir. Sen, "Kuşkusuz, sizler ölümden sonra diriltileceksiniz!" dediğinde, küfre batanlar hemen ve kesinlikle şöyle derler: "Bu apaçık bir büyüden başka şey değildir." — Hûd Suresi, 7. Âyet
Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız. — Zuhruf Suresi, 44. Âyet
Eğer yerde-gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, o ikisi de mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi o Allah, onların nitelendirmelerinden yücedir, uzaktır.O, yaptığından hesaba çekilmez ama onlar hesaba çekilirler. — Enbiya Suresi, 22-23. Âyetler
Bu ayetler, sadece maddi nimetleri değil, varlığın bizatihi kendisini de kapsar. Zira "var edilmek", en büyük nimettir.
İnsanın yokluktan varlığa çıkarılmış olması, başlı başına sonsuz bir şükür sebebidir.
BU BİLİNÇLE İNSAN:
Kendine verilmiş irade, akıl ve benliği kullanarak hayatını anlamlandırmalıdır.
Şükür, yalnızca sözle değil, varoluşun hakkını vererek, Allah’a boyun eğerek, sorumluluk bilinciyle gösterilmelidir.
5. VAROLUŞSAL DEPRESYONA KARŞI İLAHİ VARLIK BİLİNCİ
Modern dünyada depresyon, kaygı ve varoluşsal boşluk, insanın yaratılış hakikatinden uzaklaşmasıyla derinleşir. Oysa İnsan Allah’ın kulu ve mahlûku olduğunu unutmasa, bu boşluklar anlamla dolar. Allah’la kurulan bağ, psikolojik bir sığınak değil, varlığın köküdür:
KALPLER ANCAK ALLAH’I ANMAKLA HUZUR BULUR
Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla tatmin bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın zikriyle/Kur'an'la tatmin bulur.
— Ra’d Suresi, 28. Âyet
Onların kalplerini kaynaştıran da O'dur. Sen, yeryüzündeki herşeyi bağışlasaydın, onların kalplerini yine de kaynaştıramazdın; ama Allah onları birbirine ısıtıp yaklaştırmıştır. O'dur Azîz ve Hakîm.
— Enfal Suresi, 63. Âyet
İnsan, Allah’ı unutmadıkça kendi varlık değerini de unutmamış olur. Ve böylece bunalımlar, inkârlar, boşluklar yerini minnettarlığa bırakır.
ALLAH HİÇBİR ŞEYE BENZEMEZ; O, HER ŞEYİ İŞİTEN VE GÖRENDİR.
Gökleri ve yeri ortaya çıkarandır, Fâtır'dır O. Size, benliklerinizden eşler yapmıştır; davarlardan da çiftler. Bu tarz içinde üretiyor sizi. O'nun benzeri gibi bir şey yoktur. Gereğince işiten, gereğince görendir O.
— Şura Suresi, 11. Âyet
SONUÇ: ŞÜKÜR MERKEZLİ BİR YAŞAM
İnsan, varlığının kaynağını unuttuğu ölçüde nankörleşir. Oysa Allah, ona sadece yaşamı değil, özgürlüğü, bilinçli tercih yapma imkânını ve sonsuz bir kurtuluş yolunu sunmuştur. Yokluktan varlığa geçişin farkında olmak, sadece teolojik değil; aynı zamanda ahlaki, psikolojik ve toplumsal bir bilinçtir.
Bu sebeple insanın depresyona, karamsarlığa veya anlamsızlığa sürüklenmek yerine, var olmanın kutsiyetini idrak ederek Allah’a hamd ve şükürle yönelmesi gerekir. Çünkü şükür, varlığın kendisine verilen cevabıdır.
Kaynakça
Birincil Kaynaklar
Kur’an-ı Kerim. (Diyanet İşleri Başkanlığı Meali). Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk Meali. Prof. Dr. Mehmet Okuyan Meali.
İnsan Suresi, 1–3
Meryem Suresi, 67
Bakara Suresi, 29
En’âm Suresi, 101
Sâd Suresi, 72
Tîn Suresi, 4
Enbiyâ Suresi, 30
Yâsîn Suresi, 36
Tekâsür Suresi, 8
Hûd Suresi, 7
Zuhruf Suresi, 44
Enbiyâ Suresi, 22–23
Ra’d Suresi, 28
Enfâl Suresi, 63
Şûrâ Suresi, 11
İkincil Kaynaklar
Elmalılı Hamdi Yazır. (2016). Hak Dini Kur’an Dili. İstanbul: Azim Dağıtım.
İbn Sînâ. (2004). Metafizik (eş-Şifâ’ el-İlâhiyyât). (Çev. Ekrem Demirli). İstanbul: Litera Yayıncılık.
Gazâlî, Ebu Hâmid. (2007). İhyâu Ulûmiddîn. (Çev. Ahmet Serdaroğlu). İstanbul: Bedir Yayınları.
İzutsu, Toshihiko. (1995). Kur’an’da Allah ve İnsan. (Çev. Süleyman Ateş). İstanbul: Pınar Yayınları.
Topçu, Nurettin. (2013). Var Olmak. İstanbul: Dergâh Yayınları.
Karakoç, Sezai. (2011). İnsanlığın Dirilişi. İstanbul: Diriliş Yayınları.
Süleyman Uludağ. (2002). Tasavvuf Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Marifet Yayınları.
Tabâtabâî, Allâme. (2001). el-Mîzân fî Tefsîr el-Kur’ân. Beyrut: Dâru’l-Me’rifa.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
223. VARLIĞIN LÜTFU: YOKLUKTAN VARLIĞA GEÇİŞ VE ALLAH’A ŞÜKÜR BORCU| VİDEO 271
İZLETİ: (Facebook)
223. VARLIĞIN LÜTFU: YOKLUKTAN VARLIĞA GEÇİŞ VE ALLAH’A ŞÜKÜR BORCU| VİDEO 271
